
Alzheimer hastalığında sık görülen uyku bozuklukları hastaların yaşam kalitesini önemli oranda bozabiliyor ve hastalığın seyrini kötüleştiriyor. Alzheimer’s & Dementia dergisinde yayımlanan yeni bir çalışmasında, bu sorunun arkasında yalnızca beyinde biriken amiloid plakların değil, bu plaklara tepki veren bağışıklık hücrelerinin de önemli bir rol oynadığı saptandı. Bulgular, Alzheimer’da uyku bozukluklarının potansiyel olarak geri döndürülebilir bir bileşeni olabileceğine işaret ediyor.
University of Kentucky araştırmacıları, Alzheimer hastalığının erken dönemlerinde ortaya çıkan uyku kaybının nedenlerini belirlemek için amiloid plak geliştiren APP/PS1 denekleri normal deneklerle karşılaştırdı. Deneklerin uyku düzeni EEG ve EMG kayıtlarıyla takip edilirken, amiloid plaklar ve mikrogliaların beyindeki dağılımı üç boyutlu ışık tabakalı mikroskopi ile incelendi.
Araştırma, amiloid plakların ortaya çıkmaya başladığı dönemde özellikle NREM uykusunun belirgin biçimde azaldığını gösterdi. Altı aylık Alzheimer modeli deneklerde, aynı yaştaki sağlıklı deneklere kıyasla günde yaklaşık 1,5 ila 2 saat daha az NREM uykusu uyuyordu. Ancak araştırmacıları şaşırtan sonuç, hastalık ilerledikçe uyku kaybının daha da kötüleşmemesiydi. 18 aylık farelerde korteks ve hipokampustaki plak yükü yaklaşık 2,5 kat artmasına rağmen NREM uyku kaybı altı aylık farelerdekine benzer düzeyde kaldı. Bu sonuç, uyku bozukluğunun doğrudan toplam plak miktarıyla açıklanamayabileceğini düşündürdü.
Mikroglialar, merkezi sinir sisteminin bağışıklık hücreleri olarak görev yapıyor. Normal koşullarda hasarlı hücreleri ve atıkları temizleyerek beyin dokusunun korunmasına katkıda bulunuyorlar. Ancak amiloid plaklarla karşılaştıklarında aktive olarak inflamatuvar bir yanıt başlatabiliyorlar.
Araştırmada Alzheimer modeli deneklerde mikroglia yoğunluğunun yalnızca plakların bulunduğu alanlarda değil, uyku ve uyanıklığın kontrolünde önemli rol oynayan talamokortikal ağlar ve beyaz cevher bölgelerinde de arttığı görüldü. Korteksteki mikroglia miktarı arttıkça uyanıklık süresinin uzadığı, NREM ve REM uykusunun ise azaldığı saptandı.
Araştırmacılar bu ilişkinin nedensel olup olmadığını test etmek için mikrogliaların yaşamını sürdürmesinde rol oynayan CSF1R sinyalini baskılayan PLX3397 adlı ilacı kullandı. On dört günlük tedavinin ardından mikrogliaların yaklaşık %86,8’i ortadan kalktı.
Yeni Araştırma: Beynin Gizli Bağlantıları Yaşlanmaya Karşı Bilişsel Direnci Arttırabilir
Sonuç dikkat çekiciydi: Alzheimer modeli deneklerin toplam uyku süresi günde yaklaşık 2 saat 20 dakika arttı. NREM uykusu daha uzun ve kararlı hale gelirken REM uykusuna geçişler de arttı. Üstelik bu iyileşme sırasında beyindeki amiloid plak yükünde anlamlı bir azalma olmadı. Tedavinin inflamasyon üzerinde de belirgin etkileri görüldü. Mikrogliaların azaltılması, korteks ve talamusta TNF-alfa ve IL-1 beta gibi proinflamatuvar sinyallerin azalmasıyla ilişkiliydi. Sağlıklı deneklerde aynı müdahalenin uykuyu artırmaması ise etkinin genel bir sedatif etkiden ziyade amiloid patolojisiyle aktive olan mikroglialarla ilişkili olduğunu destekledi.
Çalışmanın bir başka önemli bulgusu, normal yaşlanma ile Alzheimer patolojisinin uyku üzerinde farklı izler bırakması oldu. Normal yaşlanma ağırlıklı olarak REM uykusunu azaltırken, amiloid patolojisi özellikle NREM uykusunu bozuyor. Alzheimer modeli deneklerde aynı zamanda kortikal aşırı uyarılabilirlik ve beyin ağlarında senkronizasyon kaybı saptandı. Araştırmacılar bu EEG değişikliklerinin, normal yaşlanmada görülen elektriksel değişikliklerden ayrılabildiğini bildiriyor.
Bu nedenle uyku düzeni ve kantitatif EEG ölçümlerinin gelecekte Alzheimer hastalığının henüz bilişsel belirtiler ortaya çıkmadan önceki dönemlerinde kullanılabilecek erişilebilir biyobelirteçlere dönüşebileceği düşünülüyor.
Yeni Kan Testi Alzheimer’ın Erken Teşhisi İçin Umut Vaat Ediyor
Araştırmacılar mikrogliaları ortadan kaldırmayı Alzheimer için doğrudan bir tedavi yöntemi olarak önermiyor. Bu hücreler beynin normal savunması ve homeostazı açısından önemli görevler üstleniyor. Asıl hedef, mikrogliaları yok etmek yerine amiloid plaklara verdikleri aşırı inflamatuvar yanıtı güvenli biçimde değiştirmek olabilir. Bulgular, Alzheimer araştırmalarında yalnızca amiloid plakların miktarına değil, beynin bu plaklara verdiği bağışıklık yanıtına da odaklanılması gerektiğini gösteriyor. Araştırmacılara göre uyku bozukluklarının erken dönemde düzeltilmesi, gelecekte Alzheimer’ın bilişsel sonuçlarını etkileyebilecek yeni bir tedavi alanı da oluşturabilir.
Araştırmanın Künyesi: Nicholas J. Constantino, Riley E. Irmen, Matthew J. Lanning, Sierra M. Turner, Clair C. Ashley, Caitlin M. Carroll, Evan M. Neary, Dave Rubinow, J. Andy Snipes, Shannon L. Macauley. Early microglial response to amyloid plaques drives sleep loss in Alzheimer\’s disease. Alzheimer\’s, 2026; 22 (6) DOI: 10.1002/alz.71579.
Kaynaklar ve Referanslar:
1- Early microglial response to amyloid plaques drives sleep loss in Alzheimer's diseaseYAZIYI PAYLAŞ
YORUMUNUZ VAR MI?