Organ naklinde trajik açmaz

Kategori: Sağlık Gündemi Print

Organ naklinde çok sayıda bilimsel çalışma ve başarıya imza atmış hekimlere sahip olan Türkiye, nakil sayısında dünyanın çok gerisinde. Ülkemizde 2009 yılında 2 bin böbrek 700 karaciğer, 54 de kalp nakli yapılırken 50 bine yakın hasta umutsuzca listelerde sıra bekliyor. Son yıllarda organ nakli yapan merkez ve uzman sayısı artsa da yeterli organ bağışı yapılmadığı için giderek uzayan bekleme listelerine çözüm üretilemiyor. Türkiye’de organ nakillerinin % 75’i canlıdan % 25’i kadavradan temin edilebiliyor. Gelişmiş ülkelerde ise rakamlar bu durumun tam tersi.

Astellas Pharma Türkiye şubesince üçüncü kez düzenlenen “Transplantasyonun Yarınını Değiştirenler” toplantısına çeşitli ülkelerden çok sayıda organ nakli uzmanı katıldı. İstanbul Conrad Otel’de düzenlenen toplantıda bir konuşma yapan Memorial Hastanesi Organ Nakli Bölüm Başkanı Prof. Dr. Münci Kalayoğlu, Türkiye’de organ nakliyle ilgili ilk yasal düzenlemenin 1979 yılında yapıldığını hatırlatarak şu bilgileri verdi: “Aradan geçen zamanda hekimlerimiz büyük mesafeler aldılar. Organ reddini önleyen ilaçların geliştirilmesi ile başarı oranları %18’lerden %90’ların üzerine çıktı. Son verilere göre 2009 yılında 700’ün üzerinde karaciğer, 2000’e yakın böbrek, 54 kalp nakli yapılmış. Bu tablodan son derece memnunuz. Ancak Türkiye’de organ nakline duyulan ihtiyaç çok büyüktür. Organ bağışı konusunda Avrupa’nın en geri ülkelerinden birisiyiz” dedi.

Toplumsal kampanyalara ihtiyaç var
Organ naklinde Türkiye’nin çok iyi bir yerde bulunduğunu belirten Prof. Dr. Kalayoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Organ nakli konusunda dünyanın en iyi merkezlerinde çalıştım. Bu alanda bütün bu merkezler ile yarışacak durumdayız. Ancak ülkemizde organ nakli ihtiyacı çok büyük ve organ nakli bekleyen çok sayıda hasta ölüyor. Organ bağışının arttırılması ülkemiz için hayati bir meseledir. Astellas’ın son senelerdeki yardımlarını, özellikle eğitim desteğini şükranla karşılıyorum. Toplum olarak büyük bir eğitim seferberliğine başlamamız gerektiğini düşünüyorum.”

Dünyada organ naklinin 60 yıl önce başladığını ancak bağışıklık baskılayan ilaçların gelişmesiyle birlikte başarı oranlarının arttığını söyleyen Fransa Necker Hastanesi Transplantasyon Kliniği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Henri Kreis, şu bilgileri verdi: “Replasman tedavisinde bilgimizi çok geliştirdik. Bununla beraber, halen yabancı organı tehlikeli araçlar olan bağışıklığı baskılayan ajanları kullanmadan nakledemiyoruz. Bağışıklığı baskılayan ajanlar, infeksiyonlar, kanserler ve kardiyovasküler hastalıkların yüksek oranda görülmelerinden sorumludurlar. Nakil halen çok iyi sonuçlar elde edebilmek amacıyla oldukça pahalı bir ortamda yapılabilmektedir. Elimizde hala yeterli nakledilebilir organ bulunmuyor. Bu nedenle de nakil için organ ölçütlerini genişletmek ve yaşayan sağlıklı kişilerden organ bağışını artırmanın yollarını aramak zorundayız.”

Toplantıda Astellas Türkiye Genel Müdürü Dr. Ugo Bello, kurumunun Türkiye’ deki varlığını ve sosyal sorumluluk projeleri ile birlikte hedeflerini açıkladı. Astellas Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Operasyonlar Genel Müdür Yardımcısı Wim Kockelkoren, Astellas’ ın tüm dünyada transplantasyona bakışı, inovatif ilaç ve Araştırma-Geliştirme Desteği yaklaşımlarını anlattı. Ege Üniversitesi Organ Nakil Koordinatörü Opr. Dr. Ata Bozoklar ülkemizde transplantasyonun koordinasyonu ile ilgili olarak alınan mesafeyi, koordinasyondaki yenilikleri ve gelecek stratejilerini ortaya koydu.

YAZIYI PAYLAŞ

YORUMUNUZ VAR MI?

guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
Araç çubuğuna atla