Parkinson tedavisinde beyin pili yöntemi hastanın yaşam kalitesini yükseltiyor

Yazan Hatice Pala Kaya
Kategori: Güncel / Literatür, Parkinson Print

Parkinson tedavisinde, cerrahi ve beyin pili ameliyatlarının son çare olarak görülmemesi gerektiğini ve hastalığın orta döneminde de yapılabileceğini söyleyen Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Savaş, Parkinsonun, beynin hareketle ilgili merkezlerinde yavaş ve ilerleyici bir dejenerasyon sonucu oluştuğunu belirtti. Parkinson hastalarında özellikle hareket sisteminde sorunlar görüldüğüne işaret eden Prof. Dr. Savaş, hastalığın önde gelen bulguları arasında titreme, yürümede yavaşlama, kaslarda sertleşme, öne doğru eğilerek yürüme gibi şikayet ve bulgular olduğunu kaydetti.

Prof. Dr. Ali Savaş, Parkinson cerrahisi ve beyin pili uygulamalarının hastalığın olumsuz etkilerini önemli ölçüde azalttığını vurgulayarak, hastanın yaşam kalitesini de iyileştirebildiğinin altını çizdi. Parkinson cerrahisinin hastalar için önemli bir tedavi seçeneği olduğunu ve beyin pili uygulamasının, hastalığın son dönemi yerine orta dönemlerinde yapılmasının daha yararlı sonuçları bulunduğunu anlatan Prof. Dr. Savaş, Medikal Akademi Ankara Temsilcisi Hatice PALA KAYA’nın sorularını yanıtladı.

Parkinsonun nedeni tam olarak biliniyor mu?

Prof. Dr. Savaş: Birçok hastada tam olarak hastalığın nedeni bilinmemektedir. Bununla birlikte, bazı hastalarda genetik nedenler saptanabilmektedir. Akraba evlilikleri sonucunda da Parkinson hastalığı sık olarak görülebilmektedir.

Parkinson hastalığı neden olur? Belirtileri, teşhisi ve evreleri

Parkinson hastalığının genetik geçişi hakkında bilgi verir misiniz? Parkinson’un ülkemizde görülme oranı nedir?

Prof. Dr. Savaş: Genel olarak toplumda görülme oranı 100 000’de 200 kadardır ve erkeklerde daha fazla görülmektedir; ülkemize özgü bir durum olarak, genç Parkinson hastalarına daha sık rastlamaktayız. Bu da az önce belirttiğim gibi bilerek veya bilmeden yapılan, yakın veya uzak akraba evlilikleridir. Anadolu çok eski, tarih boyunca farklı birçok insan topluluğunun yerleşip uzun süreli yaşadığı bir bölge olmuştur.

Bu uzun süreli kalış sırasında karşılıklı olarak evlilikler yapılmış ve birkaç nesil sonra yakın bölgede yaşamakla birlikte akrabalık ilişkisi unutulmuştur. Bilinmeyen uzak akraba olan bu kişiler arasında yapılan evlilikler hastalığın genetik nedenle bireylerde ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Ek olarak, bildiğiniz gibi bilerek yapılan yakın akraba evlilikleri de toplumumuzda sık olmaktadır.

Parkinson belirtileri başka hastalıklar ile karışabilir mi?

Prof. Dr. Savaş: Parkinson hastalığına benzer bulgular veren başka hastalıklar da vardır. Örneğin; yaşlanma, beynin damarsal hastalıkları, aterosklerotik beyin hasarı, tekrarlayan kafa travmaları bazı hastalarda benzer bulgulara yol açabilir ve tedavileri farklıdır. Ancak bu hastalar gerçek Parkinson hastaları değillerdir.

Parkinson belirtileri nelerdir?

Prof. Dr. Savaş: Parkinson belirtileri her hastada daha farklıdır. Hastalık önce dikkat çekici bulgular vermeyebilir; durgunlaşma, yüz mimiklerinde azalma, koku almada azalma gibi pek dikkat çekmeyen bulgular olabilir. Ancak, daha sonra hastalığın daha önde gelen bulguları, titreme, yürümede yavaşlama, kaslarda sertleşme, öne doğru eğilerek yürüme gibi şikayet görülebilir.

Parkinson hastalığı ve beslenme! Hastalara öneriler ve uyarılar

Parkinson hastalığının seyri nasıldır?

Prof. Dr. Savaş: Hastalık başta da söylediğimiz gibi zaman içinde ilerleyici niteliktedir. Ancak bu ilerleme hızı her hastada farklılıklar gösterir. Hiçbir tedavi yöntemi hastalığı tam olarak tedavi etmemektedir. Bununla birlikte, gerek ilaç tedavileri gerekse beyin pili gibi cerrahi yöntemler hastalığın bulgularını azaltıp hastaları rahatlatabilmektedir.”

Parkinson hastalığı için hangi kliniklere başvurmalıdır?

Erken teşhis hastalığın tedavisinde ne kadar önemli?

Prof. Dr. Savaş: Hastaların ilk başvurmaları gereken yer nöroloji bölümleridir. Burada teşhis konulur ve öncelikle ilaç tedavileri düzenlenir. Bununla birlikte, 4-5 yıl sonra halen hastaların şikayetleri ilaca rağmen günlük yaşamı aksatacak derecede sürüyorsa, bu girişimlerin konusunda uzmanlaşmış Beyin ve Sinir Cerrahisi (Nöroşirürji) hekimlerine başvurabilirler. Birçok hastalıkta olduğu gibi erken teşhis önemlidir. Tedaviye erken başlanması hastalığın ilerleme hızını yavaşlatmaktadır.

Parkinsonun ilerleme hızı ve şiddeti hastadan hastaya değişir mi?

Prof. Dr. Savaş: Aslında her hastada farklı hızda ilerler. Ortalama olarak kabaca, ilk dönemi ilk 5 yıl; orta dönemi 5-10 yıl; ileri dönemi ise 10 yıl ve üstü gibi gruplayabiliriz; genellikle cerrahi tedavi ve beyin pili uygulamaları ilk dönem sonrası yani 5 yıldan sonra önerilmektedir. Ancak söylediğim gibi her hastada bu süreler farklı olabilir.

Parkinson hastalığının başlıca tedavi yöntemleri nedir?

Prof. Dr. Savaş: Parkinson tedavisinde yardımcı yöntemlere ek olarak iki temel tedavi yöntemi bulunmaktadır; ilaç tedavisi ve cerrahi tedavi olarak özetlenebilir.

Parkinson tedavisi: En etkili yöntemler ve hastalara öneriler

Parkinson ameliyatı hakkında bilgi verir misiniz? 

Prof. Dr. Savaş: Cerrahi tedavi yöntemi olarak genellikle halk arasında beyin pili olarak bilinen “derin beyin stimulasyonu” yöntemi uygulanmaktadır. Sadece tek taraflı titremesi olan hastalarda bazen talamotomi denilen beyin pili dışındaki tedavi yöntemleri de söz konusu olmaktadır. Parkinson hastalığının cerrahi tedavisi ülkemizde 1960’lı yıllarda başlamıştır. Buna karşın, ülkemizde beyin pili uygulamaları ise yaklaşık olarak 20 yıldan beri yapılmaktadır.

Parkinson ameliyatı ve beyin pili uygulamaları her yerde yapılabiliyor mu?

Prof. Dr. Savaş: Parkinson hastalığının cerrahi tedavisi ve beyin pili uygulamaları her beyin cerrahisi bölümünde yapılmaz, çünkü bu konuda özel olarak uzmanlaşmış beyin cerrahının, deneyimli bir nöroloji ekibinin ve uygun teknolojik alt yapının bulunması gerekir. Bu bütün Dünya’da bu şekildedir.

Bu tedaviler hastalara ne derecede yarar sağlıyor? Ameliyatın riski var mı?

Prof. Dr. Savaş: Kabaca en iyi sonuçlara bakıldığında, 10 hastanın 8 ila 9’unda uzun süreli belirgin düzelme görülmektedir. Bununla birlikte, 10 hastanın 1 ila 2’sinde uzun süreli tatminkar sonuç alınamamaktadır. Bu başarı oranı yüksektir ancak, doğal olarak birçok tedavi yönteminde olduğu gibi %100 başarı oranı beklemek gerçekçi olmaz.

Beyin pili uygulaması hangi hastalar için uygundur?

Prof. Dr. Savaş: Parkinson hastalarında genellikle teşhisten 4-5 yıl sonra cerrahi tedavi yöntemleri düşünülebilir. Bu karar hastanın ilaca olan yanıtıyla ilgilidir. Kısaca, ilaca rağmen günlük hayatında sıkıntılar sürüyorsa ve ilaç yan etkileri baş göstermişse hastaların ameliyata yönlendirilmeleri yararlı olacaktır. Bununla birlikte, beyin pili ameliyatı çok geç dönemde yapılırsa etkinliği az olur; yani son çare olarak görülmemektedir; zamanı gelince, hastalığın orta döneminde, fazla gecikmeden yaptırmakta yarar bulunmaktadır.

Prof. Dr. Çakmur: Egzersiz ve hareket Parkinson hastalığını yavaşlatıyor

Parkinson ameliyatının aşamaları hakkında bilgi verebilir misiniz?

Prof. Dr. Savaş: Nörostimulasyon (beyin pili) yerleştirilmesi, iki aşamalı olarak yapılır. İlk aşamada, ameliyat öncesi hastanın başına bir stereotaktik başlık takılır ve bilgisayarlı tomografi veya MRI çekilerek hedef için hesaplama yapılır; hasta sonrasında uyanık olarak lokal anestezi ve sakinleştirici verilerek ameliyata alınır.

İki taraflı olarak nörostimulatör elektrodları beyne yerleştirildiğinde ameliyat yaklaşık olarak 4-6 saat sürer; sonrasında başlık çıkartılır. Genellikle ertesi gün, bazen de aynı gün yapılan ameliyatın ikinci aşamasında ise, genel anestezi altında elektrodların jeneratörle (pil) bağlantısı yapılır.

Jeneratör kısmı göğüs üzerindedir; bağlantı kabloları ise cilt altındadır. Tüm sistem vücudun içindedir; dışarıda herhangi bir tıbbi malzeme kalmaz. Daha sonraki günler ve haftalar içinde stimulatörün ayarlanması telemetrik programlayıcıyla yapılır.

Beyin pili uygulaması yapılan başka hastalıklar da var mı?

Prof. Dr. Savaş: Beyin pili uygulamaları yaygın olarak Parkinson hastalığı dışında tremor (titreme) ve distoni (istemsiz kasılma) gibi hastalıklarda uygulanmaktadır.

Bu uygulamaların yapıldığı merkez ve deneyimli cerrah sayısı yeterli mi? Hastalar bu tedavi yöntemlerine ulaşmakta sıkıntı yaşıyorlar mı?

Prof. Dr. Savaş: Türkiye’de beyin pili uygulaması gerekenden az sayıda da olsa bir grup hastada yıllardan beri başarıyla uygulanmaktadır. Genel olarak ameliyata hazırlık süreci ve bu konuda uzman hekimlere yönlenmede sorun bulunmaktadır. Deneyimli merkezler azdır ve beyin pilinin malzeme maliyeti nedeniyle kolayca uygulanamamaktadır.

Yavaş ama çok yıkıcı ilerleyen gizli hastalık: Parkinson…

SGK bu tedavilerin parasının ödüyor mu veya ne kadarını ödüyor?

Prof. Dr. Savaş: Prensipte SGK uzun süreden beri beyin pilini belli koşullarda ödemektedir. Kamu hastanelerinde tümünü, anlaşmalı özel hastanelerde ise özel farkları dışındaki miktarı ödemektedir.

Parkinson hastalığının tedavisinde daha yeni ve ileri tedavi yöntemleri var mı? Kök hücre tedavisi yararlı mıdır?

Prof. Dr. Savaş: Parkinson hastalığının tedavisinde yukarıda saydığımız tedavi yöntemlerinin dışındaki yeni yöntemler deneysel araştırma aşamasındadır ve henüz hiçbirinin yararlılığı bilimsel olarak kanıtlanmamıştır. Kök hücre tedavisinin de, Parkinson hastalığında yararlı olduğuna dair bilimsel bir kanıt bulunmamaktadır.

YAZIYI PAYLAŞ


Araç çubuğuna atla