Hekimler, Dr. Fikret Hacıosman için ‘sessiz siyah çığlık’larla yürüdü

5 Ekim 2018   |    22 Ekim 2018   |   Kategori: Sağlık Gündemi Print

İstanbul Aile Hekimleri Derneği (İSTAHED) öncülüğünde kalabalık bir grup hekim ve sağlık çalışanı ile çeşitli sivil toplum kuruluşu üyeleri geçtiğimiz gün silahlı bir saldırı sonucu hayatını kaybeden Psikiyatri Uzmanı Dr. Fikret Hacıosman için yürüdü. Saldırıyı protesto etmek için yapılan yürüyüşe “Sessiz Siyah Çığlık” ismi verildi. Siyah önlük giyen sağlık çalışanları, “Ölüyoruz”, “Sağlıkta şiddet değil, bunun adı terör” ve  “Böyle sağlık sistemi olmaz”, “Yasa çıkmadıkça bu şiddet bitmeyecek” gibi sloganların yazılı olduğu pankartlar ile İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi önünden İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’ne yürüdü. Burada bir açıklama yapan İSTAHED Başkanı Dr. Kutbettin Demir, “Üzgün, kırgın, yasta ve öfkeliyiz” dedi.

Dr. Demir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz can kaygısı güderken, şiddete uğrayacak mıyız diye endişe ederken sağlık hizmeti veremeyiz. Ne faydalı olabiliriz, ne de hekimlik yapabiliriz. Güvenli bir çalışma ortamı olması bizim bir insan olarak en doğal hakkımız. Meclisten talebimiz net. Biz, sağlıkta şiddet yasasının çıkarılmasını talep ediyoruz. Etkin ve caydırıcı bir yasa talep ediyoruz. Bu şiddet vakaları son bulsun istiyoruz.” 

Gruptakiler, İl Sağlık Müdürlüğü önüne, saldırılar sonucu yaşamını yitiren sağlık personellerinin fotoğraflarını ve karanfil bıraktı.

Hekime silahlı saldırı! Dr. Fikret Hacıosman, hayatını kaybetti!

Protesto eyleminde açıklama yapan İstanbul Aile Hekimliği Derneği Genel Sekreteri Dr. Aslı Öncel, sağlık alanında çalışmanın en riskli meslek gruplarından biri haline geldiğini belirterek şu açıklamayı yaptı: “Sağlık, bu ülkedeki en riskli meslek gruplarından biri haline gelmiştir. Tüm istatistikler artık bu mesleğin çalışanlarının evden çıkarken helallik istemesi gerektiğini göstermektedir. Bu hepimizin ayıbıdır. Hiçbir bahane şiddeti mazur gösteremez, övemez. İnsanı yaşatmak için çalışan sağlık mensupları olarak “Biz bu şiddete alışmayacağız, bu şiddeti kanıksamayacağız.”

Masaya vurulan yumruğa da, suratımıza çarpılan kapıya da, arkamızdan atılan tekmeye de, kafamızda kırılan kaldırım taşına da, başımıza sıkılan kurşuna da alışmayacağız kanıksamayacağız. Biz bu şiddetin tüm sebeplerinin farkındayız, siz dilimizi ısırarak konuştuğumuza bakmayın;

184 denen cinayet hattı kapanmadan,
Vatandaşın usulsüz taleplerine son verilmeden,
Vatandaşı bu taleplere zorlayan sistem düzeltilmeden,
Sağlık raporlarından, performans sistemine,

Siyasetin dilinden, dizilerin ve filmlerin şiddeti kışkırtıcı aymazlığına kadar her konuda; bir şekilde sağlıkçıya şiddeti üreten ve körükleyen bu sistemin içinde, derdimiz bu yaraya daha fazla ölmeden bir nebze çare olacak ETKİN BİR SAĞLIKTA ŞİDDET YASASI’nın çıkartılmasıdır. Çok uzatmadan açıkça ve net olarak burada bizler diyoruz ki:

Bu şiddetin müsebbibi biz değiliz, Bizler terör boyutundaki şiddetin çözümünü ısrarla talep etmeye devam edeceğiz. Her konuda bir saatte kanun yapabilen, kararname çıkarabilen Yasama ve Yürütme, bizleri daha fazla oyalamaya çalışmasın. “En kısa zamanda” diye başlayan tüm vaatleri yok sayıyor ve hemen iki maddelik bir kanun istiyoruz.

Kanun talebimiz Nettir: Türk Ceza Kanunu’na iki madde eklenmelidir;

  1. Sağlık Çalışanına görevi esnasında ya da görevinden dolayı şiddet uygulayan kişi iki ila dört yıl arasında hapis cezası ile yargılanmalı, bu ceza ertelenmemeli.
  2. Sağlık sunumunu da engellemiş ise, yani diğer vatandaşların sağlık hakkını da gasp etmişse ceza yarı oranda arttırılmalı.

Hepsi bu. Bu iki madde için onlarca sağlıkçının, hekimin, hemşirenin, 112 çalışanının ölmesi mi gerekiyordu? Öldük işte!

Dr. Edip Can Kürklü öldü, Dr. Göksel Kalaycı öldü, Dr. Ali Menekşe öldü, Dr. Ersin Arslan, Dr. Kamil Furtun hocamız öldü, Dr. Aynur Dağdemir öldü, Dr. Melike Erdem öldü ve Dr. Fikret Hacıosman’ı toprağa vereli iki gün oldu…

Şimdi diyetimizi istiyoruz. Hemen şimdi, yarın değil. Bu yasayı çıkartmak boynunuzun borcudur. Siz bu yasayı çıkartana kadar bizler üzerine kan bulaşmış beyaz önlüklerimizi sırtımızdan çıkartıyor, Sağlık Bakanlığımıza yolluyoruz. Şimdi sessizce-simsiyah anlatıyoruz derdimizi size. Zira haykırdık ama siz anlamadınız.”

Aile Hekimleri Çalışanları Sendikası (AHESEN) Genel Başkanı Dr. Gürsel Özer de “Maalesef bu bir terör eylemidir artık. Biz bugün sessiz yürüdük. Eğer sağlıkta etkin bir şiddet yasası çıkmazsa sesimizi çıkartarak çığlığımızı duyuracağız. Yine bu tür eylemlerimiz devam edecek. Gerekirse süresiz iş bırakacağız” dedi.

Türk Sağlık Sen İstanbul Şube Başkanı Ufuk Tuğrul da “Ne yazık ki bir doktorumuzu daha cinayete kurban verdik. İlk olmadı, böyle devam ederse son da olmayacak. Gelin şiddeti beraber çözelim. Çünkü sağlık çalışanları sadece güvenli bir ortamda çalışmak ve akşam olduğunda sağ salim ailesine kavuşmak istiyor.” diye konuştu.

YAZIYI PAYLAŞ


YORUMUNUZ VAR MI?

avatar
Araç çubuğuna atla