
Science Translational Medicine’da yeni yayımlanan bir çalışmaya göre halen kullanımda olan epilepsi ilacı levetirasetamın Alzheimer’da toksik amiloid-beta 42 üretimini engelleyerek hastalığı erken aşamalarda durdurabilir. Araştırmanın klinik analizinde, levetirasetam kullanan hastalarda bilişsel gerilemeden önemli oranda azaldığı saptandı. Çalışmanın yazarları ilacın erken evrelerde fayda gösterebildiğini vurguladı.
Alzheimer hastalığında temel sorunlardan biri, beyinde toksik protein parçacıklarının birikmesidir. Bu birikim zamanla sinaps kaybına, hücre ölümüne ve demansa yol açar. ABD’deki Northwestern University Feinberg Tıp Fakültesi’nden bilim insanları tarafından yürütülen çalışmada, yıllardır epilepsi tedavisinde kullanılmakta olan levetirasetam adlı ilacın bu süreci en başında durdurabileceği kanıtladılar.
Alzheimer nedir? Nedenleri, belirtileri, tedavisi ve korunma
Alzheimer patolojisinin ayırt edici özelliği, amiloid beta peptitlerinin birikmesidir. Özellikle amiloid-beta 42 formu daha toksiktir. Bu peptitler, amiloid öncül proteininin, yani APP’nin anormal parçalanması sonucu oluşur. Araştırmacılar, hayvan modelleri, kültüre edilmiş insan nöronları ve Alzheimer açısından yüksek riskli bireylerin beyin dokularını inceledi.
Bulgular çarpıcıydı, Amiloid-beta 42’nin, nöronların sinyalleri iletmek için kullandığı sinaptik veziküllerin içinde biriktiği gösterildi. Çalışma, Alzheimer’ın erken evresinde, henüz belirgin plak oluşmadan önce presinaptik proteinlerin biriktiğini ortaya koydu. Bu evre, araştırmacılar tarafından “paradoksal dönem” olarak tanımlanıyor. Önce protein birikimi başlıyor, ardından sinaps kaybı ve klinik demans gelişiyor.
Araştırmada incelenen ilaç, levetirasetam, uzun yıllardır epilepsi tedavisinde kullanılıyor. İlaç, sinaptik veziküllerde bulunan SV2A adlı proteine bağlanır. Bu bağlanma, sinaptik vezikül geri dönüşüm döngüsünü yavaşlatır. Bu biyolojik etki kritik bir sonuç doğurur. APP’nin hücre yüzeyinde daha uzun süre kalmasını sağlar. Böylece APP, toksik amiloid-beta 42 üretimine yol açan amiloidojenik yol yerine, zararsız olan nonamiloidojenik yol üzerinden parçalanır. Sonuç olarak amiloid-beta 42 üretimi azalır.
Hayvan modellerinde levetirasetam, hem amiloid-beta 42 düzeylerini düşürdü hem de sinaps kaybını azalttı. Elektrofizyolojik ve immünfloresan analizler, sinaptik döngü bozukluklarının düzeldiğini gösterdi. Stabil izotop işaretleme ve kütle spektrometrisi analizleri, ilacın amiloid-beta 42 üretimini engellediğini doğruladı.
Araştırmacılar ayrıca genç yaşta hayatını kaybetmiş Down sendromlu bireylerin beyin dokularını inceledi. Down sendromunda APP geninin bulunduğu kromozom üç kopya halindedir. Bu nedenle bireylerin yüzde 95’inden fazlası 40 yaşına kadar erken başlangıçlı Alzheimer geliştirir. 20’li ve 30’lu yaşlardaki Down sendromlu bireylerin beyinlerinde, henüz belirgin plak oluşmadan önce presinaptik protein birikimi saptandı. Bu bulgu, amiloid patolojisinin çok erken evrede başladığını gösteriyor ve önleyici tedavilerin zamanlaması açısından önemli ipuçları sunuyor.
Alzheimer tedavisi ve hastalıkla yaşama rehberi: Öneriler ve uyarılar
Halihazırda kullanılan bazı Alzheimer ilaçları, örneğin lecanemab ve donanemab, mevcut amiloid plaklarını temizlemeye yöneliktir. Ancak bu yeni çalışma, plak oluşmadan önce üretim basamağını hedef almanın mümkün olabileceğini gösteriyor. Bu yaklaşım, hastalığın biyolojisine daha erken müdahale etme olasılığı sunuyor. Ancak bu noktada klinik uygulamaya geçmek için henüz erken.
Araştırmacılara göre levetirasetamın koruyucu etki gösterebilmesi için çok erken dönemde başlanması gerekir. Alzheimer’da nöronal kayıp ve geri dönüşümsüz hasar başladıktan sonra tedavi başlamak, biyolojik açıdan sınırlı fayda sağlayabilir. Bu nedenle özellikle genetik risk taşıyan gruplar, örneğin ailesel Alzheimer veya Down sendromlu bireyler, gelecekteki önleyici stratejiler için aday olabilir.
Araştırma ekibi, ilacın zaten FDA onaylı ve yaygın kullanılıyor olmasından yararlanarak mevcut klinik verileri analiz etti. Ulusal Alzheimer Koordinasyon Merkezi verileri incelendi. Levetirasetam kullanan Alzheimer hastalarında, bilişsel gerileme tanısından ölüme kadar geçen sürenin, lorazepam veya diğer antiepileptik ilaçları kullananlara kıyasla daha uzun olduğu saptandı. Etki büyüklüğü sınırlıydı ve birkaç yıl düzeyindeydi. Ancak bu gözlemsel bulgu, biyolojik mekanizmayı destekleyen bir işaret olarak değerlendiriliyor.
Levetirasetamın dezavantajları da var. İlaç vücutta hızlı yıkılıyor ve farmakokinetik özellikleri önleyici uzun dönem kullanım için ideal olmayabilir. Araştırmacılar, daha uzun etkili ve mekanizmayı daha seçici hedefleyen yeni türevler geliştirmeyi planlıyor.
Kaynaklar ve Referanslar:
1- Levetiracetam prevents Aβ production through SV2a-dependent modulation of APP processing in Alzheimer’s disease models2- Common Anti-Seizure Drug Prevents Alzheimer’s Plaques from FormingYAZIYI PAYLAŞ
YORUMUNUZ VAR MI?