Türkiye’de hekime müracaat sayısı rekor artışla 685 milyona ulaştı

4 Ocak, 2018  |   Kategori: Sağlık Gündemi

Son 4 yıl içinde hekime müracaat sayısı yaklaşık 83 milyon arttı. Birinci basamak kuruluşlarında hekime müracaat sayısı yaklaşık 20 milyon azaldı. 14 yılda özel hastanelere müracaat sayısı yaklaşık 11 kat arttı. Türkiye, OECD ülkeleri arasında kişi başına düşen hekim, hemşire ve ebe sayısında son sırada ancak buna rağmen en çok MR kullanımı ve çekimi Türkiye’de yapılıyor. Sağlık Araştırmaları Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan “Sağlık İstatistikleri Yıllığı 2016” verileri 2017’nin son günlerinde yayınlandı. “Sağlık İstatistikleri Yıllığı 2016”ne göre, 2016 yılı hekime müracaat sayısı 685 milyon olarak gerçekleşti. Mevcut siyasi iktidarın görev başına geldiği 2002 yılında ise bu oran 208 milyon olarak gerçekleşmişti.

“Sağlık İstatistikleri Yıllığı 2016” verilerine göre, birinci basamak kuruluşlarında 2016 yılı hekime müracaat sayısı 215 milyon olarak gerçekleşti. Birinci basamak kuruluşlarında 2012 yılı hekime müracaat sayısı ise 235 milyon oldu. Hekime müracaat sayısındaki büyük artışa rağmen birinci basamak kuruluşlarında hekime müracaat sayısı yaklaşık 20 milyon azaldı. Ancak İkinci ve üçüncü basamak kuruluşlarında 2012 yılı hekime müracaat sayısı 386 milyon olurken, bu sayı 2016 yılında 469 milyon olarak gerçekleşti. Sağlıkta dönüşüm programının uygulandığı 4 yıl içinde hekime müracaat sayısı 83 milyon arttı.

2016 yılında başvuruların % 31’lik kısmı birinci basamak sağlık hizmeti veren kurumlara yapılırken geriye kalan % 69’luk kısım ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurumlarına yapıldı. Sağlık İstatistikleri Yıllığı 2016 verilerine göre açıklanan bu oranlar, birinci basamak sağlık kuruluşu olan aile hekimliği yerine doğrudan ikinci ve üçüncü basamak kuruluşlarına yani hastane, üniversite hastanelerine başvurulduğunu ortaya koymaktadır.

Açıklanan bu rakamlar, hükümetin vaatlerinin tam aksine birinci basamak sağlık hizmetlerinin etkili bir şekilde verilemediğinin, toplumun hastalık yükününün azaltması bir kenara, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarına talebin her geçen gün arttığını ortaya koymaktadır. Birinci basamak sağlık hizmetlerinde gerektiği gibi hasta sevk zinciri kurulamadığından hastalar en küçük sorunları için bile doğrudan hastaneye başvuruyor.

Vakaların büyük bir çoğunluğunun birinci basamak sağlık hizmetlerinin verildiği aile hekimliklerinde sonuçlandırılması, daha az bir oranın hastaneye sevk edilmesi gerekirken, bugün bu oran yakalanamamış, hastanelere müracaat artmış ve sağlık çalışanların iş yükü içinden çıkılamaz bir hal almıştır. Sağlık İstatistikleri Yıllığı 2016 verileri bu gerçeği tüm çıplaklığı ile gözler önüne sermektedir.

Sağlık Personeli Açığı Artıyor…

Açıklanan rakamlara göre 2015 yılında kişi başı hekime müracaat sayısı 8,4 iken, 2016 yılında 8,6’a yükseldi. Buna karşın toplam hekim sayısı 2015 yılında 141.259 iken, 2016 yılında 144.827 olarak gerçekleşti. Toplam sağlık personeli sayısı 2015 yılında 856.792 iken 2016 yılında 871.334 oldu.  2015 yılında toplam hekime müracaat sayısı 660 milyon seviyelerinde iken 2016 yılında 686 milyon seviyelerine ulaştı. Hekime müracaat sayısındaki 26 milyonluk artış, var olan hekim açığının büyümesine neden olmuştur. Buna karşılık hekim sayısındaki artış sadece 3.568 olarak gerçekleşmiştir.

Kişi başına düşen hekim sayısında Türkiye yine son sıralarda yer almakta. Türkiye’de 100.000 kişiye düşen hekim sayısı 181 iken, OECD ülkelerinde 343. Listenin en üst sırasında yer alan Norveç de ise bu rakam 513. Öte yandan 100 bin kişiye düşen hemşire ve ebe sayısı daha da kaygı verici durumda. OECD ülkelerinde 100 bin kişiye düşen hemşire ve ebe sayısı 1.098 iken, Türkiye’de 257 iken Norveç’de ise 2.105.

Kişi başına düşen hekim, hemşire ve ebe sayısında gerekli artış sağlanmadan, nitelikli sağlık hizmetinin sunulması mümkün olmayacaktır. Ayrıca personel açığı nedeni ile sağlık çalışanlarının iş yükü artmakta, bu durum sağlık çalışanlarının ruhsal ve fiziksel sağlığına zarar vermektedir.

Sağlık hizmeti giderek ticarileşiyor…

2002 yılında özel hastanelere müracaat sayısı 5.697.170 iken 2016 yılında bu sayı 71.147.878’e ulaşmıştır. 14 yılda özel hastanelere müracaat sayısı yaklaşık 11 kat arttı. 2002 yılında özel hastanelerde yapılan ameliyat sayısı 218.837 olurken bu oran 2016 yılında 1.499.829 olarak gerçekleşti.

En çok MR kullanımı Türkiye’de

Türkiye uluslararası karşılaştırmada kişi başına düşen MR cihazını en çok kullanan ülke. Yataklı tedavi kurumlarında MR cihazı başına düşen görüntülenme sayısı Türkiye’de 14.992 olurken OECD ülkelerinde bu oran 5.125. Sağlıkta dönüşümün beraberinde getirdiği performans sisteminin, gereksiz muayene ve tetkik sayısını arttırdığının en çarpıcı örneği MR cihazı başına düşen görüntülenme sayısı olmuştur.

Zekiye Bacaksız: Eşit, ücretsiz, ulaşılabilir ve nitelikli sağlık hizmeti herkesin hakkıdır

Genel Sağlık-İş Genel Başkanı Zekiye Bacaksız Sağlık İstatistikleri Yıllığı 2016 verileri ile ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “Sağlık Bakanlığı’nın kendi verileri, Sağlıkta Dönüşüm projesinin başarısızlığını ortaya koymaktadır. Hastanelere müracaat sayısı her yıl katlanarak artarken, hekim açığı da artmıştır. Bu durum hastalara ayrılan sürenin 5 dakikanın bile altına düşmesine sebep olmuştur.

Özel hastanelere başvurular artmış, sağlık ticarileştirilmiş, sosyal devlet anlayışından uzaklaşılmıştır. Siyasi iktidar sağlıkta dönüşüm adı altında parası olanın sağlık hizmeti aldığı bir sistemi dayatmıştır. Sağlık Bakanlığının istatistiki verileri bu durumu doğrulamaktadır. Sosyal devlet anlayışı ile bağdaşmayan bu durum kabul edilemez. Eşit, ücretsiz, ulaşılabilir ve nitelikli sağlık hizmeti herkesin hakkıdır.

Siyasi iktidar, hiç vakit kaybetmeksizin sağlıkta dönüşümden vazgeçmeli; ulusal, kamucu, halkçı sağlık politikalarını uygulamaya koymalı, koruyucu sağlık hizmetlerini öncelemelidir. Kadrolu, güvenceli sağlık personeli istihdam açığı giderilerek, sağlık çalışanlarının iş yükü azaltılmalıdır. Çalışma huzuru ve barışı sağlanmalıdır. İktidarın uygulamaya koyduğu Şehir Hastaneleri sağlıktaki bu yıkımı çok daha zarar verici boyutlara taşıyacaktır. Hükümet, telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açmadan Şehir Hastaneleri uygulamasından vazgeçmelidir.”

YAZIYI PAYLAŞ


YORUMLAR

avatar
Araç çubuğuna atla