İskeletlerin yaşı belirlenirken doğru yöntem ne olmalı?

Yazan Dr. Deniz Türkoğlu
Kategori: Arşiv, Üye Yazıları Print

osteoporoz_kemikGünümüzde adli tıbbın en çok uğraştığı konulardan birisi farklı alanlarda bulunan kemiklerin yaşının saptanmasıdır. Bu konu hem hukuk açısından hemde arkeoloji ve tarih açısından oldukça önemlidir. Bu alanda çalışma yürüten pek çok uzman mevcut kabul gören yöntemlerin yeterince güvenli olmadığı görüşünde. Örneğin Ankara Üniversitesi DTCF Antropoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ayla SEVİM EROL, mevcut kabul gören yöntemlerde iskelet yaşının tahmin edilmesinde genellikle Avrupa ve Amerika halkları üzerinde geliştirilmiş olan biyolojik yaş belirleme metotların kullanılmakta olduğunu oysa çevre ve beslenme koşullarının insan gelişiminde etkili olduğunu belirtiyor. Prof. Dr. Erol’a göre, iskelet yaşı belirlenirken biyolojik yaş kriterlerinin her toplumun kendi özellikleri dikkate alınarak belirlendiğinde, daha doğru ve güvenilir sonuçlara ulaşmak mümkün olabilir.

Konuyla ilgili geçtiğimiz yıl 27-28 Kasım 2014 tarihleri arasında Ankara’da
düzenlenen 1. Uluslararası Adli Biyoloji ve Genetik Kongresi’nde bir bildiri yayımlayan Prof. Dr. Erol, bu alanda önemli noktalara işaret ediyor. İlgilenenlerin bu bildiriye göz atmasını öneririm: 

İSKELETLER BİYOLOJİK YAŞ BELİRLENMESİNDE KARŞILAŞILAN SORUNLAR
İskeletlerde Biyolojik Yaş Belirlenmesinde Karşılaşılan Sorunlar Ülkemizde sıklıkla insan iskeleti buluntularıyla karşılaşılmaktadır. Bu buluntular antik dönemlerde yaşamış insanlara ait olabileceği gibi, bir olay sonucu öldürülmüş bir insanın iskeleti de olabilmektedir. Antropologlar tarafından incelenen bu iskeletlerin en önemli aşaması bireyin yaş ve cinsiyetinin belirlenmesi oluşturmaktadır. İskeletlerin biyolojik yaşları: Dişlerin gelişimi, kemiklerin büyümesi, kemik uçlarında bulunan epifizlerin kaynaşması,
kafa iskeletini oluşturan kemiklerin birleşme çizgilerinin kaynaşması, costa ve clavicula kemiklerindeki değişim, symphsis pubis değişimi ve uzun kemiklerin süngerimsi ve
kompakt doku azalmasına bağlı olarak oluşan değişimler incelenerek tahmin edilmektedir. İskelet buluntusu bütün olduğu durumlarda bireyin yaşı daha güvenilir tahmin edilirken, iskelete ait buluntular azaldıkça yaş tahmini güvenilirlik sınırı da genişlemektedir.

İskelet buluntularının yaşlarının tahmin edilmesinde, genellikle Avrupa ve Amerika halkları üzerinde geliştirilmiş olan biyolojik yaş belirleme metotları kullanılmaktadır. Halbuki Çevre ve beslenme koşulları ile kalıtsal özellikler insan gelişimlerinde etkili olabilmektedir. Dolayısıyla biyolojik yaş kriterleri her toplumun kendi özellikleri dikkate alınarak belirlendiğinde, iskelet buluntularında daha güvenilir sonuçlara ulaşılabilecektir.

Sonuç olarak; İskeletlerin biyolojik yaşları, her topluma özgü geliştirilen metotlar uygulanarak belirlendiğinde daha doğru sonuçlara ulaşılabilecektir. Bu mümkün değilse, diğer toplumlara göre geliştirilen metotlar, iskelet buluntularının niteliğine göre seçilerek uygulanmalıdır. İskeletin bütün parçalarının mevcut olduğu durumlarda, yaş belirleme
metotlarının hepsi dikkate alınmalıdır.adli-biyoloji-genetik

YAZIYI PAYLAŞ

YORUMUNUZ VAR MI?

guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
Araç çubuğuna atla