Katarakt, dünyada önlenebilir körlük nedenleri arasında birinci sırada!

Yazan Hatice Pala Kaya
Kategori: Göz Sağlığı, Sağlık Gündemi Print

Katarakt teşhisi konulan hastaların %40’ında astigmatik kırma kusuru da bulunuyor! Kataraktın en yaygın ve önlenebilir görme sorunları arasında ilk sırada olduğunu söyleyen Türk Oftalmoloji Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Osman Şevki Arslan, “Dünyada tedavi edilebilir körlük sebeplerinin yaklaşık yarısını katarakt oluşturuyor. Katarakt teşhisi konulan hastaların ise %40’ında astigmatik kırma kusuru da bulunuyor” dedi.

Geçmişte kataraktın ilerlemesinin beklenerek tedavi edildiğini ancak bu dönemde başlangıç aşamasında dahi başarıyla tedavi edilerek iyi sonuçlar alındığını vurgulayan Prof. Dr. Arslan, teknolojideki gelişmelerle birlikte son derece hassas olan bu operasyonun yüksek başarı oranlarıyla gerçekleştirildiğini kaydetti.

Farkındalık oranının az olması nedeniyle tedavi oranlarının istenen düzeye çıkmadığını kaydeden Prof. Dr. Arslan, katarakt ile astigmatın birlikte görülme oranının da yüksek olduğunu, her ikisinin tek bir operasyonla düzeltilmesinin mümkün olduğunun altını çizdi.

Katarakt nedir? Neden olur? Belirtileri ve tedavi yöntemleri

Her yıl Ekim ayının ikinci perşembe günü gerçekleşen Dünya Görme Günü kapsamında, Alcon’un düzenlediği bilgilendirme toplantılarının beşincisi Ankara’da gerçekleştirildi. Bu çerçevede düzenlenen basın toplantısında Türk Oftalmoloji Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Osman Şevki Arslan, katarakt, tedavi seçenekleri ve katarakt cerrahisinde astigmat yönetimi hakkında bilgi verdi.

Dünya Görme Gününün tüm dünyada görme bozuklukları ve körlük hakkında insanlara bilgi vermek amacıyla etkinliklerle geçirildiğini kaydeden Prof. Dr. Arslan, “Dünya Sağlık Örgütü ve Uluslararası Körlüğü Önleme Ajansının öncülüğünde birçok sivil meslek kuruluşu ve resmi kuruluş bu etkinlikte rol alıyor ve bütün amaç dünyanın global olarak, körlüğe ve az görme üzerine dikkatleri çekmek” dedi.

Türkiye’de görme kusuru olan önemli sayıda insan bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Arslan, görme yetisindeki azalmanın, körlüğün bireyleri, aileleri çok etkilediğini verimlilik ve çalışma sorunları ortaya çıkardığını belirtti.

Mevcut körlüklerin %80’i tedavi edilebilir, görme kusurlarının %90’ı gelişmekte olan ülkelerde

Dünyada 284 milyon çeşitli düzeylerde görme sorunu olan insan bulunduğunu bildiren Prof. Dr. Şevki Arslan, bu kişilerden 39 milyonunun tamamen görmediğini kaydetti.

Buna karşılık tamamen görmeyen insanların yüzde 80’inin tedavi edilebilir olduğunu anlatan Prof. Dr. Arslan, “Yani aslında körlükle mücadele edebiliriz. Görme kusurlarının %90’ı gelişmekte olan ülkelerde. Demek ki birçok şey olanaksızlıklarla ya da bilinçsizlikle ortaya çıkıyor” bilgisini verdi.

Prof. Dr. Arslan, görme kusurlarının %65’inin 50 yaş üstünde çıktığını, kör çocuk sayısının ise 19 milyon olduğunu açıkladı.

Katarakt en yaygın görme kusuru

Görme kusurlarına bakıldığında, bunların %39’unun kataraktan kaynaklandığını belirten Prof. Dr. Arslan, bunu sırasıyla hipermetrop, miyop ve astigmatın izlediğini, görme kusurlarını oluşturan %10’luk kısmın da göz hastalığı olan göz tansiyonundan (glokom) kaynaklandığını, bunu da %7 ile sarı nokta hastalığının izlediğini kaydetti.

Astigmat nedir? Neden olur? Astigmatın belirtileri ve tedavisi

Diyabete bağlı retina bozulmasının %4 ile önemli yer tuttuğunu belirten Prof. Dr. Arslan, %17’lik kısmın da çok çeşitli nedenlere bağlı görme bozukluklarından oluştuğunu anlattı.

Katarakt her yaş grubunu ilgilendiren bir hastalık

Önlenebilir görme kusuru olması ve yüzde 39 ağırlıkta olması nedeniyle katarakta özel önem verilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Arslan “Katarakt doğuştan itibaren ölünceye kadar yetişkin popülasyonda, yaşlı popülasyonda, genç popülasyonda, bebekte, çocukta her yaş grubunu ilgilendiren bir hastalık türü. Ama esas itibariyle, katarakt yaşlılık hastalığı. 50’li yaşlardan itibaren katarakt oluyoruz.

Toplumun %90’ı neredeyse yaşamı elverirse, ileriki yaşlarda katarakt oluyor. İşte biz Dünya Görme Günü vesilesiyle önlenebilir, en önemli körlük sebebi olan katarakta dikkat çekmek istedik” diye konuştu.

“Eskiden katarakt bembeyaz olsun, öyle alınsın gibi yerleşik bir ön yargı vardı. Tabii bunlar geçti artık. Şimdi erkenden katarakt ameliyatları yapılıyor” ifadesini kullanan Prof. Dr. Arslan, böylece insanların iş ve sosyal yaşamını olumsuz etkileyen bir görme kusurunu ortadan kaldırma şansı elde ettiklerini vurguladı.

Katarakt için risk faktörleri

Kataraktın risk faktörlerinin yaş, UV ışınları, radyasyon, sigara ve çarpma olduğunu belirten Prof. Dr. Arslan, insanların risk faktörlerine dikkat ederek göz sağlıklarını korumaları gerektiğini anlattı.

Başta FAKO (Fakoemülsifikasyon) adı verilen rutin cerrahi olmak üzere teknolojik gelişmeler sayesinde, gerçekte son derece hassas olan bir operasyonun çok yüksek oranlarda başarıyla tamamlandığını belirten Prof. Dr.  Arslan, geniş bir kitleyi sağlıklı görüşe kavuşturma imkanı olduğunu vurguladı.

Astigmat ve katarakt birlikte düzeltilebiliyor

Türkiye’deki 235 bin katarakt hastasının, 101 bininin aynı zamanda astigmat sorunu olduğunu; 89 bin 300 kişinin de 1D ve üzeri astigmatı bulunan katarakt hastası olduğunu kaydeden Prof. Dr. Arslan, bunlardan sadece yüzde 7’sinin ameliyat olduğunu, toplam katarakt ve astigmatı olan hastaların sadece yüzde 3’ünün tedaviye başvurduğunu belirtti.

Göz tansiyonu (Glokom) nedir? Nedenleri, belirtileri ve tedavisi

Yeni lenslerin iki sorunu tek bir operasyonla çözmeye imkan sağladığını kaydeden Prof. Dr. Arslan, “Torik göz içi lens kullanılmayan hastalar bir başka operasyon daha geçirmek veya ömrü boyunca gözlük kullanmak zorunda kalıyor. Bu nedenle torik göz içi lens konusunda hastaların bilinçlenmesinin önemli olduğunu düşünüyoruz.

Türkiye’de son on yılda katarakt hastalarının ameliyat edilme oranları yaklaşık on kat artışla 465 bin seviyelerine ulaştı. Bugün ülkemizde sadece sayısal anlamda değil, bilgi, teknoloji ve donanım açısından da batı ile aynı düzeyde ilerliyoruz.

Aynı zamanda astigmatik kusurların da torik göz içi merceklerle tedavi edilmesi konusunda da yol almalıyız. Artık yapılan operasyonlarla hastalar bir defada iki sağlık sorunundan da kurtulabilmekte. Bu şekilde büyük ölçüde gözlük bağımlılığından kurtulabilmek ve daha net bir görüşe sahip olmak mümkün” dedi.

Göz ovalamaktan kaçınılmalı

Prof. Dr. Şevki Arslan, göz sağlığı için UV filtreli gözlükler kullanılması başta olmak üzere sigara içmeme vb. koruyucu davranışlar geliştirilmesini önerirken, bireylerin gözlerini ovalamaktan kaçınmasını da tavsiye etti.

Özellikle operasyon geçiren kişilerin kesinlikle gözlerimi ovmaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Arslan şu tavsiyelerde bulundu: “Sigaranın içindeki nikotin, vücudun sinir sisteminde birbirine iletiyi gönderdiği yerleri kötü bir şekilde bozuyor. Kanserojen etkisi ve sistemi dejenere etkisi de yüksek. Sigaranın katarakt ameliyatı sonrasında kesinlikle kullanılmaması gerekli. Bir önemli faktör, travmadan kaçınmaktır. Katarakt ameliyatından sonra gözün ovalanmasından kaçınılmalı. Çünkü gözün içine yumuşak da olsa sıvı olmayan bir aygıt takılıyor. Ovmak zarar verebiliyor. Hatta ameliyat olmayan sağlıklı kişilerde bile gözlerin ovalanmasından kaçınılmalı. Çünkü, basınç göze zarar verebilir.”

YAZIYI PAYLAŞ


Araç çubuğuna atla