Genetik yatkınlık, alzheimer yaşını 40’a düşürüyor!

Kategori: Alzheimer Print

Alzheimer hastalığı; tıpta “Demans” (bunama) olarak tanımlanan hastalığın en sık görülen türü. Evre evre ilerliyor ve önce hafızayı, okuma yazma gibi fonksiyonları ve düşünme kabiliyetini etkiliyor, ardından halüsinasyonlar, hezeyanlar gibi davranışsal bozukluklara yol açıyor. İleri evrelerinde sürece eklenebilen damarsal hastalıklar, enfeksiyonlar, beslenme bozuklukları gibi faktörlerle birlikte ölüme dek uzanan sonuçlara yol açan Alzheimer hastalığı, genetik faktörler nedeniyle orta yaşlarda da görülebiliyor.

Yaşam sürelerinin uzaması ile birlikte daha sık tanı alan ileri yaş hastalıklarından biri de Alzheimer hastalığıdır. Çoğunlukla 65 yaş üstü bireylerde görülen bu hastalık, aynı tanı konulmuş birinci derece akrabaları olanlarda 40’lı yaşlarda bile görülebiliyor.
Peki, genellikle ileri yaş hastalığı olan demansın bir türü olan Alzheimer’ın diğer demans tiplerinden farkı ne? İlk fark; Alzheimer’in önce hafızayı bozması. Diğer demans tiplerinde ise bazen hafıza normal olup, diğer bilişsel fonksiyonlar bozulabiliyor. Farklılıklar hakkında bilgi veren Acıbadem Atakent Hastanesi’nden Nöroloji Uzmanı Dr. Yıldız Kaya’nın konu ile ilgili verdiği bilgiler farkları daha belirgin kılıyor:

“Alzheimer’in en klasik özelliği erken dönemde hafıza bozuklukları ile başlıyor ve günlük yaşamda yapılması gereken aktivitelerde problemler ortaya çıkarıyor. Daha sonraki dönemde diğer fonksiyonlar etkileniyor. Dikkat gerektiren faaliyetler, alet kullanabilme, bir kişiyi-nesneyi tanıyabilme, yer-zaman kavramlarındaki bozukluklar süreçte genellikle sonradan etkileniyor.Demans dediğimiz sadece hafıza kaybı değil.

Alzheimer

Örneğin belli bir tip demansta hafıza korunmuş olup konuşma, konuşulanı anlama, okuma yazma gibi fonksiyonlar bozulabiliyor. Bu demans tipinde hastanın hafızası gayet iyi olabiliyor ancak ifade edemiyor. Önceleri cümle kuramıyor, daha sonra kelime bulamıyor ve bu sefer içe kapanıklık, depresyon ve sosyal çekilme başlıyor. Çünkü hasta bunun farkında. “

Aşama aşama Alzheimer

Önce hafıza etkilenir: Basit unutkanlıklar, yakınlarını tekrar tekrar aramak, sürekli aynı şeyi söylemek veya sormak, randevularını ve yapacağı işleri unutmak ilk belirti olabilir.
Çok iyi bildiği şeyleri yapamamak: Kıyafetleri yanlış giymeye başlamak, yemek, ev işi, alışveriş gibi iyi bildiği şeyleri yapamaması, kişisel öz bakımın azalması (El yıkaması azalıyor, dişini fırçalayamıyor, tıraş olamıyor, banyo ve tuvalet ihtiyacını karşılayamıyor) hastalığın orta evrelerinde gözleniyor.
Kişileri unutmak: Öncelikle görece uzak kişileri unutuyor. Sonra komşularını, giderek akrabalarını ve son olarak çocuklarını da unutmaya başlıyor.
Adresi karıştırmak: Ev adresini hatırlayamama, evin yolunu şaşırma gibi ilk belirtilerin ardından, evini unutma, evindeki odaların yerin karıştırma, o evin kendi evi olmadığını zannetme gibi unutkanlıklar ekleniyor.
Hesap yapamamak, okuyamamak: Kitap ve gazete okumalarında azalma ve televizyona ilgilerinde azalma görülüyor. Hastalar ‘gözüm bozuk ondan okuyamıyorum’ ya da ‘kulağım duymuyor o yüzden seyretmiyorum’ gibi bahaneler söylese de bu tür şeylere ilgileri azalıyor, genellikle müzik kanallarını dinliyorlar. Basit şeylere yönelmeye, kompleks işleri yapamamaya başlıyorlar.
İçe dönüklük: Daha sessiz, daha içe dönük oluyorlar. Fazla konuşmak istemiyorlar.
Davranışsal problemler: Amaçsız hareketler ve diğer davranışsal problemler gözlemleniyor. Sürekli aynı şeyi yapma, gereksiz şeyler biriktirme, dolabı bozup tekrar tekrar düzeltme olabiliyor. Bazen hasta; bağırma, vurma şiddet uygulama, kendine zarar verme gibi davranışlar gösterebiliyor. Bu durumlarda uzmanın önereceği ilacın verilip, bunun bastırılması gerekiyor.
Şüpheler başlıyor: ‘Sen benim paramı çalıyorsun, ilaç verip beni öldüreceksin’ gibi kuşkucu davranışlar gösterebiliyor. Bu dönem bakıcılarla ilgili sık sık sorunlar yaşanıyor. Eve yabancı biri geldiğinde, kendisine kötülük yapacağını düşünüyor.
Aşırı yemek yeme ya da hiç yememek: Bu dönemde görülebiliyor. Bunun yanı sıra cinsel istekte artış gözlemleniyor.
Halüsinasyonlar: Var olmayan şeyleri duyma ve görme hastalığın ileri dönemlerinde görülebilir. Halüsinasyonlar ılımlı olabildiği gibi bir kısmı korku içerebilir. Halüsinasyonlar geceleri daha yoğun görülür. Ölen yakınlarının geldiğini onlarla yaşadığını zannedebilir. Hasta geçmişte yaşamaya başlar.
Uyku bozuklukları: Sık yaşanıyor. Gece gündüz ayrımı kayboluyor. Hastalar gece uyumuyor ve evde gezinmeye başlıyor. Bazıları evden çıkıp kaybolabiliyor.

Nörolojik testler ile ayırıcı tanı konuluyor

Alzheimer tanısının konulması, diğer demans tiplerinden ayırt edilebilmesi için kullanılan nöropsikolojik testler büyük önem taşıyor. Bilişsel fonksiyonları ayrıntılı, olarak değerlendiren birçok nöropsikolojik testleri içeren tarama ve değerlendirme testleriyle, beyinle ilgili tüm fonksiyonların yürütülmesinde ortaya çıkan bozuklukların tespit edilmesi sağlanıyor. Bu testlerde ortaya çıkan sonuçlara göre demansın tipi konuluyor ve Alzheimer hastalığı ayırt edilebiliyor. Test sonucu tedavi planlaması ya da ailesinde aynı hastalık olan kişilerin takibi ve kontrol sıklığı açısından da özel önem taşıyor.

Bunun yanı sıra Alzheimer tanısında MRG gibi görüntüleme yöntemleri de kullanılıyor. MRG ile beynin hastalıkla ilgili olan bölgesindeki değişiklikler tespit edilebiliyor. Ayrıca daha ileri bir tetkik olan Fonksiyonel MRG sayesinde, hastalığın erken dönemlerinde bile beyindeki hastalığın başlangıç aşamasındaki farklılıkları, beyindeki beslenme ve kanlanma bozuklukları saptanabiliyor.

Tedavide kullanılan ilaçlar sınırlı

Nöroloji Uzmanı Dr. Yıldız Kaya, Alzheimer tedavisi hakkında şu bilgileri veriyor:
“Tedavide kullanılan ilaçlar çok fazla değil. Hastalığın “Asetil kolin” isimli bir maddenin eksikliğine bağlı olduğu düşünüldüğü için bu maddenin yıkımını engelleyen ilaçlar kullanılıyor. Amaç mümkün olduğu kadar süreci yavaşlatmak. Bu yüzden tanı için yapılacak nöropsikolojik testlerin ve görüntüleme yöntemlerinin tedavinin planlanması, kontrol sıklığı açısından da önemi büyük.

HASTA YAKINLARININ DESTEĞİ ÇOK ÖNEMLİ
Nöroloji Uzmanı Dr. Yıldız Kaya, Alzheimer bu hastalık sürecinde hasta yakınlarının desteğinin çok önemli olduğunu belirterek hasta yakınlarının nasıl davranması gerektiği konusunda şu bilgileri veriyor: “Hastalık sürecinde diğer önemli konulardan biri de hasta yakını. Bir anlamda Alzheimer için ‘hasta yakını hastalığı’ da diyebiliriz. Onların bakımı ve vereceği destek çok önemli. Hasta yakınına, sevdiğinin hastalığını kabullenmesini ve birlikte yapacakları faaliyetlerle ona destek vermesini istiyoruz.

Birlikte yapılacak aktiviteler öneriyoruz. Kısa fıkralar, hikayeler okumak sonra da bunu anlatmasını istemek, aklında ne kadarının kalacağını anlamaya yarayacağı gibi destekleyici oluyor. Ayrıca ona evde masanın kurulmasına yardımcı olmak gibi basit görevler ve sorumluluklar verilmesini de öneriyoruz. Hastalığı kabullenip hasta yakınının, hastanın kişisel becerisine göre değişebilecek günlük aktiviteler ile destek olması hastalığın seyrinin yavaşlaması ve ılımlı seyretmesinde en az ilaçlar kadar önemlidir.”

YAZIYI PAYLAŞ


Araç çubuğuna atla