Artan kalp yetersizliği insidansı epidemi habercisi olabilir!

Kategori: Kardiyoloji Print

Türkiye kalp yetersizliği gelişimi açısından yüksek riskli bir topluma sahip

Kalp yetersizliğinin düşük yaşam kalitesi, yüksek mortalite oranı ve sık hastaneye yatış nedeniyle yüksek tedavi maliyeti olan klinik bir sendrom olduğunu söyleyen Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi ve TKD Kalp Yetersizliği Çalışma Grubu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yüksel Çavuşoğlu, “Kalp yetersizliği (KY) tedavisindeki ilerlemelere karşın görülme oranı giderek artış göstermektedir. Kırk yaş üstü populasyonda, yaşam boyu KY gelişme riski yaklaşık %20 olarak öngörülmektedir” dedi.

Kalp yetersizliğindeki artışın en önemli nedenlerinden birisinin yaşlı nüfusun giderek artması olduğunu dile getiren Prof. Dr. Çavuşoğlu, şu bilgileri verdi: “İleri yaşla beraber kalp yetersizliği insidansı da artış göstermektedir. Hastaneye yatan 65 yaş üzerindeki olguların %20’inde kalp yetersizliği yatış nedeni olarak karşımıza çıkmaktadır. Kalp yetersizliği nedeniyle hastaneye yatan tüm olguların ise %80’inini 65 yaş üzerindeki olgular oluşturmaktadır. Ayrıca hipertansiyon, miyokard infarktüsü, kalp kapak hastalıkları tedavilerindeki gelişmeler ile daha etkili tedavi biçimlerinin uygulanmaya başlanmasıyla birlikte bu hastalıklara ilişkin mortalite azalmış ancak söz konusu durumlara bağlı olarak ortaya çıkan kalp yetersizliği oranı ise giderek artış göstermiştir. Giderek artan insidans ve prevalansı nedeniyle ilerleyen yıllarda kalp yetersizliği sıklığının epidemik boyutlara ulaşabileceği tahmin edilmektedir. Nitekim son 3 dekatta kalp yetersizliği nedeniyle hastane yatışları %175 artış göstermiştir. Uzun ve sık hastane yatışları, profesyonel sağlık bakım sistemleri gereksinimi, yoğun medikal tedavi ve mortaliteyi azaltmaya yönelik pahalı girişimsel yöntemler kalp yetersizliğinin tedavisinde oldukça yüksek maliyetleri de beraberinde getirmektedir.”

HAPPY çalışması bulguları
Avrupa ülkelerinde toplam 28 milyon ABD’de 6 milyon civarında kalp yetersizliği olgusu olduğunun tahmin edildiğini belirten Prof. Dr. Çavuşoğlu, “Bu rakamlara asemptomatik ventriküler disfonksiyonu bulunan olgular dahil değildir. Genel olarak erişkin nüfusta kalp yetersizliği prevalansı %1-2 iken, 70-80 yaş grubunda bu oran %10-20’ye kadar çıkmaktadır. Kalp yetersizliği insidansı ise her 1000 erişkin için yıllık ortalama 2–4 olarak bildirilmekte, bu rakamlar 65-75 yaş grubunda 10/1000, 75-85 yaş grubunda 20/1000 ve 85 yaş üzeri olgu grubunda 40/1000’lere kadar yükselmektedir. Son 2 dekatta tedavideki gelişmeler ile beraber sistolik kalp yetersizliğinde yaşam beklentisinde düzelmeler elde edilmesine karşın kalp yetersizliği insidansında ne yazık ki bir düzelme sağlanamamıştır. Ülkemizdeki durum bu rakamlardan çok farklı değildir. Türk Kardiyoloji Derneği tarafından yürütülen ve bu yıl içinde sonuçları açıklanan HAPPY (Heart Failure Prevalence and Predictors in Turkey) çalışması, ülkemizde sistolik kalp yetersizliği görülme oranının %0.8 olduğunu ve %1.7 olguda da asemptomatik sol ventrikül sistolik disfonksiyonu bulunduğunu göstermiştir. Bunun ötesinde HAPPY sonuçları ülkemiz 35 yaş üstü populasyonda diyastolik disfonksiyon bulunma oranının yaklaşık %9 olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca aynı çalışmanın verileri, %49 hipertansiyon, %11 diyabet, %27 obesite ve %4 koroner arter hastalığı görülme oranlarıyla beraber ülkemiz 35 yaş üstü populasyonun, kalp yetersizliği gelişim risk faktörleri açısından da zengin bir populasyon olduğunu işaret etmektedir. Bu sonuçlar ülkemizde kalp yetersizliği gelişme riski yüksek olan büyük bir olgu grubunun olduğunu desteklemektedir” şeklinde konuştu.

Güncel tedavi seçenekleri
Bugün için, semptomatik kalp yetersizliğinin güncel tedavisinde etkinlikleri kanıtlanmış olan pek çok tedavi seçeneği bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kalp yetersizliği tedavisinde beta blokerler, anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri (ACEI), aldosteron blokerleri, diüretikler ve digoksin kullanılmaktadır. Beta blokerler ve ACEI’lerin, etyolojiye bakılmaksızın kalp yetersizliğinde mortalite ve morbiditeyi azalttıkları kesin olarak kanıtlanmıştır. Anjiyotensin reseptör blokerleri (ARB), ACEI’nin alternatifi olarak kullanılabilmektedir. Beta bloker ve ACEİ tedavisine eklenen spironolakton, ileri evre kalp yetersizliği olgularında mortalite ve hospitalizasyonu daha da azaltmaktadır. Mortaliteyi azalttıklarına ilişkin kanıt olmasa da diüretikler, sistemik ve pulmoner konjesyonu olan semptomatik olgularda temel tedavideki yerini korumaktadır. Optimal beta bloker ve ACEI tedavisi ile semptomları kontrol altına alınamayan olgularda tedaviye ARB veya aldosteron blokerinden birinin eklenmesi önerilmektedir. Buna rağmen semptomları devam eden olgularda hidralazin-isosorbid dinitrat kombinasyonunun tedaviye eklenmesi yarar sağlayabilmektedir.”

Diğer tedavi seçenekleri
Kalp yetersizliği tedavisinde mortaliteyi etkilemediği gösterilen digoksin’in semptomatik olgularda hastaneye yatışları azalttığını belirten Prof. Dr. Çavuşoğlu, “Digoksin semptomları düzeltmek ve yaşam kalitesini arttırmak amacıyla özellikle atriyal fibrilasyonu olan olgular başta olmak üzere kalp yetersizliği tedavisinde halen kullanılmaktadır. Semptomları ilaç tedavisi ile kontrol edilemeyen, EF< %30, sinüs ritminde ve geniş QRS’i, özellikle de sol dal bloğu olan seçilmiş olgularda biventriküler pacemaker uygulaması ile sağlanan kardiyak resenkronizasyon tedavisi ve biventriküler pacemaker özellikli kardiyoverter defibrilatör uygulamasının ani kardiyak ölüm, tüm nedenlere bağlı ölüm ve hospitalizasyonu azalttığı, sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu, yaşam kalitesi ve semptomları düzelttiği kanıtlanmıştır” dedi.

Gelişmelere rağmen mortalite oranları çok yüksek
Kalp yetersizliği tedavisinde kaydedilen ilerlemelere karşın yıllık mortalite oranlarının halen %20 civarında olduğunu belirten Prof. Dr. Çavuşoğlu, şu bilgileri verdi: “Özellikle NYHA III-IV olgularda beklenen yaşam süresi birçok kanser türünde beklenen yaşam süresinden çok daha kısadır. Medikal ve cihaz tedavisi ile elde edilen yararlar sistolik disfonksiyona bağlı kalp yetersizliği olgularıyla sınırlıdır. Diyastolik kalp yetersizliği olgularında bugüne kadar yapılmış çalışmalar mortalite üzerine etkili bir yöntemi ortaya koyamamıştır. Benzer şekilde, akut kalp yetersizliğinde, hemen hemen revaskülarizasyon dışında mortaliteyi azalttığı kanıtlanan bir yaklaşım bulunmamaktadır. Tüm bu nedenlerle kalp yetersizliği tedavisinde etkinliği kanıtlanmış yeni ilaç ve uygulamalara gereksinim sürmektedir. Ancak belki de en etkili ve ucuz yöntem kalp yetersizliği risk faktörlerinin kontrolü ile kalp yetersizliği gelişiminin azaltılmasına yönelik koruyucu önlemlerin alınmasıdır.”

Risk faktörleri zamanında öngörülüp tedavi edilmeli
Kalp yetersizliğinde Evre A ve Evre B’nin hastalığın klinik gelişiminin durdurulmasın açısından ideal fırsatlar sunan evreler olduğunu dile getiren Prof. Dr. Çavuşoğlu, sözlerini şöyle noktaladı: “Evre A kalp yetersizliğinde hipertansiyon, diyabet, obesite, sigara, hiperlipidemi, sedanter hayat gibi kontrol edilebilir risk faktörlerinin kontrolü sağlanabilir. Evre B kalp yetersizliğinde sol ventrikül hipertrofisi, koroner arter hastalığı, kalp kapak hastalıkları, miyokard infarktüsü, kardiyotoksinler, renal yetersizlik gibi yapısal kalp hastalığı ve nedenlerinin kontrolüyle kalp yetersizliği gelişim süreci yavaşlatılabilir veya tamamen engellenebilir. Böylece klinik tablo ortaya çıkmadan önce hastalığı durdurma yaklaşımları, hastalık ortaya çıktıktan sonra ki yaklaşımlara göre çok daha başarılı sonuçlar ortaya koyacaktır. Bunun için toplum ve hekim düzeyinde kalp yetersizliği farkındalığının arttırılması, yüksek riskli olgu gruplarının belirlenmesi, agressif yaşam tarzı değişikliklerinin yerleştirilmesi, asemptomatik sol ventrikül disfonksiyon ve dilatasyonun önceden belirlenmesi, her bir olguya özgü optimal tedavinin erken dönemde uygulanmaya başlanması ve riskli olgularda yakın takip yapılması büyük önem arzetmektedir.”

YAZIYI PAYLAŞ

YORUMUNUZ VAR MI?

guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
Araç çubuğuna atla