Herkes kararı yanlış anladı: Anayasa Mahkemesi zorunlu aşıya olur verdi

Yazan Dr. Erkin Göçmen
24 Aralık 2015   |    28 Aralık 2015   |   Kategori: Hukuk / Mevzuat, Üye Yazıları Print

igne-asi-ilacAnayasa Mahkemesi bir bireysel başvuruda zorunlu aşı uygulaması ile Anayasanın ihlal edildiğine karar verdi. Ancak gerekçesi irdelendiğinde verilen kararın zorunlu aşı uygulamasına ilkesel bir karşıtlığı içermediği, hatta kararda zorunlu aşı uygulamasının kabul edildiği açık olarak görülüyor. Bu bakımdan konu hakkında basın organlarında yapılan ilk elden yüzeysel değerlendirmeler toplumu yanlış yönlendirecek niteliktedir. Yüksek mahkeme bu karı ile birlikte zorunlu aşı uygulamasının yasalarla belirlenmesi gerektiğine hükmetmiştir. Mahkeme bu tür uygulamaların bir gecelikle genelgelerle düzenlenemeyeceğine vurgu yapmaktadır. Bu durumda Sağlık Bakanlığı’nın zorunlu aşı uygulamasını bir yasal düzenleme haline getirmesi bir mecburiyet halene gelmiştir.

Gerçekten de halihazırda zorunlu aşı uygulamasının dayanağı Sağlık Bakanlığı’nın bir genelgesidir. Oysa Anayasal haklardan birisi olan beden bütünlüğünün dokunulmazlığı hakkı diğer hak ve özgürlükler gibi sadece kanunla sınırlanabilir. Bu nedenle beden bütünlüğünün dokunulmazlığı hakkının sınırlanmasına ilişkin düzenlemelerin Sağlık Bakanlığının bir idari kararı ile yapılması Anayasaya aykırıdır.

Yine bu müdahalede bulunabilme yetkisi bir kanun hükmünde kararnameyle de olamayacağından 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşların Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin verdiği yetkiye dayanarak da bir temek hakka yönelik sınırlandırma ve müdahalede bulunulamaz. Bu bakımdan Sağlık Bakanlığı’nın yetkilerini belirleyen 663 sayılı KHK’nin bu husustaki hükmü de Anayasaya aykırıdır.

Anayasa Mahkemesi’nin kararı bu yönüyle isabetlidir

Kararın gerekçesinde zorunlu aşı uygulamalarının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında AİHM içtihadına da konu edildiği vurgulanmıştır. Yine AYM gerekçesinde, AİHM’nin tıbbi müdahaleyi bireyin fiziksel bütünlük hakkına bir müdahale olarak kabul ettiğinin altı çizilmektedir. Ancak AYM, AİHM’nin bir yasaya dayanma koşulunu taşıyan müdahaleler bakımından, birey ve toplumun sağlığı arasında bir denge kurulması gerektiğine, bireyin vücut bütünlüğünün korunmasına ilişkin menfaat karşısında kamu sağlığının korunması şeklindeki menfaate üstünlük tanındığına da vurgu yapmıştır.

Anayasa Mahkemesi’nden tarihi karar: Zorunlu aşı uygulaması kalkıyor mu?

Ancak uygulama AYM’nin önüne geldiğinde zaten bir yasaya dayanma koşulunu taşımıyordu bu nedenle Yüksek Mahkeme meseleyi birey-toplum sağlığı dengesi çerçevesinde ele almamış, sorunu bu açıdan tartışmamıştır. Fakat AYM kararlarına sürekli referans aldığı AİHM içtihatlarına gönderme yaparak, AİHM’nin kamu sağlığının korunması menfaatini üstün tuttuğu içtihadına değinmekle yetinmiştir.

Gerçekten de zorunlu aşının Anayasaya uygunluğu konusunda ön koşul bu uygulamanın hangi aşıları kapsayacağına Bakanlar Kurulunun veya Sağlık Bakanlığı’nın değil yasama organının yani TBMM’nin karar vermiş olmasıdır. Bu koşul sağlandığında ise birey ve toplum sağlığı açısından konuya yaklaşılacak ve bir denge kurulacaktır. Elbette temel aşılar açısından toplum sağlığı birey sağlığına üstün tutulacak ancak söz gelimi Afrikada endemik bir infeksiyon hastalığı için zorunlu aşı uygulamasına gidilmesi halinde ise birey menfaati üstün tutulacaktır.

AYM kararı kesinlikle devlet zorunlu aşı yapamaz kararı değildir. Tam aksine AYM “Devlet bunu yapabilir ama bu konu Sağlık Bakanlığının bir gece aklına koyup ertesi sabah uygulayacağı bir mesele değildir” demektedir. AYM’nin kararlarının hüküm fıkraları kadar gerekçeleri de son derece önemlidir. Zorunlu aşı gerekçesi de bu bakımdan yol gösterici olmuştur. Yüksek Mahkemenin gerekçesi Sağlık Bakanlığı’nda ve bilim çevrelerinde bir rahatlama sağlayacaktır. Zira gerekçede zorunlu aşının olabileceği ancak bunun çerçevesinin bir kanuna oturtulması gerektiği belirtilmektedir.

Anayasa Mahkemesi’nin Aile Hekimliğine ilişkin kararları ne anlama geliyor?

Herhalde önümüzdeki aylarda bu konuda bir yasal düzenleme TBMM önüne getirilecektir.
AYM kararında bir diğer önemli husus da 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununa yapılan göndermedir. Bu Kanun 1930 yılında çıkarılmıştır ve kamu sağlığı alanındaki temel kanunumuzdur. Dili kısmen eski olmakla beraber içerdiği hükümler itibari ile oldukça modern bir yasadır. Şüphesiz eskiyen hükümleri vardır. Ancak az sayıda kalmış tarihsel ve köklü kanunlarımızdan birisidir. Korunması gerekmektedir.

İletişim için: bilgi@erkingocmen.av.tr

. Av. Erkin Göçmen’i Twitter’da takip etmek için tıklayın >

. Av. Erkin Göçmen’i Facebook’ta takip etmek için tıklayın >

YAZIYI PAYLAŞ


YORUMUNUZ VAR MI?

avatar
Araç çubuğuna atla