
Sonuçları Frontiers in Psychology dergisinde yayımlanan ve ABD’de 5-17 yaş arasındaki 256 dans öğrencisiyle yürütülen yeni bir araştırmaya göre, dans etmenin çocuk ve ergenlerin ruh halini olumlu yönde etkiliyor. Dört ayda toplanan 4 bin 224 ders öncesi ve sonrası değerlendirmede, seansların yüzde 85,8’inde çocukların ruh hali daha iyi yönde gelişti. Etki, dans türü ve deneyim düzeyine göre belirgin değişmedi.
ABD’de yapılan yeni bir araştırma, çocukların ve ergenlerin yapılandırılmış dans derslerinden sonra kendilerini ders öncesine göre daha iyi hissettiklerini gösterdi. Çocuk ve ergenlerde dans eğitiminin yalnızca fiziksel becerilere değil, kısa süreli duygusal iyilik haline de katkı sağlayabileceğini düşündüren bu araştırmada dans öğrencilerinin derslerden önceki ve sonraki ruh halleri karşılaştırıldı. Araştırma sonucunda öğrencilerin dans derslerinin ardından verdikleri ruh hali puanlarının genel olarak yükseldiği görüldü. Bununla birlikte çalışmanın randomize ve kontrollü olmaması, dansın ruh halini iyileştirdiğini kesin biçimde söylemeye izin vermiyor.
Yeni Çalışma: Dans Etmek Diğer Egzersiz Türleri Kadar Sağlığa Faydalı
Araştırma, Şubat-Mayıs 2025 tarihleri arasında Kaliforniya’daki dört Tiffany’s Dance Academy merkezinde yürütüldü. Çalışmaya katılan 256 çocuk ve ergen, katıldıkları her dersin hemen öncesinde ve sonrasında tablet üzerinden ruh hali değerlendirmesi yaptı. Öğrencilere üzgün, korkmuş, kızgın, nötr, sakin, mutlu ve çok mutlu ifadelerini temsil eden yedi emojiden biri gösterildi. Yanıtlar 1 ile 7 arasında puanlandı. Ölçümler öğrenciler sınıfa girdikten sonraki ilk birkaç dakika ile dersin bitiminden hemen önceki son birkaç dakika içinde gerçekleştirildi.
Araştırma süresince 4 bin 224 eşleştirilmiş ders öncesi ve sonrası değerlendirme toplandı. Bazı seyrek dans türlerinin ve eksik verilerin çıkarılmasının ardından çok düzeyli istatistiksel analizlerde 251 öğrenciden elde edilen 4 bin 59 seans kullanıldı. Katılımcıların yaş ortalaması 9,2 idi. Örneklemin yüzde 94’ünü kız öğrenciler oluşturuyordu.
Araştırmada bale, caz, hip hop, pointe, çağdaş dans, karma sınıflar ve gösteri grubu provaları incelendi. Öğrenciler ayrıca başlangıç, orta, ileri ve uzman olmak üzere farklı yeterlilik düzeylerinde değerlendirildi. Çok düzeyli analizlerde dans türü, öğrencinin deneyim seviyesi, haftalık ders sayısı, eğitmenin deneyimi, dersin yapıldığı gün veya saat, ders sonrası ruh hali açısından anlamlı bir belirleyici olarak saptanmadı. Başka bir ifadeyle ruh halindeki artış, farklı dans türleri ve beceri düzeylerinde genel olarak benzerdi.
Haftada daha fazla derse katılan öğrencilerde sayısal olarak daha büyük değişimler görülse de bu fark, başlangıçtaki ruh hali ve diğer değişkenler hesaba katıldığında istatistiksel anlamlılığa ulaşmadı.
Çalışmanın dikkat çekici sonuçlarından biri, öğrenciler arasındaki bireysel farklılıkların dans programının özelliklerinden daha fazla önem taşımasıydı. Bazı öğrenciler düşük bir ruh haliyle başladıkları derslerden belirgin ölçüde daha iyi ayrılırken, bazı öğrencilerde değişim çok daha sınırlı kaldı. Kullanılan tek soruluk emoji ölçeği, çocuklar için kolay ve hızlı bir değerlendirme sağlasa da ayrıntılı psikolojik ölçümlerin yerini tutmuyor. Ölçeğin, çocuklar için geliştirilmiş Pozitif ve Negatif Duygu Ölçeği ile ilişkisi istatistiksel olarak anlamlı fakat zayıftı.
Sonuçlar, dansın depresyon veya anksiyete tedavisi olarak kullanılabileceğini göstermiyor. Bununla birlikte düzenli, yapılandırılmış ve sosyal etkileşim içeren dans derslerinin, çocukların günlük yaşamlarında kısa süreli olumlu duygusal deneyimler sağlayabileceğine işaret ediyor. Bu ilişkinin dansa özgü olup olmadığını ve uzun vadeli ruh sağlığı sonuçlarına yansıyıp yansımadığını belirlemek için bağımsız merkezlerde yürütülecek randomize kontrollü araştırmalara ihtiyaç bulunuyor.
YAZIYI PAYLAŞ
YORUMUNUZ VAR MI?