Eski kalp kırıklıkları terk edilme korkusunu besliyor

Kategori: Ruhsal Sağlık Print

Sıfırlamak gerekir bazen, yeniden başlamak. Eskilerin esaretinden kurtulmak, kötü hatıralardan kalan kalp kırıklıklarını bir kenara bırakmak… Bunu başarabildiğinde ise önceki ilişkilerinde yaşadığı sorunların faturasını yeni ilişkisine kesme hatasına düşmez ve eskinin gölgesinde bir yaşam sürmez insan. Terk edilme korkusunu sürekli içinde büyütmez, yersiz endişelerle büyütüp beslemez. Ancak geçmişi bir gölge gibi arkasında taşıyan insan, her zaman kaybetme korkusuyla koyun koyuna uyur. Ve bu korku, her daim karşısına çıkar. Reem Nöropsikiyatri Kliniği’nden Dr. Mehmet Yavuz, ilişkilerdeki terk edilme korkusunun temellerini ve yarattığı olumsuz etkileri anlatıyor.

Bu korku her iki tarafa da zarar verir

Eğer kişi sürekli ‘Ya beni terk ederse’ sorusunu kendisine soruyorsa o ilişkide aşktan çok korku var demektir. Üstelik bu korku sadece düşünen kişiyi değil partnerini de olumsuz etkiler ve zarar verir. Çünkü terk edilme korkusu yaşayan kişi her zaman depresif, kaygılı ve kuşkulu davranacağından bu ilişkinin temelini de zayıflatır. Tutunacak sağlam bir temel bulamayan ilişki ise zamanla yıkılır ve geriye sadece bir enkaz kalır.

Yaşlılık psikolojisini, yalnızlık ve ölüm korkusu besliyor! Çözümü sosyalleşme

Siz de bu davranışları sergiliyorsanız bu korkuyu yaşıyor olabilirsiniz

  • Terk edilme korkusu yaşayan kişi sürekli endişeli ve huzursuzdur.
  • Küçük problemler bile büyük kavgaların sebebi olabilir.
  • İlişkisini hayatının merkezine koyan kişi, tüm enerjisini partnerine verir. Bu zamanla bunaltıcı bir etki yaratabilir.
  • İlişki her ne kadar iyi gitse de kişi, bir türlü partnerinin sevgisinden emin olamaz. Şüphe her zaman onunladır.
  • Partnerinin onu bir gün haber vermeden terk edeceğini düşünen kişi, sürekli bu korkunun yarattığı tehdit ile ilişkisini sürdürür.

Terk edilme korkusuyla sahiplenici olmak ne kadar doğru?

Cevabı çok basit; neresinden tutarsanız tutun asla doğru bir tutum değil. Kişinin aşırı kontrolcü ve sahiplenici olması, karşı tarafın bağlanmasına değil soğumasına neden olur. Çünkü ilişkilerde iki tarafında yetişkin olmasına karşın, bir tarafın bir anne edasıyla davranması, şüpheci yaklaşımı, sürekli sorular sorması, telefon açması, görüntülü konuşmak istemesi ve bir türlü güvenememesi ilişkilere vurulan öldürücü darbelerdir. Bunu engellemek için kişide bu korkuyu oluşturan temelleri incelemesi ve bunları ortadan kaldırması gerekir. Bu daha önceki ilişkisinde yaşadığı bir hayal kırıklığı da olabilir, çocukluğunda şahit olduğu kötü tecrübeler de…

İlişkiyi yıpratan bu korkunun temelleri çocukluğa dayanıyor olabilir

Anne ve babalarını erken kaybeden çocuklarda genellikle bu korku ilerleyen yaşlarda ortaya çıkmaya başlar. Üstelik sadece aşk ilişkilerinde değil arkadaşlık ilişkilerinde bile bu korkunun varlığını hissederler. Bunun dışında anne ya da babası tarafından terk edilen çocuklarda, bakıcı veya yatılı okullarda farklı anne figürleri görerek büyümüş çocuklarda veya anne babası tarafından yeterli ilgi görmeyen, kavga ortamında büyümüş çocuklarda da bu korku gelişebilir.

Kişinin kendini yetersiz hissetmesi de korkuyu besliyor

Yaşadığı ilişki süresince terkedilme korkusunu yaşayan kişi, bazı konularda yetersiz geldiğini düşünür. Kendini yetersiz gördüğü için insanların ve partnerinin ondan sıkılacağını, bıkacağını, beğenmeyeceğini ve sonunda da terk edileceğine inanır. Kişinin bu inanca sahip olmasının altında ise daha önce yaşadığı ilişkilerin de etkisi vardır. Bu kişiler evlenip yuva kursa bile eşlerinin bir gün kendilerini terk edeceği fikrini bir türlü akıllarından çıkaramazlar. Hatta çocuklarının bile onları bırakıp gideceğini düşünürler. Bu durum zamanla kişinin kendisi için de çekilmez bir hal alır ve kişi insanlardan kaçmaya, karşı cinsten uzaklaşmaya başlar. Bu durum ileri safhalarda ağır depresyona kadar sürükler.

Yakınlarımı kaybetme korkusunu nasıl yenerim?

Bu korkunun gölgesinden kurtulmak mümkün mü?

Kaybetme veya terk edilme korkusunu yaşayan insanların bu duygudan kurutulabilmesi yine kişinin kendisiyle alakalıdır. Öncelikle tüm eskileri bir kenara bırakmalıdır. Ona bu duygunun kaynağını sağlayan tüm kanalları kapatmalıdır. Aksi takdirde insanlarla ve karşı cinsle normal ve sağlıklı bir ilişki kurması çok zordur.

Bu korkuyu tek başına aşamıyorsa kişi, bir profesyonelden destek almalı. Alacağı profesyonel yardım zihnindeki olumsuz düşüncelerin gün yüzüne çıkarılmasını sağlayarak olumsuz düşüncelerin yok edilmesine yardımcı olur. Bu sayede geçmişten gelen ve kafasını kurcalayan dürtüleri kontrol altına alınmış olur.

YAZIYI PAYLAŞ


Araç çubuğuna atla