Doç. Dr. Özlem Sönmez: Meme kanseri erken tanıyla %95 oranında tedavi edilebilir

Yazan Hatice Pala Kaya
5 Haziran 2022   |    7 Haziran 2022    |   Kategori: Güncel / Literatür, Kanser, Onkoloji Print

Kadınlarda en sık görülen kanser tipi olan meme kanseri hastalığında, son yıllarda tanı ve tedavi anlamında büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Genel Sekreteri Doç. Dr. Özlem Sönmez, erken tanı konulmuş meme kanserinin yüzde 95’in üzerinde başarıyla tedavi edilebildiğini söyledi. “Kadın Kanserleri” temalı 9. Uluslararası Onkoloji Günleri, Muş’ta düzenlendi. ‘Meme Kanseri’ oturumunda konuşan Doç. Dr. Özlem Sönmez, bireylerin meme kanserini kendi kendine elle kontrol edebilmesinin önemine vurgu yaparak, normal ile anormal arasındaki farkı tanımak için de kendini tanıması gerektiğini anlattı.

Doç. Dr. Sönmez, “Bizler ya kanser çıkarsa, bir şey olursa diye dokunmaktan, doktora gitmekten korkuyoruz. En baştan hastalığı göreceğiz ki, bir an önce iyileştireceğiz. Çünkü kanser tedavi edilebilir bir hastalık. Özellikle meme kanseri erken yakalandığı zaman yüzde 95’in üzerinde tamamıyla hayatımızdan çıkarabileceğimiz bir hastalık. O nedenle önce kendimizi tanıyacağız” diye konuştu.

Meme kanseri neden olur? Belirtileri, tedavisi ve elle muayenesi

Kendi kendine meme muayenesi kişinin bedenini tanımasını sağlar

Kadınların meme kanserini teşhiste en önemli araçlarından birinin elle muayene olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Sönmez, kadınların kendi kendine düzenli olarak elle kontrol yapmasının büyük önem taşıdığını kaydetti. Sönmez, belirti sayılabilecek bazı unsurları sıralayarak, “Aynaya bakarak, elle muayene sırasında bir kitle hissettiğinizde veya her iki memede asimetri, portakal kabuğu görünümü, meme başından sütlü, kanlı ya da başka renklerde akıntı geldiğinde, çekintiler olduğunda, meme başının yönlerinde değişiklik gözlendiğinde farkında olmak, zamanında hekime başvurmak lazım. Ancak panik olmamak gerekiyor çünkü bunların aslında onda dokuzunda hiçbir şey çıkmayabilir” dedi.

Korkarak bir yerlere varamayız

“Kanserden korkma, geç kalmaktan kork” sloganıyla erken tanının öneminin vurgulandığını ancak kanserden hiçbir şekilde korkmamak gerektiğine inandığını söyleyen Doç. Dr. Özlem Sönmez sözlerini şöyle sürdürdü: “Korkarak bir yerlere varamayız. Hep beraber öğreniyoruz, farkındalığı artırmaya çalışıyoruz. Bizim işimizde korku olmamalı. Hem organ kaybını önlemek, hem her türlü maddi ve manevi maliyeti azaltmak ve yok etmek için erken tanıyı önemsiyoruz.

Bizim hastaneye gitmekte, hekime başvurmakta, tanı almakta gecikmiş olan hastalarımız oluyor. Onlar korksunlar mı? Hayır, korkmasınlar. Özellikle onkoloji alanındaki gelişmeler çok hızla ilerliyor ve çok şeye çözüm buluyoruz. Korkuyu hayatımızdan çıkarıp, öğrenmeye ve bilmeye ve zamanında hekime başvurmayı ön plana almamız gerekiyor.”

Meme kanserinde tedavi kişiye özeldir

Doç. Dr. Özlem Sönmez, kanser ilk teşhis edildiğinde evresinin belirlendiğini, tümörün boyutu, koltuk altı lenf nodu, metastaz durumu gibi özelliklerinin yanında, moleküler yapısının belirlendiğini hatırlattı. Yapılan bütün bu tetkikler sonrası kanserin ve kişinin tüm özellikleri dikkate alınarak, cerrah, radyolog, radyasyon onkoloğu gibi farklı uzmanlık alanlarından hekimlerle konuşarak kişiye özel bir tedavinin uygulandığını anlatan Doç. Dr. Sönmez, bu tedavi farklılıklarının çok çeşitli özelliklere bağlı olduğunun altını çizdi.

25 soruda tüm detaylarıyla meme kanseri: Merak edilen sorulara yanıtlar

Bu nedenle hastaların, tedavi süresi, tedavi şekli gibi farklılıklar olabileceğinin bilincinde olması gerektiğini belirten Doç. Dr. Sönmez, “Hastalarıma da ilk görüşmede söylüyorum. Biz kişiye göre tedavi planlıyoruz, herkesin tedavisi farklı olabiliyor. İkiz kardeşinizin de tedavisi sizden farklı olabilir. İki hasta sohbet ederken ‘neden senin tedavin bir sene benimkisi altı ay, bir sene olan benden daha mı kötüydü, yok sen hap alıyorsun daha mı iyisin’ diye soruyor. Böyle bir durum yok, tedavi kişiye özeldir” dedi.

Hekimden hiçbir şey gizlemeyin, bitkisel ürünleri kür halinde kullanmayın

Hastaların tedavi sırasında bitkisel ürünleri kullanmaya yönelebildiğine ancak bunların tedaviyi aksatıcı yönü olduğuna, zarar verebildiğine işaret eden Sönmez, bitkisel ürünlerin, özellikle kür halinde kullanılmaması gerektiğini, böyle bir kullanım gerçekleştiyse de doktordan gizlenmemesi uyarısında bulundu. Doç. Dr. Sönmez şunları kaydetti: “Bazen insanlar birbirlerine ‘bana şu çok iyi geldi’ diye tavsiyede bulunabiliyor. Bitkisel ürünler, ilaçlarla etkileşiyor. Bunların içinde çok fazla bilemediğimiz kimyasal maddeler var ve bunlar mesela karaciğerden, böbrekten ilaçlarla aynı yolları geçerek vücudu terk ediyor.

Bitkisel ilaç önce vücuttan atılma yoluna girebiliyor ve tedavi için verilen ilacın vücutta bizim isteğimizin dışında kalmasına neden olarak toksik dediğimiz yan etkilerin artmasına neden oluyor. Bazı bitkisel ürünler bizim verdiğimiz ilaçların etkisini yok ediyor.

İlaçlar bitkilerden üretilmiyor mu? Evet üretiliyor ama ilaçlar o bitkideki tek bir kimyasal madde üzerinde yıllarca süren binlerce araştırma sonucuyla ilaç haline getiriliyor. Toplanan bir bitkiyi kullandığınız, hatta kür haline getirdiğiniz an biraz önce bahsettiğim etkileşimler oluyor. Paracelsus’un bir sözü var; Herşey zehirdir, önemli olan miktarıdır. Özellikle tedavi sırasında asla ve asla hiçbir şeyi kür olarak kullanmanızı istemiyoruz. Herşeyin bir etkileşimi ve dozu olduğunu unutmayalım.”

Kanseri önlemek mümkün mü? Meme kanserinden korunma yöntemleri

Her 100 meme kanseri hastasından birisi erkek

Erkeklerin de meme kanserine yakalandığını ve tedavilerinin benzer olduğunu anlatan Doç. Dr. Sönmez, dünyada her 100 meme kanseri vakasından birinin erkek meme kanseri olduğunu, Türkiye’deki oranın da yakın olduğunu kaydetti. Cerrahi tedavide bir farklılık olduğunu, erkeklerde meme dokusunun tamamen alındığını ve koruyucu cerrahi olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Özlem Sönmez, “Erkekler de memesinde kitle fark ettikleri zaman ‘olmaz’ demesinler. Erkekte de meme kanseri olur. Meme kanserinden korunmak, memeye meme demekten başlar” diye konuştu.

YAZIYI PAYLAŞ

YORUMUNUZ VAR MI?

guest

0 Comments
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
Araç çubuğuna atla