AIFD Genel Sekreteri Dr. Ümit Dereli: Küresel aşı üretim kapasitesi, bu yıl 11 milyar doza ulaşmış olacak

Yazan Hatice Pala Kaya
12 Ekim 2021   |    13 Ekim 2021    |   Kategori: Sağlık Gündemi Print

Aşıların klinik araştırmaları konusunda gerçekleştirilen küresel işbirliklerine dikkati çeken Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AIFD) Genel Sekreteri Dr. Ümit Dereli, pandemi öncesi 3,5 milyar doz olan küresel aşı üretim kapasitesinin, bu yıl sonunda 11 milyar doza ulaşmış olacağını kaydetti. Aşı Sempozyumu kapsamında gerçekleşen “Türkiye ve Dünyada Aşı Gelişim Süreçleri ve Regülasyonları” oturumunda bir konuşma yapan Dr. Ümit Dereli, gelişmiş ülkelerde yapılan hesaplamaya göre, her bir bireyin aşılanmasının ekonomiye 2 bin 900 dolar katkı sağladığının altını çizdi.

BioExpo kapsamında iki gün süren “Genel ve Pandemi Dönemi Aşı Gelişim Süreçleri” başlıklı Aşı sempozyumu yapıldı. Aşı sempozyumuna, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB), Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) ve Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) katkı verdi. Sempozyum kapsamında 8 Ekim günü oturum başkanlığını Dr. Ümit Dereli ve Prof. Dr. Serhat Ünal’ın yaptığı “Gelecekteki Küresel Salgınların Önlenmesinde Farklı Aşı Yaklaşımlarının Değerlendirilmesi” oturumu gerçekleştirildi.

Oturumun açılışında konuşan Prof. Dr. Serhat Ünal, “Pandemi yüzünden çok zorlu günlerden geçiyoruz, tabii ki (salgının) sayesinde çok şey öğrendik. Bilim sayesinde gayet etkili aşılar geliştirildi, bunu sadece 1 yılda yaptık ve etkili ve güvenli aşılara ulaştık, bugün de bu aşıları konuşmak için bir aradayız” dedi.

Oturumda konuşan Oxford aşısını geliştiren, Oxford Üniversitesi Aşı Bilimi Profesörü ve Vaccitech Kurucu Ortağı Prof. Sarah Gilbert, Koronavirüs, MERS ve bazı adenovirüslere yönelik yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi. Nisan 2021 itibariyle Koronavirüse karşı 12 klinik çalışma yaptıklarını açıkladı. İkinci doz uygulama aşamasında yaptıkları çalışmada bağışıklık yanıtının çok arttığının gözlendiğini belirtti.

AİFD: Türkiye klinik araştırma yatırımını üç katına çıkarabilecek potansiyele sahip

Varyantlara karşı çalışmada, hızlı sonuç alabilmek için başlangıçtan itibaren Astra Zeneca’ya bilgi transferi yaptıklarını belirten Gilbert, Beta Varyantında spike proteinine karşı yeni bir noktaya ulaştıklarını kaydetti. Henüz insan üzerinde denemedikleri bu yeni aşamada, iki doz aşının üzerine Beta Varyantına etkili olan üçüncü doz yapıldığında bütün varyantlara karşı etkili olabilen bir antikorun geliştiğini, Delta varyantına karşı da iyi sonuçların gözlendiğini belirten Gilbert, “Ayrıca aşıda değişiklik yapmak gerekirse bunu yapabilecek kapasiteye sahip olduğumuzu da gördük” diye konuştu.

Moderna Enfeksiyon Hastalıkları Terapötik Alan Başkanı ve Kıdemli Başkan Yardımcısı Dr. Jacqueline Miller ise salgından önce de mRNA çalışmaları yaptıklarını kaydetti. COVID-19 salgınıyla birlikte geliştirme çalışmaları hakkında bilgi veren Miller, aşılarının etki mekanizmasını anlattı. Şirket olarak, daha önce 5 yıl boyunca ABD’deki sağlık enstitüleri ile işbirliği içinde SARS ve MERS üzerinde çalıştığını hatırlatan Miller, bu çalışmaların SARS-CoV2’ye ilişkin çalışmalara katkı verdiğini, bir diğer yardımcı unsurun da hızlı klinik deneylerin yapılabilmesi olduğunu vurguladı. Varyantlara ilişkin çeşitli çalışmalar yaptıklarını ifade eden Miller, varyantlara yönelik aşıların da mevcut aşının üzerinde yapılacak teknolojik iyileştirmelerle mümkün olabileceğini kaydetti.

Dr. Ümit Dereli: Dünyayla rekabet etmek istiyorsak ilaçta bilgi üretmeliyiz

Sinovac BionTech Tıbbi İşler Direktörü Dr. Yongjun Gao da konuşmasında, Coronavac aşısı ile çocuklarda ve ergenlerde elde ettikleri sonuçların, yaşlılardan elde ettiklerinden daha iyi olduğunu kaydetti. Dr. Gao, Coronovac’ın üçüncü dozunun 6-8 hafta sonra yapılabileceğini belirtirken, bazı analizlerde antikor seviyesinin ikinci aydan itibaren düştüğü ve buna bağlı olarak daha erken yapılıp yapılamayacağı sorusunu yanıtladı.

Dr. Gao, ikinci ve üçüncü dozun aralığının ne olması gerektiği konusunda çeşitli analizler yaptıklarını, 6-8 hafta tavsiyesini ona göre oluşturduklarını belirtirken, diğer yandan salgın gibi özel bir durumda korumayı daha da artırmak için daha kısa süreler düşünülebileceğini ancak bunun da çalışılmış olması gerektiğini vurguladı.

Janssen EMEA Gelişen Pazarlar Kıdemli Medikal Direktörü Dr. Jamie Oliver Vigueras da konuşmasında geliştirdikleri çeşitli aşılara yönelik bilgi vererek, üzerinde çalıştıkları HIV aşısının 2025’te kullanıma alınmasını hedeflediklerini belirtti. Vigueras, salgının yayılma hızını ilk hesapladıklarından daha yavaş olduğunu kaydetti.

Dr. Ümit Dereli: Aşı üretim sürecinin yüzde 70’i kalite kontrol

AIFD Genel Sekreteri Dr. Ümit Dereli, gelişmiş ülkelerde yapılan hesaplamaya göre, her bir bireyin aşılanmasının ekonomiye 2 bin 900 dolar katkı sağladığının altını çizdi. Aşı üretiminin zor bir süreç olduğuna işaret eden Dr. Dereli, “İçeriğinde yer alan antijen sayısına bağlı olarak aşı üretimi daha da karmaşık olabiliyor, sadece üretim süreci bile üç yıla kadar çıkabiliyor. Tüm üretim sürecinin yüzde 70’ine denk gelen kalite kontrol süreci, bazen bir aşıda yüzden fazla test yapılmasını gerekli kılıyor” diye konuştu.

Yapılan teknoloji transferleri sayesinde Türkiye’nin aşı dolum kapasitesi, soğuk zincir takibi, soğuk oda, optik kontrol gibi yetkinliklerinin çok güçlü hale geldiğini belirten Dereli, ülkemizin yüksek nitelikli istihdama sahip olduğuna da işaret etti.

İlaç endüstrisi Pandemi ile Mücadelede Nasıl Bir Sınav Verdi?

Aşı geliştirmede küresel işbirliklerinin önemine vurgu yapan Dr. Dereli, “Bu araştırmalar birçok farklı ülkede yürütülüyor. Türkiye’de de aynı şekilde birçok aşının klinik araştırmaları gerçekleşti. Bugün en yaygın uygulanan aşılardan biri için üretimde kullanılan 280 içerik 19 farklı ülkeden elde ediliyor ve teknoloji transferi için yapılmış 214 küresel anlaşma bulunuyor. Bu küresel işbirlikleri sayesinde pandemi öncesi 3,5 milyar doz olan küresel aşı üretim kapasitesi, bu yılsonunda 11 milyar doza ulaşmış olacak” dedi.

Yaşam bilimleri ve sağlık endüstrileri alanında Türkiye’nin en büyük buluşması niteliğindeki BioExpo 7-8 Ekim günleri arasında TİTCK, TÜSEB ve TÜBİTAK’ın kurumsal katkıları, Marmara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Biyoteknoloji Anabilim Dalının bilimsel işbirliği ile İstanbul Lütfi Kırdar’da gerçekleştirildi.

YAZIYI PAYLAŞ

YORUMUNUZ VAR MI?

guest
0 Comments
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
Araç çubuğuna atla