Prof. Dr. Canan Karatay’ın ‘Ekmek yemeyin’ sözleri yargıya taşınıyor

21 Nisan 2017   |    24 Nisan 2017    |   Kategori: Medyada Sağlık Haberleri Print

Ekmek Sanayi İşverenler Sendikası, Prof. Dr. Canan Karatay’ın “Ekmek yemeyin” sözlerini yargıya taşıyor. Sendika Başkan Vekili Çetin Keçeli, Karatay hakkında yüklü bir tazminat davası açacaklarını ifade etti. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji Enstitüsü Öğretim Üyesi Yavuz Dizdar’ın “Sanayi Yoğurdu” kanser yapıyor sözlerini sert şekilde eleştiren Türkiye Gıda Sanayi İşverenleri sendikası Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Buzbaş ise “Yavuz Bey bilmediği konuda konuşuyor. Yavuz Bey’in sanayi yoğurdunun kanser yaptığına ilişkin ulusal uluslararası çalışması var mı? Varsa kamuoyu ile paylaşsın” dedi.

Gıda Mühendisi Sedat Kuru ise yaptığı değerlendirmede “Yoğurt kanser yapıyor” görünüşünün bilimsel olmadığını belirterek “Bir insanın her şeyi bilme şansı yok; ama bir insan her şey hakkında konuşup açıklama yapıyorsa düşünmek lazım” ifadesini kullandı.

‘YÜZDE 55’İ DENETİMSİZ ÜRETİLİYOR’

Türkiye Gıda İşverenleri Sendikası Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Buzbaş, süt ve süt ürünleri üretiminin yüzde 55 oranında denetimsiz, kayıt dışı ortamda yapıldığını belirterek, acilen önlem alınmasını istedi. Benzer bir açıklama da Ekmek sanayi İşverenleri Sendikası Başkan Vekili Çetin Keçeli tarafından yapıldı. Keçeli, İstanbul’da 500 yakın kayıt dışı fırının kontrolsüz ekmek üretimi yapıldığına işaret etti. Gıda Mühendisi Sedat Kuru ise yaptığı açıklamada , her iki işveren sendikasının yaptığı açıklamaya sahip çıktığını belirtip, Gıda Tarım Hayvancılık Bakanlığı’nın denetimlerini daha etkin , sık, eksiksiz taviz vermeksizin yapmasını istedi.

Türkiye’de gıda sanayinin ancak yüzde 15’inin modern teknoloji kullandığını belirten Bozbaş, “Bizim sektörde kayıt dışı üretim var. Sektörün yüzde 50-55’şi denetim dışı. Bu büyük rakam. Mutlaka kayıt altına alınmalı. Kayıt dışı hem haksız rekabet ortamı oluşturuyor hem de sağlık açısından önem taşıyor” diyor.

‘TOPLUM SAĞLIĞI ANAYASAMIZ’

Türkiye Gıda İşverenleri Sendikası’na 56 büyük ölçekli firmanın üye olduğuna işaret eden Buzbaş, “Sendikaya üye yaparken çok dikkatli davranıyoruz. Gıda üretim sürecinde hileye, hurdaya, ahlaksızlığa baş vurmayan firmaları alıyoruz. Üye firmanın üretim sürecinde kullanılmaması gereken bir katkı maddesi kullandığını tespit edersek, üyelikten atıp ve ilgili kurumlara bildirip kamuoyu ile paylaşım yaparız. Bizim üyelerimizin üretimde prensibi, toplum sağlığıdır. Bu prensip bizim anayasamızdır” diye konuştu.

Gıda sektörünün yetişmiş insan sıkıntısı çektiğini kaydeden Buzbaş konuşmasını şöyle sürdürdü: “Çok fazla gıda mühendisliği fakültesi var ama mezun olan genç arkadaşlar yeterli düzeyde değiller. Bilgileri yetersiz, bu da üretim sürecine yansıyor. Merdiven altının getirdiği haksız rekabet sektörün gelişmesini zedeliyor.”

‘KARATAY HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ’

Ekmek Sanayi İşverenleri Sendikası Başkan Vekili Çetin Keçeli, Prof. Dr. Canan Karatay’ın “Ekmekte katkı maddesi var, yemeyin; kanser yapıyor” sözlerini sert ifadelerle eleştirdi. Keçeli, “Şu ana kadar sustuk. Ekmekte katkı maddesi olup olmadığını bilimsel olarak araştırıyoruz. Araştırma sonucu lehimize çıkarsa, belge ve bulgularla birlikte İstanbul Tabip Odası’na Canan Karatay’ı şikâyet edeceğiz. Tabip Odası’nın Canan Karatay hakkında vereceği karar üyelerimizi tatmin etmezse Karatay hakkında suç duyurusunda bulunup, yüklü miktarda tazminat davası açacağız.

Bu kadının yaptığı nankörlüktür. Bu kadın cahildir. Elinde laboratuvar bulguları, klinik belgesi varsa açıklasın, biz de önlem alalım. Ekmek yemeyin, lahmacun yiyin, nasıl bir laf? Canan Karatay, ekmek hakkında olumsuz açıklama ne zaman yapsa binlerce ekmek çöpe gidiyor, satışlar olumsuz yönde etkileniyor. Bu kadın bir telefonda 100 bin lirayı çöp kutusuna koyacak kadar akılsız. Allah’ın verdiği nimete tavır alıyor,” diye konuştu.

‘MARKET VE BAKKALLARDA EKMEK SATIŞI OLMAMALI’

Çetin Keçeli sözlerine şöyle devam etti: “Ekmek doyurur, ekmek sindirim sistemini rahatlatır, enerji verir. Halkımıza ekmeği fırınlardan almasını öneriyoruz. Fırınlarda ekmek 250 derece pişiriliyor. Piştikten sonra vasfını korumak için kağıt ambalajda satışa sunuyoruz. Ekmeklerimiz sağlıklıdır, hiçbir şekilde sağlığı tehdit edici madde yoktur. Günde 8 milyon üretim yapılan fırınlarda zaman zaman işçilikten kaynaklanan hatalar olabilir. Ekmeklerin hepsi aynı kalitede olmayabilir. Market ve bakkalların ekmek satışı yasaklanmalı. Günde 200 bin ekmek çöpe gidiyor. Ekmek satan marketler bu israfın sorumlusu”

‘ZARARLI OLDUĞU İÇİN DEĞİL, YASAK OLDUĞU İÇİN KULLANMIYORUZ’

Un değirmenlerinde neler olup bittiğinden kendilerinin haberi olmadığını belirten Keçeli, “Biz fırıncılar olarak ekmekte katkı maddesi kullanmıyoruz. Katkı maddesinin zararlı olmasından ziyade yasak olduğu için kullanmıyoruz. Ama bazı seri üretim yapan firmalar GDO’lu un kullanabilir. Bu katkı maddeleri kullananların yasal izni vardır. Burada yapılacak olan besin değerini artırmaktır. Una kepek karışımı zorunlu hale getirilsin. Organik tarım desteklensin. Unu bakanlığın denetlediği değirmenlerden alıyoruz. Bir sorun varsa, bakanlık un değirmenlerini denetlesin” dedi.

‘YAVUZ BEY’İN ELİNDE VERİ VAR MI?’

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji Enstitüsü Öğretim Üyesi Yavuz Dizdar’ın geçtiğimiz günlerde “Sanayi yoğurdu yemeyin, kanser yapıyor” açıklamasını sert sözlerle eleştiren Türkiye Gıda İşverenleri Sendikası Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Buzbaş, “Yavuz Dizdar bilmediği konuda konuşuyor. ‘Sanayi yoğurdu kanser yapıyor’ görüşü kesinlikle yanlış. Laf olsun, sansasyon olsun diye konuşuyor. Ben de Yavuz Bey’e soruyorum, köylerde sanayi yoğurdu mu tüketiliyor? Yavuz Bey’in iddiası doğru olsa köylerde kanser hastası olmaması gerekir.

Yavuz Bey’e başka bir soru daha sormak istiyorum: Ulusal, uluslararası çalışmalarda sanayi yoğurdunun kanser yaptığına ilişkin elinde veri var mı? Çapa’dan ahkam kesmek kolay. Vebal altına giriyor. Bu tür konuşmalar Türkiye’de insanların beslenmesini tehdit ediyor. Sansasyon yaratarak Yavuz Bey prestij sağlamak istiyor. Bir doktora bu tür açıklamalar yakışmıyor? Yavuz Bey’i yoğurdun kanser yaptığına ilişkin belgesini araştırmasını kamuoyu ile paylaşmasını istiyorum. Yavuz Bey gıda mühendisi mi?” dedi.

‘HAZIR YOĞURT KANSER YAPMAZ’

Dr. Yavuz Dizdar’ın “Sanayi yoğurdu kanser yapıyor” açıklamasına bir tepki de Gıda Mühendisleri Odası’ndan geldi. Gıda Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Komisyonlar Koordinatörü Sedat Kuru, Gazete Duvar’a yaptığı açıklamada “Yavuz Dizdar sektörü bilmiyor, takip de etmiyor. Yavuz Bey’in’Sanayi yoğurdu kanser yapıyor’ açıklaması tamamen yanlış. Yavuz Dizdar hangi bilimsel çalışmayı yaparak böyle bir kanıya varmış? Bir insanın her şeyi bilme şansı yok. Ama bir insan her konu hakkında açıklama yapıyorsa düşünmek lazım! Yavuz Bey uzman olduğu alanda konuşsun.

Gıda konusunda konuşacak eğitimli insanlar var. Dese ki, şu üniversitede şöyle bir araştırma yapılmış; araştırma sonuçlarına göre yoğurt kanseri tetikliyor. Bundan kaçının, dese kabulümüz. Ama böyle bir şey yok. Bin tane doktor “yoğurt kanser yapmaz” diyor, iki tanesi de çıkıp ‘Bunların hepsi satılmış, biz doğruyu söylüyoruz’ diyorsa düşünelim. Ne yazık ki ülkemizde iki doktorun görüşlerine ilgi var! Yoğurdun kanseri tetiklemediğini, Tabip Odası, Gıda Mühendisleri Odası, Ziraat Mühendisleri Odalarının görüşleri yoğurdun kanseri tetiklemediği yönünde” diye konuştu.

Gıda güvenliği sorunları olduğunu belirten Kuru sözlerini “Gıda güvenlik sorunlarımız var ama Avrupa’da da Amerika’da da benzer sorunlar var. Bu sorunların insan sağlığını tehdit edici boyutlarda olduğunu düşünmüyorum. Gerek bakanlık, gerekse biz oda olarak azami gayreti gösteriyoruz. Yoğurt düzgün üretilirse katkı maddesi koyulmasına gerek yok. Alt yapısı düzgün olmayan firmalarda raf ömrünü uzatmak için yoğurda koruyucu püskürtülür. Alt yapısı düzgün olan firmaların koruyucu kullanmasına gerek yok” şeklinde noktaladı. (Gazete Duvar)

YAZIYI PAYLAŞ


YORUMUNUZ VAR MI?

avatar
Araç çubuğuna atla