Geçiken tanı prostat kanserinde önemli bir sorun

Kategori: Erkek Sağlığı, Kanser Print

prostat-erkek-yasliProstat kanseri teşhisine özen gösterilmiyor
Türkiye’de her yıl 4.500 yeni prostat kanseri vakası saptanabildiğini söyleyen VKV Amerikan Hastanesi Üroloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Tarık Esen, gerçek rakamın bunun çok üstünde olduğunu belirtti. Amerika’da yılda 250 bin kişinin prostat kanseri teşhisi aldığını dile getiren Prof. Dr. Esen, Türkiye’de hastalığın tanısı konusunda yeterli özenin gösterilmediğini dile getirdi. Prof. Dr. Esen, prostat kanseri tedavisindeki güncel gelişmelerle ilgili Medikal Akademi’nin sorularını yanıtladı.

Ülkemizde prostat kanserinin insidansı nedir?

Prostat kanserinin ABD’deki sıklığına baktığınızda rakamsal olarak ciddi bir fark olduğunu görüyoruz. Ülkemizde yılda 4500 yeni prostat kanseri vakası saptanıyor. Nüfusa oranlandığında büyük bir fark var. Demek ki tanı konusunda sorunlar yaşanıyor. Ameliyat kararı verilen hastaların hepsine operasyon yapılmadığını biliyoruz.

Dolayısıyla düşük bir sayıda kalıyoruz. Kime ameliyat birde o yönden bakalım prostat kanseri tanısı almış herkese mi? Tabi ki hayır. Ameliyat sadece erken dönem tanının kürüatif tedavisinde çok kıymetli bir silahtır. Erken tanı da yeterli değil. Hastanın pek çok açıdan ameliyat için uygun aday olması gerekr. Bu sebeple 75 yaş üstü hastalar hala tereddütle ve diğer seçenekleri göz önüne aldığımız bir karar süreci gerektiriyor.

Prostat kanserinin belirtileri, erken tanısı ve yeni tedavi seçenekleri

Ülkemizdeki teşhis süreci hakkında bilgi verebilir misiniz?

Erken tanını mekanizmasının ve toplumdaki farkındalığın artmasıyla birlikte artık daha erken dönemde prostat kanseri teşhisi konulabiliyor. Bu bize daha erken evrede ve daha genç hastaya ulaşma imkanı tanıyor. Ancak Türkiye’nin geneli için söylemek mümkün değil. PSA ve parmak muayenesinden oluşan bu erken tanı programının uygulandığı toplumlarda çok ciddi şekilde prostat kanserinin tanındığı evre aşağıya çekilmiş durumdadır. Eskiden ileri evre hastalıkla sık karşılaşırken şimdi daha iyi durumdayız.

Erken dönemden metastatik evreye geçiş süresi nedir?

Bu süreç birkaç dekat olabiliyor çünkü hastalık aslında ağır ilerleyen karaktere sahip. Mesela ilk hücreyi esas alacak olursanız, 55 yaşında bir hasta 15-20 yıl öncesine kadar giden bir geçmişe sahip olabilir. Yani biz hastaya tanı koyduğumuzda ortalama 10 yıllık süreç söz konusu olabilmektedir. Bu uzun süreç hastalığın tanısı için büyük bir şans. Bu yavaş büyüme hastalığın uzun bir süreyi arkasında bırakmasına rağmen hala evresini ilerletmemesi gibi bir durum yaratıyor. Tabi ki istisnalarda var çok çabuk ve saldırgan olanlar; ama bunlar genel prostat kanseri popülasyonu içinde daha küçük bir gruptur.

Geç teşhis ne gibi sorunlar yaratıyor? Hastalığın mortalitesi nedir?

Prostat kanserinin bir özelliği de şu; her prostat kanseri vakasını yakalamak zorunda değiliz. Çünkü hastaların bir kısmı muhtemelen hiçbir zaman prostat kanseri tanısı almadan başka nedenlerle hayatlarını sonlandırıyor. Zaten PSA’yı sık kullanımıyla artan tanı oranı yeni bir tartışmayı da başlattı. ‘Acaba bu durum tanı alması gerekmeyen kişilere de teşhis konulmasına mı neden oluyor? Tedaviye gerek olmadığı halde tedavi edilen gereksiz bir hasta grubu var mı? Bu tartışma üroloji camiasında hala sürüyor. Ancak ülkemizde bunun çok küçük bir grup için söz konusu olduğunu biliyoruz. Çünkü bizim için temel sorun tanı oranlarının düşüklüğüdür.

Kırk yaş sonrası her erkeğin sorunu! Prostat kanserinde erken teşhis çok önemli

Tanı oranlarının düşük olmasında hekim sayısı bir faktör olabilir mi?

Ülkemizde 1700’ün üstüne ürolog hekim bulunuyor. Biz bu sayının Türkiye için iyi bir rakam olduğunu düşünüyoruz. Başka branşlarla kıyaslandığında bu iyi bir sayı. Ülkemizde neredeyse her ilçe devlet hastanesinde bir ürolog var. Dolayısıyla hekim sayısıyla ilgili önemli bir sorun olduğunu düşünmüyoruz.

Ama konunun ciddiyetiyle ilgili bir farkındalık sorunu var. Diğer yandan şikayeti olmayan erkek hasta prostat sorununu bütün olarak işeme sorunlarıyla ilintilendiriyor. Dolayısıyla da işeme problemi olmayanların prostat kanseri olamayacağını düşünüyor. Fakat prostat kanseriyle işeme problemi arasında hiçbir ilinti yok.

Tedavi oranları ne düzeyde?

Prostat kanserinde tedavi oranları müthiş yüksektir. Bugün radikal prostatektomi yapılabilmiş hastaların 15 yıllık sağkalımları %95’tir. Bu bir kanser cerrahisi alanı için çok yüksek bir orandır. Burada anahtar  cevap erken tanıdır. Erken tanı kürle eşdeğerdir.

Prostat kanseri süreci ve erken tanısı

 

Prostat kanserinin etiyolojisinde muazzam net bulgular saymak zor. Her kanser türünde olduğu gibi çevresel faktörleri kalıtımsal faktörleri sorumlu tutabiliriz. Yakınlarından birinde prostat kanseri olanlarda risk 2-3 kat, iki aile bireyinde hastalık varsa bu oran 5-7 kat kadar artabilir. Bu arada indeks prostat kanserli hasta, 65 yaşın altındaysa ancak babası 65 yaşın altında prostat kanseri tanısı almış ise risk daha da artıyor.

Her erkeğin 45’inden sonra yaptırması gereken test…

Dolayısıyla indeks kişinin yaşı da çok önemli bir faktördür. Bunun dışında beslenme ve ırkta bir faktör olarak rol oynayabiliyor. Prostat kanseri için bir tek tartışılmaz gerek var, yaşlanıyor olmak. Erkeklere 80 yaşından sonra prostat kanseri biyopsisi yapılsa muhtemelen çoğunda kanser bulursunuz. Ama mesele bu kanserin klinik öneminin olup olmadığıdır. Türkiye’de bloke edici faktörlerden biri de bu olabilir aslında buna çok önemde atfetmek istemiyorum.

Maalesef prostat muayenesi sevimsiz bu topyekun bilinç altımızda bir sıkıntı. Halbuki parmak muayenesi çok kıymetli PSA’nın da açıklarını kapatan bir muayenedir bu. PSA’nın düşük olması parmak muayenesinin de temiz olmasıyla kıymetli bir hal alıyor.

Operasyon kriterleri ile ilgili bir şablon var mı?

Operasyon kriterleri çok iyi tarif edilmiş durumda, hatta biz bunu hastalığı risk gruplarına bölerek çözüyoruz. Yüksek riskli hastayı çok genç olmadıkça nadir ameliyat ediyoruz.  Dolayısıyla ameliyat grubu düşük riskliler ve iyi seçilmiş orta risklilerden oluşuyor. Operasyon için iyi bir hasta tarifini şöyle tanımlayabiliriz. Ameliyata engeli olmayan, 70 yaştan küçük, başka sebeplerle kısıtlanmamış en az 10 yıllık bir hayat beklentisine sahip, PSA’sı 10’un altındayken yakalanmış hastalar sayılabilir. Hasta her açıdan iyi bilgilendirilmeli, alternatifleri çözümlerde saymalıdır.

YAZIYI PAYLAŞ


YORUMUNUZ VAR MI?

avatar
Araç çubuğuna atla