Kalp-Damar hastalıkları tedavisinde koldan Anjiyo yöntemi

Kategori: Kalp Hastalıkları Print

mustafa-yildiz1Koldan anjiyo yöntemini, İÜ Kardiyoloji Enstitüsü Girişimsel Kardiyoloji Laboratuarı’nda uygulamalı olarak Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yıldız ile konuştuk. Türkiye’nin ilk ve tek Kardiyoloji Enstitüsü olan İÜ Kardiyoloji Enstitüsü’nde kullanılan bu yöntem yılda ortalama 750 hastaya uygulanıyor. Hastanın klinikte kalış süresini kısaltan ve uygulanabilirliği kolay olan “koldan anjiyo”, günümüzde kalp-damar hastalıklarının tedavisinde hekimler tarafından sıklıkla tercih edilen bir tanı ve tedavi yöntemi. Koldan anjiyo yöntemi, İÜ Kardiyoloji Enstitüsü’nde 7 gün 24 saat hastalara uygulanıyor. Konuyla ilgili olarak açıklama yapan Prof. Dr. Mustafa Yıldız yöntemle ilgili merak edilenleri yanıtladı.

“Koldan Anjiyoda Komplikasyon İhtimali Daha Düşük”

Koldan anjiyo yönteminin hasta-hekim konforu ve hastanede kalış süresi açısından, daha eski bir yöntem olan ve kullanılmaya devam eden “kasıktan anjiyo” yöntemine göre daha avantajlı olduğunu belirten Prof. Dr. Yıldız, koldan anjiyo yönteminin uygulandığı hastaların, uygulama esnasında daha rahat olduklarını ve az acı hissettiklerini belirtti.

Ayrıca koldan uygulanan anjiyoda, kasıktan uygulanana göre komplikasyon oluşması ihtimalinin daha düşük olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yıldız, anjiyo uygulanan kol damarının yüzeye yakın olması ve arkasında kemik bir doku bulunması nedeniyle işlem sonrası kanama ihtimalinin daha düşük olduğunu kaydetti.

Kalp hastalıklarının tanısında altın standart: Anjiyo nedir?

Kasıktan anjiyodaysa durumun daha farklı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Yıldız, kasıktaki uygulamada kanama kontrolünün daha zor olabileceğini ve bu nedenle hastanın uzun süre (yaklaşık 6 saat) sırtüstü pozisyonda yatmak zorunda olduğunu ifade etti. Bu durumun da hasta konforu açısından olumsuz bir etki oluşturduğunu belirtti. Koldan anjiyo için, öncelikle hastanın işleme uygun olup olmadığını değerlendirdiklerini belirten Prof. Dr. Yıldız, akabinde o bölgede lokal bir temizlik ve lokal anestezi yaptıktan sonra Seldinger tekniği adı verilen bir teknikle damara girilerek ve damara bir kılıf yerleştirilerek işlemin gerçekleştirildiğini kaydetti.

Koldan anjiyo yönteminin 80’li yıllardan beri yapılmakta olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yıldız: “Bu uygulama 90’lı yıllarda hız kazandı. İşlemin kısa sürmesi, hastanın çok fazla rahatsızlık hissetmemesi, çok fazla acı duymaması ve komplikasyon oranının daha az olması uygulamayı yaygınlaştırdı. Bu sayede hastanın klinikte kalış süresi de oldukça kısaldı. Koldan anjiyo uyguladığımız hastaları genellikle uygulamadan sonraki iki saat içinde taburcu ediyoruz” şeklinde konuştu.

 “Koldan Anjiyo Yöntemi Birden Fazla Kez Uygulanabiliyor”

Koldan anjiyo yönteminin birden fazla kez uygulanabileceğini belirten ve bazen diğer koldan da anjiyografi yapılabileceğini söyleyen Prof. Dr. Yıldız, bazı durumlarda uygulamanın yapıldığı damarda vazospazm adını verilen daralmanın meydana gelebileceğini ve bunun ağrıya sebep olabileceğini kaydetti.

Yöntemin bazı hastalarda uygulanamayabileceğini belirten Prof. Dr. Yıldız, kronik böbrek yetmezliği olan ve hemodiyalize girmesi gereken hastalarda o koldaki damarlarda fistül açılması ihtimali nedeni ile ve travma sonrası anjiyo yapılacak damar bölgesinde bir sorun mevcutsa bu uygulamanın yapılamayabileceğini söyledi.

Yöntemin tüm özellikleri değerlendirildiğinde özellikle hasta konforu, hekim konforu, hastanede kalış süresi ve toplam maliyeti açısından uygulanabilir bir yöntem olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yıldız, bu uygulama sayesinde hastaların kısa sürede normal hayatlarına ve işlerine döndüklerini belirtti.

YAZIYI PAYLAŞ

YORUMUNUZ VAR MI?

guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
Araç çubuğuna atla