Kemiklerin sessiz hastalığı: osteoporoz…

Kategori: Kadın Hastalıkları Print

osteoporoz-kadinKadınlarda özellikle menopoz döneminden sonra daha sık görülmeye başlayan ve tedavi edilmediğinde sağlıklı yaşlanma sürecini olumsuz yönde etkileyen osteoporozla ilgili merak edilen soruların yanıtlarını Prof. Dr. Bekir Sami Uyanık’tan öğrendik…

Halk arasında kemik erimesi olarak bilinen osteoporozun zamanla kemikleri incelterek, daha kolay kırılmasına yol açan sessiz ve sinsi bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Uyanık; ‘Osteoporoz erken tanı ile önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. İhmal edildiğinde kırıklara ve deformasyonlara sebep olabilir. Kemik kendisini sürekli yenileyerek dinamik dengeyi sağlayan canlı bir dokudur. Diyet veya hormonal değişiklikler ya da başka hastalıklar nedeniyle bu denge bozulduğunda, dayanıklılığı sağlayan mineralleri azalır, kemik yoğunluğunu kaybeder, delikli, gözenekli, süngerimsi bir yapı ortaya çıkar.

Osteoporoz riski bulunanlar, kalça, omurlar veya el bileklerinde kırık oluşuncaya kadar hastalığın çoğunlukla farkında olmadıklarından, bu hastalığa “sessiz hastalık” adı da verilmiştir. 50 yaş sonrası kadınlarda daha çok görülen osteoporoza bağlı kırıklar; ciddi ağrılara, uzun süreli veya kalıcı sakatlıklara da yol açarak hastaların genel sağlık durumunu bozması ve yaşam kalitesini azaltmasının yanında, ölüm riskini de artırır. Birçok hastalık direkt olarak osteoporoza neden olabildiği gibi; bazı hastalıkların tedavisi sırasında kemik sağlığı, göz önünde bulundurulmazsa osteoporoz şiddetlenmiş şekilde karşımıza çıkabilir’ diye konuştu.

Osteoporozda risk faktörlerini göz ardı etmeyin!

  • Ailede osteoporoz ve sık kemik kırıkları varsa,
  • Düşük vücut ağırlıklı minyon bir yapıya sahipseniz,
  • Sigara ve aşırı alkol tüketiminiz varsa,
  • İştahsızlık ya da beslenme bozuklukları yaşıyorsanız
  • Yeterli kalsiyum ve D vitamini almıyorsanız,
  • Uzun süredir steroid içeren ilaçlar kullanıyorsanız,
  • Hareketsiz bir yaşam tarzını benimsediyseniz,
  • Egzersiz yapmak size yük gibi geliyorsa,
  • Böbrek, akciğer, tiroid, romatizma, mide ve bağırsak hastalıkları yaşıyorsanız,
  • Menopoz sonrası dönemdeyseniz (Bu dönemde kadınlarda östrojen hormonunun azalması osteoporoz riskini artırır),
  • Andropoz dönemindeyseniz (Erkeklerde yaşla birlikte testosteron hormonu düzeyinde düşme görülür) risk altındasınız.

Osteoporozdan şüpheleniyorsanız…

Laboratuvar testleri dışında, Kemik Mineral Yoğunluğu Testi,  osteoporozu belirlemek için kullanılan birincil ve önemli bir tanı testidir. Ayrıca kemik erimesi veya kemik kitlesinde azalma, hastalık riskinde artış, menopoz ve hormon eksikliği veya kemik kaybını artıran başka bir hastalık olup olmadığını belirlemek için gerek kanda, gerekse idrarda bazı önemli testler yapılır. Bunlar;

  • Kan ve idrar kalsiyum düzeyleri
  • Kan fosfor düzeyi
  • Kan D vitamini düzeyi
  • Kan Paratiroid hormonu düzeyi
  • Kan Tiroid hormonları düzeyi
  • Kan Folikül stimulan hormon düzeyi
  • Kan Östradiol düzeyi
  • Kan testosteron düzeyi
  • Kan Alkalen Fosfataz düzeyi
  • Kan Osteokalsin düzeyi
  • Kan C terminal telopeptid
  • Kan Prokollajen Tip 1 N-telopeptid.
  • İdrar Deoksipridinolin (Pyrilinks-D)düzeyidir.

Osteoporoz tedavisi ve hastaların tedaviye uyum sorunu nasıl olmalı?

Gençlerde de görülüyor

Kemik yoğunluğundaki azalmaya bağlı sinsi bir şekilde ilerleyen osteoporoz, ağrılı kemik kırıkları, şekil bozuklukları, boyda kısalma, sırtta kamburlaşma, bel ve sırt ağrıları ile kendisini gösteren sinsi bir hastalıktır. Kadınlarda menopoz sonrası erkeklerde ise 65 yaş ve üzerinde ortaya çıkmaktadır. Yapılan araştırmalar kemik erimesinin gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde arttığını göstermektedir. Yaşlanmaya bağlı olarak ortaya çıkan fizyolojik bir hastalık olan osteoporoz; genetik nedenlerle genç yaştaki kişilerde de görülebilmektedir.

Kadınlar erkeklerden 10 kat daha fazla risk altında

Osteoporoz riskinden korunmak için alınacak önlemlerin başında kemik kütlesinin artırılması gelmektedir. Doğumdan sonra 35 yaşına kadar sürekli artarak en yüksek seviyesine çıkan kemik ağırlığı, bu yaştan sonra yoğunluk ve kütlesel olarak azalmaya başlamaktadır. Bu nedenle 35 yaşına kadar alınan önlemler kemik kütlesini artırmada önemli bir fayda sağlamaktadır. Kemik kütlesinin oluşmasında yaş, cinsiyet, aktivite düzeyi ve coğrafi faktörlerin büyük etkisi bulunmaktadır. Erkeklerdeki kemik kütlesi kadınlara oranla daha fazladır. Erkeklerden daha az kemik kütlesine sahip olan kadınlarda menopoz faktörü de tabloya eklendiğinde osteoporoza yakalanma riski 10 kat daha fazla artmaktadır.

Gün içinde fiziksel aktivitenizi artırın

  • Kendiliğinden olan veya kırıkla sonuçlanmayacak bir travmadan kaynaklanan kırıklar
  • Boyda gençlik dönemine göre 4-6 cm’den fazla kısalma olması
  • Küçük ve ince iskelet yapısı
  • Ebeveynlerde kalça kırığı hikayesi olanlar
  • Sigara ve alkol tüketenler
  • 3 aydan fazla süreli kortizonlu ilaç kullananlar
  • Yetersiz kalsiyum ve D vitamini eksikliği olanlar
  • Fiziksel aktivite ve egzersiz yapmayanlar ile uzun süreli yatağa bağımlı olan kişiler kemik erimesi bakımından risk grubundadır ve erken dönemlerden itibaren gerekli önlemler alınmalıdır.

Yılda bir kemik yoğunluğunuzu ölçtürün

Sinsi bir hastalık olan Osteoporoz tedavisinde erken tanı büyük önem taşımaktadır. Risk grubundaki hastaların kemik mineral yoğunluğundaki değişimler 1-2 yılda bir yapılan kontrollerle mutlaka izlenmelidir. Kan ve idrar tahlilleri yaptırılarak kemik yıkımının arttığı veya yapımının azaldığı gösterilebilir. Yapılan kontroller ve alınan önlemlerle doruk kemik yoğunluğu en uygun düzeyde tutularak Osteoporozdan korunmak mümkündür. Ayrıca çocukluktan döneminden itibaren yapılan aktif spor, yeterli derecede alınan D vitamini ve kalsiyum kemik erimesini önlemenin başlıca yollarındandır.

Doktor takibini ihmal etmeyin

Osteoporoz tedavisinde kemik yıkımını azaltan ve kemik yapımını uyaran ilaçlar kullanılmaktadır. Bu ilaçlar mutlaka fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı kontrolünde kullanılmalı ve düzenli takip edilmelidir. Meydana gelen kırıklar, normal kırıklar gibi ortopedik yöntemler ile tedavi edilir. Kırık sonrası erken mobilizasyon ve sekel kalmasını önlemek için fizik tedavi ile rehabilitasyon gereklidir.

Osteoporozu ve kemik kırıklarını önlemek için 7 öneri

1) Kemik sağlığı için kalsiyum alımını önemseyin ve yeteri kadar süt ile süt ürünü tüketin.

2) Sigara ve alkolden uzak durun.

3) Günlük yaşamda fiziksel aktivitenizi artırın. Asansör yerine merdiven, sık sık araba gezisi yerine yürüyüş tercih edin.

4) Spora başlamadan önce mutlaka uzman yardımı alın.

5) Sağlıklı ve dengeli beslenmeye özen gösterin. Yeteri kadar kalsiyum ve protein alımına özen gösterin.

6) Merdivenler, halılar, kablolar hepsi birer düşme nedeni olabilir. Yaşadığınız ortamda gerekli düzenlemeleri yaparak düşme riskinizi en aza indirin.

7) Düzenli sağlık kontrollerinizi ihmal etmeyin ve doktorunuza danışarak kemik yoğunluğu ölçümünüzü zamanında yaptırın.

https://www.medikalakademi.com.tr/kemik-erimesinin-osteoporoz-nedenleri-belirtileri-ve-tedavisi/

YAZIYI PAYLAŞ

Araç çubuğuna atla