Kısırlık, erkeklerde hızla artıyor! 2050’de çiftlerin %70’i kısırlık sorunu yaşayacak

Kategori: Erkek Sağlığı, Kısırlık / Tüp Bebek Print

erkek-sorun-kısırlık-nedenleriEskiden kısırlık oranlarında kadın ve erkeklerin payının yaklaşık yarı yarıya olduğunu ancak son yıllarda vakaların 3’te 2’sinin erkeklerden oluşmaya başladığını söyleyen Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Osman Denizhan Özgün, erkeklerdeki kısırlık oranlarında hızlı bir artış olduğunu açıkladı. Erkeklerdeki kısırlık artışının endişe verici olduğunu dile getiren Op. Dr. Özgün, “2050’de çiftlerin %70’inin ciddi boyutlarda kısırlık sorunu yaşayacağını düşünüyoruz. Özellikle son 20-30 yıldır sanayi toplumunun getirdiği bir bedelle karşı karşıyayız ve bunu erkeklerde kısırlık oranının artması ile ödüyoruz” dedi.

Kısırlık, 2050’de çiftlerin %70’inin sorunu olabilir

Artan kısırlık oranlarının çözümü ile ilgili bilgi veren Dr. Osman Denizhan Özgün, şu bilgileri paylaştı: “Dünyada yapılan araştırmalara göre yaklaşık 30 bine yakın toksik madde var. Yediğimiz, içtiğimiz, soluduğumuz, giydiğimiz, tükettiğimiz bir çok şeyde bir sürü toksik madde var. Bunlar kısırlık vakalarını erkeklerde çok fazla artırdı. Hatta 2050 yılında çiftlerin yaklaşık yüzde 70’inin kısırlıkla ilgili problemi olacağı söyleniyor. Bu oran artmaya da başladı. Özellikle erkekler bu işte en fazla mağdur olanlar.

Onun için mutlaka evlilikten sonra çocuk yapmayı düşünseler de düşünmeseler de mutlaka tüp merkezlerine gelerek spermleriyle, kişinin muayenesiyle basit bir inceleme yaparak bir karar verilmesi gerekiyor. Çünkü hiç ummadığımız bir anda böyle bir problemle karşı karşıya kalabiliriz. Tüp bebek günümüzde çok fazla yaşamın içerisine girdi. Bu yöntem çok olağan ve kolay bir hal aldı. İnsanların da artık eski tepkileri yok. Çünkü biz aslında zaten doğal bir şey yapıyoruz. Spermle yumurtanın buluşmasına laboratuvar ortamında yardımcı oluyoruz. Bu yöntem konusunda tereddüt yaşanmamalı.”

Erkeklerde infertilite (kısırlık) nedenleri

Tedavi sürecinde bunlara dikkat…

Tedavi sürecinde dikkat edilmesi gerekenlere ilişkin de bilgiler veren Op. Dr. Özgün, “Tedavi süreci, zaman açısından baktığımızda, eskiye göre biraz daha kısaldı. Eskiden 1,5 ay civarında süren tedavi süreci, şimdi 2 hafta içerisinde tamamlanabiliyor. Tedavide zaman içerisinde ortaya çıkan yenilikler tedavi süresinin de kısalmasını sağladı. Çiftlerin sigara, alkol gibi tedaviyi direkt etkileyen şeylerden uzak durmalarında fayda var. Bunun dışında başvuracakların merkezin direktifleriyle bu süreci kısa sürede atlatmaları mümkün” değerlendirmesinde bulundu.

YAZIYI PAYLAŞ

YORUMUNUZ VAR MI?

guest
0 Comments
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
Araç çubuğuna atla