50 Yıllık Gizem Çözüldü: Bilim İnsanları MAL Adında Yeni Bir Kan Grubu Keşfetti!

Yazan Hüseyin Kandemir
20 Eylül 2026  |   Kategori: Güncel / Literatür Print

Bilim insanları, ilk kez 1972 yılında tanımlanan ancak genetik kökeni yarım yüzyıldan uzun süredir açıklanamayan AnWj kan grubu antijeninin sırrını çözdü. Araştırma, AnWj antijeninin MAL geni tarafından kodlanan Mal proteiniyle ilişkili olduğunu ortaya koydu. Bulgular, özellikle çok nadir kan gruplarına sahip hastalarda daha güvenli kan transfüzyonlarının önünü açabilir.

NHS Blood and Transplant, International Blood Group Reference Laboratory ve Bristol Üniversitesi araştırmacılarından oluşan ekip, uzun süredir çözülemeyen bir kan grubu gizeminin genetik temelini açıklayan önemli bir keşif yaptı. Blood dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, kırmızı kan hücrelerindeki AnWj antijeninin varlığı MAL geni ve bu gen tarafından üretilen Mal proteiniyle doğrudan ilişkili.

İki yeni kan grubu tanımlandı: Langereis ve Junior

Bulguların ardından AnWj antijeni, Uluslararası Kan Transfüzyonu Derneği, ISBT tarafından MAL kan grubu sistemi, ISBT 047 kapsamında sınıflandırıldı. MAL, ABO ve Rh gibi daha iyi bilinen sistemlerden farklı olmakla birlikte aynı temel prensibe dayanıyor. Yani kırmızı kan hücrelerinin yüzeyindeki kalıtsal antijen farklılıkları nedeniyle farklılaşıyor.

İnsanların %99,9’undan fazlasında AnWj bulunuyor

AnWj antijeni ilk kez 1972 yılında tanımlanmıştı. Ancak hangi gen tarafından kontrol edildiği ve kırmızı kan hücrelerinin yüzeyinde hangi proteinin antijeni taşıdığı onlarca yıl boyunca anlaşılamadı. AnWj, son derece yaygın bir antijen ve insanların yüzde 99,9’undan fazlası AnWj pozitif özelliğe sahip. Buna karşılık çok küçük bir grup genetik olarak AnWj negatif. Bu kişilerin AnWj antijenine karşı antikor geliştirmeleri halinde, AnWj pozitif kan verilmesi bağışıklık sisteminin transfüze edilen eritrositlere saldırmasına ve ciddi hemolitik transfüzyon reaksiyonlarına yol açabiliyor.

AnWj negatifliğinin her zaman kalıtsal olmadığı da biliniyor. Bazı hematolojik hastalıklar ve kanserlerde Mal proteininin ekspresyonu baskılanabiliyor ve hastalar geçici olarak AnWj negatif hale gelebiliyor. Buna karşılık kalıtsal AnWj negatifliği son derece nadir görülen bir durum.

Yakın gelecekte hemofilide gen tedavisi mümkün olabilir

Genetik analiz MAL genini işaret ediyor

Araştırmacılar, kalıtsal AnWj negatif fenotipe sahip kişilerde tüm ekzom dizilemesi gerçekleştirdi. Daha önce olası adaylar olarak değerlendirilen CD44 ve SMYD1 genlerinde ortak bir mutasyon bulunamadı. Bunun yerine hastalarda MAL geninin her iki kopyasını etkileyen homozigot büyük bir delesyon saptandı. ISBT’nin değerlendirmesine göre söz konusu değişiklik, MAL geninin 3. ve 4. ekzonlarını kapsayan yaklaşık 6,6 kilobazlık bir DNA delesyonundan oluşuyor. İncelenen kalıtsal AnWj negatif bireylerin tamamında bu delesyonun homozigot biçimde bulunduğu gösterildi.

MAL geni, hücre zarında bulunan ve hücresel taşıma ile membran stabilitesinde rol oynadığı düşünülen myelin and lymphocyte protein, Mal adlı küçük bir membran proteininin üretiminden sorumlu.

Mal proteini AnWj antijeninin anahtarı

Araştırmanın en dikkat çeken yönlerinden biri, bilim insanlarının yalnızca genetik bir ilişki göstermekle yetinmemesi oldu. AnWj pozitif kişilerin kırmızı kan hücresi zarlarında tam uzunlukta Mal proteini bulunurken, hem kalıtsal hem de hastalığa bağlı AnWj negatif kişilerde bu protein saptanmadı. Ayrıca anti-AnWj antikorlarının bağlanmasının anti-Mal antikorlarının bağlanmasını engellediği gösterildi. Bu bulgu, her iki antikorun da aynı molekülü hedeflediğini gösteriyor.

Kan grubu ile kalp krizi riski arasında ilişki var mı? 90 bin kişiyi kapsayan araştırma

Araştırmacılar daha sonra laboratuvar ortamındaki eritroid hücrelerde Mal proteinini eksprese etti. Bunun sonucunda hücrelerde AnWj antijeni ortaya çıktı. Gen düzenleme çalışmalarından elde edilen verilerle birlikte bu deneyler, Mal proteininin AnWj antijeninin ekspresyonu için hem gerekli hem de yeterli olduğunu gösterdi.

Artık nadir hastalarda daha güvenli kan transfüzyonu yapılabilecek

Keşfin en önemli klinik sonucu, genetik olarak AnWj negatif hastaların ve uygun kan donörlerinin artık moleküler yöntemlerle belirlenebilmesi. Bugüne kadar bu kişileri tespit etmek son derece zordu çünkü AnWj negatif kan çok nadir bulunuyor. MAL genindeki değişikliklerin tanımlanması sayesinde, mevcut kan grubu genotipleme platformlarına AnWj negatifliği belirleyebilecek genetik testlerin eklenmesi mümkün olabilir.

Bu yaklaşım özellikle anti-AnWj antikorları bulunan hastalarda kritik önem taşıyor. Antijen nüfusun yüzde 99,9’undan fazlasında bulunduğundan, uygun donör bulmak son derece güç olabiliyor. Anti-AnWj antikorlarının daha önce hemolitik transfüzyon reaksiyonlarına yol açtığı da bildirilmişti. Araştırmacılar, genetik mekanizmanın çözülmesiyle birlikte AnWj negatif hasta ve donörleri belirlemek için genotipleme testleri geliştirilebileceğini ve bu testlerin mevcut sistemlere entegre edilebileceğini belirtiyor.

Kan grupları: Hangi kan grubu kime kan verip kimden alabilir?

Yeni yayımlanan bu çalışma, yalnızca 50 yılı aşkın süredir devam eden bir biyolojik gizemi çözmekle kalmıyor. Aynı zamanda çok nadir kan gruplarına sahip hastaların transfüzyon öncesinde tanımlanmasını ve uygun donörlerin daha hızlı bulunmasını sağlayabilecek yeni bir moleküler tanı yolu sunuyor.

Araştırmanın Künyesi: Tilley LA, Karamatic Crew V, Mankelow TJ, et al. Deletions in the MAL gene result in loss of Mal protein, defining the rare inherited AnWj-negative blood group phenotype. Blood. 2024;144(26):2735-2747. doi:10.1182/blood.2024025099.

YORUMUNUZ VAR MI?

guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
Araç çubuğuna atla