Türkiye’de her 10 kişiden 7’sinde sindirim sistemi hastalığı var!

27 Kasım 2016 |   Kategori: İç Hastalıkları, Kongreler Print

gastroenteroloji-kongresi-2Türkiye’de her 10 kişiden 7’sinde sindirim sistemi hastalığı olduğunun tahmin edildiğini söyleyen Türk Gastroenteroloji Derneği Başkanı ve Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serhat Bor, reflü sıklığı yaklaşık %23, kabızlık sıklığı %9, altına büyük abdest kaçırma oranı %3,5, hassas bağırsak hastalığı sıklığı %15’tir. Bu hastalıkların yanı sıra safra taşı, hepatitler ve bazı kanserler de sık görülen sindirim sistemi hastalıklarıdır” dedi.

Türk Gastroenteroloji Derneği (TGD) tarafından düzenlenen 33. Ulusal Gastroenteroloji Haftası, 22-27 Kasım 2016 tarihleri arasında Belek, Antalya’da gerçekleştirildi. Kongrenin ardından düzenlenen basın toplantısında Gastroenterolojinin gündemindeki önemli konularla ilgili görüşlerini paylaşan uzmanlar kapsamlı bilgiler verdiler. Kongreye bu yıl 1000’e yakın doktor, hemşire, teknisyen ve öğrencinin katıldığını söyleyen 33. Ulusal Gastroenteroloji Haftası Kongre Başkanı Prof. Dr. Zeynel Mungan, kongre kapsamında gastroenteroloji ile ilgili pek çok kurs ve bilimsel etkinlik yapıldığını açıkladı.

gastroenteroloji-kongresi-1

Helikobakter pilori, Türkiye’de 70 Milyon kişide var

Ülser hastalığının oluşumunda etkin olan ‘helikobakter pilori’ isimli bakterinin Türkiye’de çok yaygın olduğunu dile getiren TGD İkinci Başkanı Prof. Dr. Kadir Bal, ‘Bu bakteri Türkiye’de de yaklaşık 70 milyon kişide görülüyor. Ülser oluşumuna oldukça etkin. Her kişide mutlaka gastrit yapıyor. Ama bunların hepsini engelleyemeyiz, böyle bir gücümüz yok çünkü Türkiye genelinde bu bakterinin görülme oranı, nüfusunun %80’inin kapsıyor yani 70 milyon insanı bu ilaçlarla tedavi edemeyiz. Bu çok büyük bir maliyet yaratır” dedi.

Hızı kilo verme karaciğer yağlanmasına neden olabiliyor

Karaciğer yağlanması sorunun günümüzün çağdaş toplumların hastalığı olduğunu söyleyen TGD Genel Sekreteri Prof. Dr. Birol Özer, karaciğer yağlanmasının önüne geçmek için kilo vermenin önemli olduğunu belirtti. Prof.Dr. Özer, “Kimse diyet yapmak istemiyor. Biz bunu diyet ve egzersizle düzeltebiliriz. Ayda 3- 4 kilo vererek yapabiliriz. Çok hızlı kilo vermek karaciğerde yağlanmayı artırıyor” dedi.

Sindirim sistemi hastalıkları artıyor ama uzmanlar azalıyor

Türkiye’de şu anda yaklaşık 768 olan sindirim sistemi hastalıklarıyla ilgilenen gastroenteroloji uzmanı sayısı giderek azalmakta olduğunu dile getiren Prof. Dr. Serhat Bor, şu uyarılarda bulundu: “Bu durum gelecekte ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkacaktır. Avrupa ülkelerinde 100 bin kişiye düşen gastroenterolog sayısı incelendiğinde, Türkiye yüzde birin altında olan tek ülke durumundadır. Avrupa ülkelerinde gastroenteroloji uzmanı sayısı incelendiğinde, bu oranın, Macaristan’da yüzbinde 20, İtalya’da 8, Belçika’da 6, Avusturya’da 5, İsviçre’de de yüzbinde 3 iken Türkiye’de yüzbinde 0.9’dur. Bu oran daha da düşmeye başlamıştır.

33-gastroenteroloji-kong

Çünkü, ihtisasa ayrılan yan dal kadroları azalmış, 2012 öncesi yılda 110 gastroenteroloji yan dal asistanı için kadro açılırken, son 4 yılın ortalaması 23’e düşmüştür. Mesleği bırakan, hayatını kaybeden, emekli olan, yurt dışına giden meslektaşlarımız hesaplandığında, gastroenteroloji uzmanı sayısı daha da azalmaktadır. Bu durum, hem kaliteli, doğru, zamanında verilebilecek hizmet sunumu aksatmakta ve hem hasta mağduriyetine hem de maliyet kaybına neden olmaktadır. Çünkü, başta karaciğer olmak üzere birçok hastalığın tedavisi oldukça pahalıdır ve bunların hasta olmadan önlenebilmesi için uzman hekim ihtiyacının karşılanması gerekir. Bunun için vakit kaybetmeden yan dal kadro sayısının artırılması gerekir. Aksi takdirde gastroenteroloji giderek nesli kaybolmakta olan bir branş haline gelmektedir.’

Endoskopi işlemlerini sadece gastroenteroloji uzmanları yapmalıdır!

Modern tanı ve tedavi yöntemleri arasında önemli bir yer tutan endoskopik girişimlerin bu alanın uzmanları tarafından yapılması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Serhat Bor; şu saptamaları yaptı: “Endoskopi yemek borusu, mide ve onikiparmak bağırsağının rahatsızlıklarında; nedenin ortaya çıkarılması amacıyla yapılan oldukça etkin ve güvenilir yöntemlerdir. Bu işlem, hekimin doğru teşhis koymasını ve sağlık sorununun tedavisinin planlanmasını sağlamaktadır. Endoskopinin başarısı ve hastanın endoskopiden rahatsızlık duymaması; kimin yaptığına, nerede yapıldığına, nasıl yapıldığına ve deneyimli bir yardımcı ekibinin olup olmamasına göre değişir. Endoskopiyi bu konuda eğitim görmüş olanlar yani gastroenterologlar yapmalıdır.”

Türkiye’de uzman sayısı yetersiz

Türk Gastroenteroloji Derneği’nin toplam 768 üyesi bulunduğunu ve bu kadar az sayıda Gastroenteroloji Uzmanının 78 milyon kişilik ülke nüfusumuzun Gastroenterolojik sorunlarını karşılamaya yetmediğini belirten Prof. Dr. Serhat Bor; “Bu nedenle daha gerçekçi planlamalar yapılması gerekmektedir. Bu planlama yapılırken ihtiyacı olan her hastanın bu işlemlere erişim hakkı ile işlem kalitesi arasında denge olması gerekir.

15 Günlük Kurslarla Endoskopi Sertifikasi Verilemez!

Sağlık Bakanlığı tarafından Ekim 2015 tarihinde çıkarılan “Gastrointestinal sistem endoskopisi sertifikalı eğitim programı standardı”, TGD tarafından bazı çekinceler dışında desteklendiğini söyleyen Prof. Dr. Serhat Bor; şu bilgileri verdi: “Kasım 2015 itibariyle 2046 Gastroenteroloji dışı Uzmanın sertifika başvurusu mevcuttur. Bu başvurular arasında konusunda yetkin uzmanlar olduğu gibi ciddi oranda, neredeyse hiçbir birikimi olmayan başvurular da vardır. Sertifikasyon yönetmeliğini yanlış yorumlayan az sayıda SB hastanesinin sertifikalı hatta sertifikasız tüm uzmanlara endoskopi yapma hakkı verdiği yönünde duyumlarımız mevcuttur. Ciddi bir sağlık sorunu oluşturan bu hatalı uygulamanın da engellenmesinde yarar vardır.”

Bu kurslara yapılan başvuruların mevcut standartların göz önünde bulundurularak TGD’nin muhatap alındığı bir komisyon tarafından yapılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Serhat Bor; sözlerini şöyle noktaladı: “Bundan sonra eğitim verecek merkezlerin seçiminde Sağlık Bakanlığı ile TGD ve Türk Cerrahi Derneği bir araya getirilerek dengeli sayılar ile eğitim verilecek bir yapı oluşturulmalıdır. Özel sektörde yapılan ve çoğu imzasız, kimin yaptığı belirsiz endoskopik işlemler denetlenmelidir, SGK tarafından işlem bedeli ödenmemelidir. Halen sürmekte olan 15 günlük kurslarla endoskopi sertifikası verilmesi uygulaması acilen durdurulmalıdır. Endoskopi sertifikası eğitimi 18 aydan az olmamalıdır. Bu konuda Avrupa veya Amerika Birleşik Devletleri’ndeki kılavuzlardan faydalanılabilir. TGD; ihtiyacı olan her hastanın endoskopik işlemlere erişim hakkı olması gerektiğini savunmaktadır.”

Endoskopi işlemi basitçe üst ve alt Gastrointestinal kanal incelenmesi değildir. Bu işlemler ilk aşamada

• Tanısal özofagogastroduodenoskopi,
• Özofagus varisleri ve diğer üst Gİ kanamalar için hemostatik teknikler
• Tanısal total kolonoskopi
• Tanısal sigmoidoskopi
• Rektoskopi/proktoskopi
• Alt Gİ kanalda polipektomi ve hemostatik işlemler
• Balon dilatasyon (üst ve alt Gİ kanal)
• Perkütan endoskopik gastrostomi işlemlerini kapsarken bunun arkasından;
-ERCP ve safra yolları-pankreasa yönelik ileri girişimsel işlemler
-Endoskopik ultrasonografi
-GİS manometrisi
-İleri endoskopik tedaviler (POEM, ESD vb)
-Balonlu ve balonsuz enteroskopi, kapsül endoskopi gibi, çok daha ileri eğitim gerektiren işlemler gelmektedir. Tüm bu işlemleri yapacak uzmanların ciddi bir eğitimden geçmeleri ve tecrübe kazanmaları şarttır.

YAZIYI PAYLAŞ


YORUMUNUZ VAR MI?

avatar
Araç çubuğuna atla