Belirtisi sırt ağrısı olan 5 ciddi hastalık: Fibromyalji, Skolyoz, Osteoporoz…

Kategori: Ağrı, Fizik Tedavi, Ortopedi Print

sırt ağrısıSırt ağrısı, boyun alt ve arka kısmı, omuzların arka kısımları, kürek kemikleri çevresi ve bele kadar uzanan geniş bir alanı kapsıyor. Yapılan geniş çaplı araştırmalara göre her 5 kişiden birinin sorunu olan sırt ağrısı gençlerden ileri yaştaki kişilere kadar hemen her yaş grubunda ortaya çıkabiliyor. Sırtımız, vücudu destekleyen ve hareket etmemizi sağlayan kaslar, bağlar, tendonlar, diskler ve kemiklerden oluşan karmaşık bir yapıdır. Bu bileşenlerden herhangi birinde oluşan bir problem sırt ağrısına yol açabilir. Sırt ağrıları kimi zaman kas incinmesi gibi basit bir nedenle olurken, kimi zaman ise fibromiyaljiden osteoporoza kadar pek çok ciddi hastalıkların habercisi olabilir. Bu nedenle, özellikle sabit bir bölgede ve sürekli devam eden sırt ağrıları mutlaka ciddiye alınmalıdır. Bu yazımızda sırt ağrısı ile kendini gösteren 5 ciddi hastalıktan, belirtilerinden ve tedavi yöntemlerinden bahsedeceğiz.

Myofasiyal ağrı sendromu

Miyofasiyal ağrı sendromu, kas-iskelet sistemini etkileyen kronik bir ağrı durumudur. Bu durumda, kaslarınızdaki hassas noktalar üzerindeki baskı (tetik noktaları) kasta ve bazen de vücudunuzun ilgisiz görünen kısımlarında ağrıya neden olur. Buna “yansıyan ağrı” denir.

Bu sendrom çoğunlukla, bir kas tekrarlanarak kasıldıktan sonra ortaya çıkar. Örneğin yaptığınız iş, hobileriniz ya da stres buna sebep olabilir. Bilgisayarın hayatımıza girmesi ile birlikte bu rahatsızlıkta artış gözlenmektedir. Yapılan çalışmalara göre; uzun süreli sırt ağrısından yakınan hastaların yaklaşık yarısında Myofasiyal Ağrı Sendromu görülmektedir.

Myofasiyal ağrı sendromu belirtileri

  • Kasların lokalize bölgelerinde derin ağrı
  • Etkilenen kas gerildiğinde ağrıda artış
  • Zamanla iyileşemeyen, hatta daha da kötüleşen kas ağrısı
  • Kaslarda ağrılı düğümler oluşması ve bu düğümlere bası uygulandığında oluşan şiddetli lokalize veya yansıyan ağrı
  • Kaslarda oluşan zayıflama, sertleşme ve esneklik kaybı
  • Ruh halinde veya uyku düzeninde bozulma

Myofasiyal ağrı sendromu tedavisi

Miyofasiyal ağrı sendromu, çok kaynaklı bir tedavi planı gerektirir. Birçok hastada, ilaçlar ve kas sertliğini ve ağrısını hafifleten diğer terapiler birlikte uygulanır. Miyofasiyal ağrı sendromu tedavisinde tercih edilen yöntemler şunlardır:

  • İlaç tedavisi: Miyofasiyal ağrı sendromu tedavisinde nonsteroidal antienflamatuar ilaçlar (NSAID’ler) ve analjezikler ağrı ve ödemi azaltabilir. Ayrıca kas gevşetici ilaçlar ve antikonvülsanlar kas spazmlarını tedavi etmede kullanılabilir.
  • Kuru iğne tedavisi: Kuru iğneleme, miyofasiyal tetik noktalarının etkisiz hale getirilmesinin en hızlı yollarından biridir. Doktor bir iğneyi doğrudan tetikleme noktasına sokar, hareket ettirir ve içeri sokup çıkarır. Oldukça acı verici olabilir, ancak bir tetikleme noktasını etkisiz hale getirmek ve acıyı azaltmak için en etkili yollardan biridir. Bazı klinisyenler, hipodermik iğnelerden daha küçük ve daha az ağrılı akupunktur iğneleri kullanırlar. ancak kuru iğne tedavisi ve akupunktur birbirlerinden farklı prosedürlerdir.
  • Tetik nokta enjeksiyonları: Tetik nokta enjeksiyonları kuru iğneleme gibidir, ancak ek olarak dokuya salin veya lidokain gibi lokal bir anestetik enjekte edilir. Kuru enjeksiyona göre daha az rahatsızlık veren bir prosedürdür. Bu yöntemle steroid enjekte etmek de seçeneklerden biridir.
  • Ultrason tedavisi: Bu terapi yöntemi, kan dolaşımını ve sıcaklığı artırmak için ses dalgalarını kullanır ve bu da miyofasiyal ağrı sendromundan etkilenen kaslarda iyileşmeyi destekleyebilir.
  • Masaj terapisi: Miyofasiyal tetik noktalarını rahatlatacak çeşitli masaj uygulamaları vardır. Masaj terapisi kan akışını artırarak ve kasları ısıtırak sertliği azaltmaya ve ağrıyı hafifletmeye yardımcı olabilir. Fizyoterapist, kaslarınızdaki gerginliği gidermek için kasınızın belirli bölgelerine başparmağı ile basınç uygular.

Sırt ve boyun ağrısı neden olur, nasıl geçer? Çözümü için 6 pratik egzersiz

Boyun fıtığı

Omurgamızı oluşturan omurların arasında hareket etmemizi sağlayan diskler vardır. Biz yaptığımız her hareketle, hatta ayaklarımız üzerinde dururken bile bu disklere bir kuvvet yükleriz. Dolayısıyla zamanla, vücut, aşırı zorlandıkça, yoruldukça ve yaşlandıkça bu diskler de yıpranır ve içindeki jelatin kıvamındaki maddeyi tutan bağ dokusu yırtılır. Bu jelatin dışarı doğru çıkar ve omurilik ve sinirlere baskı yapar. Ve bunun sonucunda son derece ağrılı bir rahatsızlık olabilen boyun fıtığı oluşur.

Boyun, sırt ve omuz birbirine yakın olduğu için bu bölgelerin ağrıları birbirleri ile karışabilir. Boyundan kaynaklanan ağrılar bazen boyunda şiddetli hissedilirken, bazı hastalarda ise sırt bölgesine kadar, bazen de kol boyunca uzanabilir. Boyun ve sırt omurgalarındaki eklemleri tutan kireçlenme de sırt ağrısına neden olabilir. Sırt bölgesindeki omurlar arasında fıtıklar olabilir, bu sorun daha nadir olarak görülüyor.  

Boyun fıtığı belirtileri

  • Kol, el veya parmaklara yayılan ağrı
  • Omuz, kol veya ellerde uyuşma veya karıncalanma
  • El ve / veya kollarda güçsüzlük
  • Boyunun belirli pozisyon veya hareketlerinde artan ve bazen sırta vuran ağrı

Boyun fıtığı tedavisi

  • Cerrahi olmayan tedavi: Çoğu hasta ameliyata gerek kalmadan iyileşir. Kısa süreli dinlenme, boyunluk, şişmeyi azaltmak için antiinflamatuar ilaçlar, ağrıyı kontrol etmek için analjezik ilaçlar, fizik tedavi, egzersiz veya epidural steroid enjeksiyon terapisi gibi cerrahi olmayan tedaviler çoğu zaman iyileşme için yeterli olmaktadır.
  • İlaçlar ve ağrı yönetimi: Ağrıyı kontrol etmek için kullanılan ilaçlar analjezik olarak adlandırılır. Çoğu ağrı aspirin, ibuprofen (Motrin, Nuprin, Advil), naproksen (Aleve) veya asetaminofen (Tylenol) gibi reçetesiz ilaçlar ile tedavi edilebilir. Şiddetli kalıcı ağrınız varsa, doktorunuz kısa bir süre için narkotik iaçlardan reçete edebilir. Bazen de kas gevşetici kullanmak gerekebilir.
  • Cerrahi tedavi: Eğer ağrı önceki tedavilerle düzelmiyorsa, ameliyat gerekebilir. Ameliyatın amacı sinire baskı yapan bölümü çıkarmaktır. Diskektomi denilen bu prosedürle cerrah, fıtıklaşmış diskin bulunduğu bölgeye ulaşmak için boynunuzun önünde veya arkasında bir kesi yapabilir. Operasyonun boynun önünden (anterior yaklaşım) veya arkasından (posterior yaklaşım) yapılmasına fıtığın yerine veya durumuna göre cerrah karar verir.

Fibromyalji

Fibromyalji uzun süreli veya kronik bir hastalıktır. Kaslar ve kemiklerdeki yaygın ağrı, hassaslık ve genel yorgunluk ile ilişkilidir. Araştırmacılar, fibromyaljinin, beyninizin ağrı sinyallerini işleme şeklini etkileyerek ağrılı duyuları güçlendirdiğini düşünmektedir. Semptomlar bazen fiziksel bir travma, ameliyat, enfeksiyon veya önemli psikolojik stresten sonra başlar. Bazı durumlarda ise zaman içinde, tetikleyen bir olay olmadan yavaş yavaş oluşur.

Fibromyalji belirtileri

  • Genellikle en az üç ay süren ve vücudun her iki tarafında ve belin üstünde ve altında oluşan yaygın ağrı
  • Yorgunluk
  • Huzursuz bacak sendromu, uyku apnesi ya da ağrı sebebiyle sık uyanmak gibi uyku bozuklukları
  • Odaklanma ve dikkat eksikliği gibi bilişsel problemler
  • Baş ağrısı
  • Depresyon
  • Kaygı

Fibromyalji tedavisi

Fibromiyalji tedavisinin amacı ağrıyı yönetmek ve yaşam kalitesini arttırmaktır. Bu genellikle kişisel bakım ve ilaç yaklaşımı ile iki yönlü gerçekleştirilir.

  • Fibromyalji ilaçları: İlaçlar, fibromiyaljinin ağrısını azaltmaya ve uykuyu iyileştirmeye yardımcı olabilir. Tedavide ağrı kesiciler, antidepresanlar ve epilepsi tedavisinde kullanılan anti-nöbet ilaçları reçete edilir.
  • Fizik Tedavi: Bir fizik tedavi uzmanı size, kuvvetinizi, esnekliğinizi ve dayanıklılığınızı artıracak egzersizler öğretebilir. Su temelli egzersizler özellikle yararlı olabilir.
  • İş terapisi: Bir meslek terapisti, çalışma alanınızda ayarlamalar yapmanıza veya vücudunuzda daha az strese neden olacak belirli görevleri gerçekleştirmenize yardımcı olabilir.
  • Rehberlik: Bir danışmanla konuşmak, yeteneklerinize olan inancınızın güçlenmesine ve stresli durumlarla başa çıkma stratejilerini öğrenmenize yardımcı olabilir.

Fibromiyalji (ağrı hastalığı) nedir? Belirtileri, nedenleri ve tedavisi

Skolyoz

Skolyoz, ergenlikten hemen önce ortaya çıkan, sıklıkla büyüme sırasında görülen omurganın yana doğru eğrilmesi durumudur. Skolyozlu bir kişinin omurgalarında C veya S şeklinde bir eğri oluşur. Her yaşta ortaya çıkabilir. Genellikle 10 ila 12 yaşlarında veya gençlerde ortaya çıkar, ancak bebeklerde de bazı belirtiler görülebilir. Biçimdeki değişikliğin nedenleri genellikle bilinmemektedir, ancak serebral palsi, kas distrofisi, spina bifida veya doğum kusuru gibi bazı problemler skolyoza neden olabilmektedir.

Sırt ağrısı ile başvuran hastaların yaşı da dikkate alınır. Çünkü farklı yaşlardaki hastalarda farklı hastalıklar kendini sırt ağrısı olarak gösterebilir. Örneğin gelişme çağındaki çocuklarda sırt ağrısı skolyoza işaret edebilir.

Skolyoz belirtileri

  • Göğüs kafesi simetrik değildir, kaburgalar farklı yüksekliklerde olabilir
  • Bir kalça diğerinden daha çıkıktır
  • Giysiler vücuda düzgün oturmaz
  • Bir omuz veya kürekkemiği diğerinden daha yüksektedir.
  • Kişi bir tarafa doğu eğik durabilir
  • Bacak uzunlukları eşit olmayabilir

Skolyoz tedavisi

  • Gözlem: Skolyoz eğrisinin büyüme hızı, özellikle büyümesi devam eden hastalarda 20 yaşına kadar 6 ayda bir, daha sonra yılda bir kez olacak şekilde gözlenmelidir.
  • Korse Tedavisi: Eğer eğri 20 ile 40 derece arasındaysa omurga büyümesi devam ederken skolyozun ilerlemesini durdurmak için korse takılması gerekebilir. Ancak korse eğriliği tedavi etmez.
  • Cerrahi Tedavi: Eğer eğrilik 45 ila 50 derece arasındaysa daha da kötüye gitme riski vardır ve hatta bu durum akciğerlerin sağlıklı çalışmasını engelleyebilir. Böyle durumlarda eğriliği düzeltmek amacıyla cerrahi müdahale önerilebilir.

Osteoporoz

Yaşlı ve kadın hastalarda ise kemik erimesi (osteoporoz) işaretini sırt kemiklerinde kırılmalar ve buna bağlı boy kısalması ile sırt ağrısı olarak verebiliyor. Bu durumda ilaç tedavisini yanı sıra sırt kaslarına yönelik egzersizler kişinin sırtında kalıcı kamburluk oluşmasını engelleyebiliyor.  

Osteoporoz belirtileri

  • Kırılmış veya çökmüş bir omurdan kaynaklanan sırt ağrısı
  • Zamanla oluşan boy kısalması
  • Kamburlaşma
  • Beklenenden çok daha kolay oluşan kemik kırılmaları

Osteoporoz tedavisi

Osteoporoz tedavisinde amaç, kırıkları tedavi etmek, kırılmayı önlemek ve kemikleri güçlendirmektir. Öncelikle düşmeleri önlemek veya düşme nedeniyle oluşabilecek zararı azaltmak için önlemler almak gerekir. İyi beslenmek ve egzersiz yapmak bu tip kazaları yaşama riskinizi azaltacaktır. Bu önlemler dışında kemiklerinizi güçlendirmek için ilaç tedavisi uygulanır:

  • Bifosfonatlar: Bisfosfonatlar, vücudunuzdaki kemiğin parçalanma hızını yavaşlatır. Böylece kemik yoğunluğu korunur ve kırılma riski azalır. Bifosfnatlar tablet ya da enjeksiyon olarak verilir. Pek çok farklı bifosfonat vardır. Alendronat, ibandronat, risedronat ve zoledronik asit bunlardan bazılarıdır.
  • Selektif Östrojen Reseptor Modülatörleri (SERM’ler): SERM’ler, östrojenin kemikler üzerindeki etkisini taklit eden ilaçlardır. Kemik yoğunluğunu korumaya ve özellikle omurgada kırık riskini azaltmaya yardımcı olurlar. Raloksifen, osteoporoz tedavisinde kullanılan tek SERM tipidir. Günlük bir tablet olarak alınır.
  • Paratiroid hormonu: Paratiroid hormonu vücutta doğal olarak üretilir. Kemikte kalsiyum miktarını düzenler ve kemik yoğunluğunu arttırır. Paratiroid hormon tedavisi yeni kemik oluşturan hücreleri (osteoblastlar) uyarmak için kullanılır. Enjeksiyonla verilir.
  • Kalsiyum ve D vitamini takviyeleri: Kalsiyum kemikte bulunan ana mineraldir ve sağlıklı kemikler için yeterli kalsiyuma sahip olmak önemlidir. Eğer osteoporozunuz varsa, genellikle takviye şeklinde olan daha fazla kalsiyum gerekebilir. Vücudun kalsiyumu emmesi için ise D vitamini gereklidir. D vitamini sadece az sayıda gıdada bulunduğundan, günlük bir takviye almak gerekebilir.
  • Hormon replasman tedavisi (HRT): Semptomların kontrol altına alınmasına yardımcı olabileceği için menopozda olan kadınlar için HRT bazen tavsiye edilir. HRT’nin ayrıca, kemik yoğunluğunu koruduğu ve tedavi sırasında kırık riskini azalttığı da gözlenmiştir.
  • Testosteron tedavisi: Erkeklerde, testosteron tedavisi, erkek cinsiyet hormonlarının yetersiz üretimi (hipogonadizm) nedeniyle ortaya çıkan osteoporozun tedavisinde yararlı olabilir.

Baş, boyun ve sırt ağrılarınızın nedeni oturma şekliniz olabilir

Sırt ağrısında bu belirtilere dikkat!

Daha nadir olmakla beraber omurgaları tutan kötü huylu hastalıklar da sırt ağrısına neden olabiliyor. Bu yüzden ağrı gece başlıyorsa veya sürekli ya da şiddetli ise ve kilo kaybı varsa zaman kaybetmeden doktora başvurmak gerekiyor.


Kaynaklar ve Referanslar: 1- Osteoporosis, 2- Fibromyalgia, 3- What is scoliosis?

YAZIYI PAYLAŞ


Araç çubuğuna atla