Prof. Dr. Özbek: Koronavirüs nedeniyle kan stoku azaldı; hastalar zor durumda!

Yazan Hatice Pala Kaya
14 Mayıs 2020 |   Kategori: Sağlık Gündemi Print

Koronavirüs salgını nedeniyle kan bağışının çok azaldığını ve stoklar kritik seviyelere indiğini söyleyen Türk Pediatrik Hematoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Namık Özbek, covid-19 salgını nedeniyle kan bağışçılarının hastanelere gitmekten çekindiğini, lösemi, kanser, talasemi hastalarının zor durumda kaldığını vurguladı. Covid-19 enfeksiyonunun kan yoluyla bulaşmadığını hatırlatan Prof. Dr. Özbek, gönüllülerin güven içinde kan verebileceğini, çekinmemeleri gerektiğini kaydetti. Prof. Dr. Özbek, “Kızılay ve diğer kan bağışı yapılan merkezlerde vericilerin korunması için tüm önlemlerin alındığı bildirilmiştir” dedi.

Her 4 saniyede bir ünite kana ihtiyaç oluyor

Prof. Dr. Özbek, kan ve plazmanın gönüllü bağışçılardan elde edilebildiğini, başka bir kaynağı olmadığını belirterek bağışın önemine dikkat çekti. “Kan temini birçok hasta için hayati önem taşımaktadır. Bu hastalar arasında lösemi, kanser ve Akdeniz Anemisi hastaları sıklıkla kana ihtiyaç duymaktadır. Ayrıca kaza, cerrahi girişim gibi birçok durumda da kan hayati önem taşımaktadır” diyen Prof. Dr. Özbek, yapılan istatistiklere göre Türkiye’de her 4 saniyede bir ünite kana ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.

Lösemi nedir, neden olur? Belirtileri, türleri ve tedavi yöntemleri

Bağışçıların salgın ortamında çekindiği için kan bağışı yapmadıklarını ancak kan verme ortamlarının güvenli olduğunu belirten Prof. Dr. Özbek, “Kızılay verilerine göre covid-19 salgını nedeniyle kan bağışı sayısı çok azalmıştır ve kan stokları kritik düzeylere inmiştir. Bunun ana nedenlerinden birisi vericilerin bu dönemde kan vermeyi güvenli bulmamasıdır. Bu azalma özellikle lösemi, kanser, talasemi hastaları ve acil kan ihtiyacı olan diğer hastalıklarda büyük sıkıntıya yol açmaktadır” diye konuştu.

Lösemili, kanserli, kanamalı hastaların ihtiyacı için zorluk yaşanıyor

Prof. Dr. Namık Özbek, halk arasında “beyaz kan” olarak bilinen trombosit temininde zorluklar yaşandığını, bu kan ürününün kanser, lösemi ve kanamalı hastalar için hayati önemde olduğunu bildirdi.

Bağışçılar güvenle kan verebilir

Bağışçıları kan vermeye çağıran Prof. Dr. Özbek,  şunları kaydetti: “Covid-19 kan yoluyla bulaşan bir hastalık değildir. Ulusal Kan ve Kan Ürünleri Rehberi’ne göre 18-65 yaş arası, vücut ağırlığı 50 kg üzerinde olan, herhangi bir kronik hastalığı olmayan herkes kan bağışlayabilir. Kızılay ve diğer kan bağışı yapılan merkezlerde vericilerin korunması için tüm önlemlerin alındığı bildirilmiştir.

1 Kişi Kan Verir, 1.000’lerce Kişiye Umut Olur Kampanyası başladı!

Bir kan bağışının en az 3 kişinin hayatını kurtarabilecek, eşsiz ve sadece insandan elde edilen bir tedavi aracı olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenlerle, Türk Pediatrik Hematoloji Derneği olarak saygıdeğer halkımızı duyarlı olmaya çağırıyor, aynen salgın dönemi öncesinde olduğu gibi kan bağışlarını sürdürmelerini arz ediyoruz.”

İmmün plazma tedavisi

Öte yandan, son dönemde covid-19 tedavisinde uygulanmaya başlayan immün plazma tedavisi hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Namık Özbek, bu tedavide kullanılan kanın sadece covid-19 geçirip bağışıklık kazanmış kişilerden alındığını vurguladı.

İmmün plazma tedavisinin Sağlık Bakanlığı’nın yayımladığı rehber doğrultusunda uygulandığını hatırlatan Prof. Dr. Özbek, yatarak tedavi görenlerden, PCR moleküler test sonucunun negatif hale gelmiş olması, öksürük, ateş, nefes darlığı, halsizlik vb. bulgularının en az 14 gün önce iyileşmiş olanların plazmalarının kullanılabildiğini bildirdi.

Prof. Dr. Kaynar: İmmün plazma, Kovid-19’a karşı en önemli tedavilerden birisi

Evde tedavi edilenlerden ise, klinik olarak tam iyileşmesinin üzerinden en az 28 gün geçmiş olanlar; bağış öncesinde çalışılmış PCR sonucu negatif çıkmış olanların bağışçı olabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Özbek, erkek veya gebe kalmamış kadınlar ile daha önce kan almamış kişilerin immün plazma bağışçılarında tercih unsuru olduğunu anlattı.

İmmün plazma bağışı bir ay içerisinde en fazla 3 kez yapılabilir

Prof. Dr. Özbek, sözlerini şöyle noktaladı: “İmmün plazma bağışı, ilk bağışın yapıldığı tarihten itibaren, en az 7-10 günde bir olmak üzere bir ay içerisinde en fazla 3 kez yapılabilir. Kan bağışının olmadığı bir toplumda, her gün binlerce kişi hayatını kaybedebilir. Bu nedenle, düzenli kan bağışında bulunmak insanların hayatını kurtarır.

Koronavirüs REHBERİ: Nasıl bulaşır? Belirtileri, korunma yöntemleri ve tedavisi

Kan bağışı, bir sosyal sorumluluk olup, bir gün herkesin kana ihtiyaç duyacağı da bir gerçektir. Kan bağışının ücretsiz gönüllülük esasında yapıldığının da unutulmaması ve bu bilinç ile yapılması gereklidir. Bu salgın döneminde evinizden maskenizle çıkıp hijyen şartlarına uyarak 1 saatinizi ayırdığınızda, kan bağışçısı olmanız birçok kişinin hayatını kurtaracaktır.”

YAZIYI PAYLAŞ


YORUMUNUZ VAR MI?

avatar
Araç çubuğuna atla