Prof. Dr. Demirkıran: Covid-19’u ağır geçirenlerin %60’ı sepsis nedeniyle ölüyor

Yazan Hatice Pala Kaya
15 Eylül 2021   |    20 Eylül 2021    |   Kategori: Güncel / Literatür Print

Sepsisin dünyada her yıl 11 milyondan fazla kişinin hayatını kaybetmesine neden olduğunu söyleyen Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. Oktay Demirkıran, her 5 ölümden birinin bu hastalıkla ilişkili olduğunu belirtti. Baxter Türkiye Sağlık Sohbetleri kapsamında ‘Dünya Sepsis Günü’ nedeniyle bir basın toplantısı düzenleyen Prof. Dr. Demirkıran, hekimlerin ve hastaların bu hastalık hakkında bilgi sahibi olmasıyla sepsisten ölümlerin büyük oranda engellenebilir olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Demirkıran, sepsis geçiren hastaların kalıcı organ hasarları yaşayabildiğini, hayatta kalma yanında organ kayıplarının önlenmesi açısından da farkındalığın önemli olduğunu anlattı.

Covid-19 enfeksiyonunun olası sonuçlarından birinin sepsis olduğunu belirten Prof. Dr. Demirkıran, Covid-19’u ağır geçirenlerin %60’ının ölüm nedeninin sepsis olduğunu bildirdi.

Her 3 saniyede 1 kişiyi sepsisten kaybediyoruz

Toplantıda konuşan Prof. Dr. Oktay Demirkıran, sepsisin enfeksiyona karşı vücudun verdiği regülasyonu bozuk yanıta organ disfonksiyonlarının eşlik etmesi ile ortaya çıktığını hatırlattı. Sepsiste ölüm oranlarının çok yüksek olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Demirkıran, “Sepsis, özellikle erken tanı ile hemen tedavi edilmezse şok ölüme yol açar. Dünyada her yıl 50 milyona yakın sepsis vakası görülmekte ve bu vakaların yaklaşık 11 milyonu hayatını kaybetmektedir. Bu oran her 3 saniyede 1 kişiyi sepsis yüzünden kaybettiğimizi göstermektedir” dedi.

Deri veya yumuşak doku enfeksiyonu, idrar yolu enfeksiyonu, akciğer iltihaplanması, kan dolaşımı, karın ve bağırsak enfeksiyonları gibi çeşitli enfeksiyonları sepsisin oluşumuna örnek gösteren Prof. Dr. Demirkıran sepsise; virüs, bakteri, mantar, parazit ve kaynağı bilinmeyen enfeksiyonların neden olduğunu kaydetti.

Klinik belirtiler

Sepsisin erken fark edilerek hastaneye başvurulmasının hayat kaybını önlemede en önemli unsurlardan olduğunu anlatan Prof. Dr. Demirkıran, başlıca belirtileri; konuşma bozukluğu veya zihin bulanıklığı, aşırı titreme veya kas ağrısı ve ateş, tüm gün idrar yapmama durumu, şiddetli nefes darlığı, benekli veya renksiz cilt olarak sıraladı.

Prof. Dr.  Oktay Demirkıran, bağışıklık sistemi zayıf olanlar, akciğer, böbrek, karaciğer, kalp gibi kronik hastalıklara sahip kişiler, 1 yaşından küçük çocuklar, 60 yaş üstü yetişkinler ve dalağı olmayan kişilerin sepsis konusunda daha yüksek risk grubunda bulunduklarına dikkat çekti.

Sepsise karşı en önemli korunma yolunun enfeksiyonu önlemek olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Demirkıran, “Çocukluk ve yetişkinlik aşı programlarına uyum, pandemi sürecinde aşılama, temiz su kullanımı, başta el hijyeni olmak üzere genel hijyen kurallarına uyulması, hastane kaynaklı enfeksiyonların önlenmesi, güvenli doğum ve farkındalıktır. Alınan önlemlere rağmen sepsis gelişen durumlarda ise enfeksiyon odağının hızla kontrol altına alınması ve yoğun bakımlarda uygun organ destek tedavilerinin verilmesiyle hayat kurtarılabilir” diye konuştu.

Hekimlere yönelik farkındalık çalışması yapılıyor

Türkiye’de son sınıf tıp fakültesi öğrencilerine yönelik yapılan bir çalışmada, sepsisin bilinmesi oranının %60-70 aralığında ölçüldüğünü belirten Demirkıran, bunun kabul edilemez bir oran olduğunu ifade ederek, Türk Yoğun Bakım Derneği olarak halka yönelik bilgilendirme çalışmalarının yanında sağlık personeline yönelik de farkındalık çalışmaları yaptıklarını anlattı.

Covid-19’un olası sonuçlarından biri de sepsis

Covid-19 hastalarının yaklaşık %2-5’inde ortalama 8-10 gün sonra sepsis organ fonksiyon bozukluğu belirtileri ortaya çıktığını, Covid-19 enfeksiyonu geçiren kişilerin septik şok yaşayabileceğini, hatta hastalığı ağır geçirenlerin yüzde 60’ının sepsis nedeniyle hayatını kaybettiğine işaret eden Prof. Dr. Oktay Demirkıran, “Covid-19 hastalığının olası sonuçlarından biri de sepsistir. Covid-19’u ağır geçirenlerin %60’ı sepsis nedeniyle hayatını kaybediyor. Ağır sepsis hastalarında ortalama 3,6 organ kaybediliyor. Sepsis gelişen hastaların %20-60’ında böbreklerde hasar meydana geliyor” dedi.

Covid-19 salgınında durum: Kapatılan yoğun bakımlar yeniden açılmaya başlandı

Basın toplantısında soruları yanıtlayan Prof. Dr. Oktay Demirkıran, salgının bitmediğini ve aşılamanın en önemli korunma yöntemi olmayı sürdürdüğünü vurguladı. Salgının hızının sürdüğünü, çoğu hastanede kapatılan yoğun bakım ünitelerinin tekrar açılmaya başlandığını bildiren Prof. Dr. Demirkıran, “Şehir adı vermeyeyim ama bir ilde tek bir yoğun bakım ünitesine bir günde yatan Covid-19 hasta sayısı 50. Çoğu hastane şu anda ek yoğun bakım üniteleri açmaya başladı. Üyelerimizden gelen bilgilere göre, nüfusu 500 binin altında olan illerde hastaneler altıncı, yedinci Covid-19 yoğun bakım ünitelerini açmaya başladılar” diye konuştu.

Aşı olmayanlar nedeniyle Covid-19 vakalarında yaş 30’a kadar indi

Salgının ilk döneminde büyük oranda yaşlı kişilerin Covid-19 enfeksiyonundan etkilendiğini hatırlatan Prof. Dr. Demirkıran, aşılamanın başlamasıyla bu kişilerde enfeksiyon nedeniyle hastaneye ve yoğun bakıma yatışların azaldığını vurguladı. Tam doz aşılamanın korunma açısından büyük önem taşıdığının görüldüğünü anlatan Prof. Dr. Demirkarın, “Şu an Covid-19’da yaş grubu değişti.

Birinci pikte ağırlıklı olarak yaşlılar ön plandaydı, hep 80-90 yaşlarında hastalarımız oldu. İkinci pikte de biraz öyle devam ettik. Şimdi ise orta yaş ve altı hastaları görüyoruz. Yaş grubu 30’a kadar indi. 11 Ağustos’ta yaptığımız bir çalışmanın sonuçlarını paylaştık. Elde ettiğimiz verilere göre, yoğun bakımdaki Covid-19 hastaları içinde 30, 40 ve 50 yaş aralığındaki kişilerin fazlalığı görüldü. Bu kişilerin büyük bir bölümü de aşısız kişiler” dedi.

Hamilerde Covid-19’un etkisi araştırılacak, hamileler güvenle aşı olabilir

Bu arada, Medikal Akademi’nin sorusunu yanıtlayan Prof. Dr. Oktay Demirkıran, hamilelerin Covid aşılarını güvenle olabileceğini söyledi. Diğer yandan, Türk Yoğun Bakım Derneği olarak Covid-19’un hamilelere etkisine yönelik bir çalışma içinde olduklarını bildiren Prof. Dr. Demirkıran, “Araştırmayı, belki bir nokta prevalans çalışması ya da verileri toplayarak yapacağız diye düşünüyorum. Birkaç ay içerisinde o çalışmayı da gündeme getiririz, çalışma tamamlanınca verileri açıklayacağız” diye konuştu.

YAZIYI PAYLAŞ

YORUMUNUZ VAR MI?

guest
0 Comments
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
Araç çubuğuna atla