Akut lösemi tedavisinde başarısı oranları yüzde 90’lara ulaştı

Kategori: Bebek Sağlığı, Çocuk Sağlığı, Kanser Print

Kanama, kansızlık, iyileşmeyen enfeksiyon, lenf bezlerinde büyüme ve kemik ağırıları gibi şikayetlerle saptanabilen en önemli çocukluk çağı kanserlerinden birisi olan akut lösemi tedavisinde başarısı oranlarının %90’lara ulaştığı açıklandı. Özellikle çoçuklarda ve 60 yaş üsütündeki erişkinlerde daha sık görülen akut ve kronik lösemi hakkında bilgi veren Hematoloji Uzmanı Doç. Dr. Özkan Sayan, son yıllarda tedavide kullanılmaya başlanan yeni nesil ilaçlarla bu alanda sevindirici bir başarı sağlandığını dile getirdi. Doç. Dr. Özkan Sayan, ile akut ve kronik löseminin tanısını ve yeni tedavi seçeneklerini konuştuk:

Akut ve kronik lösemi arasındaki fark nedir?

Kemik iliğinde kök hücreler bulunuyor, bizim beyaz, kırmızı ve pıhtılaşma hücrelerimizi yapan kök hücreler. Çevresel, kimyasal faktörler, radyasyon ya da genetik bir takım değişiklikler sonucu kök hücrede değişim ve kanserleşme başlıyor. Bu kanserleşen hücreler kemik iliğinden dolaşıma çıkıyor, dolaşımda da lenfoid dokular, karaciğer, dalak başta olmak üzere hemen hemen vücudumuzdaki birçok dokuda birikmeye başlıyor.

Yeni ilaçlar Kronik Miyeloid Lösemi tedavisinde başarıyı çok arttırdı

Kemik iliğini bir çevre gibi kabul edersek, diğer hücrelerin çoğalması baskılandığı için hasta bize çok farklı klinik bulgularla geliyor. Bu olayın hızlı başlayıp günler, haftalar içinde hızla ortaya çıkmasına akut lösemi, ayları yılları bulan daha yavaş seyirli türüne ise kronik lösemi diyoruz. Hastalar kanama, kansızlık, iyieşmeyen enfeksiyon, lenf bezlerinde büyüme, kemik ağrıları gibi şikayetlerle bize geliyor.

Akut mu, yoksa kronik lösemi mi, hangisi daha tehlikeli?

Akut lösemiler hızlı başlayıp hızlı ilerlediği için erken müdahale hastanın hayatının kurtarılması açısından önemli.

Kesin teşhis için hangi tetkikler yapılıyor?

İlk başta bu hastalar; ya geçmeyen bir enfeksiyon sonrasında yapılan kan sayımının ardından kan değerlerindeki anormallikler, lökosit sayısının yüksek veya çok çok düşük olması, anemisinin (kansızlık) olması ve pıhtılaşma hücrelerinin düşük olmasından şüphelenilip hematoloji hekimlerine yönlendiriliyor.

Kan sayımında mutlaka durum anlaşılıyor mu?

Hastalık aşikar hale geldiği zaman yani kemik iliğinden başlayıp lösemik hücreler dolaşıma çıktığı zaman hastalıkta söylediğimiz tablolarla meydana gelebiliyor, bazen de kemik iliğinden tam dolaşıma geçmeden yakalanabiliyor. O zaman hastanın kan sayımında bir anormallik olmayabiliyor. Ama mikroskopta incelediğimiz zaman lösemik hücreleri fark edebiliyoruz. Yani öncelikle tam kan sayımı ve rutin biyokimyasal testler daha sonra çevre kanının mikroskopta incelenmesi ondan sonra kesin tanı koymak için de kemik iliği biyopsisi ve sitogenetik inceleme yapılıyor.

Lösemi (kan kanseri) belirtileri ve yeni tedavi seçenekleri

Peki nasıl bir tedavi uygulanıyor?

Kronik lösemiler yavaş seyirli olduğu için çoğu zaman tesadüfen, kan sayımında ortaya çıkıyor. Kronik lenfositik lösemi gibi bazı türler yıllar boyunca sessiz kalabiliyor, daha sonra aktif oluyor. Tedavi hastalığın evresine, sitogenetik bulgulara ve hastalığın diğer prognostik özelliklerine göre değişiyor. Akut lösemideki gibi hızlı ve yoğun olmayan, çoğu zaman ayaktan takip edebileceğimiz tedaviler uyguluyoruz.

losev-cocuk-kanserAkut olsun kronik olsun tedavide en önemli olan  bireysel yani kişiye özgü tedavileri oluşturmak ve uygulamak. Şöyle bir örnek vereyim; Genç aynı yaşlarda iki hasta. İkisi de hemen hemen aynı şartlarda yetişmiş, risk faktörleri aynı ve doğal beslenmiş. İkisi de aynı hastalığa sahip, hemen hemen aynı tedaviyi uyguluyorsunuz ama biri yaşıyor diğerini kaybediyoruz. Onun için “Hastalık yoktur, hasta vardır” denilir. Tamamen hastaya özelleştirilmiş tedavi modelleri uygulamak gerekiyor.

Akut ve kronik  lösemilerde hastalığın kötü bir karaktere sahip olduğunu tedaviye cevabın düşük ve yetersiz olacağını düşündüğümüz faktörleri önceden belirleyebiliyoruz ve  kötü prognozlu ise uygun kemik iliği donörü varsa, en kısa sürede hastalığını kontrol altına aldıktan sonra kemik iliği nakli tedavisini uyguluyoruz. Öncelikle donör olarak kardeş ya da akrabalara bakılıyor, genetik doku uyumluluk testleri yapılıyor. Bunlar çok kolay ve ucuz testler değil, zaman alan testler.

Yeni nesil lösemi tedavileriyle hastaların sağ kalım süresi hızla artıyor

Kemik iliği ve doku bankalarımızda sınırlı sayıda donör var ne yazık ki. Yaş ilerledikçe tedavi başarı oranları azalıyor. Akut lösemiler özellikle Akut lenfoblastik lösemi çocukların yaş grubunda tedavi şansımız çok daha yüksek, tedaviye çocukların cevap verme oranları daha fazla. Başarı oranı yüzde 80-90’larda şu anda ve nakil yapma imkanımız var. Ama 60 yaş sonrası kötü risk faktörleri daha fazla görülür ve başka hastalıklara sahip olma gibi durumlar da ortaya çıktığı için iyileşme oranları % 5-20’lere kadar düşmektedir.

Lösemiye yol açan etkenler nelerdir?

En önemli sebep kimyasallar ve radyasyon. Bir takım kimyasal maddelere (benzen  gibi bazı uçucu kimyasallar ve boya sanayinde fazla miktarlarda kullanılan kimyasallar) uzun yıllar maruz kalmak, sigara, çevresel faktörler ve genetik faktörler olarak sıralayabiliriz.

YAZIYI PAYLAŞ

YORUMUNUZ VAR MI?

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
Araç çubuğuna atla