
Sağlık ekosisteminin geleceğini şekillendirmek amacıyla Novartis Türkiye öncülüğünde, Tenity, MEXT, Türkiye’deki İsviçre Büyükelçiliği ve Swissnex iş birliğiyle hayata geçirilen “Sağlık İnovasyonu Programı” Ankara’da düzenlenen final etkinliğiyle tamamlandı. Programa, 20 farklı ülkeden toplam 103 başvuru yapılırken, değerlendirme sürecinin ardından belirlenen 11 finalist girişim projelerini İnovasyon Günü’nde tanıtma fırsatı buldu. Kamu paydaşları, özel sektör temsilcileri ve yatırımcıların katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikte finalistler; kardiyovasküler, renal ve metabolizma hastalıkları, meme kanseri, SMA ve ürtiker gibi kritik hastalık alanlarının yanı sıra alternatif finansman modellerine yönelik yenilikçi çözümlerini paylaştı.
Program kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda HEVI AI birinci, Albert Health ikinci ve Tenacio üçüncü sırada yer aldı. HEVI AI; inme, onkoloji ve pulmoner görüntüleme alanlarında geliştirdiği yapay zekâ tabanlı erken tanı çözümleriyle ilk sırada yer alırken, Albert Health, yapay zekâ destekli çoklu kronik hastalık yönetimi yaklaşımıyla ikinci oldu. Tenacio ise klinik veriler ile gerçek yaşam hasta sonuçları arasındaki bağlantıyı güçlendiren yapay zekâ destekli dijital sağlık çözümüyle üçüncü oldu.
Sağlık İnovasyonu Programı’nın final etkinliği kapsamında, Novartis Türkiye Ülke Başkanı Serkan Barış, İsviçre’nin Türkiye Büyükelçisi Guillaume Scheurer ve MEXT Teknoloji Merkezi Genel Müdürü Efe Erdem’in katılımıyla bir basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda programın stratejik önemi ve gelecek hedefleri paylaşıldı. Novartis Türkiye Ülke Başkanı Serkan Barış, programın yalnızca girişimleri desteklemeyi değil, sağlık ekosisteminin geleceğine yönelik sürdürülebilir ve çok paydaşlı bir iş birliği modeli oluşturmayı amaçladığını söyledi.
Programın yaklaşık altı aylık yoğun bir hazırlık sürecinin ardından final aşamasına ulaştığını belirten Barış, “Programımızın amacı, ulaşmak istediği nokta, iş ortaklarımızla alacağımız yol ve bu yolda karşımıza çıkabilecek fırsatları birlikte değerlendirmek. Sağlık sisteminin ve sağlık ekosisteminin geleceğine dair bir iş birliği modelinden bahsediyoruz. Sağlık İnovasyonu Programı’nı planlarken çıkış noktamız çok netti. Bugün final günündeyiz ancak yaklaşık altı aydır devam eden yoğun bir emeğin sonucunu görüyoruz. Farklı paydaşların büyük katkısıyla bu noktaya geldik” dedi.
Dünya genelinde sağlık sistemlerinde yaşanan dönüşümün temel dinamiklerine dikkat çeken Barış, dijitalleşme, yapay zekâ entegrasyonu ve sürdürülebilir finansmanın sağlık alanındaki değişimin ana başlıklarını oluşturduğunu kaydetti.
Sağlık hizmetlerindeki dönüşümü hasta yolculuğu perspektifinden değerlendirdiklerini belirten Barış, sağlık hizmetlerine erişimden erken tanıya, tedaviye uyumdan hasta deneyimine ve sistemlerin uzun vadeli sürdürülebilirliğine kadar uzanan sürecin programın odak noktalarından biri olduğunun altını çizdi. Bu kapsamda sağlık hizmetlerinin mevcut durumu ve gelecekteki yönelimine ilişkin değerlendirmelerin programın önemli bir parçası olarak ele alındığını ifade etti.
Yapay Zekâ Terapist Olabilir mi? AI ile Psikolojik Destek, Riskler ve Hukuki Sorumluluk
Sağlık İnovasyonu Programı’nın benzer girişimlerden ayrılan yönünün farklı paydaşları ortak bir platformda buluşturması olduğuna işaret eden Barış, programın yalnızca girişimcileri ve yenilikçi fikirleri desteklemek amacıyla kurgulanmadığını dile getirdi. Serkan Barış, şunları söyledi: “Sağlık İnovasyonu Programı’nı kurgularken sadece girişimleri ve yenilikçi düşünceyi destekleyecek bir noktanın ötesine geçmeyi planlamıştık. Türkiye’de benzer programların farklı dönemlerde uygulandığına şahit olduk. Biz ise farklı paydaşları bir araya getiren, tek bir girişimin kendi başına ulaşabileceği etkinin ötesine geçerek, birlikte çalışma sayesinde çok daha geniş kitlelere ulaşabilecek bir yaklaşımı hedefledik.”
Novartis Türkiye Ülke Başkanı Serkan Barış, sağlık hizmetlerine erişimi artıran, hasta deneyimini iyileştiren ve dijital dönüşümü destekleyen çözümlere bundan sonraki süreçte de katkı sunmaya devam edecekleri bilgisini verdi. Girişimci firmaların sunumlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Barış, program kapsamında ağırlıklı olarak erken tanı ve tarama, tedaviye uyum, hasta yolculuğunun iyileştirilmesi ve sağlık hizmetlerinin finansal sürdürülebilirliğine yönelik projelerin öne çıktığını ifade etti.
Girişimcilere sunulacak fırsatlara da değinen Serkan Barış, programın yalnızca finansal destekten ibaret olmadığını, girişimcilerin çok daha geniş bir ekosistemle buluşacağını söyledi. Barış, “Ben girişimci firmalardan birinin yerinde olsam çok heyecanlanırdım. Çünkü bu süreci sadece finansal destek alınan bir yapı olarak değil, hayallerin çok ötesinde kişi ve kurumlarla temas edilebilecek bir fırsat olarak görüyoruz” dedi.
Sağlıkta Üretken Yapay Zeka Uygulamalarının Kullanılması: Faydaları ve Riskleri
Serkan Barış, finalistlerin Novartis Türkiye ile çalışma imkânı elde edeceğini ve çözümlerini Novartis’in Asya Pasifik, Orta Doğu ve Afrika bölgesindeki geniş ağı üzerinden uluslararası ölçekte geliştirme fırsatı bulabileceklerini anlattı. MEXT’in Avrupa Dijital İnovasyon Merkezi kapsamında girişimcileri ekosistemine dahil etmeyi planladığını belirten Barış, İsviçre Büyükelçiliği himayesinde faaliyet gösteren Swissnex ile de yapay zekâ ve ileri teknolojiler alanında küresel ağlara erişim fırsatları yaratılmasının hedeflendiğini kaydetti.
Konuşmasında Novartis’in küresel ve yerel gücüne de değinen Serkan Barış, şirketin dünya genelinde 300 milyondan fazla insana tedavi ulaştırdığını, Türkiye’de ise 70 yılı aşkın süredir faaliyet gösterdiğini hatırlattı. İstanbul Kurtköy’de bulunan üretim tesisinde 24 molekülün yaklaşık 700 farklı formda üretildiğini ve bu ürünlerin 120’den fazla ülkeye ihraç edildiğini belirtti. Klinik araştırmaların da Novartis’in öncelikli alanlarından biri olduğunu ifade eden Barış, Türkiye’yi önemli bir bilgi ve üretim merkezi olarak gördüklerini ve özellikle erken faz klinik araştırmaların artırılması yönünde çalışmalarını sürdüreceklerini dile getirdi.
Sağlıkta ilerlemenin ancak kamu otoriteleri, akademi, özel sektör, girişimciler, yatırımcılar, hasta dernekleri ve tüm ekosistemin ortak çalışmasıyla mümkün olacağını vurgulayan Serkan Barış, Sağlık İnovasyonu Programı’nın bu anlayışın somut bir sonucu olduğunu belirterek konuşmasını tamamladı.
Yeni Yapay Zekâ Modeli Mesane Kanseri Tedavisinde Başarı Oranlarını Arttırıyor
İsviçre’nin Türkiye Büyükelçisi Guillaume Scheurer, İsviçre’nin inovasyon alanındaki köklü birikimini vurgulayarak, iki ülke arasında kurulan stratejik iş birliğinin önemine dikkat çekti. İsviçre’nin inovasyon alanındaki dünya lideri konumunun, araştırmacıların dehasını doğru ekosistemlerle buluşturma kabiliyetinden beslendiğini belirten Büyükelçi Scheurer, hayata geçirilen bu projenin iki ülke arasındaki bağları kuvvetlendirdiğini ifade etti.
Büyükelçi Scheurer, konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Sağlık İnovasyonu Programı’nın bir parçası olmak, Türkiye ile İsviçre arasındaki teknoloji köprüsünü daha da sağlamlaştırmamıza vesile oldu. Swissnex’in küresel vizyonu doğrultusunda, yerel girişimleri akademik ve sektörel ağlarla bir araya getirebilmeyi çok kıymetli buluyoruz. Bilimsel mükemmeliyetçiliği toplumsal faydaya dönüştüren bu inisiyatifin uzun soluklu bir değer yaratacağına yürekten inanıyoruz.”
MEXT Teknoloji Merkezi Genel Müdürü Efe Erdem ise, sağlık sektöründe yalnızca teknoloji geliştirmenin yeterli olmadığını belirterek, veriyi anlamlandırabilen, birlikte çalışabilir sistemler kurabilen ve çözümlerini gerçek sahada doğrulayıp ölçekleyebilen ekosistemlerin öne çıktığını söyledi.
Yapay zeka kanser tanı ve tedavisinin kaderini değiştirebilir mi?
Erdem, görüşlerini şu sözlerle aktardı: “Bu programda gördüğümüz girişimler, Türkiye’nin yapay zekâ, veri analitiği ve sağlık teknolojileri alanında ne kadar güçlü bir potansiyele sahip olduğunu çok açık ortaya koyuyor. MEXT olarak biz de sanayide sahada edindiğimiz dijital dönüşüm, yapay zekâ ve inovasyon deneyimini şimdi sağlık alanına taşıyor; girişimlerin yalnızca fikir üretmesini değil, çözümlerini valide edip global ölçekte büyüyebilecekleri güçlü bir teknoloji ve iş birliği ekosistemine erişmelerine katkı sunuyoruz.”
Programın operasyonel gücünü ve girişimcilik boyutunu vurgulayan Tenity Ülke Müdürü Sabina Babayeva, “Bu iş birliğiyle, Türkiye’nin dinamik girişimcilik enerjisi ile Avrupa’nın derin sağlık tecrübesi arasında sarsılmaz bir inovasyon köprüsü kurduk. Novartis Türkiye’nin bilimsel mirasını Tenity’nin küresel ağıyla harmanlayarak, dijital fikirlerin hastaların hayatına dokunan somut çözümlere dönüştüğü bir platform inşa ettik. Finalist girişimlerimizin sadece büyümesine odaklanmıyor, aynı zamanda onların uluslararası arenada ölçeklenmesi için gereken klinik doğrulama ve stratejik bağlantıları sağlıyoruz. Ankara’da tanıklık ettiğimiz bu sinerji, sağlık teknolojilerinin geleceğinin Türkiye’den dünyaya uzanan bir etki alanında şekilleneceğinin en net göstergesidir” dedi.
YAZIYI PAYLAŞ
YORUMUNUZ VAR MI?