Erişkin aşılaması ile her yıl 3 milyon kişinin hayatı kurtuluyor! Haydi Büyükler Aşıya

Yazan Hatice Pala Kaya
28 Şubat 2017   |    2 Mart 2017   |   Kategori: Sağlık Gündemi, Üye Yazıları Print

Erişkin Bağışıklama Akademisi’nden çağrı: Sadece çocukluk çağında değil, yaşam boyu bağışıklama! “Haydi Büyükler Aşıya”
Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu’nun da desteğiyle, 9 uzmanlık derneği Ankara’da erişkin aşılamasına yönelik “Erişkin Bağışıklama Akademisi” eğitim programını tamamladı. Türkiye’de EKMUD çatısı altında oluşturulan “Erişkin Bağışıklama Çalışma Grubu”, çocukluk sonrası bütün hayat boyunca hastalıklara karşı korumaya yönelik aşılamanın yaygınlaştırılması için çalışıyor. Ankara’da 25-26 Şubat günlerinde gerçekleştirilen eğitimin ardından düzenlenen basın toplantısında da, aşının bir sağlık koruma aracı olduğu hatırlatılarak, aşı reddinin toplum sağlığı açısından bir risk unsuru olarak ortaya çıktığı belirtildi.

Basın toplantısında bir soruyu yanıtlayan Türkiye EKMUD Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hürrem Bodur, yetişkinlerin aşılanmasının ekonomik fayda da sağlayacağını vurgulayarak, koruyucu hekimliğin her zaman tedavi edici hekimlikten çok daha ucuz olduğunu belirtti. Prof. Dr. Bodur, aşı ile önlenebilir hastalıklardan tedavi olmak zorunda kalanların ya uzun süreli yatarak ya da yoğun bakım ünitelerinde tedavi edildiğini, bunun da olağanüstü yüksek maliyetler doğurduğunu kaydetti.

Prof. Dr. Serhat Ünal: Türkiye’de erişkin aşılama oranları hala çok düşük

Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Hasan Irmak’da Türkiye’nin yılda 900 milyon TL’lik aşı programı yürüttüğünü belirterek, Türkiye’nin her noktasına aşıyı eriştirebildiklerini kaydetti. Irmak, aşının bu tür erişkin hastalıklarında yoğun bakımda tedaviyi aşağıya çekmekteki en önemli araç olduğunu anlattı.

“Yaş ile birlikte aşılama bağışıklama oranları düşüyor”

Basın toplantısında konuşan Türkiye EKMUD Erişkin Bağışıklama Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. İftihar Köksal ise, Türkiye’de erişkin aşılama oranlarının çok düşük seviyelerde kaldığını, toplum sağlığı açısından da riskli bir durumun gözlenebileceğini belirtti. Erişkin aşılama oranları bakımından, mevsimsel influenza aşılamasının iyimser tahminle yüzde 45-50 dolayında; pnömokok aşılamasında ise yine iyimser tahminle yüzde 15 dolayında olduğunu belirten Prof. Dr. Köksal, yaş yükseldikçe aşılama oranının iyice gerilediğinin altını çizdi.

Bunun bir risk unsuru olduğunu belirten Prof. Dr. Köksal, “Yaş ile birlikte aşılama bağışıklama oranları düşüyor. Örneğin; tetanoza baktığımız zaman, ülkemizdeki tetanoz vakalarının ileri yaştaki kişiler olduğunu görüyoruz. Neden? Çünkü tekrar dozlar yapılmıyor. Halbuki tetanoz her 10 yılda bir yapılması gereken bir aşı. Erişkin bağışıklamada; tetanoz difteri aşısına tek doz boğmaca eklenmiştir. Bunun da sebebi çevre ülkelerde boğmaca vakalarının görülmesidir.

Yani erişkinlerde boğmacaya karşı da yatkınlık vardır. Bu şunun için önemli: Biliyorsunuz yeni bir uygulamamız var. Anneanneler, babaanneler torun bakacak. O yaş grubundaki aşılama oranları nedir? Acaba tek doz difteri, boğmaca, tetanozlarını yaptırdılar mı? Acaba hepatit B aşıları ne durumda? Çocukların aşıları tamamlandı mı? Yaşlı kesimle çocukları birbirinden ayıramazsınız. Bizim sloganımız; ‘yaşam boyu bağışıklama.”

Türkiye’de 23 milyon erişkinin mutlaka grip aşısı olması gerekiyor

Sağlık Bakanlığı’nın yürüttüğü, akılcı antibiyotik kullanımı politikasına da değinen Prof. Dr. Köksal, “Akılcı antibiyotik kullanımının paydaşlarından birisi de düzenli bağışıklamadır. Çünkü eğer influenza, pnömokok aşılaması yapılırsa, biz bu kişilerin hasta olmasını ve bakteriyel enfeksiyonlarla temasını önlemiş olacağız.

Antibiyotik kullanımına baktığımızda ülkemizde en fazla solunum yolu enfeksiyonlarında kullanıldığını biliyoruz. Koruyucu davranışları öne çıkarırsak, o zaman bu kişiler hastalanmayacağı için antibiyotik kullanımına zaten gerek olmayacak. O nedenle bu çok ayaklı bir konu. Kendi sağlıklarını, aile bireylerini korumak ve toplum sağlığı açısından da bir o kadar önemli” diye konuştu.

Prof. Dr. Badur: Yılda 2-3 milyon kişinin hayatı kurtuluyor

Türkiye EKMUD Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hürrem Bodur, yılda 2-3 milyon yetişkinin aşılar sayesinde ölümünün engellendiğini, yapılan analizlerle buna ilave 1,5 milyon kişinin de yaşamını sürdürme ihtimali olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Bodur, enfeksiyona bağlı ölümler arasında zatürre ve gribin önemli yer tuttuğunu belirterek, bunlardan aşıyla korunmanın mümkün olduğunu hatırlattı.

Prof. Dr. Hürrem Bodur “Zatürre ve menenjit gibi ciddi hastalıkların en sık nedenini oluşturan ve hastaneye yatışı gerektiren invaziv pnömokok hastalığının görülme sıklığı binde 1’e kadar yükseldi. Özellikle 65 yaş üzerinde bu sıklık daha da artmaktadır. Bu hastalık, dünya genelinde her yıl 1.6 milyon ölüme yol açmasıyla önemli ölüm nedenleri arasında yer almaktadır. Grip, dünya çapında her yıl 3 ila 5 milyon kişide ciddi seyirli hastalığa ve yaklaşık 500 bine yakın kişinin ölümüne yol açmaktadır.

Grip aşısı diyabetlilerde hastaneye yatışları %52, ölümleri %70 azaltıyor!

En çok ölümler 65 yaşın üzerinde görülmektedir. Her iki hastalık da 65 yaş üzeri erişkinler başta olmak üzere kronik kalp ve akciğer hastalıkları, diyabet ve bağışıklık sistemini zayıflatan hastalıkları olan erişkinler gibi özel risk gruplarında daha sık görülmekte, daha ciddi seyretmekte ve ortaya çıkan komplikasyonlarla daha fazla ölüme yol açmaktadır. Aşılama sayesinde hastalığın görülme sıklığını, ciddiyetini ve ölümleri azaltmak mümkündür“ bilgisini verdi.

“Aşı reddi toplum sağlığı açısından risk unsuru”

Halk Sağlığı Uzmanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Türkan Günay da basın toplantısında aşı yaptırmama yönündeki davranışların tartışma yaratmaya başlamasının rahatsızlık verici olduğunu belirtti. Aşının hastalıklardan korunmak için çok önemli bir araç olduğunu kaydeden Prof. Dr. Günay, “Aşıyı konuşuyorsak, hep birlikte şunu netleştirmemiz lazım. Aşı, sağlık için hastalıklardan korunmak için çok önemli bir araç. Son yıllarda Türkiye bunda hem fikir değil. Çünkü medyada ne tartışıyoruz, aşı reddi tartışıyoruz. Aşı reddini tartışmaya devam ettiğimiz sürece, biz şu anda başarı dediğimiz çocuklarda yaptığımız aşılarla, çocuklardaki ölümlerin engellenmesi, hastalıkların engellenmesinde geriye doğru gidiyoruz” dedi.

Prof. Dr. Günay sözlerini şöyle sürdürdü: “Aşı reddi konusunda ben destek istiyorum. Biz ülkemizde şu anda yaşlılık dönemindeki aşıları, özellikle yetişkin dönemi aşılarını kime yapıyorduk, 65 yaş üstü kronik hastalığı olan kişilere. Yaşam süremizi uzattı. Yaşam süremizi uzatmamızın en önemli aracı, aşı ile korunabilen hastalıklardan çocuklarımızın ölmesini engelledik.”

Türkiye Halk Sağlığı Kurumunun aşıyı ücretsiz olarak en uç kuruma kadar gönderdiğini belirten Prof. Dr. Türkan Günay, aile hekimlerinin kendi izlediği çocuklara ve yetişkinlere aşıları yaptığını kaydetti. Toplum sağlığı merkezlerinin okul aşılamalarını, göçmen aşılamalarını yaptığını söyleyen Prof. Dr. Günay, “Aşı üretildiği yerden, kullanıcıya kadar yani yapılacak çocuğa ya da yetişkine kadar nasıl güvenli gidebilir, bu sistem kurulmuş durumda. Ebe arkadaşımız anneye diyor ki; çocuğu aşıya getirmen lazım. Anne, aşı zararlıymış, bunu yaptırmayayım diyor. Burada bizim elimiz kolumuz bağlı kalıyor.

Prof. Dr. Serhat Ünal: Zona hastalığından korunmak için tek doz aşı yeterli!

Aşı, toplum sağlığı açısından en önemli aracımızdır. Biz toplumu bağışık kılarsak, o zaman hastalıkları görmeyeceğiz ve aşılanmamış kişinin ileri yaşlarda hastalanmasını engelleyeceğiz. Toplum bağışıklığı için başka bir yolumuz yok. Aşıyı kullanacağız. Neden aşı gerekli bir şey değildir diye tartışılmaya başlandı? Çünkü artık boğmacadan, difteriden ölen çocuk görmüyoruz. Aşı ile korunabilen hastalıklardan ölümleri görmediğimiz için aşıyı unutmaya başladık. Hemen hemen bütün gelişmiş ülkelerde benzer problem var. Tekrar o hastalıkların hortlamasını istemiyorsak, aşı ile ilgili hizmetleri hep birlikte desteklememiz gerekiyor” dedi.

Dr. Gürsel Özer: Herkes katılmalı

Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Gürsel Özer, erişkin aşılama programlarının merkezi bir veri bankasıyla takip edilmesi gerektiğini, tek başına aile hekimlerinin bütün yükü üstlenmesinin mümkün olmadığını belirtirken, mevcut durumda risk gruplarında dahi aşılama oranlarının düşük kaldığını belirtti. Dr. Özer, “Çocuklarda başlanan aşılama şemalarının bir devamı olarak erişkinlerde yapılacak düzenli aşılamalarla ve erişkin yaş grubuna özgü aşılamalarla önemli birçok hastalıklardan korunmak ve ölümleri azaltmak mümkün olabilecektir” diye konuştu.

Hedef: “Yaşam Boyu Bağışıklama Programı”

Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Hasan Irmak da kurum olarak erişkin aşılamasının öneminin farkında olduklarını belirterek, “Yaşamın bütünlüğü ve yaşamın her döneminde sağlık hizmeti anlayışı ile sadece çocuklar için değil, bütün yaşam dönemlerini içine alacak şekilde ‘Yaşam Boyu Bağışıklama Programı’ uygulanmalıdır. Çocukluk döneminde başlayan aşılama hizmetlerinin kesintiye uğramadan erişkin ve yaşlılık döneminde de devam ettirilmesi önemlidir. Bu bağlamda Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu aşı ile önlenebilir hastalıklar açısından risk grupları ve bu gruplara yönelik uygulanması gerekli aşı uygulama şemaları yürürlüğe konmuştur ve Genişletilmiş Bağışıklama Programı kapsamında artık risk grubu erişkinlere ücretsiz yapılmasına karar verilmiştir” dedi.

Sağlık çalışanları için “Erişkin Bağışıklama Rehberi”

Türkiye EKMUD Erişkin Bağışıklama Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. İftihar Köksal, geniş bir katılımla, sağlık çalışanlarına yönelik olarak “Erişkin Bağışıklama Rehberi”nin yayınlandığını da açıkladı. Rehber hazırlığı için Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği (EKMUD) önderliğinde Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu, Enfeksiyon Hastalıkları, Aile Hekimleri, Halk Sağlığı, İç Hastalıkları, Geriatri, Hematoloji ve Göğüs Hastalıkları uzman ve akademisyenlerinin katkı verdiğini açıkladı. Ankara’da düzenlenen etkinliğe Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu, Halk Sağlığı Uzmanları Derneği, Türk Geriatri Derneği, Türk Hematoloji Derneği, Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği, Türk Toraks Derneği, Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği, Viral Hepatitle Savaşım Derneği ve Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu paydaş olarak katıldı.

YAZIYI PAYLAŞ


YORUMUNUZ VAR MI?

avatar
Araç çubuğuna atla