TURDEP-II: Türkiye’de diyabet insidansı 12 yılda % 90 arttı!

  |   Kategori: Aile Hekimliği, İç Hastalıkları

TURDEP-II sonuçları alarm veriyor!
diyabet32. Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Kongresi’nde sonuçları açıklanan Türkiye Diyabet, Hipertansiyon, Obezite ve Endokrinolojik Hastalıklar Prevalans Çalışması (TURDEP-II) Türkiye’de diyabet ve obezite oranlarındaki artışın endişe verici boyutlarda olduğunu gösterdi. Çalışmanın sonuçlarına göre, son 12 yılda diyabet sıklığı %90 artarak, %7.7’den %13.7’e çıkarken obezite oranı %44 arttı.

Çalışmayı yürüten Prof. Dr. İlhan Satman elde ettikleri verilerin tüm öngörüleri geride bıraktığını belirterek şunları söyledi: “Beklenen bu değildi. Uluslararası Diyabet Federasyonu’nun Türkiye’ye yönelik yaptığı projeksiyona göre diyabet oranın şu anda %4.7 civarı olması; 2030 yılında ise %9.7’e ulaşması bekleniyordu. Ancak elde ettiğimiz veriler karşımıza çok ürkütücü bir tablo çıkardı.”

İstanbul Tıp Fakültesi tarafından Sağlık Bakanlığı’nın işbirliği ile 15 ilden 540 merkezde 26.499 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen çalışmadan elde edilen veriler ülkemizde diyabet ve obezite tablosunun ciddi oranlarda kötüleştiğini gösteriyor. Çalışmada obezite sıklığı %32 olurken 12 yıllık süredeki artış %44 olarak saptandı.

Veriler ürkütücü gerçeğe işaret ediyor
TURDEP-II çalışmasının ilki 1997-98 yılları arasında yapılmıştı. Çalışmayı gerçekleştiren İstanbul Tıp Fakültesi öğretim üyesi ve Kongre Genel Sekreteri Prof. Dr. İlhan Satman, şu bilgileri verdi: “Çalışmanın sonucuna göre diyabet sıklığı %90 artarak, %7.7’den %13.7’e yükselirken obezite oranlarında %44 artış saptandı. Aynı süreçte erişkin nüfusun yaş ortalaması 4 yıl, boy uzunluğu 1 cm, kadınların vücut ağırlığı ortalama 6 kg, erkeklerin vücut ağırlığı ortalama 8 kg arttı. Yine kadınların beli 6 cm, kalçaları 7 cm, erkeklerin bel çevresi 7 cm, kalçaları ise 2 cm kalınlaştı. Araştırmayla diyabet sıklığının Bursa ve Malatya’da %20’nin üzerinde, İstanbul, Antalya, Adana, Gaziantep, İzmir, Denizli, Eskişehir, Ankara ve Konya’da ise %15’in üzerinde olduğu saptandı.”

2030 rakamlarını şimdiden geçtik
TURDEP-II çalışmasını yürütürken tıpkı 1998 yılında yaptıkları gibi aynı örneklem metodunu kullandıklarını belirten Prof. Dr. Satman, “Aynı 15 ilden aynı 6 şar ilçe, 6 şar köy ve 6 şar mahallede bu çalışmayı gerçekleştirdik. Gelen kişilerin vücut ölçülerine, açlık ve kan düzeylerine baktık, tansiyonlarını ölçtük ve şeker yükleme testi yaparak şeker durumlarını gözden geçirdik. Çalışmamızda daha önce %7.2 bulduğumuz diyabet oranının %13.7’ye yükseldiğini gördük. Oysa beklenen bu değildi. Uluslararası Diyabet Federasyonu’nun Türkiye’ye yönelik olarak yaptığı öngörüye göre diyabet oranının şu anda %4.7 civarında olması gerekiyordu. Oysa biz aynı kurumun 2030 için öngördüğü %9.7 oranını bile geride bırakmış durumdayız” diye konuştu.

Kırsal bölgelerde kentler gibi hareketsiz yaşıyor
TURDEP-II’yi ilk çalışmayla karşılaştırdıklarında erkeklerle kadınlar arasındaki oranın neredeyse benzer hale geldiğini gördüklerini söyleyen Prof. Dr. Satman, sözlerini şöyle sürdürdü: “Erkeklerde diyabet kadınlara yakın bir oranda görünüyor. Hâlbuki kadınlarda daha önce %20 daha fazlaydı. Kırsal ile kentsel bölgeler arasındaki farklar silinmiş. Sonuç olarak niçin arttı diye bakarsak hareket unsurunun çok önemli bir faktör olduğunu görüyoruz. Daha az hareket edenlerin %20’sinde diyabet görülürken çok hareket edenlerin %10’unda diyabet var. TURDEP-I’de şişmanlık oranı %22 iken şimdi %32 olarak bulduk. Yani %44’lük bir artış söz gerçekleşmiş. Yine erkeklerdeki obezite oranlarının kadınlara yakın olduğunu gördük. Daha önce erkeklerin %17 obez iken kadınlarında %30 u obezdi. Yine oldukça ciddi sorunlar yaratabilen santral tipte obezitenin ülkemizde çok yaygın olduğunu gördük. Kadınlarımızın %60’ında bu tür obezite varken erkeklerde bu oranın %40 olduğu görülüyor.”

Diyabet açısından bütün veriler olumsuz
Çalışmada açlık ve tokluk kan şekeri oranlarını da titizlikle incelediklerini belirten Prof. Dr. Satman, “Birinci çalışmaya göre çok ciddi artış olduğunu gördük. Özellikle erkeklerde açlık glukozunun hem açlık hem tokluk olarak normalin üzerine yükseldiğini saptadık. Yani TURDEP-I’e oranla çok ciddi artışlar olduğunu gördük. Toklukla ilgili gizli şekerin daha belirgin olduğunu gördük. Gizli diyabeti olan kişileri 10 yıl izlediğiniz zaman %35’i diyabete yakalanıyor. Bunlar için de en riskli olanlarda hem açlığı hem tokluğu yükselmiş olanlardır. Onlar birkaç yıl için de %50 den fazla oranla önlem alınmazsa diyabetli oluyorlar. Eskiden çalışmada bilinen diyabetlerin oranı %68 yeni diyabetlerin yani bizim bulduklarımızın oranı %32 idi, oysa şimdi %54 e, % 46 ya yükselmiş durumda” dedi.

Tek umut verici gelişme sigara konusunda yaşandı
Araştırmanın ortaya koyduğu tek olumlu sonuç ise sigara içen nüfustaki azalma oldu. Son 12 yılda sigara içenlerin oranının %30’dan %17.3’e gerilediğini belirten Prof. Dr. Satman, “Türkiye’de sigara içenlerin oranı 12 yılda %42 geriledi. Halen erkeklerde sigara kullanımı %30’un üzerinde iken, sigarayı bırakanların oranı %3.8’den %12,1’e yükselmiş durumdadır. Bu çok olumlu bir gelişmedir. Araştırmamıza göre  % 30 olarak saptanan hipertansiyon görülme sıklığında herhangi bir artış yok. Bunda son yıllarda tuz tüketiminin azaltılması için yapılan kampanyaların etkili olduğunu düşünüyoruz” dedi.

İlgili Aramalar: turdep 2, turdep, turdep çalışması, diyabet türkiye prevelansı, turdep 2 çalışması, diyabet insidansı, ilhan satman

 
 
 
 
 
 
 
x

Medikal Akademi'yi

Sosyal Platformlarda Takip Edin