
İster profesyonel bir sporcu olun ister sadece sabahları koşuya çıkan biri, fiziksel olarak aktif bir yaşam sürdüğünüzde vücudunuz sürekli bir yenilenme döngüsüne girer. Yoğun efor, kas liflerinde mikro hasarlar yaratır ve bedenin enerji rezervlerini tüketir. Çoğu kişi toparlanmak için sadece protein tozlarına veya karbonhidratlara odaklanır. Ancak atlanan çok kritik bir nokta vardır. Hücre zarının esnekliği ve sağlığı. Bedeninizin temel yapı taşlarını onarmak ve zindeliği korumak için elzem olan bileşenler EPA ve DHA’dır.
Vücudumuz muazzam bir makinedir ancak her şeyi kendi başına üretemez. Eikosapentaenoik asit (EPA) ve Dokosahekzaenoik asit (DHA), hücre zarlarımızın işlevselliği için hayati öneme sahip olan çoklu doymamış Omega-3 yağ asitleridir. Bedende sentezlenemedikleri veya çok yetersiz sentezlendikleri için mutlaka dışarıdan, doğru ve temiz kaynaklardan alınmaları gerekir. Özellikle düzenli egzersiz yapan bireylerde, bu yağ asitleri hücresel stresle başa çıkmada kilit bir rol oynar.
Peki, bu değerli yağ asitlerini hangi kaynaktan almalıyız? Standart balık yağlarındaki EPA ve DHA, genellikle trigliserid formundadır.
Ancak Antarktika sularından elde edilen krill yağı fosfolipid yapıdadır. Fosfolipidler, bizzat bizim hücre zarlarımızın da yapısını oluşturan moleküllerdir. Yani krill yağından aldığınız EPA ve DHA, midede sindirilmeyi beklemeden hücre duvarından içeri doğrudan sızar. Bu durum sporcular için bedenin ihtiyaç duyduğu desteğe sıfır kayıpla ve çok daha hızlı ulaşması demektir.
Standart balık yağları büyük deniz canlılarından elde edildiği için cıva ve kurşun gibi ağır metalleri barındırabilir. Bu nedenle Omega-3 takviyesi alırken bunu hangi kaynaktan aldığınız son derece önemlidir. Dr. Ümit Aktaş, dışarıdan aldığımız desteklerin temiz içerikli olması gerektiğinin altını sıkça çizer. Dünyamızın endüstrileştiği bu dönemde okyanuslar kirlenmekte ve büyük balıklarda ağır metal (cıva, kurşun vb.) birikimi riski artmaktadır.
Krill ise okyanus ekosisteminin en altındadır. Antarktika’nın el değmemiş sularında ağır metallere maruz kalmadan büyürler. Üstelik içeriğindeki Astaksantin adlı doğal antioksidan, yoğun efor sonrası bedende artan oksidatif strese karşı yağı ve hücreleri koruyan doğal bir kalkan görevi görür. İlaçsız Yaşam güvencesi, bedeninize bu saf gücü sunar.
Zindeliğinizi ve fiziksel performansınızı uzun yıllar korumak için kardiyovasküler sisteminizin saat gibi çalışması gerekir. Bilimsel otoriteler ve yasal yönetmelikler, temiz bir kaynaktan alınan bu yağ asitlerinin gücünü şu sağlık beyanlarıyla desteklemektedir:
Bilinçli Sporcu ve Tüketici İçin Önemli Not: Performansınızı artırırken unutulmamalıdır ki; dengeli ve çeşitli beslenme sağlıklı yaşamın önemini belirten en temel kuraldır. Takviye edici gıdalarda ve/veya zenginleştirilmiş gıdalarda ilave günlük birleşik EPA ve DHA alımının 5 g’ı aşmaması gerektiği bilgisi unutulmamalıdır. Ayrıca kan basıncına yönelik beyanlar, çocuklara yönelik ürünlerde kullanılamaz.
YAZIYI PAYLAŞ
YORUMUNUZ VAR MI?