Pandemin dördüncü dalgası sadece aşısızları değil uygun aşı olmayanları da etkiliyor

Yazan Hatice Pala Kaya
21 Kasım 2021   |    22 Kasım 2021    |   Kategori: Güncel / Literatür, Sağlık Gündemi Print

Türkiye’de yapılan bir araştırmada, kirli havayı taşıyan partikül maddeler içerisinde SARS-CoV-2 virüsüne rastlandı. Türk Toraks Derneği 24’üncü Kongresi kapsamında düzenlenen basın toplantısında, hava kirliliği ile Covid-19 arasındaki ilişkiye dair yapılmış önemli bir araştırmanın sonuçları açıklandı. Koç Üniversitesi’den araştırmacıların öncülüğünde 12 üniversitenin iş birliği ile virüsün partikül madde içinde taşınıp taşınmadığı incelendi. Araştırmayla ilgili bilgi veren Türk Toraks Derneği Deneysel Araştırmalar Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Nur Konyalılar, “Bugüne kadar yapılan çalışmalar Covid-19 ile hava kirliliği arasında önemli bir ilişki olduğunu göstermektedir. Partikül Madde (PM) ise hava kirliliğinin en önemli bileşenlerinden biri olarak virüsler de dahil olmak üzere enfeksiyon ajanları için taşıyıcı görevi yapabiliyor” dedi.

Türk Toraks Derneği tarafından düzenlenen “Türk Toraks Derneği 24. Yıllık Ulusal Kongresi” Covid-19 nedeniyle Hibrit olarak Antalya’da yapıldı. Kongrede özellikle Covid-19 ile ilgili güncel gelişmeler, aşılar ve iklim krizi gibi konu başlıkları ön plana çıkarken, halk sağlığı için önemli birçok çalışma açıklandı.

Yerli Covid-19 araştırması: Hastaneye yatırılanların %93’ü aşısız ya da eksik aşılılardan oluşuyor!

203 örneğin 20’sinde virüse rastlandı

Basın toplantısında, Covid-19 salgını ile hava kirliliği arasındaki ilişkiye yönelik yapılan önemli bir araştırmanın sonuçları hakkında bilgi verildi. Türkiye genelinde 10 ilde, 13 farklı lokasyondan toplam 203 örnek analiz edildiğini belirten Prof. Dr. Nur Konyalılar, şu bilgileri verdi: “Buna göre örneklerin yüzde 9.8’inde yani 20 örnekte virüs RNA’sına rastlandı. Pozitif örneklerin çoğu hastane bahçelerinden toplanmış, bir kısmı da kentsel konumlardan elde edilmiştir.

Bu çalışmanın bulguları göstermiştir ki; Covid-19 özellikle enfeksiyonun yaygın olduğu yerlerde ortamdaki partiküller tarafından taşınabilir. Bununla birlikte, bunun virüs enfeksiyonunun yayılması üzerinde bir etkisi olup olmadığı henüz belirlenmemiştir. Çalışmamız atmosferdeki SARS-CoV-2 miktarıyla ilgili nicel sonuçlar bildiren ilk çalışma olma özelliğine sahiptir.”

Hava kirliliği çok önemli bir sağlık sorunu

Türk Toraks Derneği Birinci Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Bayram da konuşmasında hava kirliliğinin sağlık üzerine etkileri hakkında bilgi verdi. Son iki yılda Covid-19 nedeniyle yaşanılan sorunların çevre üzerindeki tahribatla, iklim değişimi ve hava kalitesi ile çok yakından ilişkili olduğuna işaret eden Prof. Dr. Bayram, “Çevre, doğa, ekolojik sistem aşırı tahrip edildiğinde birtakım hastalıklar farklı canlılar arasında; hayvanlardan insanlara geçebilmektedir. Yine hava kalitesi bozulduğunda da bu hastalıklar daha çok tahribata yol açmaktadır. Bu nedenle kongremizde, çevre, sağlık üzerindeki etkileri, hava kirliliği ve Covid ilişkisi ve bu konudaki çalışmalar yoğun olarak işlendi” diye konuştu.

Hava kirliliğinin Covid’e bağlı ölümleri artırabileceğini gösterdik

Hava kirliliğinin Türkiye için yeni bir sorun olmadığını dile getiren Prof. Dr. Hasan Bayram, şunları kaydetti: “Ülkemizdeki hava kalitesi parametrelerine baktığımızda DSÖ’nün daha önceki değerlerine göre bütün illerimizdeki yıllık hava kirliliği değerleri ne yazık ki güvenli sınırların üzerinde. Yeni güncelleme ile beraber havanın daha riskli, daha tehlikeli olduğunu görüyoruz. Örneğin; son 4 yılda Türkiye’de hava kirliliği değerlerinin düzelmediğini daha da kötüleştiğini gösterdi çalışmalar.

Yine İstanbul’daki Covid-19 ölümlerinin hava kirliliği ve sosyoekonomik durumla ilişkili olabileceğini yani hava kirliliğinin Covid’e bağlı ölümleri artırabileceğini gösterdik ki bu konuda dünyada yapılan çalışmalar da aslında hava kirliliğinin yoğun olduğu yerlerde hem Covid-19 ölümlerinin fazla görüldüğünü hem de Covid’in daha hızlı yayıldığını gösterdi. Yine yapılan çalışmalar Covid’in yani Sars-COV2 virüsünün kirleticiler ile havada taşınabileceğini de göstermektedir.”

Covid-19 teşhisinde yapay zeka kullanılmaya başlandı

Türk Toraks Derneği Tanısal ve Girişimsel Yöntemler Çalışma Grubu Üyesi Doç. Dr. Erdal İn de konuşmasında, Covid-19 teşhisinde yapay zekanın kullanımına yönelik girişimler hakkında bilgi verdi. Malatya Turgut Özal Üniversitesi olarak bir yapay zeka yazılımı geliştirdiklerini belirten Doç. Dr. Erdal İn, “Yapay zeka programının özellikle göğüs hastalıkları uzmanlarının tanısal başarısına olan katkısını analiz etmek istedik. Yapay zeka modern tıbbın en popüler konularından bir tanesi ve özellikle tıbbi görüntüleme sistemlerinde çok büyük değişimlere neden oldu.

Doktorlar Covid-19 ile ilgili tipik radyolojik görüntülere hakim olsalar da bazı olgularda gerçekten zatürreler ile Covid zatürreler arasında karmaşıklıklar çıkabiliyordu. Biz bu yapay zeka programını kullanarak doktorların tanısal başarısını artırmayı hedefledik. Bu yazılım sayesinde Covid-19 tanısında doktorların tanı başarısı %80’den, %89’a çıktı.

Gerçekleştirdiğimiz bu çalışmada önce 553 Covid-19 ve 334 Covid-19 dışı zatürresi olan hastanın akciğer tomografi görüntüleri, yapay zekâ desteği olmadan göğüs hastalıkları uzmanlarına yorumlatıldı. Görüntüleri yorumlayan göğüs hastalıkları uzmanları tomografileri değerlendirirken hastalar hakkında herhangi bir bilgiye sahip değildi. Ardından, yapay zekadan gelen sonuçları bilerek doktorlardan aynı hastaların tomografi görüntülerini tekrar yorumlamaları istendi. Sonuçta, Covid-19 tanısında yapay zeka desteğinin doktorların tanısal başarısını yaklaşık yüzde 9 oranında arttırdığı görüldü” dedi.

Gücümüz Dayanışma, Işığımız Bilgi

Basın toplantısında kongre hakkında bilgi veren Türk Toraks Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Oya İtil, salgının başından itibaren dernek üyeleri olarak dayanışma sergilediklerini ve topluma doğru bilgiyi vermek için çalıştıklarını vurgulayarak, bu nedenle kongre sloganını “Gücümüz Dayanışma, Işığımız Bilgi” olarak belirlediklerini söyledi. Prof. Dr. İtil, “Pandemi sürecindeki güncel bilgileri toplumumuza aktarmaya çalıştık. Özellikle okulların güvenli bir şekilde açık kalması, toplumun yaygın ve hızlı aşılanması, iklim krizi, Covid-19 ile ilgili yeni bilgiler gibi konularda hem bilimsel araştırmalar yaptık hem de basın bildirileri ve haftalık açıklamalarımızda sağlık çalışanlarımızın özlük hakları, özellikle covid-19’un bir meslek hastalığı olarak kabul edilmesinin altını çizdik” dedi.

YAZIYI PAYLAŞ

YORUMUNUZ VAR MI?

guest
0 Comments
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
Araç çubuğuna atla