AEO Başkanı Ercanlı: SUT’ta yapılan değişiklikler ilaca erişimini kısıtlıyor!

Yazan Hatice Pala Kaya
12 Ekim 2019 |   Kategori: Eczacılık, Sağlık Gündemi Print

İlaç kuru en çok kronik hastalıklarda kullanılan ilaçları etkiliyor!
Sağlıktaki bazı uygulamaların ilaca erişim sıkıntısı yarattığını söyleyen Ankara Eczacı Odası Başkanı Ecz. Taner Ercanlı, ilaç kur düzenlemeleri, yerelleşme çalışmaları ve Ankara’daki şehir hastanelerine yakın eczane planlamasının olmamasının çeşitli sıkıntılar doğurduğunu savundu.

Eylül ayında yapılan seçimle göreve gelen Ankara Eczacı Odası yönetim kurulu üyeleri bir basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısında SUT uygulamalarına değinen Ecz. Taner Ercanlı, ilaca erişimde zorluk oluşturabileceğini savunduğu uygulamalar hakkında bilgi verdi.

Bu kapsamda, daha önce nöroloji uzmanları tarafından reçetelenen bazı ilaç gruplarının sadece psikiyatr uzmanları tarafından yazılması şeklindeki düzenleme sonucunda hastaların bu ilaçlara erişiminde sıkıntılar ortaya çıktığını bildiren Ecz. Ercanlı, “Hastalarımız hem çok sayıda hekime giderek daha fazla muayene ücreti ödemek zorunda kalmakta hem de birden fazla hekim reçetesi ile bize başvurmak zorunda kalmaktadır. Yine astım ve KOAH ilaçlarının reçetelenme şartlarından yapılan değişiklikler ve belirsizlikler hastalarımızın ilaca erişimini kısıtlamaktadır” dedi.

Saydan: Türkiye’ye gelen gurbetçilerin sadece acil reçeteleri karşılanıyor

SUT değişiklikleri öncesinde eczacıların da görüşünün alınmasını talep ettiklerini vurgulayan Ecz. Ercanlı, “SUT değişikliğinin biz sağlık profesyonelleri ile görüşülmeden ani kararlarla yapılması, biz eczacılardan önce hastalarımızı mağdur etmekte, hastalarımız ilaçlarına doğru zamanda ulaşamamaktadır” diye konuştu.

Yerli ilaç üretiminin arkasındayız

İlaçta yerelleşme programını desteklediklerini vurgulayan Ecz. Ercanlı, şu bilgileri verdi:  “Ancak ilaç üretiminin özüne baktığımızda; ilacın hammaddesinden, paketlemede kullanılan plastik ve kâğıt malzemelere kadar ilaç üretiminin hemen hemen her aşamasında ithal ürünlerin kullanıldığını görmekteyiz.

Şu anda üretilen yerli ilaçların üretim aşamalarına baktığımızda, yalnızca kullanılan tesis ve çalışanların yerli olduğunu söylemek mümkündür ve tüm bu etmenler yerli ilaç üretimi sürecini sekteye uğratmaktadır. Yerli ilaç üretimindeki bu süreç “İlaçta Kısmi Yerelleşme” den çıkarılıp, üretimin her aşamasında yerelleşmeye gidilmelidir ve jenerik ilaçların da tercih edilmesi sağlanmalıdır.”

Geri ödemeden çıkarılan ilaçlar ilaca erişimi zorlaştırıyor

Yerlileşme programı kapsamında, firmaları Türkiye’de üretime zorlamak için yerli üretime geçmeyen ilaçların geri ödeme listesinden çıkarma uygulamasının zorluklar ortaya çıkardığını bazılarının ise fiyatlarının yükseldiğini vurgulayan Ercanlı, bu ilaçlar arasında suni gözyaşları, burun spreyleri ile astım ve KOAH ilaçlarından bazılarında erişim sıkıntıları olduğunu bildirdi.

Ercanlı, “Halkımız bu ilaç gruplarının bir kısmına erişmekte zorluk yaşamaktadır. Ankara Eczacı Odası olarak yerli ilaç üretimi ve jenerik ilacı destekliyoruz. Bunların yanı sıra, bu sürecin daha etkin yönetilerek, hastalarımızın ilaca ulaşımındaki engellerin kaldırılmasını talep ediyoruz” dedi.

İlaç kuru en çok kronik hastalıklarda kullanılan ilaçları etkiliyor

Vatandaşların ilaca erişiminin önündeki bir diğer engelin ise İlaç Fiyat Kararnamesinden kaynaklandığını vurgulayan Ercanlı, şunları söyledi: “Bildiğiniz gibi ülkemizdeki ilaçların Dönemsel Avro Değeri, Avrupa Birliği üyesi olan ve en ucuz ilaç fiyatına sahip beş ülke referans alınarak hesaplanmaktadır. Son olarak Şubat 2019 tarihinde yapılan değişiklikle bu değer 3,40 olarak belirlenmiştir.

Ancak Dönemsel Avro Değerinin Avro kuru ile arasında meydana gelen makas farkı, pek çok firmanın ilaçlarını Türkiye pazarından çekmesine ya da piyasaya kısıtlı ilaç sunmasına neden olmaktadır. Özellikle kanser, astım, KOAH, hipertansiyon ve MS gibi kronik hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçların piyasada bulunması ile ilgili sıkıntılar yaşanmaktadır.”

Şehir Hastanesi çevresinde simsarlar baş gösteriyor!

Ankara Bilkent’te Şehir Hastanesinin çevresinde eczane bulunmamasının, hastaların ilaca ulaşamamasına neden olduğuna işaret eden Ercanlı, o bölgede illegal yapılar ortaya çıktığını ve hastane çevresinde ilacını alacak bir eczane bulamayan halkın simsarlarla karşı karşıya kaldığını söyledi.

Kapatılan hastanelerin şehir hastanesine taşınırken planlı bir sürecin hayata geçirilmemesinin, kapatılan hastanelerin çevresinde hizmet veren eczacıları da zor duruma düşürdüğünü kaydeden Ercanlı, “Yine bu taşınma sürecinin plansızlığından kaynaklanan bir diğer sıkıntı ise reçetelerde yaşanmaktadır.

Ankara Eczacı Odası Denetim verilerine göre halk ‘eşdeğer’ ilacı bilmiyor

Reçetede bulunan hekim kaşesi ile ilacı yazan hekim farklılık göstermektedir. Henüz kaşesini teslim almamış olan hekimler ya başka bir hekim arkadaşının kaşesini kullanmakta ya da şehir hastanesinde muayene ettiği hastasına eski hastanesindeki kaşesi ile reçete yazmaya devam etmektedir” diye konuştu.

Eczacılar olarak sıkça karşılaştıkları bir başka konunun ise “Zam beklentiniz var mı?” sorusu olduğunu dile getiren Taner Ercanlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “İlaç fiyatları Sağlık Bakanlığının belirlemiş olduğu ilaç politikalarına göre belirlenmekte ve biz eczacılar da Bakanlığın belirlediği fiyatlar üzerinden hizmetimizi sunmaktayız. Bizler için önemli olan ilaç fiyatlarından önce hastalarımızın ilaç ihtiyaçlarını karşılayabilmektir.

Ankara Eczacı Odası olarak yetkili otoriteden talebimiz, hastalarımızın ilaca erişimine engel olan; İlaç Fiyat Kararnamesi, yerelleşme sürecinde ortaya çıkan aksaklıklar, SUT değişiklikleri veya geri ödeme kriterleri gibi her ne sebep varsa bu sorunlara ivedilikle çözüm bulunması ve hastalarımıza hekimi tarafından reçetelenen ilaçları sunabilmektir.”

Geri ödeme kriterleri hastaların ilaca erişimine engel olmamalı!

Eczacılar olarak ilaç fiyatlarının artmasını değil, düzenlenmesini istediklerinin altını çizen Ercanlı, ilaç fiyatlarından dolayı piyasada yaşanan ilaç sıkıntısının önüne geçilmesini talep ettiklerini kaydetti. Piyasada yaşanan ilaç sıkıntısının çözülmesinde bir diğer yöntemin ise eşdeğer ilaçların reçetelenmesi olduğunu belirten Taner Ercanlı, “Ancak hastalarımızın bir kısmı eşdeğer ilacı kabul etmemekte, mutlaka hekimi tarafından yazılan ilaç markasını istemektedir. Bu durumun reçetelere ilaç markası yerine etken madde isminin yazılması ile çözüme kavuşabileceğine inanmaktayız” diye konuştu.

Eczacı Değişim Programı uygulanacak

Taner Ercanlı, her yıl belirli ülkelerle yapılacak “kardeş eczane” modellemesiyle Eczacı Değişim Programı’nı uygulamaya koyacaklarını açıkladı. Dünya genelindeki eczacılık uygulamalarını incelediklerini ifade eden Ercanlı, “Eczanelerimizi bu ülkelerdeki eczanelerle eşleştirilerek, karşılıklı bir değişim programı oluşturacak, böylece meslektaşlarımızın farklı ülke, kültür ve sistemlerdeki eczaneleri tanımalarını sağlayacağız. Almanya ve ABD ile temas halindeyiz. 2020 yılında “kardeş eczacı” uygulamasını başlatmayı hedefliyoruz” bilgisini verdi.

YAZIYI PAYLAŞ


YORUMUNUZ VAR MI?

avatar
Araç çubuğuna atla