Borderline kişilik bozukluğu: Küçük sorunların büyük depremler yarattığı hastalık

Kategori: Ruhsal Sağlık Print

Sıkışıp kalmak, bir hiçliğin içinde kaybolmak ve kendinden bile emin olamamak… Karanlık, flu bir dünya ve bu dünyanın yalnız kahramanı olmak… Aramak ama ne aradığını bile bilmemek…Tüm bu kelimelerin varlığı büyük bir kaygı yaratırken, bu duyguları hayatının her anında yaşayan birçok insan var. Borderline kişilik bozukluğu olarak adlandırılan ve kişileri bir çıkmaza sürükleyen rahatsızlığı Reem Nöropsikiyatri Kliniği’nden Dr. Mehmet Yavuz anlatıyor.

Bir kaosun içinde kaybolmak…

Nüfusun % 2-3’ünü etkileyen ciddi ve karmaşık kişilik bozukluğuna sınırda kişilik bozukluğu denir. Borderline kişilik bozukluğunun temel özelliği, kişiler arası ilişkiler ve kişinin kendine dair sahip olduğu fikirlerle ilgili istikrarsızlık halidir. Bu psikolojik rahatsızlığa sahip kişiler; ilişkilerinde, duygularında, düşüncelerinde, davranışlarında ve hatta kimlik algısında kararsız kalır.  İç dünyalarında her zaman bir karmaşa hakimdir. Duygularını kontrol etmekte zorlanır ve bir kaosun içinde oradan oraya savrulurlar.

Borderline hastalığı neden olur? Belirtileri ve tedavi yöntemleri

Aşırı duyarlı olma eğilimi vardır

Küçük nedenlerin büyük birer soruna dönüştüğü bu hastalıkta kişiler aşırı duyarlılık gösterir. Sorun olmayacak günlük olaylar, yoğun reaksiyonları tetikleyebilir. Üstelik sakinleşmek çok zordur ve bu gelgitli ruh hali yıkıcı sonuçlar doğurabilir. Kişinin sağlıklı düşünüp hareket etmesine engel olan bu yoğun duygu durumu, sosyal ilişkilere de zarar verebilir. Çünkü borderline kişilik bozukluğu olan insanlar istikrarsız ilişkilere,  tepkisel ruh haline ve dürtüsel davranışlara sahiptir. Bu durum ilişkilerde bir dikiş tutturmamalarına yol açtığı gibi mevcut ilişkilerinde bozulmasına yol açar.

Ya mükemmelsin ya da değersiz…

Borderline kişilik bozukluğuna sahip kişiler kendilerini algılamak konusunda oldukça kararsızdır. Sürekli bir gelgit yaşarlar. Nasıl biri oldukları ve nasıl göründükleriyle ilgili fikirleri sürekli değişir. Kendisini güzel, başarılı biri gibi hissederken birden değişkenlik göstererek kendisini çok önemsiz biri olarak algılayabilir. Üstelik sadece kendilerini değil başkalarını algılamalarına da yansır.

Çok değer verdiği bir kişi, bazı durumlarda ona hiçbir şey ifade etmeyebilir. Bu durum yalnız kalma korkusunu besler. Yalnızlığa tahammüller yoktur ve hayatlarındaki insanları kaybetmemek için elinden geleni yaparlar. Aynı karşılığı görmediklerinde ise o çok sevdikleri kişi nefret ettikleri kişiye dönüşür.

Depresyon, sığınakları olur

Borderline kişilik bozukluğuna sahip kişiler, depresyona karşı meyillidir. Çünkü hangi duyguyu ne zaman yaşayacaklarını bilemedikleri gibi, tüm duyguları en uçta hissederler. Duygularındaki iniş ve çıkışlar yanlış şeyler yapmasına yol açabilir. Çok büyük tepkiler verdikleri olaylar karşısında sonradan pişmanlık duyarlar. Bu durumu düzeltmeyeceklerini düşündükleri için sığındıkları liman depresyon olur. Çevrelerine karşı duydukları öfke bir anda kendilerine döner ve ağır bir depresyon yaşayabilirler.

Depresyonumuzu ne kadar tanıyoruz?

Tedavisi mümkün mü?

Borderline kişilik bozukluğu için son zamanlarda psikoterapi yöntemi uygulanmaktadır. Psikoterapi bireysel veya grup bazlı olabilir, oturumlar birkaç ay sürebilir ya da özellikle kişilik bozuklukları için ise, birkaç yıl sürebilir. Ancak hastanın tedaviyi hatta terapisti reddetme riski vardır. Yani bu süreç zorlu ve sabır gerektiren bir döneme dönüşebilir.


Araç çubuğuna atla