Meme kanseri ile mücadelede her gün değerlidir

  |   Kategori: Kanser, Onkoloji

Pfizer Onkoloji’nin dünya genelinde hastalara yenilikçi tedavi seçeneklerini sunmak için yoğun bir araştırılma ve geliştirilme çalışması yürüttüğünü söyleyen Pfizer Türkiye Onkoloji İş Birim Lideri Mehmet Yetiş, kurum olarak tüm taraflarla birlikte çığır açan yeni kanser ilaçları keşfederek hastalara doğru ilacı doğru zamanda sunarak tedavilerine katkı yapmak için çaba gösterdiklerini dile getirdi. Pfizer olarak dünya çapındaki en büyük onkolojik Ar-Ge merkezlerinden birisi olan La Jolla Kanser Araştırma Merkezi’nde çok önemli yeni molekül çalışmaları yürüttüklerini belirten Pfizer Türkiye Onkoloji Medikal Lideri Egemen Özbilgili, onkoloji çalışmaları kapsamında halen akciğer kanseri, böbrek kanseri, lösemi, meme kanseri, karaciğer kanseri, kolorektal kanser gibi alanlarda yaklaşık 18 klinik araştırma sürdürdüklerini açıkladı. Sorularımızı yanıtlayan Mehmet Yetiş ve Egemen Özbilgili önemli bilgiler paylaştılar.

Pfizer Onkoloji ne yapar, kısaca bilgi verebilir misiniz?

Mehmet Yetiş: Pfizer Onkoloji dünya genelinde hastaların durumunu iyileştirmek için yenilikçi tedavi seçeneklerinin keşfini, araştırılmasını ve geliştirilmesini taahhüt eder. Kansere karşı devlet, hasta, hasta yakınları ve doktorlarla birlikte mücadele etmeyi hedefleyen bir birimin parçasıdır. Biyolojik ürünlerden ve küçük moleküllerden oluşan güçlü araştırma programı sayesinde hastalar için en iyi bilimsel atılımları belirleyip klinik uygulamaya dönüştürmek için hassas bir odaklanmayla çalışır.

Pfizer Onkoloji araştırmacılar, araştırma grupları, hükümetler ve ruhsat sahibi iş ortaklarıyla birlikte çığır açan ilaçlarla kanseri iyileştirmek veya kontrol altına almak, hastalara doğru ilacı doğru zamanda vermek için çaba gösterir. Yenilikçi tedavilerle yaşamlara yıl, yıllara yaşam katmak için herkesle el ele, iş birliği içinde çalışır. Pfizer 8 milyar dolarlık toplam Ar-Ge harcamasının yaklaşık %40’ını onkolojiye ayırarak, kanser hastaları için umut vadeden bir gelecek için çalışır.

Pfizer hangi kanser türlerine yönelik tedavi seçenekleri sunuyor?

Egemen Özbilgili: Pfizer’in dünya çapındaki en büyük onkolojik Ar-Ge merkezlerinden biri olan La Jolla Kanser Araştırma Merkezi’nde çeşitli klinik geliştirme fazlarında moleküller bulunuyor. Pfizer’in onkoloji çalışmaları kapsamında halen akciğer kanseri, böbrek kanseri, lösemi, meme kanseri, karaciğer kanseri, kolorektal kanser gibi alanlarda yaklaşık 18 klinik araştırması devam ediyor.

Ayrıca Pfizer olarak immünoterapi ajanları ile çok nadir görülen bir cilt kanseri türünden, tüm dünyada çok sık görülen akciğer kanserine kadar birçok kanser türünde klinik çalışmalarımız devam ediyor. İmmünoterapilerin yanı sıra hemato-onkoloji alanında halihazırda çalışmalarını yürüttüğümüz hedefe yönelik moleküllerimiz de var.

Mehmet Yetiş: Pfizer Onkoloji’nin halihazırda geliştirmekte olduğu, öncelikli olarak metastatik meme kanseri, akciğer kanseri ve kan kanseri olmak üzere, karşılanmamış tedavi ihtiyaçlarına cevap verecek ürünler var. İleri evre meme kanserinin bir alt tipine, akciğer kanserinin farklı alt tiplerine ve bazı lösemi tiplerine yönelik tedavilerimizi kısa vadede ülkemizdeki hastalara da sunmayı hedefliyoruz. Ayrıca immüno-onkoloji alanında yılın son çeyreğinde hasta alımına başlamış olan bir faz 3 çalışmamız devam ediyor.

Metastatik renal hücreli karsinom hastalarının 1’inci basamak tedavisine yönelik bu çalışma başarıyla sonuçlanırsa, yeni bir tedavi seçeneği sunmuş olacağız. Bunlara ek olarak hematolojik kanserlerde de erişkin akut lenfositik lösemi (ALL) için geliştirilen bir ilacımız hem FDA ve hem EMA onayı alarak dünyada hastaların hizmetine sunuldu. Bu ilaç sayesinde hastalıkları nükseden ALL hastalarına kök hücre nakli için bir şans daha vermek mümkün olacak.

Başka bir lösemi çeşidinde; akut myeloid lösemide (AML), hastalığın nüksetme olasılığını azaltan ve şu anda ABD ve Japonya’da onaylı olan bir ilacımızın yakında Avrupa’da ve sonrasında Türkiye’de de onaylanmasını bekliyoruz. Son olarak, kronik myeloid lösemi tedavisinde (KML) Avrupa Birliği ve Amerika’da onaylı olan, Türkiye’de de ruhsatlandırma süreçlerini yürüttüğümüz ilacımız, hedefe yönelik tedaviler arasında yer alıyor.

Meme kanserinde erken teşhis önemlidir, bunu sık sık vurguluyoruz ancak erken teşhis her zaman mümkün olmayabiliyor. Bu nedenle biraz da ileri evre meme kanseri hakkında bilgi alabilir miyiz?

Egemen Özbilgili: Metastatik yani ileri evre meme kanseri, meme kanserinin en ileri evresidir ve bu evrede kanser beyin, akciğer, böbrek gibi organlara yayılır. Erken evre meme kanseri teşhisi koyulan kadınların yaklaşık yüzde 30’unda meme kanseri metastatik evreye ilerleyebilir. Bu ilerleme 5, 10 ya da 15 yıl içinde olabilir.

2015’te yaklaşık 600 bin kadının ölümüne neden olan meme kanserinin, 2030’da 800 binin üzerinde kadının hayatına mal olması bekleniyor. Meme kanserinden ölümlerin büyük çoğunluğu ise metastatik evrede gerçekleşiyor. Metastatik meme kanserinde hastaların yaşam kalitesini bozmadan, kemoterapisiz sağ kalım sürelerini artırmaya yönelik çalışmalar hastalara umut olacak. En erken evrede teşhis edildiğinde yüksek oranda iyileşme ve hayatta kalma oranına sahip bir hastalık olan meme kanserine en ileri yani metastatik evrede tanı koyulduğunuda ise bu şans oldukça azalıyor.

Günümüz dünyasında erken evre meme kanseri ile ilgili çok fazla ve farklı çalışmalar yapılıyor fakat ne yazık ki metastatik meme kanseri hastalığı için durum aynı değil. Erken evre meme kanseri ile ilgili birçok farkındalık ve hasta destek programı mevcutken metastatik evre hastalar için imkanlar çok kısıtlı. Yaptığımız araştırmalarda bu hastaların kendilerini yalnız ve izole hissettiklerini görüyoruz. Biz de hastalara destek olmak ve halkımızı meme kanseri hastalığı ile ilgili bilgilendirmek için elimizden geleni yapıyoruz.

Peki Pfizer bu alanında ne gibi çalışmalar yürütüyor?

Egemen Özbilgili: Öncelikli olarak Pfizer’in yurtdışında kullanıma sunduğu ileri evre meme kanserinin hormon reseptör pozitif HER2 negatif alt tipine yönelik tedavilerini kısa vadede ülkemizdeki hastaların kullanımına sunabilmeyi hedefliyoruz. Ne yazık ki ülkemizde ilaca erişim yurtdışında olduğu kadar hızlı olamayabiliyor. Türk hastalarının inovatif tedavi seçeneklerine en hızlı şekilde ulaşabilmeleri için çaba sarf ediyoruz.

Mehmet Yetiş: Diğer yandan da iki seneyi aşkın bir süredir metastatik meme kanserine dikkat çekmek için farkındalık projeleri yürütüyoruz. Önceki sene moda tasarımcısı Hatice Gökçe ile hayata geçirilen “Yeni Hikayeler: Yeni Umutlar” projesi çok güzel geri dönüşler aldı. Buradan hareketle geçen sene de “Umutlar Çiçek Açsın” isimli bir proje başlattık. Bu kurumsal sosyal sorumluluk projelerinde metastatik meme kanserli kadınları hedefledik.

Metastatik meme kanserli kadınlar için umudun hala var olduğunu anlatma ve metastatik meme kanseri tedavileri konusunda farkındalık yaratma hedefiyle başlatılan “Umutlar Çiçek Açsın” projesi, Europa Donna Türkiye ve Kanserle Dans derneklerinin liderliğinde Yargıcı ve Hatice Gökçe’nin iş birliği ve Pfizer Onkoloji’nin koşulsuz desteğiyle hayata geçirildi. Proje kapsamında üretilen ve Yargıcı mağazalarında satılan Hatice Gökçe tasarımı t-shirtlerden elde edilen gelirin tamamı metastatik meme kanserli kadınlara umut olabilmek için Europa Donna Türkiye ve Kanserle Dans Derneği’ne bağışlandı.

Meme kanseri tedavisinde umut vadeden gelişmeler var mı?

Son 20-25 yıldır bazı kanser türlerinin tedavisinde çok önemli bir yer tutan immünoterapinin, kanser tedavisinin geleceğini şekillendireceğini düşünüyor ve Pfizer olarak bu alanda önemli bir varlık gösteriyoruz. İmmünoterapi ajanlarının genel işleyişi bağışıklık sisteminin kansere karşı savaşına yardımcı olmaktır. Bugüne kadar sonuçları açıklanmış klinik çalışmalara baktığımızda, immünoterapi ajanlarının bazı kanserlerde hastaların sağ kalım olasılıklarını anlamlı derecede artırmayı başardıklarını görüyoruz. Gelecekte immünoterapilerin meme kanseri alanında da önemli gelişmelerin habercisi olacağını düşünüyoruz.

Meme kanseri alanında kişiye özel yani kişinin genetik altyapısına uyumlu tedaviler de önemli dönüşümler yaratıyor. Her hastanın bireysel özellikleri, genetik yapısı, kilit biyolojik belirteçleri, önceki tedavi geçmişi, çevresel faktörler ve davranış tercihleri göz önüne alınarak planlanan kişiye özel ilaçlar, daha yüksek etki göstererek daha başarılı tedavi oranlarına ulaşılmasına, hastaların yarar sağlamayacak ilaçlara maruziyetinin en aza indirilmesine ve optimal yanıt alınmasına olanak sağlayacaktır. Meme kanseri alanında kişiye özel ilaçlarla da fark yaratılacağını düşünüyoruz.


Metastatik meme kanserli kadınlar yararına ‘Umutlar Çiçek Açsın’ projesi

En yaygın kanser türü: Metastatik meme kanseri artık umutsuz bir hastalık değil!

YAZIYI PAYLAŞ


Araç çubuğuna atla