Parkinson sadece yaşlılık hastalığı değildir, gençlerde de görülebilir

Yazan Hatice Pala Kaya
Kategori: Parkinson, Üye Yazıları Print

Parkinson tedavisinde ilaç ve cerrahi yöntemler önem taşıyor!
GİRNE – Parkinson hastalığının sadece yaşlılara özgü bir hastalık olarak algılanmasının doğru olmadığını söyleyen Türkiye Parkinson Hastalığı Derneği Başkanı Prof. Dr. Raif Çakmur, gelecek 20 yıl içinde, Parkinson hastası sayısının iki katına ulaşacağının tahmin edildiğini söyledi. Türkiye’de 100-150 bin arasında hasta bulunduğu tahminini vurgulayan Prof. Dr. Çakmur, nüfusun yaşlanmasıyla birlikte bu sayının artacağını kaydetti. Prof. Dr. Raif Çakmur, Parkinson hastalarının yüzde 10’unun gençlerden oluştuğunu da belirterek, bu konuda bilincin artması gerektiğine dikkat çekti.

Türkiye Parkinson Hastalığı Derneği tarafından 12. Ulusal Parkinson Hastalığı ve Hareket Bozuklukları Kongresi 5-9 Nisan tarihleri arasında KKTC’de düzenlendi. Kongre kapsamında dernek yönetim kurulu üyelerinin katıldığı bir basın toplantısıyla kongre ve hastalığa yönelik bilgi verildi. 11 Nisan Dünya Parkinson günü nedeniyle topluma yönelik bilgilendirme çalışmaları yapacaklarını dile getiren Prof. Dr. Raif Çakmur, 12. Ulusal Parkinson Hastalığı ve Hareket Bozuklukları Kongresi’nin başarıyla tamamlandığı belirtti.

Parkinson hastalığı neden olur? Belirtileri ve tedavisindeki yeni yöntemler

2017’nin hastalığın tanımlandığı 200. yıl olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Çakmur, “Parkinson toplum açısından önemli bir hastalık çünkü sıklığı oldukça yüksek diye kabul edebiliriz. Parkinson hastalığı yaşlanmayla ilgili bir hastalık ve toplumumuz da yaşlanıyor. Bu nedenle hastalığın sıklığı artıyor. Önümüzdeki yıllarda, 20 yıl içerisinde, 2030’da şu andaki sayının iki katına çıkacağını düşünüyoruz. Şu an Türkiye’de 100-150 bin kadar Parkinson hastası var ve bu sayı yaşlanan toplumla beraber artacak” dedi.

Parkinson hastalığının Alzheimer’den sonra en sık görülen nörodejeneratif hastalık olduğunun altını çizen Prof. Dr. Çakmur, tedavisine yönelik uygulamalar nedeniyle diğer nörodejenaritif hastalıklardan ayrıldığını; doğru tedavi edilmesi ve doğru yönetilmesiyle hastaların yaşamlarını sürdürebildiğini anlattı.

Genç başlangıçlı Parkinson hastalığının en önemli nedeni akraba evlilikleri

Hastalığın yaşlanmayla görülme sıklığının arttığını ancak gençlerin de Parkinson hastalığına yakalanabildiğini belirten Prof. Dr. Çakmur, bu konuda bilinci artırmaya çalıştıklarını vurguladı. Gençlerde görülme sıklığına yönelik bir soruyu yanıtlayan Prof. Dr. Çakmur, Parkinson hastalığının 100 binde 110 kişide görüldüğü yönünde bir çalışma bulunduğunu, hastaların da %10’unun gençlerden oluştuğunu belirterek, “Bunlar daha çok ailelerinde Parkinson hastalığı olabilen kişiler. Tabii bazen ailede çıkmadan da olabilir. Akraba evlilikleri Türkiye’de sıkıntılı. Genç başlangıçlı Parkinson hastalığının en önemli nedeni Türkiye için akraba evlilikleri. Semptom olarak çok fazla bir farkı yok. Daha yavaş ilerliyorlar ve tedaviye daha iyi yanıt veriyorlar” diye konuştu.

Türkiye genelinde 100-150 bin dolayında Parkinson hastası olduğu tahminini bildiren Prof. Dr. Çakmur, bu hastaların büyük kısmının tedavi görmediğini, reçete alan veya saptanabilen hasta sayısının 60 bin dolayında olduğunu belirtti. Hastalığın doğru yönetiminin önemine işaret eden Prof. Dr. Çakmur, “Erken teşhis ve doktor kontrolü ile hastalığın teşhis edilmesi önemli. Parkinson hastalığının yaşlı hastalığı algısı toplumda yaygın olduğu için genç hastalar hekime başvurmuyorlar. Oysa akraba evlilikleri nedeniyle genç yaşlarda da kalıtsal Parkinson görülebiliyor. Yapılan çalışmalar Parkinson hastalığının erkeklerde kadınlara göre daha sık görüldüğünü göstermektedir” dedi.

Parkinson hastalığının teşhisinden 5 yıl sonra cerrahi tedavi düşünülebilir

Parkinson hastalığının tedavisinde cerrahi yöntemin sıklıkla gündeme gelmeye başladığını belirten Prof. Dr. Çakmur, kamuoyunda bilinen ismiyle “pil ameliyatları” denilen cerrahi tedavinin tek çözüm olmadığını hatırlattı.  Hastalığın öncelikli tedavisinin ilaç olduğunu belirten Prof. Dr. Çakmur, şu bilgileri verdi: “İlaçla tedavinin sonrasında nöroloji uzmanının karar vermesiyle cerrahi tedavi gündeme gelebilir. Cerrahi tedavi kararını nöroloji uzmanının vermesi gerekiyor.

Parkinson hastalığının belirtileri ve tedavisi

Bizim önerimiz genelde 5 yıldan önce Parkinson hastalarının kolay kolay eğer özel durumları yoksa, cerrahi ile karşılaşmamaları gerektiği. Ameliyat kararı için önce Parkinson hastalığı tedavisinde deneyimli bir nöroloji uzmanı tarafından doğru tanı konulduğundan ve en uygun ilaç tedavisinin uygulandığından emin olunmalıdır. Parkinsonun tedavisinde kullanılan hiçbir cerrahi yöntem hastalığı tamamen ortadan kaldırmaz. Hastaların hemen hepsi ameliyattan sonra da ilaç kullanmaya devam ederler.

Parkinson hastalığının ilaçla tedavisinde dikkat edilmesi gerekenler

Prof. Dr. Raif Çakmur, ilaç tedavisinin temelinin dopamin eksikliğini düzeltmeye yönelik olduğunu hatırlatarak, hastaların yaklaşık yüzde 17’sinde, haz alınan davranışlarda aşırılıklara yol açabildiğini belirtti. Prof. Dr. Çakmur, alışverişten hoşlanın birinin aşırı alış veriş yapması, yemeyi seven birinin aşırı yemesi gibi davranışları örnek olarak verdi. Hasta yakınlarının bu tür durumları gözleyerek hızla hekime bilgi vermesinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Çakmur, bilgi verilmesi halinde tedavinin buna yönelik güncellenebildiğini, çözülebilir sorunlar olduğunu anlattı.

Parkinsonun başlıca belirtisi titreme değil, hareketlerde yavaşlamadır

Parkinson hastalığının yaygın olarak titreme ile bilinse de her hastada titreme görülmediğini belirten Prof. Dr. Çakmur, hareketlerde yavaşlamanın ana belirti olduğunu kaydetti. Hastaların üçte birinde titreme gözlenmediğini ya da çok az titreme olduğunu anlatan Prof. Dr. Çakmur, “Hareketlerde yavaşlama, yazıda, yürümede, diğer hareketlerde bir yavaşlama, azalma olursa akla gelmesi gereken bir hastalık. Yine başka özellikleri var; kaslarda katılık yapması, denge ile ilgili sorunlar önemli belirtiler” dedi.

Koku almadaki değişikliğin de önemli olduğunu kaydeden Çakmur, “Hastalık aslında motor belirtilerden çok daha önce başlıyor ve başka bulgular gösteriyor. Bunlar içerisinde koku alma ile ilgili sorunlar olabiliyor veya kabızlık gibi gastrointestinal sistemle ilgili sorunlar olabiliyor. Depresyon, uyku sorunları gibi sorunlarla başlayabiliyor daha sonra motor bulgular ortaya çıkabiliyor. Bu da hastalığın belki başlangıcında erken tanınması için başka özellikler olabilir” uyarısında bulundu.

Hekimlere uyarı

Parkinson hastalığının belirtilerine bağlı olarak hastaların önce dahiliye, fizik-tedavi gibi uzmanlara başvurduğunu hatırlatan Prof. Dr. Çakmur, özellikle gençlerde de bu hastalığın görülebileceğinin gözden kaçırılması durumlarının yaşanabildiğini söyledi. Prof. Dr. Raif Çakmur, “Kültürümüzde yaşlanınca hareket edilmez gibi bir kavram var. Bu bir kısır döngü aslında. Yaşlanınca hareket etmiyoruz, hareket etmeyince kilo alıyoruz, kilo alınca eklemlerimiz daha çok etkileniyor. Böyle bir kavram hastalığın tanısını geciktirebiliyor. Halbuki yaşlılık hareketsizlik anlamına gelmiyor. Onun için yaşlanan insanlarda eğer hareket yavaşlıyorsa, titreme olması şart değil çünkü Parkinson hastalığı için hareketler yavaşlıyorsa mutlaka akla Parkinson hastalığı gelmeli ve o gözle bakılmalı” dedi.

Prof. Dr. Haşmet Hanağası: Gençlerin ilaç tedavisine biraz daha dikkat edilmeli

İstanbul Tıp Fakültesi, Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haşmet Hanağası da her hastanın durumunun farklı olduğunu hatırlatarak, buna karşılık genç hastaların ilaç tedavisinin özel önem taşıdığını vurguladı. “Genç hastalarda ilaç stratejilerinde biraz daha farklı yaklaşılıyor. Çünkü bu ilaçlara bağlı birtakım yan etkiler, motor dalgalanmalar dediğimiz hareketler biraz daha fazla görülebiliyor” diyen Prof. Dr. Hanağası, bu nedenle daha düşük dozlarda ilaçlarla başlayıp, bazı ilaçları daha farklı şekilde önlem alarak tedavinin uygulandığını belirtti.

Yavaş ama çok yıkıcı ilerleyen gizli hastalık: Parkinson…

Prof. Dr. Hanağası, sözlerini şöyle sürdürdü: “Derin beyin stimülasyonu halk arasında bilinen adıyla pil ameliyatları da bazı hastalarda artısı olabiliyor ama her hasta uygun olmayabiliyor. Zaten erken aşamalarda hiç tercih ettiğimiz bir yöntem değil. Ancak ağızdan alınan tedavilerde bir yere gidemiyorsak, o zaman gündeme gelebilir ama hastaların sadece bir kısmında”

Prof. Dr. Cenk Akbostancı: Hastalığın sebebi tam bilinmiyor

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cenk Akbostancı da Parkinson hastalığının nedeninin tam olarak bilinmediğine işaret ederek, genç hastalarda yüzde 5 dolayında genetiğe bağlı nedenlerin gözlendiğini dile getirdi. Prof. Dr. Akbostancı, “Bunun dışında kalan çok büyük orandaki hastanın Parkinson hastalığına yakalanma sebebini bilemiyoruz ama yaş gençleştikçe sebebin genetik olma ihtimali artıyor. Çevresel etkiler önemlidir, içme suyu olarak kuyu suyu kullananlarda, kırsal bölgelerde, meslek olarak tarım ilaçları ile ilgilenenlerde hastalığın daha sıktır.”

Prof. Dr. Dilek İnce Günal: Parkinson hastalığında ilk beş yıl balayı dönemi

Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dilek İnce Günal da el titremesinin genellikle istirahatta gözlendiğini, bir iş yaparken daha az olduğunu bildirerek, iş yapmaya yönelik titreme yanında hareket yavaşlığının önemli olduğunu belirtti. Prof. Dr. Günal, “Parkinson ile görülme yaşı nedeniyle biraz daha orta ve ileri yaş grubunda, daha çok emekli hastalarda karşılaşıyoruz ama eğer genç hasta ise istemsiz hareketleri, titremesi ve yavaşlığı biraz da ilerleyeceği için takip eden yıllarda mesleğini yapmakta zorlanabilir ama uygun tedavi başlanırsa ve ilaçlarını düzenli kullanırsa, en azından günlük yaşam aktivitelerini rahat yapabilir. Tanı konulduktan sonra hastalığın ilk beş yılına balayı dönemi diyoruz” dedi.


11 Nisan’da 10 şehirde “Harekette Mutluluk Var” başlığıyla etkinlik yapılacak

Türkiye Parkinson Hastalığı Derneği Başkanı Prof. Dr. Raif Çakmur, Parkinson hastalığının iyi tedavi edilebildiğini belirterek, toplumun ve hastaların bilinçlenmesinin önemli olduğunu kaydetti. 11 Nisan Dünya Parkinson Günü nedeniyle etkinlikler düzenleyeceklerini kaydeden Prof. Dr. Çakmur şu bilgiyi verdi: “Böylesine iyi tedavi edilen ve sık görülen bir hastalığın 200. yılında 11 Nisan’da Dünya Parkinson gününü kutlayacağız. 11 Nisan önemli bir gün, bu günde birçok etkinliğimiz olacak.

Aslında 10 şehirde etkinlik yapacağız. Etkinlik yapacağımız şehirler; İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Mersin, Bursa, Konya, Antakya, Düzce, Kayseri ve Kocaeli. Bu 10 şehirde etkinlikler düzenleyeceğiz ve bu etkinliklerdeki temamız da “Harekette Mutluluk Var” teması. Bunun nedeni hem hareket ile ilgili bir hastalık, hem de hareket ve egzersiz, dans gibi aktiviteler bu hastalığın semptomlarına etkili oluyorlar, gidişini etkileyebiliyorlar. O nedenle biz bu temayla etkinliklerimizi düzenleyeceğiz ve etkinliklerimizde egzersiz aktivitelerimiz olacak.”

YAZIYI PAYLAŞ


Araç çubuğuna atla