Sağlık çalışanları mesleki risk altında ve her iki kişiden birisi yaralanıyor

23 Eylül 2016   |    27 Eylül 2016   |   Kategori: Sağlık Gündemi Print

anket-unalTürkiye’de sağlık çalışanlarına yönelik yapılmış olan en kapsamlı anket çalışmalarından birisinin sonuçları açıklandı. Türkiye’de Hasta ve Sağlık Çalışanları Platformu tarafından organize edilen ve Türkiye’deki sağlık çalışanlarının maruz kaldığı kesici-delici alet yaralanması ile ilgili mevcut durumu saptamak için yürütülen anketin sonucuna göre, her iki sağlık çalışanından birisi yaralanıyor. Yaralanma nedenleri arasında ise ilk sırayı enjeksiyon iğneleri alıyor. 3 Temmuz-31 Ağustos tarihleri anasında internet üzerinden yapılan ve 11 soruyu kapsayan ankete toplam 1050 sağlık çalışanı cevap verdi. Anketin sonuçlarına göre, her iki sağlık çalışanından biri, çalışma hayatı boyunca en az bir kez kesici, delici alet yaralanmalarına maruz kalıyor.

Anketin sonuçlarının açıklandığı basın toplantısında sonuçlarla ilgili bilgi veren Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serhat Ünal, sağlık çalışanlarının %54’ünün çalışma hayatı boyunca mesleki uygulamalar sırasında en az bir kez yaralanmaya maruz kaldığını, sağlık çalışanları ve hastaların güvenliğini ciddi bir şekilde etkileyebilecek bu yaralanmaların ise sadece yaralananların %20’since tamamının bildirildiğine dikkati çekti.

Yaralananların %45’i bu durumu bildirmemiş

Anket sonuçlarına göre, %61 oranla yaralanmaya en çok maruz kalan meslek grubu hemşireler, en sık yaralanma nedeninin ise %42 ile enjektör iğnesi batması!

Doktorların kesici, delici alet yaralanmalarına maruz kalma sıklığının %53 olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ünal, sözlerini şöyle sürdürdü: “Anket, yaralanmaların bildirim sıklıklarına ve yaralanma sonrası test ve profilaksi sıklıklarına bakıldığında daha fazla eğitim, farkındalık ve raporlamaya ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor. Ayrıca yine anket çıktılarından çıkan sonuçlara göre, eğitimler tek başına yaralanmayı azaltmaya, tedbirlerin alınmasına ve raporlamaya etki etmiyor.”

hscg-anketi44

Yaralananların %20’sinin (116 kişi) yaralanmaların tamamını bildirmiş, olduğunu belirten Prof. Dr. Ünal, şu bilgileri paylaştı: “Öte yandan %14’ü (83 kişi) bir kısmını bildirmiştir. Yaralananların %45’i (257 kişi) yaralanmaların hiç birini bildirmemiştir. Yaralanmalara ilişkin profilaksi ve gerekli tıbbi testlerin yapılması dahil olmak üzere tedbirlerin tamamı sadece yaralanma vakalarının %38’inde alınmış, %20’sinde ise hiç bir tedbir alınmamıştır. En sık yaralanma nedeninin, enjektör iğnesi batması olduğunu saptanmıştır. Yaralanılan cihazlar sıklık sırasıyla enjektör iğnesi (115), sütür iğnesi (56), cerrahi alet (23), insülin iğnesi (21), kan alma iğnesi (21), cam (17), periferik kateter (10) ve diğerleridir (9). Katılımcıların yüzde 61’i (649), güvenlikli cihazları bildiğini ancak kullanmadığını, yüzde 32’si (338) güvenlikli cihazları bildiğini ve kullandığını belirtmiştir.”

Ankete katılan 410 hemşireden de 250’si yaralandı

Ankete katılan 512 doktorun 274’ünün yaralandığını, buna bağlı olarak doktorların yaralanma sıklığının %53 olarak tespit edildiğini söyleyen Prof. Dr. Ünal, “Aynı şekilde 410 hemşireden de 250’si yaralanmıştır, yaralanma sıklığı ise %61’dir. Çalışanların yaklaşık %80’i iş güvenliği ile ilgili eğitim almıştır, fakat bildirim (%10) ve yaralanması sonrası test ve profilaksi (%20) sıklıklarına bakıldığında daha fazla eğitim, farkındalık ve raporlamaya ihtiyaç duyulduğu gözlenmektedir.

Eğitimlerin tek başına yaralanmayı azaltmaya, tedbirlerin alınmasına ve raporlamaya etki etmediği gözlenmiştir. Sağlık çalışanlarının büyük bir bölümü yaralanmaları önleyebilecek güvenlik donanımlı tıbbi cihazlardan haberdar olsa da 10 çalışandan yalnızca 3’ü bu cihazları kullanma imkanına sahiptir” dedi.

Ankete çalışması ile ilgili diğer detaylar

Anket çalışmasının sonuçları, Ankara’da gerçekleştirilen basın toplantısında, Platformu destekleyen derneklerden Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği (TİHUD) ve Türk Hastane İnfeksiyonları ve Kontrolü Derneği’ni (HİDER) temsilen Platform Yöneticisi Prof. Dr. Serhat Ünal, Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti’ni (TMC) temsilen T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Mikrobiyoloji Referans Laboratuvarları Başkanı Prof. Dr. Selçuk Kılıç, yine Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti’ni temsilen Prof. Dr. Arzu Sayıner ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği’ni (KLİMUD) temsilen Dr. Neşe Göl’ün katılımıyla basın mensupları ile paylaşıldı.

Anket; sağlık çalışanlarının büyük bir bölümünün yaralanmaları ciddi oranlarda önleyebilecek güvenlik donanımlı tıbbi cihazlardan haberdar olsa da 10 çalışandan yalnızca 3’ünün bu cihazları kullanma imkânına sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Prof. Dr. Arzu Sayıner ise konunun yasal kısmının çok önemli olduğuna dikkat çekerek gerekli önlemlerin alınması için belirli maliyetlerin altına girilmesi gerektiğini, bunun da ancak kanuni altyapının düzenlenmesi ile olacağını söyledi.

Prof. Dr. Selçuk Kılıç da Türk Halk Sağlığı Kurumu’nun son üç yıldır ilgili mevzuatlar üzerinde çalıştığını, kurum olarak bu alanda ilerlemek adına derneklerle çalışmaya çok önem verdiklerini belirtti. Bu anketin farklı branşları ve farklı hastaneleri kapsaması sebebiyle ulusal veri oluşturabilmek adına anlamlı bir adım olduğunu sözlerine ekledi.

KLİMUD temsilcisi Dr. Neşe Göl, dernek olarak Platform’un parçası olmaktan memnun olduklarını ve Platform’un çalışmalarına destek olmaya devam edeceklerini söyledi.

Anket Metodoloji

Anket 3 Temmuz – 31 Ağustos 2016 tarihleri arasında platformun internet sitesi üzerinden gerçekleşti. Bu süre içerisinde devlet hastanesi, özel hastane, üniversite hastanesi, Aile Sağlığı Merkezleri ile acil, yoğun bakım, infeksiyon, hemşirelik derneklerinden; doktor, hemşire ve diğer sağlık profesyonellerinden oluşan 1050 kişi ankete katıldı. Toplam 11 sorudan oluşan ankette; ilk 4 soruda katılımcıların demografik bilgileri sorulurken, sonraki sorularda son 1 yıl içinde ve çalışma hayatı boyunca kesici-delici alet yaralanmasına maruz kalma durumu, yaralanmanın hangi cihaz ile olduğu, iş yerinde güvenli çalışma eğitimi alınıp almadığı ve söz konusu eğitimlerin içerikleri, yaralanma sonrasında bildirim varlığı, profilaksi ve gerekli testlerin yapılıp yapılmadığı ve sağlık hizmeti sunumundaki güvenlikli donanımlı cihazlara ilişkin bilgi ve kullanım durumlarına ait sorular yer aldı. Ankette ayrıca Hasta ve Sağlık Çalışanı Güvenliği Platformu çalışmaları hakkında bilgi durumu, Platform’dan beklentiler ile ilgili sorular da katılımcılara yöneltildi. Katılımcılara kişisel bilgilerin anonim kalacağı konusunda da bilgilendirme yapıldı.

Anket ile İlgili Diğer Sonuçlar

  • Anketi cevaplayan sağlık çalışanlarının %54’ü (569 kişi) çalışma hayatı boyunca mesleki uygulamalar sırasında yaralanmaya maruz kaldığı bildirmiştir. Yani her 2 sağlık çalışanında biri çalışma hayatı boyunda en az 1 kez yaralanmıştır.
  • Sağlık çalışanlarının %17’si (176 kişi) son 1 yıl içerisinde yaralandığını bildirmiştir.
  • Yaralananların %20’si (116 kişi) yaralanmaların tamamını bildirmiş, %14’ü (83 kişi) bir kısmını bildirmiştir.
  • Yaralananların %45’i (257 kişi) yaralanmaların hiç birini bildirmemiştir.
  • Yaralanmalara ilişkin profilaksi ve gerekli tıbbi testlerin yapılması dâhil olmak üzere tedbirlerin tamamı sadece yaralanma vakalarının %38’inde alınmış, %20’sinde ise hiç bir tedbir alınmamıştır.
  • En sık yaralanma nedeninin, enjektoör iğnesi batması olduğu saptanmıştır. Yaralanılan cihazlar sıklık sırasıyla; enjektör iğnesi (115), sütür iğnesi (56), cerrahi alet (23), insülin iğnesi (21), kan alma iğnesi (21), cam (17), periferik kateter (10), ve diğerleridir (9).
  • Katılımcıların %61’i (649) güvenlikli cihazları bildiğini ancak kullanmadığını, %32’si (338) güvenlikli cihazları bildiğini ve kullandığını belirtmiştir.
  • Ankete katılan 512 doktorun 274’ü yaralanmıştır, dolayısıyla doktorların yaralanma sıklığı %53’tür. Aynı şekilde 410 hemşireden de 250’si yaralanmıştır, yaralanma sıklığı ise %61’dir.
  • Çalışanların yaklaşık %80’i iş güvenliği ile ilgili eğitim almıştır; fakat bildirim (%10) ve yaralanması sonrası test ve profilaksi (%20) sıklıklarına bakıldığında daha fazla eğitim, farkındalık ve raporlamaya ihtiyaç duyulduğu gözlenmektedir. Eğitimlerin tek başına yaralanmayı azaltmaya, tedbirlerin alınmasına ve raporlamaya etki etmediğini gözlenmiştir.
  • Sağlık çalışanlarının büyük bir bölümü yaralanmaları önleyebilecek güvenlik donanımlı tıbbi cihazlardan haberdar olsa da 10 çalışandan yalnızca 3’ü bu cihazları kullanma imkânına sahiptir.

YAZIYI PAYLAŞ


YORUMUNUZ VAR MI?

avatar
Araç çubuğuna atla