Korku imparatorluğuna karşı, sevgi cumhuriyeti

Kategori: Ruhsal Sağlık Print

Sürekli ağlayan, yemeğini yemeyen, söylenenleri asla dinlemeyen, her zaman kendi istediği olsun isteyen bir çocuğunuz varsa, onun üzerinde disiplin kurmak oldukça zordur. Peki, çocuklarınızın bu davranışları sergilemesinde sizin de payınız olduğunu hiç düşündünüz mü? Reem Nöropsikiyatri Kliniği’nden Dr. Mehmet Yavuz, çocuklar üzerinde disiplin kurmada dikkat edilmesi gereken unsurları anlatıyor.

Çocuklar üzerinde disiplin kurmak bir otorite ortamı yaratmak değildir

Söz konusu çocuklar olduğunda her zaman ebeveynlerin sözünü dinlemedikleri bir gerçek. Her istedikleri olsun isteyen çocuklarla anlaşabilmek, uzlaşabilmek ve üzerlerinde ölçülü bir otorite kurmak ise oldukça zor. Bu konuda birçok ebeveyn yanlış davranışlar, tutumlar sergileyebiliyor, otorite ve disiplin sandığı şiddete başvurabiliyor. Oysa çocuk eğitiminde kaçınılması ve asla tercih edilmemesi gereken şiddet, çocukların psikolojileri dahil olmak üzere karakteristik özelliklerini dahi etkiliyor.

Korku harika bir motivasyon kaynağıdır

Bu noktada dikkat etmeniz gereken belli başlı unsurlar mevcut. Ancak her ne olursa olsun çocuklarda doğru ve ölçülü disiplini sağlamanın yolu iletişimden geçiyor. Çünkü çocuğunuzla kurduğunuz iletişim hangi yaşta olursa olsun, kendisini bir birey gibi hissetmesini sağlıyor ve doğru olana teşvik ediyor.

İletişimde, sevgi dilini kullanın

Çocuğunuzla aranızda tartışmasız kopmayacak bir sevgi bağı var. Sizi sıkı sıkıya birbirine bağlayan bu bağı iletişimin temeline yerleştirmeli, iletişiminizde sevgi dilini tercih etmelisiniz. Eğer çocuğunuz kurallar dahilinde hareket etmiyor, yaramazlıkta sınır tanımıyor, asla dediklerinizi umursamıyorsa ona bağırmak, cezalandırmak ve hatta şiddet uygulamak en son yapılması gereken davranıştır. Çünkü bu durum çocuğu daha da sinirlendirip kışkırtacak ve size karşılık vermesine sebep olacaktır.

Evet, sizinle uzlaşmak istemeyen bir çocukla baş etmek zor. Ancak pes etmeden, sıkılmadan sabır ve sükunetle sevgi dilini kullanmayı seçerseniz çocuğunuzun da bu sevgi bağına sıkı sıkıya sarıldığını göreceksiniz. Bunu bir örnekle açıklamak gerekirse; örneğin çocuğunuz süresi dolduğu halde bilgisayar başından ayrılmak istemiyor ve bu konuda vazgeçmek gibi bir niyeti de hiç yok. Eğer sizin tutumunuz ‘ bilgisayarı zorla kapatmak, kolundan çekiştirip yatağına götürmek olduğunda inatlaşmanın ilk raundunu başlatmış ve kaybetmiş olursunuz. Yapmanız gereken ise çocuğunuzla göz teması kurmak ve doğru ama sihirli sözcükleri sıralamaktır. “ Tamam, 15 dakika daha oynayabilirsin. Daha sonra ise birlikte bir şeyler yapmaya ne dersin? Bence beraber kek yapabilir, güzel bir film eşliğinde izleyebiliriz.”

Bu kelimeler çocuğunuza katı kurallar dahilinde olmadığı hissi uyandırır. Ona ve kararlarına saygı duyduğunuzu hisseder. Sevilen ve kişiliğine saygı duyulan çocuğun başkalarını sevip onlara saygı duyması kolaylaşır. Üstelik sevgi ve saygıyla inşa edilen disiplinin temelleri korku imparatorluğundan çok daha sağlam olur.

Korku kekemeliğe neden olmaz

Ölçülü sınırlar koyun ve tutarlı davranışlar sergileyin

Disiplin içinde esneklik ve tutarlılık gibi ikilemleri bir arada tutan komplike bir kavramdır. Belki de üzerinde birçok teori ve yöntem ortaya konması bu sebeptendir. Bu komplike yapıyı daha homojen hale getirmek içinse tek bir kelime yetiyor; ‘Ölçülü olmak.’

Eğer siz çizdiğiniz sınırlar konusunda ölçülü olursanız kendi içinizde belli bir esneklik yaratmış olursunuz. Haliyle geriye davranışlarınız konusunda tutarlı olmak kalır. Bu kurduğunuz disiplinin sürekliliği açısından en önemli kuraldır. Aslına bakılırsa durum, katı kurallar dahilinde çocuğun bir kafeste gibi hissetmesindense esnek sınırlar içinde ve sevgi ortamında büyümesi meselesidir. Bunu sağlayabilmek ise gerekli kuralların basit birkaç kelimeyle çocuğa anlatılması ancak dayatılmaması, bu kurallara uyma noktasında ise ebeveyn olarak tutarlı olmaktır.

Çocuğunuza sorumluluklar vermekten çekinmeyin

Disiplinin en önemli temellerinden biri de sorumluluk sahibi olmaktır. Bu noktada siz ebeveynlere önemli görevler düşüyor. Çocuğunuz bir birey olarak sorumluluklar üstlenmeli, görevlerini yerine getirme bilinci kazanmalıdır. Bu durum aynı zamanda çocuğunuza problem çözme becerisi kazandıracak ve ayakları üzerinde durmasını öğrenecektir. Bu durum aile yaşamında olduğu kadar iş yaşamında da disiplinli ve sorumluk sahibi olmasını sağlayacaktır.

Anne-baba hatası çocukta korku nedeni

Tüm bunlara ek olarak;

  • Pozitif olmayı seçin. Özellikle konuşurken olumlu ve basit kelimeler seçin. Örneğin, yapma demek yerine, ‘Şimdi dışarıdayız, eve gidince yapabilirsin’ cümlesini tercih edin.
  • Çocuğunuza davranışlarının olumlu sonuçlarını anlatın. Örneğin yemek yemeği reddeden bir çocuğa, ‘Yemek yedikten sonra parka gidebiliriz’ önerisini sunabilirsiniz.
  • Çocuğunuza seçim yapma şansı tanıyın. Üç yaşından itibaren çocuğunuz birey olduğunu kanıtlamaya çalışır. Eğer siz ona bir birey olduğunu hissettirir ve kararları konusunda seçim şansı sunarsanız doğru bir yolda ilerlemiş olurusunuz.
  • Cezalara sığınmak, konuşmamak, konu kapanmıştır tutumunu sergilemek yanlış bir tercih olacaktır. Onun yerine istediklerinizi çocuğunuzun yaşına uygun kelimelerle anlatın ve ondan bunu tekrar etmesini isteyin. Eğer tekrar edemiyorsa sizi anlamamış demektir. O zaman çok daha basit cümlelerle tekrar anlatın. Konuşma kanalını asla kapatmayın, onun da kendisini ifade etmesine izin verin. Uzlaşmacı ve yapıcı olun.

YAZIYI PAYLAŞ


Araç çubuğuna atla