Aşı karşıtlığı soruna dönüştü! Aşılama ile ilgili yeni riskler ortaya çıkıyor

Yazan Hatice Pala Kaya
8 Kasım 2018 |   Kategori: Aile Hekimliği, Sağlık Gündemi, Üye Yazıları Print

EKMUD Erişkin Bağışıklama Çalışma Grubu erişkin aşılaması ve aşı karşıtlığına karşı uyardı: Toplumun %90’ı erişkin yaşta boğmaca geçirmeye aday! Yetişkinlerin aşılanmasını gerekli kılan yeni risk unsurlarının ortaya çıktığını söyleyen Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği (EKMUD) Erişkin Bağışıklama Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. İftihar Köksal, Türkiye’deki aşı karşıtı söylemlerin halk sağlığı için bir risk unsuru haline geldiğini belirtti. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) göçmenler nedeniyle küresel çapta aşılama uyarısı yaptığını hatırlatan Prof. Dr. Köksal, erişkinlerde boğmacayı riskinin önemli hale geldiğini vurgulayarak, bu konuda bir çalışma yapılması gerekliliğini belirtti.

Göçmenler risk unsuru

EKMUD Erişkin Bağışıklama Çalışma Grubu tıp dernekleri ile birlikte erişkin bağışıklamasına yönelik farkındalık çalışmaları kapsamında bir basın toplantısı düzenledi. Toplantısında konuşan uzmanlar önemli uyarılarda bulundular.

Erişkin aşılaması ile her yıl 3 milyon kişinin hayatı kurtuluyor! Haydi Büyükler Aşıya

DSÖ’nün resmi olarak göçmen hareketleri sonrası aşılama konusunda uyarı yaptığını hatırlatan Prof. Dr. Köksal, “DSÖ’nün web sayfasına da bakarsanız, bu seneki aşılamaya yönelik -2019’dan bahsediyorum- göçmenlere ayrı bir yer verildiğini görüyoruz. Çünkü göçmenler dünyanın her yerindeler ve göçmenlerin kendi ülkelerindeki aşılama şemaları göç ettikleri ülkeye uymayabiliyor. Göçmenlerin aşılanması da öncelikli gruplar arasında yer alan aşılamalar arasındadır. Dolayısıyla onlar ayrı statüde de değerlendirilmeli.

Göçmenlerin çoğu aşı olup olmadığını bilmiyor, salgın hastalıklar açısından risk oluşturabilecek gruplar. Bu tüm dünyada böyle, sadece ülkemizde değil. Örneğin; kızamık aşısı. Erişkinlerde yapmıyoruz çünkü Türkiye’nin çok başarılı bir aşı programı var çocukluk yaş grubunda. Ancak bu aşı yapılmamış olanlar hastalığın yayılması bakımından önemli risk arzedebiliyorlar. Türkiye’de yine eradikasyonun sağlandığı hastalıklardan birisi çocuk felci. Yıllardır çocuk felci görmüyoruz ama gelen göçmenlerin durumunu bilmiyoruz. Türkiye’ye girişte aşılamalar yapılıyor, ülke olarak bir miktar şanslıyız” dedi.

Prof. Dr. Ceyhan uyardı: Aşı karşıtı konuşanların hepsinin çocukları aşılı

Boğmaca erişkinleri tehdit ediyor

Yıllardır gündeme gelmeyen boğmacaya ilişkin de uyarılar yapan Prof. Dr. Köksal,  şu bilgileri verdi: “Üzerinde çok durmuyoruz ama 2019’da boğmaca önemli bir gündem haline gelecek. Dünyadaki nüfus hareketlerinden dolayı erişkinlerde boğmacada bir artış var. Türkiye ülke olarak stratejik bir bölgede. Çevre ülkelerde vaka bildirimleri var. O nedenle bizim erişkin yaş grubunda yaptığımız tetanos hatırlatma dozuna tekrar boğmacanın girmesi gündemde. Bu şekilde önlem alarak ileriki yaşta bu hastalıktan korumak mümkün”

Erişkinler risk altında

Boğmacaya karşı erişkin korumasında oranın düşük olduğunu söyleyen Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği’nden Prof. Dr. Mine Durusu Tanrıöver ise şu bilgileri verdi:

“Bundan 6-7 yıl kadar önce Hacettepe Üniversitesi Hastanesi’nde yaptığımız bir çalışmada bize ayaktan, genel dahiliye polikliniğine başvurmuş, 18 yaş üstü erişkin hastalarda boğmaca koruyuculuğunun yüzde 9.7 olduğunu gördük. Bu kan tetkiklerine baktığımız, antikor düzeyleri sonucu söyleyebildiğimiz bir rakam. Yani toplumun yüzde 90’ı erişkin yaşta boğmaca geçirmeye aday”

Aşı karşıtlığı önemli bir sorun! Aşı korumak için en ucuz yöntemdir

Aşılamanın koruyucu özelliğiyle toplumun tamamını koruyan, en ekonomik yöntem olduğunu belirten Prof. Dr. Köksal, aşı karşıtı söylemlerle mücadelenin bu nedenle önemli olduğunu bildirdi. Prof. Dr. Köksal, “Bu aşı karşıtlığına da biz karşıyız. Başarılı bir çocukluk aşılamamız var. Şimdi ben sormak isterim bu aşı karşıtlarına, yarın bugün ülkemizde bir kızamık salgını olsa, başka bir hastalığın salgını olsa ne yapacağız? Biraz mantıklı olmak lazım. Kişilerin sağlığını etkilemeye kimsenin hakkı olmadığını düşünüyorum” dedi.

Aşı reddine karşı bir yasa çıkarılmalı

Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Şenol Atakan da, aşı reddinin yasayla önlenmesi gerektiği görüşünü savundu. Dr. Atakan, “Birinci basamak sağlık hizmetlerinin asıl görevi olan koruyucu sağlık hizmetlerine tekrar tam olarak yoğunlaşılırsa ülkenin daha sağlıklı olacağına inancım tamdır. 2017 yılında 23 bin 642’lere ulaşan aşı reddi konusunda mücadelemiz devam edecektir.

Bu vesileyle TBMM gündeminde olan sağlıkla ilgili yasa teklifleri içinde yer almayan aşı reddi ile ilgili yasanın da olması gerektiğini bir kez daha belirtiyor ve AHEF olarak bu amaçla TBMM’ne ve Sağlık Bakanlığına gönderdiğimiz yasa teklifinin dikkate alınmasını istiyoruz. Yaşam boyu aşılama bizim en kıymetli işimiz” diye konuştu.

Difteri ve tetanosta da koruma düşük

Yaptıkları çalışmalarda boğmaca yanında difteri ve tetanosta da yetişkinlerde korumanın düşük olduğunu gördüklerini söyleyen Prof. Dr. Tanrıöver, şu bilgileri verdi: “Esas olarak çocukluk çağı enfeksiyonları olarak düşünülen tetanos, difteri, boğmaca ve kızamık gibi enfeksiyonlar için bazı erişkinler de oldukça düşük koruyucu antikor düzeylerine sahiptirler ve bu hastalıkları erişkin yaşta çok ağır bir şekilde geçirebilirler.

Difteri, boğmaca ve tetanos aşısını, aşı olarak düşündüğünüz zaman, toplumda üç hastalığa aynı anda bağışık olan erişkin yüzdesi bizim çalışmamızda %1.3. Yani geriye kalan yüzde 99’un bu aşının içindeki üç hastalıktan en az birine karşı koruyuculuğu yok.

Aşılama kılavuzumuz şöyle söylüyor; çocukluk çağından sonra her 10 yılda bir tetanos ve difteri aşısı yapılmalı ve bunların mümkünse ilk doz rapeli yani ilk doz güçlendirici aşısı boğmaca-tetanos-difteri aşısı olmalı. Erişkin yaşta nerede yakalarsanız yakalayın kişiyi, yaptırdığı tetanos-difteri aşılarından bir tanesini muhakkak boğmacalı yaptırmamız gerekiyor. Çünkü çocukluk çağında yaptırdığımız aşının yaşam boyu koruyuculuğu yok. Şu anda boğmacalı aşı geri ödeme kapsamında değil ama temin edilebiliyor. Çocukluk döneminde karşılanıyor ama erişkinde karşılanmıyor”

Aşı bilinci için Sağlık Bakanlığı, STK’lar ve dernekler işbirliği yapmalı

Aşılarla ilgili zaman zaman medyada yer alan haberler ve bilimsel temelli olmayan açıklamaların aşı konusunda kafa karışıklıkları yarattığını söyleyen Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği (TAHUD) Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Uzm. Dr. Şehnaz Hatipoğlu, yıllardır yüksek olan aşılama oranlarında düşme olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:

“Erişkin aşıları bağlamında sorunları üç ana başlıkta değerlendirebiliriz: 1- Hastaya ait sorunlar; farkındalık/bilgi eksikliği, aşı ile ilgili korkular 2- Hekime ait sorunlar; farkındalık, zaman, motivasyon eksikliği, iş yükü 3- Sağlık sistemine ait sorunlar; erişkin bağışıklama konusunda destek eksikliği, mali sorunlar, tedavi edici hekimliğin koruyucu hekimliğin önüne geçmesi. Erişkin aşılamasında istenen hedefe ulaşmak için öncelikle eksiklerin bilinmesi ve farkındalık yaratılması esastır. Bu amaçla ulusal düzeyde iyileştirme çalışmalarına ve ortak projelere ihtiyaç bulunmaktadır.

Prof. Dr. Serhat Ünal: Kanser hastaları mutlaka grip ve zatürree aşısı olmalı

Erişkin bağışıklamasında aile hekimlerine önemli görevler düşmektedir. Buradan hareketle erişkin aşılamaları hakkında farkındalık yaratmak, mevcut durumu gözden geçirmek ve yapılması gerekenlere bir çerçeve oluşturmak amacıyla Sağlık Bakanlığı, STK’lar ve ilgili branş dernekleri ile yol haritası hazırlanmalıdır. Biz de TAHUD olarak erişkin bağışıklaması konusunda her zaman destek vermeye ve bilimsel temelli tüm projelerde işbirliğine hazır olduğumuzu bildiririz.”

YAZIYI PAYLAŞ


YORUMUNUZ VAR MI?

avatar
Araç çubuğuna atla