Erken tanı ve tedavi ile milyonlarca kanser hastasının hayatı kurtarılabilir

Yazan Hatice Pala Kaya
Kategori: Kanser, Onkoloji, Sağlık Gündemi Print

Kansere bağlı ölümlerin yaklaşık %70’inin düşük ve orta gelirli ülkelerde görüldüğünü ve bu hastaların %90’ının radyoterapiye erişme imkanı bulamadıklarını söyleyen Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği Başkanı Prof. Dr. Şuayip Yalçın, dünyada her yıl 18 milyon kişinin kansere yakalandığını ve bu kişilerin 9.6 milyonun hayatını kaybettiğini ifade etti. Kanserlerin %40’tan fazlasının önlenebilir olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Yalçın, her yıl kanserde erken tanı ve tedavi stratejilerinin uygulanmasıyla 3.7 milyon kişinin hayatının kurtarılabileceğini vurguladı.

Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği tarafından “4 Şubat Dünya Kanser Günü” dolayısıyla bir basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği Başkanı ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Şuayip Yalçın, Dünya Kanser Kontrol Örgütü (UICC) Önceki Dönem Başkanı ve Türk Kanser Araştırma Savaş Kurumu Genel Sekreteri Prof. Dr. Tezer Kutluk, Biletix Genel Müdür Yardımcısı Hale Dündar Biga ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi 1’inci sınıf öğrencisi Yaren Ünal katıldı. Toplantıda, ayrıca Dünya Kanser Kontrol Örgütü (UICC) tarafından hazırlanan‘Uluslararası Kanser 2020 Araştırması’nın sonuçları açıklandı.

Toplumun ortak aklını harekete geçirmeye çalışıyoruz

Dernek olarak yanlış bilgi ve suiistimaller karşısında kampanyalar ile topluma doğru bilgiler iletmek amacıyla çalışmalar yaptıklarını belirten Prof. Dr. Şuayip Yalçın, şu bilgileri verdi: “Kimse bu toplumun bilincini, ortak aklını aşağı görmemeli. Biz de bu kampanyalarla ortak aklı harekete geçirip, bir sinerji oluşturmaya çalışıyoruz.

Amaç; kanserin temelde korunabilir, önlenebilir bir hastalık olduğu bilincini buraya yansıtmak. Kampanyada belirttiğimiz gibi genetik çok az rol oynuyor. Kanserin kendisi genetik şekilde ortaya çıkıyor ama meydana gelişi tamamen davranışlarımızla alakalı.

Kanser artık amansız bir hastalık değil! Tedavisinde başarı oranları hızla artıyor

Genetiğimizi değiştiremeyiz, zaten değiştirmemize de gerek yok. Ama genlerimizi suiistimal ediyoruz, kötüye kullanıyoruz. Yaşam tarzı değişikliklerimizi yapmıyoruz; sigara, alkol, kilo, egzersiz yapmamak, dengeli, ölçülü beslenmemek, aşı ve diğer korunabilir hastalıklardan korunmamak, kanserle ilgili taramalara katılmamak gibi. Aslında toplumun hepsinin ortak bilinç ile hareket etmesi için ülkemizdeki temel yapılar oluşturuldu. Daha iyi olmak için topluma önderlik etmek için buradayız.”

Gelişmiş ülkelerde sık görülen kanserlerden ölümler azaldı

Kanserlerin gelişmemiş ülkelerde daha fazla görüldüğüne işaret eden Prof. Dr. Yalçın, şunları söyledi: “Rakamlar gösteriyor ki, çoğu kanserler gelişmemiş ülkelerde oluyor. Çünkü gelişmiş ülkelerde bizim önlenebilir kanserler dediğimiz kolon, meme, akciğer kanserinden hem ölümler azaldı hem de görülme sıklığı azaldı.

Bu sık görülen kanserlerde dünyada aşağıya doğru eğilim başladı. Aynı şekilde kolon kanserinde 50 yaş sonrası, 60 yaş sonrası kanser ölümleri azalmaya başladı. Çünkü insanlar tarama programlarına girebiliyor fakat bu tür altyapıların olmadığı durumlarda kaderimiz olmasın diyoruz.

Bizim ülkemizde yaşamak, bizim iyi kaderimiz olsun. Biz ülkemizi yaşanabilir, sağlıkta öncül duruma getirebiliriz. Bunu şuradan da görüyoruz, geçenlerde rakamlar açıklandı. Dünyada Türkiye’deki yaşam süresi kadınlarda 81’e, erkeklerde ise 75’e çıktı. Demek ki bizler birçok şeyi yapabilme potansiyeline sahibiz. İyi yetişmiş personelimiz ve insan gücümüz var. Buradaki fırsat güzel ama kanser 50 yaş sonrası artıyor.

Özellikle çocukluk çağından, çocukluk çağı obezitesinden başlayarak davranışlarımızla birlikte 50 yaş sonrası biz bu riskleri taşıyoruz. O nedenle risk oluşmadan bunlardan kaçınabilirsek ki mesaj bu. Bizler bu riskleri kendimiz tanıyalım, ailemize ve topluma bu mesajı yayalım. Bu tür olayları da toplumun ajandasına koyalım. Toplumun ajandasına koyarsak, o zaman devletin ajandasına da koyuyoruz. Devletin ajandasına koyduğumuz zaman uluslararası camianın da ajandasına koyuyoruz.

Kanserin tedavisine harcanan kaynağın %4’ü ile vakalar %30 azaltılabilir

Biz 1947 yılından beri bunu yapıyoruz. 1961’de ‘kanserden korkma, geç kalmaktan kork’ sloganı ile bunu ilk başlatanlardanız. UICC bizim için çok önemli çünkü global bir işbirliğini temsil ediyor. İnsanlık ortak aklını temsil ediyor ama biz Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu olarak Türkiye’nin birikimini temsil ediyoruz.”

Kanserle baş etmeyi öğreneceğiz, kanserli olmak dünyanın sonu değil

Kanserlerin yüzde 40’tan fazlasının önlenebileceğinin altını çizen Prof. Dr. Şuayib Yalçın, “Önlenmek dışında birincil önlenme dediğimiz hiç oluşmamasını sağlamak, kansere erken tanı koymak önemli. Erken tanı, erken evrede yakalanınca da tedavi başarıları tamamen değişiyor. Kanser taramalarıyla ikincil koruma, tedavileriyle üçüncül koruma söz konusu. Birçok kişi kansere yakalanabilir, kronik hale gelebilir ama bununla baş etmeyi de öğreneceğiz. Kanserli olmak da dünyanın sonu değil. Kanser ile yaşamak mümkün” dedi.

Kanser riskleri hakkında farkındalık

İlk çok ülkeli kamuoyu araştırması özelliği taşıyan “Kanser 2020” araştırması ile ilgili bilgi veren Prof. Dr. Yalçın, araştırma sonuçlarının bu rahatsızlığa ilişkin farkındalığın yüksek düzeyde olduğunu gösterdiğini kaydetti.  Prof. Dr. Yalçın, 20 ülkeden 15.000’den fazla yetişkinin katıldığı anket çalışmasına değinerek, Türkiye’den de bu çalışmaya katılan 500 kişi olduğunu söyledi.

Araştırma sonuçları hakkında açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Yalçın, “Bu uluslararası bir çalışma. Burada hedef insan sağlığı ve o nedenle insan odaklı çalışmalar yapıyoruz. Bu ankete baktığımız zaman, tüm dünyada insanların yüzde 60’ı kanser olmaktan korkuyor. Genel olarak toplumun yüzde 60’ında kendisinde, ailesinde kanser var. Kanser toplumsal bir problem, toplumun tümünü etkiliyor. İnsanların 3’te 1’i kanserden ölüyor.

Tütün kullanımı yüzde 63, zararlı ışınlara maruz kalma yüzde 54, pasif içicilik yüzde 50 oranında bir kişinin kanser riskini arttırabilecek en bilindik faktörler olarak görünüyor. Egzersiz eksikliği yüzde 28, bazı virüs veya bakterilere maruz kalma yüzde 28 ve aşırı kilolu olma yüzde 29 en az bilinen kanser riski faktörleri olarak görülüyor” diye konuştu.

Etkili bir kanser politikası ile her yıl 4 milyon hayat kurtarılabilir

Araştırmada, anket yapılan ülkelerdeki düşük gelirli hane halkı grubundan bireylerin yüksek gelirli hane halklarına göre kanser risk faktörleri bilgisine daha az oranda hakim olduğunun belirlendiğini aktaran Prof. Dr. Şuayib Yalçın, “Tütün kullanımı dışındaki tüm alanlarda bu eğilim, ankete katılan, üniversite eğitimini tamamlamayan, üniversite eğitimi alan ve almayan gruplar karşılaştırıldığında da tütün kullanımı dışındaki tüm alanlarda farklılıklar olduğu saptanmıştır” dedi.

Ankete katılan bireylerin yüzde 84’ünün hükümetlerin kanserle ilgili olarak harekete geçmesi gerektiğini düşündüğünü belirten Prof. Dr. Yalçın, “Ankete katılan bireylerin yaklaşık üçte biri hükümetlerin kanser hizmetlerinin karşılanabilirliğini iyileştirmesinin en önemlisi olduğuna inanıyordu. Düşük ve orta gelirli ülkelerde anket uygulanan kişiler tarafından özellikle vurgulanan bir önlem” ifadelerini kullandı.

Kararlıyım Yapacağım

Dünya Kanser Kontrol Örgütü (UICC) Önceki Dönem Başkanı ve Türk Kanser Araştırma Savaş Kurumu Genel Sekreteri Prof. Dr. Tezer Kutluk ise, Dünya Kanser Günü’nü Türkiye’ye getiren kurum olduklarını ifade ederek, bu sene Dünya Kanser Günü’nün 20. Yıldönümü olduğunu hatırlattı.

Son üç yıldan beri “Kararlıyım Yapacağım” diye bir sloganları olduğunu belirten Prof. Dr. Kutluk, “Bu slogan, kanser konusunda bireyin, toplumun, şirketlerin, basının, herkesin mücadelesi ile kanserde bir yere varılır düşüncesiyle herkesin bu konuya adanmışlığını sembolize eden bir söz. Her yıl kampanya konusunu değiştirmiyoruz ama alt başlıkları değiştiriyoruz. Gelecek yıl da “Kararlıyım Yapacağım” kampanyası devam ediyor ama her yıl size farklı mesajlarla, gerçekten faydası olan sloganlar ile geliyoruz” dedi.

Dünya Kanser Günü ile ilgili sloganlardan bahsetmek istediğini söyleyen Kutluk, şu açıklamaları yaptı: “9.6 milyon gerekçem var’. Her yıl 9.6 milyon kişi kanserden ölüyor. Bu tüm Belarus nüfusuna eşit bir sayı ya da Hainan eyaletinin tamamı ya da bütün Jakarta şehri. Ama kim olursanız olun, kansersiz bir dünya için ses verebilir, kendinize söz verebilirsiniz.

  • Dünyada her yıl 18 milyon kişi kansere yakalanıyor ve 9.6 milyonu kaybediliyor. Bunun neresinden pozitif bakıp ne yapabiliriz, nereye gitmeliyiz? Bu 9.6 milyon ölümden kısa orta vadede erken tanı ve tedavi stratejileriyle 3.7 milyon hayatı kurtarabiliriz. Bu nedenle kim olursanız olun, hükümetlerinizden kanseri küresel bir öncelik haline getirmesini istemek için kendinize söz verebilirsiniz.
  • Nerede yaşadığınız hayatınıza karar vermemeli. Mesela; bir ülkede doğdunuz, o ülkede kanser tedavisi, tanısı, korunma stratejileri daha iyi. Siz ona müdahale edemezsiniz ki, doğdunuz yer kaderiniz olabilir. Dolayısıyla doğduğunuz veya yaşadığınız yer, kaderiniz olmamalı diyoruz. Çünkü kanser ölümlerinin %70’i düşük ve orta gelirli ülkelerde oluyor. Dahası orta gelirdeki ülkelerin %90’ı kanserin temel tedavisi olan radyoterapiye ulaşamıyor bile. Bugün, sadece Türkiye’yi değil Dünya’yı konuşmamız gerekiyor. Mesela; Afrika’da radyoterapi cihazı oldukça sınırlı.
  • Küçük değişiklikler, büyük değişiklikleri getirir. Dumansız iş yerleri, pasif içiciliğe maruz kalma oranını %80-90 azaltır. Kim olursanız olun anlamlı bir değişiklik yapmak için kendinize söz verebilirsiniz. Bireyin aldığı riski sadece farkındalık yetmez “davranışlarınızı nasıl değiştirebilirsiniz” demeye başladık. O nedenle bu senenin kampanyasında, bireylerin aldığı risklerin farkında olması ve bu riskleri değiştirerek, davranış değişikliğine kendini, çevresini, toplumu nasıl koruyacağından bahsediyoruz.
  • “Genetik mi tercihler mi?” Bugün, genetik nedenler konuşuluyor kanserde, doğru ama tüm kanserlerin sadece %10 kadarı genetik mutasyonlarla alakalı. Ama baktığınız zaman tütün ve alkol kullanımı tüm kanser ölümlerinin %27’sinden sorumlu. O nedenle risklerinizi azaltmak için kişisel bir taahhütte bulunabilirsiniz diye bireylere mesaj vermeye çalışıyoruz.
  • “Aşılanmaya değer” Biliyorsunuz; İnsan-papilloma virüsünün yol açtığı, cinsellikle bulaşan serviks kanserinde dünyada 500 bin civarında vaka görülüyor. Son on yılda kızların insan-papilloma virüsüne karşı aşılanması 300 binden fazla kanser vakasını önleyebilir. Bunda taramalarla beraber aşılama var ve bu bütün dünyada yapılıyor.
  • Kanserden 9.6 milyon kişi ölüyor diyoruz ama baktığımız zaman aslında dünyanın aldığı bir yol var. Bugün kanser teşhisi konduktan sonraki 5 yıl içinde yaşayan insanların oranı dünyada 48.3 milyona ulaşmış. Kanserden kurtulan 50 milyon insan şu anda 5 yılını doldurmuş, yaşıyorlar. Bu çok önemli bir gelişme. Ve bu insanlar el ele tutuşsa, dünyanın etrafında bir tur atıyorlar. Kanserden kurtulanları destekleme konusunda kendinize söz verebilirsiniz.

Türkiye’de her yıl 163 bin kişi kanser tanısı alıyor! İşte kanser istatistikleri

  • Dünyaya kanserin bedeli zengin fakir demeden, yıllık toplam 1.16 trilyon ABD doları. Böyle yüksek bir maliyet var. Bu İrlanda, Norveç ve Singapur’un toplam Gayri Safi Milli Hasıla (GSYİH)’sına eşittir. Zengin ülkeler bile artık bunun ekonomik boyutuyla başa çıkmakta zorlanıyorlar. Para ve algıda şunu konuşmak lazım, düşük ve orta gelirli ülkelerde kanserin sadece önlenmesine yapılacak 11 milyar dolarlık yatırım, kanser tedavisi maliyetinden 100 milyar dolara kadar tasarruf sağlayabilir. Dolaysıyla kansere karşı çaresiz değiliz diyoruz ve kararlılığımızı bir kez daha ifade ediyoruz”.

Biletix Genel Müdür Yardımcısı Hale Dündar Biga ise Biletix’in Dünya Kanser Günü için tasarladığı ve bilet satışları sırasında alınabilen hediye paketlerinin gelirinin Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği’ne bağışlanacağını açıkladı.

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi 1’inci sınıf öğrencisi Yaren Ünal da, “Hepimiz kanserin farkındayız fakat farkındalık tek başına yeterli kavram değildir. Önemli olan bu farkındalığı davranışsal olarak değişikliklere çevirmektir. Biz de bu kampanyayı destekliyoruz” dedi.

YAZIYI PAYLAŞ


YORUMUNUZ VAR MI?

avatar
Araç çubuğuna atla