Ilko
Ilko

Sağlıkta dijital çağ! 2023 yılında dünya ve Türkiye vizyonu nasıl olacak?

  |   Kategori: Sağlık Gündemi

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, 20 Hastaneye Hımss 7 Hedefi Koydu!
Sağlık bilişimi alanında dünyanın örnek aldığı başarılara imza atan Türkiye, uluslararası arenada marka olma yolunda ilerliyor. Türkiye’nin en iyi IT uygulamaları ve inovasyona dayalı çözümlerinin gündeme taşınacağı HIMSS Türkiye 2017’de Türkiye bölge üssü olma konumunu pekiştirecek. Sağlık bilişimi alanında marka değerini yükselten çalışmaları ile Avrupa ve Amerika’nın dikkatini çeken Türkiye, dijital hastane, sağlıkta akıllı sistemler, sağlık bilişimi alanında ileri uygulamalar ile yeni teknolojilerin odak ülkesi haline geldi.

Sağlık Bilişim Konferansı ve Fuarı, HIMSS Türkiye 2017, Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın katılımı ile İstanbul’da açıldı. HIMSS Türkiye 2017’nin açılışında konuşan Bakan Akdağ, “Sağlıkta dönüşümde ortaya koyduğumuz hedeflerde Türkiye’yi bir lider ülke konumuna koymaya kararlıyız. Şu anda HIMSS 7 seviyesinde bir hastanemiz, HIMSS 6 seviyesinde 16 hastanemiz var, 3 hastanemiz de HIMSS 6 seviyesini yakalamak üzere… Bu sene HIMSS EMRAM 7 seviyesinde olan Tire Devlet Hastanesinin üzerine, 6 seviyesinde olan 16 hastaneyi ve 6 seviyesi için aşağı yukarı hazır olan 3 hastaneyi eklersek 1+16+3=20 hastane için Sağlık Bakanlığında HIMSS 7 hedefini koyuyorum.

Diğer tüm hastanelerimiz için ondan önce HIMSS 6 hedefi koymak gerek. Bizim bu anlamda, 635 hastanenin yüzde 15’ini koysak 100 hastane eder. 100 hastane için HIMSS 6, geri kalan tüm hastanelerimiz için de HIMSS 5 hedefliyoruz. Burada hastane yöneticileri kendisini buna göre hazırlasın. Daha azına razı değiliz” dedi.

Türkiye’de verdiğimiz hizmetlerin yaygınlığı Amerika ile yarışır

“Bizim kuşağımızı yeni nesilden ayıran önemli bir fark var. Dijital bir neslin yetiştiği bir çağda sağlık hizmetlerini sunarken bilgi sistemleri ve dijital imkanlardan yararlanmamak önemli bir kayıp olur.” sözleri ile sağlıkta dijital dönüşüme vurgu yapan Bakan Akdağ, “2002-2012 yılları arası geçen 10 yıllık sürede sağlıkta dönüşüm programının birinci bölüm hedeflerini büyük ölçüde gerçekleştirdik. Vatandaşın memnuniyet oranı yüzde 30’lardan yüzde 75’lere çıktı. Anne-bebek ölümleri eşi görülmeyin bir hızla iyileşti.

Anne ölümleri 100 binde yüzde 70’lerden yüzde 15’lere, bebek ölümleri binde yüzde 30’dan 10’lara geriledi. Yılda kişi başı sağlık hizmetine 500 Dolar harcanan bir ülkeyiz. Bugün Amerika’da kişi başı 9500 Dolar sağlık harcaması geliyor. Ancak Türkiye’de verdiğimiz hizmetlerin yaygınlığı ve herkese ulaşması açısından bu gün Amerika ile yarışır bir yerdeyiz.” şeklinde konuştu.

Etkin sistemler için mutlaka dijital sistemlerden yararlanmalıyız

Günümüzde kısıtlı kaynaklarla etkin bir sistem kurma gerekliliğinin altını çizen Bakan Akdağ, “Bu etkin sistemleri oluştururken mutlaka dijital bilgi sistemlerinden yeterince faydalanmak gerek. Bu konuda koyduğumuz hedefler diğer hedeflere göre daha yavaş ilerledi ama Türkiye bu yavaş ilerlemeye rağmen birçok ülkenin önünde. Bunu yeterli görmüyorum. Hem etkinliği, hem kalitesi, hem de hesap verebilirliği ve performansın hesaplandığı sistemleri geliştirebilmek için her hastanenin kendi bilgi sistemini geliştirmesi ve HIMSS sınıflamasında 7 seviyesine ulaşmasını da yeterli görmüyorum.

Tüm sağlık kuruluşları arasında da bu bilginin güvenli bir biçimde paylaşılması gerek. Bunun için özel hastanelerimiz de, üniversite hastanelerimiz de, aile hekimlerimiz de sisteme dahil olmalı. Herkes Türkiye vatandaşı ve vatandaş aynı dijital dosyası ile her yerde tedavi edilebilmeli. Tabi ki bu dosyanın son derece güvenli ve kullanıcı dostu olması gerekiyor” ifadesini kullandı.

Sağlıkta dönüşüm ile Türkiye lider ülke konumuna yükseldi

Sağlık Bakanlığı olarak ulaşılabilir ama iddialı hedefler koyduklarını söyleyen Bakan Akdağ, hastanelerin dijitalleşme süreci ile ilgili olarak “2. dönem stratejimizi oluştururken en önemli başlığımız bu. Sağlık Bakanlığının bir düzenleyici kuruluş olarak üzerine düşen görevler var. Özel ve üniversite hastanelerine düşen görevler var. Bunu sadece kamu hastanelerinden değil, özel sektörden de isteyeceğiz. Burada özel sektör aktörlerine düşen görevler var. Birbirini tanıyamayan sistemlerle devam etmek sıkıntılı…

Her aktör arasında, bu sağlık kuruluşları arasında paylaşılabilir, güvenli ve kullanıcılar açısından kolay kullanılabilir programlar ve sistemleri kuran hastanelerden bahsediyoruz. İlk dönem erişim ile ilgili önemli süreçler aşmıştık, şimdi ise vatandaşın bakımına ilişkin önemli süreçler aşma açısından bütünlük içinde takip edeceğiz. Dolayısıyla sağlık bilgi sistemlerinin burada inanılmaz bir rolü var. Sağlıkta dönüşümde ortaya koyduğumuz hedeflerde Türkiye’yi bir lider ülke konumuna koymaya kararlıyız” dedi.

Kongre Başkanı ve S.B. Müsteşar Yardımcısı Dr. Şuayip Birinci: “Dijital mükemmeliyet konusunda gelişmiş ülkelerle güçlü bir şekilde rekabet edebilecek noktaya geldik”

Günümüzde sağlık teknolojilerinin ve sağlıkta dijital uygulamaların hem sağlık hizmeti sunumu hem de insan hayatının korunmasında en önemli araç haline geldiğini söyleyen Kongre Başkanı ve S.B. Müsteşar Yardımcısı Dr. Şuayip Birinci, “2002 yılında çıkılan bu yolculukta dijitalleşme katsayımız arttıkça hem koruyucu sağlıkta hem de teşhis ve tedavi süreçlerinde etkinliğimiz armış, hizmet kalitemiz belirlenen hedeflere doğru hızla ilerlemiştir. Sağlık Bakanlığı olarak tüm sağlık tesislerinde dijital mükemmeliyeti yakalama hedefi ile HIMSS ile yaptığımız işbirliğinin 4. senesindeyiz.

Bugün burada hepimizin ortak hedefi, hasta güvenliğini merkeze alan, kurulum değil kullanım odaklı yaklaşımı önceleyen, kağıt tabanlı klinik iş süreçleri yerine elektronik tabanlı klinik iş süreçlerine organize eden, hızlı ve güvenli süreç takibi ve veriye dayalı, sürekli iyileştirme kültürünü yerleştirmeye çalışan, özetle bilgi teknolojileri aracılığı ile sağlık ve bakım çıktılarının optimize edilmesini amaç edinen yöntemler bütünü olarak açıklamak mümkün.” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin HIMSS EMRAM derecelendirme seviyelerinden ve Avrupa’da gelmiş olduğu noktadan bahseden Şuayip Birinci şunları söyledi: “Ülkemizin son 15 yılda ortaya koyduğu kalkınma performansı, refah seviyesinin yükselmesi ve insanlarımızın kamu hizmetlerinden çok daha etkin bir şekilde faydalanmasında sağlık hizmetlerinin güçlü etkisi olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Sağlık hizmetlerinin tüm vatandaşlarımıza hakkaniyetli bir şekilde ulaşması ise bakanlığımızın 2003 yılından bu yana başlatmış olduğu sağlıkta dönüşüm programı ve dijitalleşme süreçlerinin sağlık tesislerinde hızlı adaptasyonu ile gerçekleşmiştir. Sağlık tesislerimizdeki dijitalleşme seviyesini HIMSS ölçeğine göre dünya ile kıyasladığımızda ortaya çıkan veriler ülkemizin bu alanda nasıl mesafe kat ettiğini göstermesi açısından oldukça önemlidir.

HIMSS EMRAM derecelendirme seviyelerinden bahsedersek, EMRAM seviyelerinin en üstü olan seviye 7, bu bağlamda dijital mükemmeliyeti göstermektedir. Avrupa’da seviye 7 hastane sadece 4 ülkede bulunmaktadır: Hollanda, Almanya, İspanya ve Türkiye. İzmir Tire Devlet Hastanemiz 2016 yılında dijital dönüşümü gerçekleştirip bu alandaki mükemmeliyeti yakalayarak seviye 7 derecesini almaya hak kazanan Avrupa’daki 2. hastanedir. HIMSS’in EMRAM derecelendirmesi yaptığı Avrupa’daki ilk 10 ülke arasında ülkemiz 1 adet seviye 7, 16 adet seviye 6 hastane ile bu alandaki en başarılı ülke konumundadır. 2016’nın ilk yarısında Avrupa’da seviye 6 derecesini almaya hak kazanan 9 hastanenin 8’i ülkemize aittir.

Türkiye’nin hemen ardından 15 hastane ile İspanya, 8 hastane ile Hollanda, 4’er hastane ile Fransa ve İtalya gelmektedir. Ülkemizde sağlık hizmetlerinde ve vatandaşa sağlık hizmeti götürmede nasıl önemli başarılara ulaştıysak dijital mükemmeliyet konusunda da gelişmiş ülkelerle güçlü bir şekilde rekabet edebilecek noktaya gelmiş bulunuyoruz.”

HIMSS Başkanı ve CEO’su H. Stephen Lieber: “Türkiye’de sağlık sektörünün gelişmesi için yapılanlara duyduğum hayranlık ifade edilemez”

Türkiye’nin dijitalleşme sürecini boyunca izlemekten gurur duyduğunu belirten HIMSS Başkanı ve CEO’su H. Stephen Lieber, dünyada da benzer gelişmeler olduğunu söyleyerek geçen hafta Londra’da, dün Malta ve bugün İstanbul’da sağlık bilişimi ve teknolojisi için profesyonellerle bir araya geldiğini belirtti.

Daha iyi sağlık koşullarına sahip olması hedefi ile yola çıkan HIMSS’in sağlık sektöründe teknolojiyi geliştirmek amacı ile tüm sağlık bilişimcilerini bir araya getirdiğini söyleyen Lieber, “Sağlık hizmet sunumunda her yerde zaman yetersizliği ve hasta beklentisinin yüksekliği ile ilgili zorlukları görüyorum. “Geçtiğimiz günlerde gittiğim bu üç yerde de hangi ülkelerin hangi adımlardan geçtiği ile ilgili bilgi sahibi oldum. Bu noktada Türkiye’de sağlık sektörünün gelişmesi için yapılanlara duyduğum hayranlık ifade edilemez. Kesinleştirmemiz gereken şey, daha kaliteli olmak için bilgi teknolojilerini anlıyor olma ve bu teknolojileri uzmanlarla bir araya getirme gerekliliği.”şeklinde konuştu.

HIMSS Türkiye’nin Türkiye’de sağlık bilişimi alanında faaliyet gösteren tüm profesyonelleri bir araya getirerek bir ağ yaratmayı ve bu network ağında kişilerin birbirleri ile işbirliğini sağlamayı hedeflediğini kaydeden Lieber, bu networkü oluşturduktan sonraki diğer adımın ise oluşan bu ağı dünyadaki diğer networklerle bir araya getirmek şeklinde olduğunu ifade etti.

Türkiye ve dünyadan marka olmuş konuşmacılar…

Türkiye, Avrupa ve bölge ülkelerden 1000’in üzerinde sağlık bilişim teknolojisi uzmanı, klinik uzmanlar, firma yetkilileri, yatırımcılar ve sağlık bilişim profesyonellerini buluşturan bölgenin en büyük uluslar arası sağlık bilişim etkinliği olan HIMSS Türkiye 2017, Türkiye ve dünyadan marka olmuş konuşmacılar, ayrıcalıklı eğitim imkanı, sektörün önde gelen bilişim ürünlerini keşfetme olanağı ve güçlü network imkanları ile sektöre yön veren önemli bir etkinlik olarak öne çıkıyor. TC. Sağlık Bakanlığı ve HIMSS Europe tarafından düzenlenen etkinliğin organizasyonu Satur ve EKSPOTURK tarafından gerçekleştiriliyor.


Bir Yorum Yazın

 
 
 
 
 
 
 
 
Araç çubuğuna atla