Kontakt lensler ve lens solüsyonları hakkında mutlaka bilmeniz gerekenler

Kategori: Göz Sağlığı Print

Kontakt lens nedir: Kontakt lens, kornea ve sklera gibi gözün dış yüzeyi üzerine yerleştirilebilen, kırma kusurlarını düzeltme veya tedavi edici amaçlarla kullanılabilen protezlerdir. Kontakt lens tipleri nelerdir? Kontakt lensleri materyal içeriklerine göre sınıfladığımızda kabaca sert (Rigid) ve yumuşak lensler (Soft) olarak kategorize edebiliriz.

Kontakt lenslerle hangi sorunlar yaşanabilir?

Kontakt lensler hakkında günümüzde de çok büyük tereddütler vardır. Oysa yeryüzünde
halen 80 milyon insan kontakt lens kullanmaktadır. Gelişmiş ülkelerde kontakt lens kullanım oranları çok yüksektir. Bununla birlikte kontakt lenslerle ilgili sorunları kullanıcıların bilmesi çok önemlidir. Bu sorunların en başlıcaları aşağıda özetlenmiştir;

Korneanın mikrop kapması:

En önemli kontakt lens komplikasyonudur. Günümüzde aylık atılım lenslerinin girişi ve
lenslerin oksijen geçirgenliklerinin arttırılmasıyla çok nadir karşılaşılan bir sorun haline
gelmiştir. Nedenleri;

  • Lens bakımının yanlış yapılması ve laubali lens kullanımı. (Bu amaçla kullanılan solüsyonların özellikle Göz Doktoru tarafından önerilmesi son derece önemlidir)
  • Oksijen geçirgenliği yeterli olmayan lensleri gece aşırı kullanma (en sık karşılaşılan neden budur)
  • Özellikle aylık değişim lenslerini süresinden fazla kullanma
  • Gözde konjonktuvit, arpacık gibi mikrobik hastalıklar geçirilirken lens kullanma
  • Vücut direncinin aşırı kırıldığı hastalıklar sırasında (Kanser, Diabet vs)

Korneanın mikrop kapmasının belirtileri

  • Ağrı, batma, sulanma
  • Göz akında belirgin kızarıklık
  • Işık hassasiyeti (pencereden gelen ışık ya da ani aydınlık ortama çıkmada göz ağrısı)
  • Kapaklarda şişme
  • Çapaklanma ve akıntı

Lens kullanırken gözün mikrop kapması durumunda ne yapılmalı 

  • Kontakt lens kullanımının kesilmesi
  • Bir Göz hastalıkları uzmanına acilen başvurma
  • Antibiyotikli bir damla ve pomat tedavisine acilen başlama
  • Gözün kapatılması
  • İyileşmeden sonra ancak yüksek oksijen geçirgenlikli bir lens kullanmadıkça lensle
    uyumamak.

Kontakt lens komplikasyonu ve alerji nedenleri

  • Lensin kendisinin ya da lensle kullanılan temizleme solüsyonlarının oluşturduğu, çoğu zamanda hastanın kendisinde bulunan allerjinin bu yolla tetiklenmesi
  • Lens üzerinde biriken depozit ve kirler
  • Aylık değişim lenslerini süresinden fazla kullanma

Kontakt lens komplikasyonu ve alerji belirtileri

  • Kaşıntı
  • Batma, yanma, sulanma
  • Gözde ipliksi salgılar
  • Üst kapaklarda kabalaşma ve şişme
  • Kontakt lensin kırpma ile yukarı kayması

Kontakt lens komplikasyonu ve alerji için öneriler

  • Kontakt lens kullanımının kesilmesi
  • Bir Göz hastalıkları uzmanına başvurma
  • Antiallerjik bir damla ve pomad tedavisine başlama
  • Kullanılan temizleme solüsyonunun değiştirilmesi
  • Gerekiyorsa kullanılan kontakt lens tipinin ve kullanma programının değiştirilmesi
  • Suni gözyaşı damlalarının kullanılması
  • Yoğun güneş ışığı ve sigara dumanlı ortamlardan kaçınılması

Gözlerde kuruma hissi:

Sık rastlanılan bir başka durumdur. Unutmamak gerekir ki yumuşak kontakt lens su içeren bir maddedir ve kurumaması gerekir. Yani sürekli olarak su ile beslenebileceği bir ortamda bulunmalıdır, bu gereksinimi lens gözdeyken gözyaşı, göz dışında iken saklandığı solüsyon sağlar. Gözümüzün önünde gözyaşı film tabakası denilen adeta ince bir havuz bulunur yani dış dünyaya karşı çıplak değildir. Kontakt lens bu havuzun içinde bir bakıma yüzmektedir. Eğer bu havuzun derinliği azalırsa lensin gözün dış yüzeyi olan korneaya teması artar ve batma hissi uyanır.

Nedenleri;
1- Gözyaşı azlığı (özellikle kadınlarda, yaşa bağlı ya da romatizmal hastalıkların
eşlik ettiği durumlar)
2- Bilgisayar kullanımı gibi dikkati arttıran dolayısıyla kırpma sayısının azalmasıyla göz yüzeyinden gözyaşının buharlaşma yoluyla uzaklaştığı durumlar
3- Gözyaşını gözden uzaklaştıran klima, radyatör ya da kuru iklimler
4- Gözyaşını daha fazla kullanan yüksek su içerikli kontakt lensler
5- Gözde gözyaşı dengesizliği yaratan çeşitli göz hastalıkları ( Kirpik dibi hastalıkları (Blefarit) vs.)

Belirtileri;
1-) Özellikle akşama doğru kontakt lensi bir yabancı cisim gibi hissetme
2-) Kızarma
3-) Gözlerde kuruluk hissi
4-) Göz yorgunluğu, kapaklarda ağırlaşma
5-) Uyku hissi

Öneri;
1-) İçeriğinde lense zarar veren prezervan maddeleri içermeyen suni göz yaşı
damlalarını lens gözde iken Göz uzmanı tarafından belirlenecek dozda kullanma
2-) Kontakt lensi daha düşük su içerikli bir lensle değiştirmek.
3-) Yoğun klimalı, sigara dumanlı nem oranının düşük olduğu ortamlardan kaçınmak.

Kontakt lenslerle uyunur mu?

Kontakt lens, kornea adını verdiğimiz, adeta dünyaya baktığımız pencere sayabileceğimiz çok değerli bir göz tabakasının üzerine takılmaktadır. Biliyoruz ki kornea en çok havanın oksijenine gereksinim duymakta ve bununla beslenmektedir. Kornea gündüz saatlerinde direk havadan, gece uyku sırasındaysa gözkapakları kapalı olduğundan kapakların arka yüzündeki kılcal damarlardan oksijen almaktadır.

Ancak havanın oksijen miktarına göre kapak arkası kılcal damarların temin ettiği oksijen yaklaşık beşte bir oranında azdır. İşte bu nedenle gece, zaten bir beslenme bozukluğu söz konusudur. İşte geceleyin korneaya oksijen geçişini engelleyen ikinci bir engel olarak lens kullanırsanız kornea daha da oksijensiz kalır.

Bu durumun yaratacağı en önemli problem korneanın enfeksiyona (mikrop kapmaya) duyarlı hale gelmesidir. Kontakt lenslerin oksijen geçirgenlik parametreleri Dk/L veya Dk/T olarak bilinir. Günümüzde kontakt lenslerin ne kadardan fazla oksijen geçirirse kornea beslenmesini bozmayacağı bilinmektedir. Bu kritik rakam Dk/L= 87 ‘dir. Çoğu yumuşak lensin Dk/L değeri bu rakamdan düşüktür, ancak son 2 yılda ülkemizde bulunur hale gelen florosilikon hidrojel lensler 175’e dek varan Dk/L oranlarına ulaşmaktadır. Bu lenslerle 30 gün bile çıkarmaksızın kullanım sorunsuz olarak gerçekleşebilmektedir.

Kontakt lens uygulaması nasıl yapılmalıdır?

Kontakt lens kornea üzerinde ne kadar paralel konumlandırılırsa hasta konforu da o kadar artar ve sorunlar en aza indirgenir. Bu işleme kontaktolojide “fitting” yani “uyumlama” denir. Bu işlem sırasında Göz uzmanı gözün biyomikroskobik muayenesinin yanı sıra, ilk önce korneanın eğrilik yarı çapını ölçer (keratometri), ve buna uyacak olan kontakt lens parametresini belirler. Kontakt lenslerin, tüm çapı, eğrilik yarıçapı, dioptri gücü, merkezi kalınlığı, su içeriği, iyonik ya da non-iyonik oluş gibi yüzey özelliklerini belirleyen parametreleri vardır. İşte bu parametrelere karar verirken Doktor, hastanın gözüne dair çeşitli özellikleri değerlendirir.

Astigmat nedir? Neden olur? Astigmatın belirtileri ve tedavisi

Örneğin göz yaşı az olan bir hasta için başka, allerjisi olan hasta için başka, kapak gerginliği farklı olan bir hasta için başka, kuru iklimde yaşayan bir hasta için başka bir lensi terci edebilir. Uyumlama işlemi hasta açısından hayati öneme haizdir ve başarılı lens kullanıcılarında bile en az senede bir kez yinelenmesi gerekir.

Kontakt lensler hakkında sıkça sorulan sorular;

1. Kontakt lensle denize girilir mi?

Cevap: Evet girilebilir, ancak havuz ve deniz sularındaki belirgin kirlilikler ve bazı etkili
olabilecek virüslerin varlığı düşünüldüğünde, su kaçırmayan yüzücü gözlükleriyle girmek
akıllıca olacaktır.

2. Kontakt lens hamilelikte sorun yaratır mı?

Cevap: Eğer lense ilk kez başlıyorsanız adaptasyon dönemi problemli olabilir, ancak daha
önceden lens kullanıyorsanız korneanın eğrilik yarıçapında olabilecek değişime bağlı olarak nadiren batma tipi sorunlar ortaya çıkabilir. Kontakt lensin bebeğe olan olumsuz bir etkisi yoktur.

3. Kontakt lens kullanırken göze göz damlası damlatılabilir mi?

Cevap: Ancak prezervan içermeyen göz damlaları damlatılabilir. Diğer damlalar ancak lens gözden çıkarıldıktan sonra damlatılabilir.

4. Kontakt lense ne tür maddeler zarar verebilir?

Cevap: Su çekici çeşitli maddeler, alkol, eter, formol, kolonya, saç spreyi, çamaşır suyu ve buharı vs. lensin ana maddesine zarar vererek deforme edebilirler. Bu maddelerden uzak durmakta fayda vardır.

5. Kontakt lensle spor yapılabilir mi

Cevap: Evet, iyi fit edilmiş bir yumuşak lens en hareketli sporlarda bile gözden çıkmaz. Hatta korneayı korumak açısından yararlıdır.

6. Kontakt lens gözün arkasına kaçar mı?

Cevap: Hayır, alt göz kapağını aşağı çektiğinizde ortaya çıkan cep, gerçekte üst göz
kapağında da vardır. Yani bir çıkmazdır. Sadece bazen lens katlanarak bu ceplere
sıkışabilirler bu durumda kolay bir manüplasyonla gözden çıkarılabilirler.

7. Kontakt lensin takılamayacağı bir yaş grubu var mıdır?

Cevap: Hayır, katarakt ameliyatı sonrasında birkaç günlük bebeklere bile takılabilir. Kırma
kusuru düzeltme amacıyla takıldığında ortaokul ve üstü çocukluk çağı başlamak için iyi bir dönem olabilir. 40 yaş üstünde gözyaşı azalması bir sorun olarak ortaya çıkabilir.

Kontakt Lens muayenesini ve uygulamasını kim yapar?

1219 sayılı yasa bu yetkiyi sadece göz hekimlerine tanımıştır. Gözün saydam tabakasının ileri doğru aşırı bombeleştiği durumlarda (keratokonus) göz hekimi gözlük camlarından yararlanmayan ve görmesi arttırılamayan hastasına öncelikle kontakt lens muayenesi ve uygulaması tavsiye eder. Hastanın onayını aldıktan sonra tıbbi işlemlere başlar.

Hastalar görme kusurlarının telafisinde kontakt lensleri tercih edebilirler, optik amaçlı bu
kontakt lenslerin yanı sıra tedavi amaçlı kullanılan kontakt lensleri de ancak göz hekimleri
hastalarının gözlerine uygulayabilirler. Renkli kontakt lensler estetik amaçla veya tıbbi amaçlarla kullanılırlar. Bu kontakt lensler içinde ayni tıbbi işlemler uygulanır.
Kontakt lens gözün saydam tabakası üzerine takılan bir yabancı cisimdir.

Tıbbi takip, bakım ve disiplin gerektirir. Hastalar gelişigüzel piyasadan kontakt lenslerini temin etmemelidir. Promosyon amaçlı dağıtılan kontakt lenslere itibar etmemelidir. Tibbi denetimden uzak uygulanan kontakt lenslerin körlüğe kadar giden göz hastalıklarına neden olabileceği unutulmamalıdır.

Keratokonus nedir?

Gözümüzün saat camı olarak nitelendirilen en dıştaki saydam tabakasının öne doğru
bombeleşmesi ile karakterize genetik olduğu düşünülen bir hastalıktır. Uzun süreli olarak
aşırı derecede gözün ovulmasının ve kaşınmasının hastalığın çıkışında ve ilerlemesinde bir risk faktörü olduğu ileri sürülmektedir.
Tedavisi gözlük, kontakt lens veya ileri evrelerde cerrahi ile kornea nakli ile mümkündür.
Nakil sonrası gözlük veya lens takmanız gerekebilir. Nakil başarısız olabilir, cerrahi sonrası gözünüz mikrop kapabilir.

Aşağıdaki Lens Markaları forum sitelerinde yapılan yorumlar ışığında kullanıcıların memnuniyetine göre sıralanmıştır.

1- Johnson&Johnson acuvue
2- Rainbow
3- Solotıca
4- Night&Day
5- Bausch&Lomb Purevision

KONTAKT LENS ÇÖZELTİLERİ

Lens gözde iken gözyaşı tabakasıyla yıkanır. Bu tabakanın içerdiği lipid, protein, mukus gibi kalıntılar, çevresel kontaminasyon yapıcılar ve kozmetik artıklar lens yüzeyini kaplayabilirler. Lens yüzeyine yapışan kontaminasyon yapıcılar gözyaşı nitelik ve miktarından, ayrıca lens materyalinin özelliğinden etkilenir. Özellikle yumuşak lensler hidrofilik olduklarından lens yüzeyine bağlanma veya lens matrisine penetre olma eğilimindeki kontaminasyon yapıcıları fazlaca çekerler.

Sayılan nedenlerden dolayı lens bakımında temizleme çözeltileri önem taşımaktadır. Ayrıca dezenfektanlar, ıslatma çözeltileri, yıkama çözeltileri gibi ürünlerin lens tipine uygun kullanımları sözkonusudur. Bu çözeltilerde dikkat edilmesi gereken nokta, steril, izotonik, doğru pH ve viskozitede, lens ile geçimli ve uygun bakterisit içerecek şekilde üretilmiş olmalarıdır

lens çözeltileri

Temizleme Çözeltileri:

Yüzey etken madde içerenler:
Bunlar lipid kalıntılarını uzaklaştırmada kullanılan günlük temizleyicilerdir. İçerdikleri yüzey etken maddeler sert ve yumuşak lensler için noniyonik veya amfoter olabilir, bunlar lens yüzeyinde çözünmez bir biyofılm oluşturur. Gaz geçirgen ve silikon lensler içinse, lens yüzeyinin elektronegatif oluşu nedeniyle anyonik yüzey etken maddeler tercih edilir, ancak bunlar katyonik koruyuculara bağlanır. Gaz geçirgen lenslerde, silikon oranındaki artışa bağlı olarak, lens ve kalıntılar arasındaki adhesif bağları kırmak için polimerik boncuklar da kullanılmaktadır.

Formüllerinde ayrıca ıslatıcı, şelat yapıcı, tampon ve koruyucu da yeralmaktadır. Temizleme çözeltilerinin ardından lensler mutlaka steril, tamponlu serum fizyolojik ile durulanmalıdır; aksi taktirde gözde tahriş, lens görüş kalitesinde bozulma ve ömründe kısalma gibi soranlar ortaya çıkmaktadır. Temizleme iki nedenle önemlidir: düzenli temizleme ve durulama, yüzeydeki mikroorganizmaları uzaklaştırmak için dezenfeksiyonda ilk adımdır ve birçok kalıntıyı önleyebilir

Proteolitik enzim içerenler:
Yumuşak ve gaz geçirgen lenslerde haftada bir, sert lenslerde ise “gerekirse'” kullanılan bu çözeltiler, papain, pankreatin veya subtilisin içerirler. Kullanım amaçları protein kalıntılarını lensten uzaklaştırmaktır; bunun için önce lipidler temizlenmelidir. Enzimatik temizlemeden sonra ise duralama ve dezenfeksiyon yapılması önerilir.

Piyasada enzimatik temizleme ile ısı veya H2O2 dezenfeksiyon yöntemlerini birlikte içeren sistemler de bulunmaktadır.

Yıkama /Bekletme Çözeltileri:
Sert lenslerde kullanılan, ıslatıcılar, şelat yapıcı ve koruyucu içeren, izotonik çözeltilerdir. Gece boyunca aseptik ortam sağlama, lens hidrasyonunu temin ve lensteki birikintilerin uzaklaştırılması amaçları için kullanılırlar: kimyasal dezenfektan olarak da düşünülebilirler. Bu çözeltilerde koruyucu konsantrasyonu yüksek olmasına rağmen her gün yenilenmeleri ve uygulamadan sonra lensin durulanması istenmektedir.
Özellikle silikonlu gaz geçirgen lenslerde “Conditioning Solutions’ kullanılmaktadır; bunlar
lens ile göz arasındaki gözyaşı tabakası oluşumunu hızlandıran, dezenfektan ve ıslatıcı amaçlı çözeltilerdir.

gaz içeren lensler

Dezenfeksiyon Sistemleri:

Termal Dezenfeksiyon:

Sadece yumuşak lenslere uygun olan bu yöntem koruyucuya duyarlılık halinde kullanılabilen, lensin hidrasyon %’si düşük olduğunda ve Acanthamoeba keratitis’e en etkili olan; ancak optik kaliteyi azaltan bir metotdur. Koruyucusuz % 0.9 NaCl içeren iki kompartmanlı bir bekletme kabındaki lensleri ayrı bir ısıtma ünitesinde, belirli bir sıcaklıkta bekletmek (80-100 °C, 15-30 dk.) şeklinde uygulanır.

Kimyasal (Soğuk) Dezenfeksiyon:

Tüm hidrasyon %’si yüksek lens tiplerinde kullanılan, tampon, şelat yapıcı, koruyucu içeren çözeltilerdir. Daha pahalı olmakla beraber lens ömrünü kısaltmayan, optik kaliteyi bozmayan bir yöntemdir; ancak bazı kimyasal sistemlerin lenste opaklaşma yaptığı da bildirilmiştir Soğuk yöntemin ileri bir şekli de korayucusuz serum fizyolojik içeren bir kaba klor salıcı tablet yerleştirmek şeklindedir; ancak bu yöntem Acanthamoeba’ya karşı etkili değildir. Bu işlemlerden sonra lens mutlaka izotonik çözeltiyle durulanmalıdır, duyarlı gözler için durulama çözeltisi sorbik asitli olabilir.

H2O2 Dezenfeksiyonu (Oksidasyon Metodu):

%3 H2O2 ile gece boyunca dezenfekte edilen lenslerin daha sonra kimyasal (sodyum tiyosülfat), enzimatik (piruvat yada katalaz enzimi) veya katalitik nötralizasyona tabi tutulduğu yöntemdir. Katalitik nötralizasyonda izotonik çözelti içinde katalitik platin disk kullanılır; ancak bu yöntem lensin esnekliğini bozabilir ve korneada “peroksit yanması” yapabilir. Kimyasal ve enzimatik nötralizasyon yöntemleri sert ve gaz geçirgen lensler için de uygun bulunmuştur. Nötralizasyon çözeltileri genellikle birim dozluk steril çözeltilerdir. H2O2 çözeltileri ve nötralizasyonu ile ilgili bir tablo (Tablo 4) aşağıda yeralmaktadır

lens temizleme çözeltileri

Islatma Çözeltileri ve Tekrar Islatıcılar:

Sert lenslerde yabancı madde duyarlılığını azaltmak ve kolay yıkanmayan bir film tabakası oluşturarak hidrofilik yüzey sağlamak için kullanılan ıslatma çözeltileri takılma esnasında lens ve parmak arasında mekanik bir tampon oluşturur ve kontaminasyonu önlerler. Dört esas komponenti bulunmaktadır: Koruyucu, tampon, ıslatıcı, viskozite ayarlayıcı.Islatıcı olarak tükrük asla kullanılmamalıdır; Acanthamoeba ve Pseudomonas enfeksiyonları oluşabilmektedir. Tekrar ıslatıcı çözeltiler ise lens tahrişi ve rahatsızlığı sözkonusu olduğu zaman gözyaşı akışını arttırmak için göze uygulanan, genelde fizyolojik pH’da ve izotonik; ancak bazen korneal ödemi önlemek için hipertonik de olabilen çözeltilerdir.

Lensi gözde iken temizlemek için bunlara düşük konsantrasyonda noniyonik madde eklenebilirse de temizleme çözeltisi olarak kullanılmazlar. Gaz geçirgen lenslerde; özellikle yüksek oranda silikonlu tiplerinde bu materyalin hidrofobik değeri nedeniyle ıslatıcı ve tekrar ıslatıcı çözeltiler yerine “Conditioning- Reconditioning Solutions” kullanılabilir. Bu çözeltilerin. Isı artışı, rüzgar gibi durumlarda uzun süreli kullanılan yumuşak lenslere uygulanması da mümkündür.

Çok Fonksiyonlu Çözeltiler:

Sert ve gaz geçirgen lenslerde kullanılan temizleme, yıkama ve ıslatma amaçlı çözeltilerdir; ancak ayrı kullanımları kadar etkili değildir. Yine de yaşlı ve artritliler ile seyahate çıkanlar için üstün bulunmuşlardır. Sakıncaları ise: bakterisit konsantrasyonundaki artış nedeniyle oluşabilecek tahriş, viskozite ayarlayıcı ve ıslatıcının artışı sonucu görülen geçimsizlikler ve lens yapışkanlaşmasıdır.

Tuz Çözeltileri:

Yumuşak lenslerde durulama, ısı dezenfeksiyonu, yıkama/bekletme çözeltisi olarak
koruyuculu/koruyucusuz, izotonik serum fizyolojik tercih edilmektedir. Bu çözeltilerin pH’ları kullanım yerlerine göre değişebilmektedir; tamponlu olanları H2O2 sistemi ile birlikte kullanılmaktadır. Çok dozluk koruyucusuz tuz çözeltileri kontaminasyon riski nedeniyle asla lens durulama/bekletme amaçlı kullanılmamalıdır; bu amaçla aerosol veya koruyucusuz birim dozluk çözeltiler tercih edilmelidir.

Lens Kabının Bakımı:

Lens kapları düzenli olarak temizlenmeli ve her altı ayda bir değiştirilmelidir. Normal
kullanımda oluşabilecek çatlak ve çizikler ile gözyaşının mikroorganizma birikimine uygun olması nedeniyle ve dezenfektanların etkisiyle mikroorganizmaları koruyan bir biyofilm oluşabilir. Bu nedenle kap kullanılmadığında kuru tutulmalı, haftada bir kez temizlenmelidir. Lens temizleyicisi ve sıcak su bu amaçla kullanılabilir. Birçok literatürde yeterli temizlenmeyen saklama kaplarının Acanthamoeba kaynağı olabileceği bildirilmiştir, saklama kabı temizliği bu açıdan da önem taşır

Lens Solüsyonlarında Yeralan Başlıca Etken ve Yardımcı Maddeler:

Çoğu lens bakım sistemi lubrikant, tekrar ıslatıcı ve lens yüzeyini kaplayarak oküler dokuları koruyucu olarak viskozite ayarlayıcı içerirler. Özellikle metil selüloz, hidroksipropil selüloz, polivinil pirolidon, polietilen glikol, polioksi etilen, oktilfenoksi etanol, polioksi 40 stearat bu amaçla kullanılabilir. Sert ve gaz geçirgen lenslerde hidrofilik yüzey sağlamak için ıslatıcılar kullanılır. Bunlar lens takıldıktan 5-10 dk. sonra doğal gözyaşı akışı ile temizlenirler. Başlıcaları: Polivinil alkol (lens yüzeyini uzun süre ıslak tutar, koruyucular ve kornea ile geçimlidir). duasorb, polioksamer 407, PVP, metil selülozdur.

Bunun dışında kontakt lens çözeltilerinde Ca++ gibi iyonların ve tuzların koruyucu ile şelat oluşturmasını önlemek ve koruyucuya sinerjik etki için EDTA ve disodyum edetat eklenir. Lensin takılırken korneaya yapışmasını önlemek ve lakrimal sıvıya eş osmolarite sağlamak için NaCl. KC1 gibi tuzlar tonisite ayarlayıcı olarak kullanılır.
Başlıca borat, sitrat ve fosfat tamponları durulama ve yıkama/bekletme çözeltilerinde gözyaşı pH’sının sağlanması için (pH=7.0-7.4) kullanılır.

kontakt lens solüsyonları

Lens çözeltilerinde yer alan temizleyicilerden yukarıda bahsedilmiştir. Lens çözeltilerinde kullanılacak koruyucular ise belli özellikleri taşımalıdır: Bunlar lens ve kabı ile etkileşmemeli. lensin özelliklerini değiştirmemeli, hızlı etki etmeli ve tahriş edici olmamalıdır. Lens çözeltilerinde kullanılan başlıca koruyucular tiyomersal, klorheksidin (%0.003-0.01), sorbik asit (% 0.1-0.2), benzalkonyum klorür (% 0.004-0.01), fenilmerküri nitrat, klorobutanoldur, yeni koruyucular olarak polikuaternum-l(Dymed), poliaminopropil biguanid (Poliquad) de kullanılmaktadır. Bunlardan en sık kullanılan tiyomersal; tüm lens tipleri ile geçimli ve geniş spektrumlu, % 0.001-0.002 konsantrasyonlarda kullanılan bir koruyucudur. Ancak bazen duyarlı kişilerde allerjik konjunktivit yapabilir; böyle durumlarda sorbik asit kullanılmalıdır. Klorobutanol; benzalkonyum klorür ile birlikte ve sert lenslerde sınırlı olarak kullanılmaktadır.

YAZIYI PAYLAŞ


Araç çubuğuna atla