Sık yaşanan kalp aritmisi demans riskini artırıyor

Kategori: Kardiyoloji Print

Atriyal fibrilasyon olarak bilinen kalp aritmisinin uzun süre devam etmesi, Alzheimer hastalığı dahil, demans riskini artırıyor. Journal of the American Geriatrics Society’de yayınlanan çalışmada uzun süren atriyal fibrilasyonun demansa ve inmeye riskini önemli oranda arttırdığı gösterildi. Bu sonuç, Group Health Research Institute’de çalışan bilim adamlarının yaptığı bir çalışmadan elde edildi.

Group Health Research Institute çalışanlarından ve çalışmanın araştırmacılarından Dr. Sascha Dublin, hem atriyal fibrilasyonun hem de demansın yaş ile orantılı olarak artığını ve prospektif bir kohort çalışması yapmadan önce atriyal fibrilasyonun demansa yol açabilen inmeye neden olabileceğini bildiklerini söyledi. Dr. Dublin, atriyal fibrilasyon ve demans arasında, inmenin haricinde bir ilişki olabileceğini belirterek ekledi: “Bu çalışma, atriyal fibrilasyonun çeşitli yollarla demans riskini artırabileceğini bizlere gösterdi.”

Çalışmaya katılan hastaların ortalama yaşı 74’tü ve hiçbirinde demans veya inme öyküsü yoktu. Hastaların %4.3’ünde çalışmaya başlarken, %12.2’sinde çalışma sırasında atriyal fibrilasyon gelişti. Çalışma süresince hastaların %18.8’inde demansın birkaç türü saptandı. Atriyal fibrilasyonlu hastalada diğer KV risk faktörleri ve demans daha sık görüldü. Bu nedenle araştırmacılar, diğer kalp hastalıkları ile olan ilişkisinin ötesinde, atriyal fibrilasyonun demans riskini daha fazla artırıp artırmadığını araştırdı. Katılımcılar ortalama 7 yıl takip edildi. Bu süre zarfında, atriyal fibrilasyonlu kişilerde Alzheimer hastalığı dahil, demansın farklı tiplerinin gelişme riski %40-50 olarak bulundu. Bu ilişki, takip sırasında inme geçirmeyen hastalarda da mevcuttu.

Bu çalışma, Group Health Institute ve Washington Üniversitesi’nin yürüttüğü ve erişkin bireylerde demansın risk faktörlerinin araştırıldığı Adult Changes in Thought (ACT) çalışmasının bir parçası. ACT 1994 yılında Dr. Dublin ve Group Health Institute Müdür Yardımcısı Dr. Eric B. Larson’un girişimleriyle başladı. Çalışmada, Alzheimer hastalığı dahil, demansı ve hafıza kaybını geciktirmenin veya önlemenin yolları araştırılıyor. Ayrıca, özellikle yaşlanmaya bağlı beyinde görülen değişiklikler araştırılıyor. ACT çalışmasına katılan araştırmacılar, ABD Pacific Northwest’te kurulan, kar amacı gütmeyen bir sağlık sistemi olan Group Health Cooperative’in de üyeleri.

Dr. Dublin’in 1994-2008 yılları arasında yürüttüğü bu çalışmaya 3045 kişi dahil edildi. Araştırmacılar Group Health Institute’un ilerlemiş elektronik veri sistemini kullanarak, katılımcılarda atriyal fibrilasyon olup olmadığını değerlendirdi. Katılımcıların kognitif fonksiyonları ise, 2 yılda bir yapılan testler ve görüşmeler ile değerlendirildi. ACT testleri demans riskini işaret eden hastalara fiziksel, nörolojik ve psikolojik başka testler ve BT tarama yapıldı. Kognitif problemler saptanan hastalara kesin tanı bir grup uzman hekim tarafından kondu.

Günümüzde ABD’de 3 milyon kişide atriyal fibrilasyon mevcut. Dr. Dublin, atriyal fibrilasyonun, kalbin kan pompalama yetisini zayıflatarak ve beyne giden oksijen miktarını azaltarak veya beyne küçük kan pıhtılarının gitme olasılığını artırarak ve klinik olarak saptanamayacak kadar küçük inmelere neden olarak veya bu iki faktör ile birlikte inflamasyon gibi demansa neden olabilecek etmenler ile birlikte, demans riskini de artırabileceğini vurguluyor.

Dr. Dublin, bir sonraki aşamanın, atriyal fibrilasyonun tedavi edilmesi ile demans riskinin azaltılıp azaltılamayacağının araştırılması olduğunu belirtti. Araştırmacılar, elde ettikleri çalışma sonuçlarının atriyal fibrilasyon, demans veya kimi zaman her ikisi olan hastaların tedavisinden sorumlu olan birinci basamak hekimleri için de faydalı olacağı görüşünde. Dr. Dublin, günümüzde inme geçirmeyen kişilerin beyninin korunduğu düşünülse de, küçük çaplı hasarların zaman içerisinde önemli sonuçlar doğurabileceğini hatırlatıyor ve ekliyor: “Bu çalışma, atriyal fibrilasyonlu hastaları en iyi şekilde tedavi ederken, beyin fonksiyonlarının korunmasına ilişkin öğrenmemiz gereken çok şey olduğunu hatırlatan bir çalışma olma özelliğini taşıyor.”

KAYNAK:  Atrial Fibrillation and Risk of Dementia: A Prospective Cohort Study. Sascha Dublin, Melissa L. Anderson, Sebastien J. Haneuse, Susan R. Heckbert, Paul K. Crane, John C. S. Breitner, Wayne McCormick, James D. Bowen, Linda. Journal of the American Geriatrics Society, 2011; DOI: 10.1111/ j.1532-5415.2011. 03508.x

Daha detaylı bilgiye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:

http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/21806558

 

 

YAZIYI PAYLAŞ

YORUMUNUZ VAR MI?

guest

0 Comments
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
Araç çubuğuna atla