Sepsis ile mücadelede aşı yapılması ve uygun antibiyotik kullanımı çok önemli

Yazan Hatice Pala Kaya
18 Eylül 2017 |   Kategori: Sağlık Gündemi, Üye Yazıları Print

Vücuttaki herhangi bir enfeksiyona karşı vücudun aşırı derecede ve hayatı tehdit eden reaksiyonlar göstermesi sonucunda oluşan Sepsisin doku hasarına ve organ yetmezliğine yol açabildiğini söyleyen Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. Nurullah Okumuş, ölümcül sonuçlar yaratan sepsise karşı toplumsal bilinç ve fatkındalığın artması gerektiğini söyledi. Türk Yoğun Bakım Derneği İkinci Başkanı Prof. Dr. Necmettin Ünal da sepsise yönelik tanı ve tedavi prensiplerinde yaşanan değişiklikleri hekimlere anlatmak için yoğun çaba içinde olduklarını duyurdu.

Dünya Sepsis Günü dolayısıyla Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Morfoloji Yerleşkesi’nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Prof. Dr. Nurullah Okumuş, tüm Dünya’da yılda 20-30 milyon arası sepsis vakası olduğunu belirtti. Bu vakaların 8 milyon dolayında ölümle sonuçlandığını kaydeden Prof. Dr. Okumuş, “Yapılan çalışmalarda sepsis vakalarının tüm dünyada her yıl yaklaşık yüzde 10 civarında arttığı bildirilmektedir. Önemli bir hastalıktır, tedavi edilen vakalarda da ciddi rahatsızlıklar olmaktadır” dedi.

Sepsisin uzun süreli antibiyotik tedavisi, hastane bakımı ve yoğun bakım yatışlarına neden olması nedeniyle çok yönlü önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Okumuş, bireylerin bu hastalık konusundaki bilgi eksikliği nedeniyle ciddi sıkıntılar da doğduğunu vurguladı.

Sessiz katil sepsis

Hastaların kısa sürede ölümüne yol açması nedeniyle ciddi bir farkındalığın oluşması gerektiğini belirten Prof. Dr. Okumuş, sepsisle mücadelenin dünyanın her yerinde zor olduğunu, uygun antibiyotik tedavisine rağmen ölümler gözlenebildiğini hatırlattı. Prof. Dr. Okumuş, şu bilgileri verdi: “Çünkü mücadele ettiğiniz organizmanın özelliklerini bilmiyorsunuz çoğu zaman. O yüzden mücadelede bazen başarısız olunabilmektedir.

Septik şok veya sepsis (kan zehirlenmesi) nedir, belirtileri nelerdir?

Tabii bu mücadelede başarı şansını artıran en önemli faktör, erken tanı ve antibiyotik tedavisidir. Ben sepsisten ‘sessiz katil’ diye bahsediyorum. Farkına varılmadan hastalıklara ve ölümlere neden olmaktadır. Mücadele iki ucu keskin kılıç gibidir ve bu kılıç da antibiyotiktir. Doğru zamanda kullanıldığında faydalı, uygun olmayan bakterilerde kullanıldığında zararlıdır, hatta sepsisin gıdası da ve en önemlisi zehiri de antibiyotiktir.”

Antibiyotik direncine dikkat

Gereksiz antibiyotik kullanımıyla da oluşabilen antibiyotik direncinin bu noktada öneminin bir kez daha vurgulanması gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Okumuş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sokaktaki vatandaştan en üst düzeydeki sağlık çalışanına kadar ısrarla üzerinde durulması gerekiyor. Antibiyotik konusunda ısrarcı olmasınlar. Çünkü yanlış antibiyotik kullanımına bağlı olarak bu organizmalar mücadele edilemez hale gelmektedir. Bir süre sonra bu hastalıklarla mücadelede kullanılacak antibiyotik bulunmayabilir.

O yüzden toplumun her kesiminde farkındalığın oluşması gerekir. Yoğun bakımların enfeksiyonla mücadelesinde, toplumda aldığımız önlemler sadece antibiyotik kullanımı ile ilgili değil. Enfeksiyondan korunmanın en basit yolu el yıkamadır. Bir iş yaptığımızda el yıkama ciddi anlamda ucuz ve enfeksiyonlardan korunmanın en önemli yoludur.”

Aşılama önemli mücadele araçlarından biri

Prof. Dr. Okumuş, erişkin aşılamada grip ve pnömoni aşılarının sepsisin önlenmesinde etkili olup olmadığına yönelik bir soruya da “Kesinlikle (önemli) diyebiliriz. Çünkü sepsis, enfeksiyon vücuda girdikten sonra oluşan bir tablodur ve buna bağlı olarak vücudun zarar görmesidir. Sadece bakteriler sepsis yapmaz. Virüsler ve mantarlarda sepsise neden olabilir ama bakteriler daha ön plandadır.

Sepsis tedavisindeki her saatlik gecikme, ölüm oranlarını beş kat artıyor!

Aynı enfeksiyon tablosunu 3 kişide düşünün, genç ve dinamik bir kişide antibiyotik tedavisiyle durum 6-7 gün içerisinde düzelebilirken, aynı mikroorganizma ve enfeksiyon tablosu bağışıklığı bozulmuş özellikle yaşlı ve yenidoğan çocuklarda ölüme neden olabilmektedir. Özellikle bu iki-üç yaş grubu ve kronik hastalığı olanların aşılama ve hijyen konusunda dikkatli olması gerekir” yanıtını verdi.

Bilgilendirme için program başlatıldı

Türk Yoğun Bakım Derneği İkinci Başkanı Prof. Dr. Necmettin Ünal da basın toplantısında, sepsis tanımlaması ve tedavi prensiplerinin 2016 yılı Aralık ayında yeni bilimsel bulgular nedeni ile değiştirildiğini hatırlatarak, sağlık personelinin bu yeni bulgular ışığında eğitiminin önem taşıdığını kaydetti.

Prof. Dr. Ünal, Mayıs 2017’de Cenevre’de yapılan Dünya Sağlık Örgütü Genel Kurulunda sepsisin önemli hastalıklar kapsamına alındığını hatırlattı. Sağlık Bakanlığı’nın desteğiyle, Türk Yoğun Bakım Derneğinin Türkiye’deki tüm sağlık personeline yönelik bir eğitim kampanyası başlattığını açıklayan Ünal, “Bu kampanyada Sepsis farkındalığı, tanısı, acil tedavisi ve ileri tedavisi ile ilgili güncel bilgileri içeren eğitim verilecek” dedi.

YAZIYI PAYLAŞ


YORUMUNUZ VAR MI?

avatar
Araç çubuğuna atla