Prof. Dr. İzzet Can: Koronavirüs Pandemisi döneminde göz sağlığı ihmal edilmemeli!

Yazan Hatice Pala Kaya
8 Ekim 2020   |    10 Ekim 2020   |   Kategori: Sağlık Gündemi Print

Kovid-19 pandemisi, gerekli durumlar dışında hastanelerden uzak kalınan bir süreci de beraberinde getirdi. Bu durum, bazı hastalıklar açısından yüksek risk grubunda olan kişilerin, düzenli sağlık kontrollerini aksatmasına neden oldu. Türk Oftalmoloji Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. İzzet Can, Kovid-19 salgını ortamında bireylerin kendini koruma güdüsüyle hastaneye, hekime başvurmaktan kaçınma eğilimine girdiklerine dikkati çekerek, bu süreçte göz sağlığı ve göz hijyeni konusunun her zamankinden daha fazla önem kazandığını, kişilerin yıllık göz muayenelerini mutlaka yaptırmaları gerektiğini söyledi.

Kontakt lens kullanımının koronavirüs ile enfekte olma riskini artırdığına dair bilimsel bir kanıt olmadığına da vurgu yapan Prof. Dr. Can, “Kovid-19 sürecinde sağlıklı kişiler hijyen kurallarına maksimum önem vermek şartı ile kontakt lens kullanmaya devam edebilirler. Kontakt lenslerin koronavirüs yayılımını artırabileceği yönünde bilimsel bir veri bulunmamaktadır” dedi.

Medikal Akademi Ankara Temsilcisi Hatice PALA KAYA’ya salgın ortamında bireylerin göz sağlığı için dikkat etmesi gerekenler hakkında açıklamalarda bulunan Prof. Dr. İzzet Can, en sık görülen göz sağlığı kusurları, katarakt tedavisi ve tedavide kullanılan lenslere yönelik soruları yanıtladı…

Kovid-19 pandemisi göz sağlığı alanını nasıl etkiledi?

Prof. Dr. CAN: 2020 yılı daha önceden Dünya Sağlık Örgütü tarafından “Dünya Görme Yılı” olarak belirlenmişti. Aynı yılın başlarında hayatımıza giren Kovid-19 pandemisi sürecinde ise göz sağlığı ve göz hijyeni konusu her zamankinden daha fazla önem kazandı. Pandemi sürecinde göz sağlığına azami önem gösterilmesi gereklidir. Bu dönemde göz sağlığı pandemiye kurban edilmemeli, göz kırma kusuru bulunan kişiler başta olmak üzere yıllık göz kontrolleri mutlaka düzenli olarak yapılmalıdır.

İhtiyaç duyulan ameliyatlar ise ertelenmemelidir. En sık yapılan katarakt ameliyatlarından, göz içi enjeksiyon tedavilerine, kırma kusuru kontrollerinden, kontakt lens kullanımına dek göz hastalıkları alanındaki her türlü tıbbi ve cerrahi tedavi, zorunlu nedenler olmadıkça aksatılmamalıdır.

En sık yapılan ameliyatlardan birinin katarakt ameliyatı olduğunu belirttiniz. Katarakt hastalığı nedir ve tedavisi mümkün mü?

Prof. Dr. CAN: Göz merceğin bulanıklaşarak daha az ışık geçirmesi ile meydana gelen katarakt, dünyada körlük nedenleri arasında birinci sırada yer alan ve ilaç veya gözlükle tedavisi ve ilerlemesinin durdurulması mümkün olmayan hastalıktır. Bu nedenle en sık yapılan ameliyatların başında katarakt ameliyatları gelmektedir. Bunun yanında katarakt ameliyatı öncesinde tüm hastaların en az üçte birinde görme kalitesi üzerinde olumsuz etkileri olacak boyutta astigmatizma sorunu da bulunmaktadır. Ameliyat sırasında kullanılacak bazı ilave tekniklerle bu sorun azaltılabiliyor ya da torik göz içi lenslerinin kullanılması ile hemen tamamen giderilebiliyor.

Katarakt ve astigmatizma ameliyatlarında son cerrahi teknikler nelerdir?

Prof. Dr. CAN: Astigmatizma da göz yüzeyinin, özellikle kornea tabakasının, küresel yapısından saparak kadranlarındaki kırma güçlerinin eşitsizlik göstermesi ile gelişiyor. Burada da tek tedavi yolu ameliyat. Günümüzde katarakt ameliyatında, FAKO (Fakoemülsifikasyon) adı verilen rutin cerrahi teknikle bulanıklaşan mercek, ultrasonik titreşimlerle küçük parçalara ayrılarak aynı anda emiliyor. Ardından merceğin çevresindeki zarın içine yapay göz içi lens yerleştiriliyor.

Hastaların ihtiyaçlarına göre tek odaklı veya çok odaklı lens seçenekleri kullanılabiliyor. Katarakt ameliyatı olan hastaların yaklaşık yüzde 38’inde ameliyatlarda astigmatizm düzeltici yaklaşımların kullanılmaması ameliyat sonrası gözlük bağımlılığına ve kontrastı düşük görme kalitesi sorunlarına yol açmaktadır. Bu durum hem hasta sağlığı hem de ekonomik anlamda kayıp yaratmaktadır.

Türk Oftalmoloji Derneği verilerine göre, 2018 yılında astigmat düzeltme işlevi gören torik göz içi lenslerinin ameliyatlarda kullanılma oranı %2,75 iken, 2020 yılında, yapılan farkındalık çalışmaları ve eğitim programlarının bir sonucu olarak bu oranın %7’ye yükseldiği görülmektedir. Ancak bu oran da ne yazık ki hala Avrupa ve Amerika ortalamalarının altındadır.

Kovid-19 pandemisi sürecinde kontakt lens kullanımı oldukça merak ediliyor. Pandemide kontakt lens kullanımı güvenli mi?

Prof. Dr. CAN: Kontakt lensler kullanım önerilerine uyulduğu takdirde oldukça güvenilir ve konforlu bir tedavi seçeneğidir. Kovid-19 sürecinde sağlıklı kişiler hijyen kurallarına maksimum önem vermek şartı ile kontakt lens kullanmaya devam edebilirler. Kontakt lenslerin koronavirüs yayılımını artırabileceği yönünde bilimsel bir veri bulunmamaktadır. Her dönemde dikkat edilmesi gereken kontakt lens bakımı ve hijyeni ile ilgili kurallar bu dönemde de geçerlidir.

Bu kurallar arasında; lens takılması ve çıkarılması öncesi su ve sabun ile en az 20 saniye el yıkama sonrası temiz bir kâğıt havlu ile el kurulanması, öncelikle günlük lenslerin tercih edilerek her akşam atılması, kontakt lenslerin önerilen zamanda değiştirilmesi, lenslerin her akşam çıkarılarak lens solüsyonunda önerilen süre ile dezenfekte edilmesi ve lens kabı hijyenine özen gösterilmesi yer almaktadır. Bunun yanısıra riskli ortamlarda ellerin göz ile temasından kaçınılması da önemlidir. Bunlar kadar önemli diğer bir konu da göz doktoru reçetesi olmaksızın kontakt lens alınmaması gereğidir.

Kontakt lens alanında beklenen teknolojik yenilikler nelerdir?

Prof. Dr. CAN: Kontakt lensler uzun süredir miyop, hipermetrop ve astigmat gibi kırma kusurlarının düzeltilmesinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Son 10 yılda teknolojideki hızlı değişimler kontakt lens kullanım pratiklerinin de değişmesine sebep olmuştur. Yüzey teknolojileri kontakt lens konforu için önem kazanmıştır. Yeni lens materyalleri sayesinde kontakt lensler gözde hissedilmeyecek kadar konforlu tıbbi cihazlar haline gelmişlerdir. Yeni lens nemlendirme teknolojisi ile lenslerin ıslanabilirliğinin artması sonucunda kontakt lensler gün sonu konforunu da sağlar duruma gelmişlerdir.

Yakın gelecekte de kontakt lenslere yerleştirilen kablosuz nano-sensörler hayatımızda önemli bir yer tutacak gibi görünmektedir. Bu gibi teknolojilerle 40 yaş üstü bireylerde yakın görme bozukluğunu düzeltecek nano-LCD panelli kontakt lensler ya da artırılmış gerçeklik gözlükleri ile birlikte kullanılan ve sarı nokta hastalarının günlük hayatını kolaylaştıracak kontakt lens teknolojilerinden bahsetmek mümkün olacaktır.

Türk Oftalmoloji Derneği pandemi sürecinde eğitim çalışmalarına ne şekilde devam ediyor?

Prof. Dr. CAN: Türk Oftalmoloji Derneği (TOD) olarak 2020 yılında da hekim eğitim ve tecrübe aktarım toplantılarına sanal platformlar aracılığı ile devam ettik. Bu misyon çerçevesinde Alcon’un eğitime ve gelişime verdiği koşulsuz desteği de takdir ediyoruz. Başta 3.’sü düzenlenen Alcon IMPACT çalıştayı gibi, bilimsel projelerde TOD olarak destek vermeye devam edeceğiz. IMPACT çalıştayının geride kalan 3 yıl içerisinde daha fazla hastanın katarakt ile birlikte astigmat kusurlarının tedavi edilmesi noktasında önemli rol oynadı. Bu vesileyle proje bilimsel danışma kurulunda yer alan hekimlere ve Alcon’a teşekkür etmek isterim.

Son olarak eklemek istedikleriniz var mı?

Prof. Dr. CAN: Her yıl Ekim ayının ikinci perşembesi olan Dünya Görme Günü vesilesiyle Dünya Görme Yılı olarak ilan edilen 2020 yılının son aylarında buradan bir kez daha hastalarımıza kontrol ve tedavilerini aksatmamalarını hatırlatmak isterim. Teşekkürler.

YAZIYI PAYLAŞ


YORUMUNUZ VAR MI?

avatar
Araç çubuğuna atla