
Her yıl on binlerce kişi organ nakli için umutla beklerken, uygun donöre ulaşamayan çok sayıda hasta yaşamını yitiriyor. Organ nakli bekleyen hastalar arasında en zor durumda kalan gruplardan birisinin akciğer nakli bekleyenlerin oluşturduğunu söyleyen Türk Toraks Derneği Akciğer Nakli Çalışma Grubu Üyesi Doç. Dr. Mustafa Vayvada, akciğer nakli alanında Türkiye’nin mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin organ naklinde güçlü bir ülke olduğunu belirten Doç. Dr. Vayvada, akciğer naklinde ise halen önemli sorunların sürdüğünü ifade etti.
Türkiye’de yaklaşık 200 kişinin akciğer nakli beklediğini bildiren Doç. Dr. Vayvada, bu rakamın gerçek ihtiyacı ortaya koymadığını söyledi. Dünya standartlarına göre Türkiye nüfusu için yılda yaklaşık 300 akciğer nakli yapılmasının beklendiğini kaydeden Vayvada, mevcut düşük nakil hacmi nedeniyle birçok hastanın nakil merkezlerine hiç ulaşamadığını ya da geç dönemde değerlendirildiğini dile getirdi.
Doç. Dr. Vayvada, “Bugün bekleme listesindeki hasta sayısından çok daha fazla hastanın gerçekte akciğer nakline ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. Akciğer nakli kapasitesi arttıkça, nakil adayı olarak değerlendirilen hasta sayısının da artması bekleniyor” dedi.
Prof. Dr. Serdar Kula: Nefes darlığı ve bayılma pulmoner hipertansiyon belirtisi olabilir!
Akciğer naklindeki temel sorunun cerrahi kapasite değil, uygun donöre erişim olduğunu vurgulayan Vayvada, akciğerlerin diğer organlara göre daha hassas olduğuna dikkati çekti. Enfeksiyon, aspirasyon, travma, ventilasyon süreci ve yoğun bakım koşullarının akciğerleri olumsuz etkileyebildiğini ifade eden Doç. Dr. Vayvada, bu nedenle her organ bağışçısının akciğerlerinin nakle uygun olmadığını kaydetti.
2025 yılı verilerine göre toplam 481 beyin ölümü donörü bulunduğunu aktaran Vayvada, bunların yalnızca 97’sinin akciğer donörü olarak merkezlere sunulduğu bilgisini verdi. Bu oranın yüzde 18,9 seviyesinde kaldığını ifade eden Vayvada, bölgeler arasında da belirgin farklılıklar bulunduğuna işaret etti.
Nakil sistemine kazandırılamayan donörlerin nedenlerinin araştırıldığını belirten Doç. Dr. Mustafa Vayvada, bu konuda Sağlık Bakanlığı ile birlikte çalışma yürüttüklerini aktardı.
Vayvada, “Hastaya ulaşmayan donörlerin nedenlerini daha iyi anlamak, değerlendirme süreçlerini birlikte gözden geçirmek ve iyileştirme alanlarını belirlemek amacıyla Bakanlığımız ile iletişim ve değerlendirme süreci içerisindeyiz. Amacımız daha fazla kullanılabilir akciğer donörüne ulaşmak” dedi.
Doç. Dr. Kutlu, ilk canlıdan akciğer nakli için gün saydıklarını açıkladı
Toplam organ nakli açısından Türkiye’nin güçlü bir konumda bulunduğunu belirten Doç. Dr. Vayvada, akciğer naklinde henüz Avrupa ve Kuzey Amerika’daki yüksek hacimli merkezlerin gerisinde olunduğunu söyledi. 2025 yılında Türkiye genelinde yaklaşık 21 akciğer nakli gerçekleştirildiğini aktaran Vayvada, bu sayının gerçek ihtiyacın oldukça altında kaldığına dikkat çekti.
Doç. Dr. Mustafa Vayvada, akciğer naklinin tüm tıbbi tedavilere rağmen hastalığın ilerlediği ve başka etkili bir tedavi seçeneğinin kalmadığı son dönem akciğer yetmezliği hastalarında değerlendirilen önemli bir tedavi yöntemi olduğunu belirtti. Akciğer yetmezliğinin ilerlediğini düşündüren belirtilere dikkat çeken Vayvada, hastaların ve yakınlarının bu işaretleri göz ardı etmemesi gerektiğini vurguladı.
Doç. Dr. Vayvada, “Nefes darlığının giderek artması, hastaların ev içinde veya kısa mesafelerde yürürken zorlanmaya başlaması, oksijen ihtiyacının ortaya çıkması ya da mevcut oksijen ihtiyacının giderek artması önemli belirtiler arasındadır. Bunun yanında merdiven çıkamama, günlük işleri yerine getirememe gibi durumlar da hastalığın ilerlediğine işaret edebilir” dedi.
Türkiye’de akciğer nakli konusunda dünya ile aynı düzeye geldi
Son bir yıl içerisinde sık hastane yatışı yapılmasının veya yoğun bakım ihtiyacının ortaya çıkmasının da dikkate alınması gerektiğini belirten Vayvada, “Akciğer fonksiyon testlerinde belirgin kötüleşme görülmesi, istemsiz kilo kaybı yaşanması, kas gücünde azalma ve belirgin halsizlik gibi bulgular hastalığın ileri evrelere ulaştığını gösterebilir. Ayrıca daha önce rahatlıkla yapılabilen aktivitelerin artık gerçekleştirilememesi de önemli bir uyarı işaretidir” ifadelerini kullandı.
Doç. Dr. Mustafa Vayvada, bu belirtilerin görülmesi halinde hastaların akciğer nakli açısından zamanında değerlendirilmesinin büyük önem taşıdığını kaydetti.
YAZIYI PAYLAŞ
YORUMUNUZ VAR MI?