Genetik tarama ile kanserden korunmak ve bir adım önde gitmek mümkün

Yazan Hatice Pala Kaya
Kategori: Önemli Testler, Onkoloji, Üye Yazıları Print

genetik-sekil-dnaMeme kanseri birçok ülkede kadınlarda en sık görülen kanser türü ve ölüm sebebi. Yaşamı boyunca her 8 kadından biri meme kanserine yakalanıyor ve 30 kadından biri de meme kanseri nedeniyle hayatını kaybediyor. Meme kanseriyle mücadelede hastalığın erken tanısı büyük önem taşıyor. Bütün dünyada tarama ve erken teşhise büyük önem veriliyor. Bu alanda çalışmalar yapan Düzen Laboratuarları Grubu Genetik Birimler Koordinatörü Prof. Dr. Ajlan Tükün, Medikal Akademi Ankara Temsilcisi Hatice Pala Kaya’nın sorularını yanıtladı. Prof. Dr. Tükün, meme kanserinde erken tanı ile başarının  yükseldiğinin altını çizdi…

Meme kanserlerinin yüzde 10’unun kalıtsal olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tükün, erken tanı ve korunmaya yönelik çabaların kanserle mücadelede kritik rol oynadığını vurguladı. Dünyada sağlık alanında tedavi yerine korunmaya yönelik yaklaşımın ağırlık kazandığını belirten Prof. Dr. Tükün, “Artık tedavinin çok pahalı bir şey olduğunu keşfetti dünya.

ajlan-turkun

Bu alanda nihai hedef tedavi değil, hastalığın önlenmesi. Hastalığın önlenmesini hedefleyen sağlık hizmetleri toplum sağlığı politikası, halk sağlığı politikası olarak da son derece değerli. Pahalı derken sadece ekonomik göstergelerden söz etmiyorum.

Ekonomik, sosyal ve psikolojik boyutların tümünü gözünüzün önüne getirin. En üretken olduğu zamanda insanın iş alanında üretimden çıkması, bunun getirdiği manevi çöküntü, bunların yarattığı sonuçların bütünü. Ve eğer ailenizde herhangi bir kanser olgusu yaşadıysanız, bütün aile için ne kadar pahalı bir şey olduğunu görmüşsünüzdür” dedi.

Özellikle kronik hastalıklarda önleyici yaklaşımın benimsendiğini ve böylece çok yönlü bir kaybın önlendiğini belirten Tükün, meme kanserinin de bu yaklaşımın bir parçası olduğunun altını çizdi.

Kanserden korunmak için 7 öneri ve kanser tarama testlerinin kullanımı

Angelina Jolie bilinçlenmeye katkı verdi

Meme kanseri riski nedeniyle göğüslerini aldıran ABD’li oyuncu Angelina Jolie’nin bilinçlenmede katkı verdiğini belirten Prof. Dr. Tükün, 2007 yılından bu yana kendilerinin de danışmanlıklarında benzeri operasyonları bir seçenek olarak hastaya bildirdiklerini belirtti. Meme kanserinde yaşam boyunca kadınların 8’de 1’inin hastalığa yakalandığını ve bunun yüksek bir oran olduğunu belirten Tükün, bunların içinde de kalıtsal özellik gösteren yüzde 10’unun kanser riskini önceden bilme şansına sahip olduğunu kaydetti.

Prof. Dr. Tükün, “Beyin tümörü olacaksanız bunu önceden bilmenin yaşam kalitesine bir katkısı yok, hatta bilmeyelim daha iyi. Ama meme kanseri olacaksanız önemi var, çünkü kanserin hedef aldığı dokuyu kanser gelişmeden çıkarmak gibi son derece risk azaltıcı, efektif bir cerrahi yöntemi var tıbbın elinde. Meme kanserinde önemli olan, kalıtsal olan dediğimiz o 80 kadından birinin risk altında olduğu durumu hastalık hiç başlamadan yok etme şansının olması. Bu riski göze almamaktan söz ediyoruz” dedi.

Meme kanseri, yumurtalık kanseri riski anlamına da geliyor

Her erken teşhisin önem taşıdığını ancak kalıtsal özellik gösteren ve yüksek risk altında olan grubun önceden saptanmasının önem taşıdığını belirten Tükün, meme kanserinin aynı zamanda yumurtalık kanseri riski anlamına geldiğini ve çok daha ölümcül bir duruma dönüştüğünü kaydetti. Erken teşhisin de bu açıdan önem taşıdığını anlatan Prof. Dr. Tükün, erken teşhis ile her 2 hastadan birisinde hastalık tedavisinin başarıya ulaştığını söyledi. Türkiye’de sağlığa erişimin arttığını belirten Prof. Dr. Tükün, hizmete erişimin artmış olmasının daha verimli hale getirilmesi ve insanların daha bilinçli sağlık hizmeti almak yoluna sevk edilmesi gerektiğini kaydetti.

Kanserden korunmak mümkün mü? İşte en etkili korunma yöntemleri

Meme kanserinde risk değerlendirme

Meme kanserinde, BRCA1 veya BRCA2 genlerinden birisinde mutasyon olmasının belirleyici olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Tükün, “Dolayısıyla bu genlerde mutasyonu olan kadınların kanseri önlemek için mastektomiyi bir seçenek olarak bilmeleri gerekir. Tabii ki bu kişisel bir karardır” dedi.

BRCA1 ve BRCA2 genlerinin DNA’daki hasarları tamir etmek görevi olduğunu anlatan Prof. Dr. Tükün, “Ama bunu tek başına yapmıyor, yüz civarında protein ile birlikte yapıyor. O nedenle de biz (riske yönelik testlerde) 26 genlik bir panel bakıyoruz. Aslında şu anda sadece BRCA1 ve BRCA2’ye baktırmak çok da pahalı değil artık. Biz Düzen Laboratuarlarında bu testi yapıyoruz, ayrıca EuroGentest ağı üzerinden yurt dışından gelen testleri de yapıyoruz” bilgisini verdi.

BRCA1 ve BRCA2 genine baktırmak hangi durumda düşünülmeli

Prof. Dr. Tükün, sadece gen testinin değil, 26 genlik panelin tamamının kontrolünü tavsiye ettiklerini belirterek, “Aslında riski yüksek olan kadınlarda BRCA1, BRCA2’ye baktıktan sonra mutasyon saptanmazsa diğer genleri de incelemek zorunda kalınacağı için ayrı ayrı zaman ve ücret yerine tek seferde hepsini incelemek daha anlamlı.

Özellikle eğer bu meme kanseri konusunda çok güçlü bir aile öyküsü varsa. BRCA1, BRCA2 geninin etkisini diğer genlerden iki gen dışında ayırt etmek çok mümkün
değil. Kalan 22 gen BRCA1 ve BRCA2’ye yardımcı olan genler zaten. Çok benzer etkiyi gösteriyorlar dolayısıyla” dedi.

Kanserden korunmak için en etkili 10 önlem

Annesi veya kardeşinde kanser olanlarda mutlaka test yaptırmayı tavsiye eden Prof. Dr. Tükün, ailede bir tane bile erkek hasta varsa bu kişilerin de mutlaka testi yaptırması gerektiğini kaydetti.Diğerlerinin de risk dağılımına göre bir yaklaşımla test edildiğini belirten Tükün, olası belirlemelere göre de sonucu raporladıklarını anlattı.

İlaçla koruma

İlaç ile (tamoksifen gibi) koruma yönteminin de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tükün, “Kaç yıl aralıklarla, ne yaştan itibaren görüntülemeye gireceksiniz onu da öneriyoruz. Takip programları değişiyor. Meme kanseri ailede kaç yaşında görüldüyse mesela; ailede iki kişide var, birinde 35 yaşında kanser görülmüş. Yakınına 10 yıl öncesinden başlatıyoruz taramaları. Genel kural bu. Her yıl düzenli mamografi ve meme ultrasonografisinde takip ediyorsunuz. Ayrıca MR öneriliyor kuvvetli aile öyküsü olanlara. Hem mamografi hem MR yılda bir öneriliyor en azından. Bu kişilerde takipler erken başlıyor, daha sıkı takip ediliyor” dedi.

Doğum yapmak isteyenler…

Risk grubunda olup doğum yapmak isteyen kadınların özel bir durum olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Tükün, testi yapmış olmanın burada belirleyici bir rol oynadığını kaydetti. BRCA1 ve BRCA2 testinin negatif çıkmasının bu insanların kararlarında rahatlık sağladığını belirten Tükün, riski görenlerin de çok sıkı takip altında çocuk sahibi olduklarını ve hemen ardından da kendileri için kararları verdiklerini belirtti.

İmmüno onkoloji ile kanser tedavisinde yeni bir çağın kapıları açılıyor!

YAZIYI PAYLAŞ


Araç çubuğuna atla