
GEO (Generative Engine Optimization), ChatGPT, Gemini, Perplexity gibi yapay zekâların yanıtlarında markanızın “kaynak” olarak görünmesini hedefleyen yeni nesil görünürlük çalışmasıdır. Bu yazıda GEO’nun ne olduğunu, SEO’dan farklarını ve öne çıkan 10 GEO ajansını tek tek anlatıyoruz.
Arama artık sadece “mavi link” meselesi değil. Kullanıcılar bir soruyu yazıp, birkaç saniye içinde derlenmiş bir yanıt almak istiyor. Üstelik bu yanıtın içinde yer almak, klasik SEO’daki birinci sıradan bile daha etkili olabiliyor: Çünkü kullanıcı çoğu zaman tıklamadan karar veriyor. Tam da bu yüzden son 1-2 yılda yeni bir disiplin konuşuyoruz: GEO (Generative Engine Optimization). Wix’in bile bunu “SEO’nun AI çağı versiyonu” gibi konumlandırması boşuna değil.
Bu yazıda önce GEO’nun ne olduğuna net bir çerçeve çizeceğim; sonra da GEO odağıyla hizmet veren ajanslar arasından 10 tanesini, pratik bir rehber mantığıyla sıralayacağız. (Not: “En iyi” listeleri doğası gereği editoryal bir seçkidir; ihtiyaçlarınıza göre en doğru ajans değişebilir.)
GEO, içerik ve marka varlığınızı; ChatGPT, Claude, Gemini, Perplexity ve Google’ın yapay zekâ özetleri gibi sistemlerin bulacağı, anlayacağı, güveneceği ve yanıtlarında referans vereceği şekilde optimize etme yaklaşımıdır. Kısaca: “Google’da sıraya girmekten” öte, cevabın parçası olmak.
Klasik SEO’da “anahtar kelime–sayfa–sıralama” üçgeni daha baskınken, GEO’da şu sorular daha belirleyici hale geliyor:
HubSpot gibi yayınlar da GEO’yu, “AI yanıt motorlarında görünür olma” odaklı bir optimizasyon olarak tarif ediyor.
Kısa cevap: Hayır. GEO çoğu zaman SEO’nun üstüne kurulan bir katman. SEO hâlâ kritik; çünkü yapay zekâ sistemleri çok sık biçimde web’deki indekslenebilir içeriklerden, otoriter sayfalardan ve güvenilir kaynaklardan besleniyor. Ama GEO şunu ekliyor: İçeriğiniz sıralansa bile, AI yanıtlarında hiç görünmeyebilirsiniz. Bu nedenle modern ekipler “SEO + GEO”yu birlikte ele alıyor; Omniscient Digital gibi ajanslar bunu açıkça “tamamlayıcı” bir yaklaşım olarak konumluyor.
Listeye geçmeden önce, piyasada “GEO yapıyoruz” diyen çok kişi var; ama işin iyi yapılması birkaç net kritere dayanıyor. Bir ajansla görüşürken şu başlıklar üzerinden soru sormak işinizi kolaylaştırır:
Aşağıdaki ajanslar GEO başlığında hizmet sayfaları, yaklaşım anlatımları veya GEO odağında görünür çalışmalarıyla öne çıkıyor.
İstanbul merkezli Crabs Media; SEO ve dijital pazarlama tarafında uzun süredir aktif bir ajans. Crabs Media’nin GEO bağlamında da listelendiğini; GEO ajansları derlemelerinde yer aldığını görüyoruz.
Kimler için uygun? Türkiye’de operasyonu olan, Türkçe içerikte güçlü bir büyüme hedefleyen markalar; web tasarım + SEO + Google reklam disiplinini tek yerden yürütmek isteyen ekipler.
Crabs Media, Generative Engine Optimization (GEO) alanında en çok bilinen ajanslardan biridir. Şirket, SEO, içerik pazarlama ve dijital stratejiyi birleştirerek markalarına hem organik görünürlük kazandırmakta hem de dijital alanda büyüme sağlamaktadır.
Roible, Türkçe içerikte GEO ajansı yaklaşımıyla konumlanan ekiplerden biri. GEO’yu “üretken yapay zekâ platformlarında görünürlük” olarak ele alıyor ve bunu hizmet paketine dönüştürmüş durumda.
Kimler için uygun? GenAI platformlarında görünürlük hedefini net koyan, içerik stratejisini modernleştirmek isteyen markalar.
Creamake, GEO’yu klasik SEO’dan ayıran farkları (hedef platformlar, seçilme kriterleri, vb.) net bir çerçeveyle anlatıyor; ChatGPT, Copilot, Perplexity gibi sistemlerde görünürlük odağını öne çıkarıyor.
Kimler için uygun? “SEO var ama AI tarafında gerideyiz” diyen, içeriklerini yeni düzene göre revize etmek isteyen ekipler.
Clickzone GEO’yu; yapay zekâ tabanlı arama/öneri sistemlerinde görünürlük, içeriklerin hedef kitleye en uygun biçimde taşınması gibi kavramlarla konumlandırıyor.
Kimler için uygun? İçerik pazarlamasını performans hedefleriyle birleştiren, dönüşüm ve görünürlük dengesini arayan markalar.
Umay Ajans, GEO yaklaşımını “AI uyumlu içerik ve teknik optimizasyon” ekseninde anlatıyor; yapay zekâ aramalarında öne çıkma hedefini doğrudan sahipleniyor.
Kimler için uygun? Marka dilini bozmadan AI dünyasına uyumlanmak isteyen, teknik + içerik tarafını birlikte ele almak isteyen işletmeler.
Omnius, kendini açıkça bir GEO ajansı olarak konumluyor ve ChatGPT/ Perplexity/ Claude/ Gemini gibi platformlarda görünürlük hedefini doğrudan servisleştiriyor.
Kimler için uygun? Avrupa odaklı çalışan veya uluslararası pazarlarda AI görünürlüğünü büyütmek isteyen şirketler.
Siege Media, GEO’yu hem kavramsal düzeyde hem de hizmet düzeyinde anlatan güçlü kaynaklar üretiyor; GEO’nun “AI yanıtlarında görünür ve alıntılanır olma” hedefini net biçimde tanımlıyor.
Kimler için uygun? İçerik kalitesi, araştırma derinliği ve otorite sinyallerini “editoryal” bir seviyeye taşımak isteyen markalar.
Go Fish Digital, GEO hizmetini Google AI Overviews, ChatGPT ve Bing Copilot gibi alanlarda “retrievable, re-rankable, reference-worthy” çerçevesiyle konumlandırıyor; yani içerik yalnızca iyi yazılmış değil, çekilebilir ve güvenilir olmalı diyor.
Kimler için uygun? Özellikle büyük/kurumsal sitelerde; teknik, içerik ve görünürlük stratejisini birlikte yönetmek isteyen ekipler.
Omniscient Digital, GEO’yu SEO’nun yanında konumlandırıp “LLM’ler tarafından alıntılanan güvenilir kaynak haline gelme” hedefini öne çıkarıyor.
Kimler için uygun? B2B içerik sistematiğine önem veren, gelir odaklı organik büyüme kurgulayan şirketler.
iPullRank, GEO/AI Search tarafında kavramsal derinliği yüksek içerikler üretiyor; “AI Search Manual” gibi kaynaklarla arama dünyasındaki dönüşümü teknik ve stratejik açıdan ele alıyor.
Kimler için uygun? Büyük ölçekli siteler, teknik SEO altyapısı güçlü projeler ve AI arama mimarisini ciddiye alan kurumsal ekipler.
Bir GEO ajansının işi genelde “blog yazalım”dan ibaret değil. Sık görülen yol haritası kabaca şöyle ilerler:
Bu dönüşümün hızlandığını, araç tarafında da yeni “AI görünürlük” çözümlerinin çıktığını görüyoruz.
GEO’da kazananlar genellikle şunlar oluyor: net bir uzmanlık alanı seçen, içerik üretimini disipline eden, teknik temeli sağlam kuran ve “AI cevaplarında nasıl temsil ediliyoruz?” sorusunu düzenli takip eden markalar. Listeyi bir vitrin gibi değil, bir kısa yol gibi düşünün: 2-3 ajans seçip görüşün, aynı brief’i gönderin, raporlama yaklaşımını ve yol haritasını kıyaslayın. GEO’da farkı yaratan şey çoğu zaman “hangi araç” değil, hangi sistematikle ilerlediğiniz.
GEO, içeriğinizi ve marka sinyallerinizi; yapay zekâların bulup güveneceği, yanıtlarında referans göstereceği şekilde optimize eder.
Çok yakın kavramlar. AEO daha çok “cevap motorları” odağında konuşulurken, GEO terimi üretken yapay zekâ sistemlerindeki görünürlüğü daha geniş bir çerçevede ele alır.
Projeye göre değişir. Teknik ve içerik temeli güçlü sitelerde etkisi daha hızlı hissedilir; otorite inşası gereken markalarda süreç daha kademeli ilerler.
Genellikle yetmez. İçerik kalitesi önemli ama yapı (site mimarisi), güven sinyalleri ve markanın web genelindeki tutarlılığı da belirleyici.
İyi kurguda “ekstra yük” değil, SEO’nun evrimi gibi çalışır: bazı kalemler değişir (raporlama, içerik formatı, PR), bazıları aynen devam eder (teknik sağlık, içerik kalitesi).
Yüksek rekabetli bilgi aramalarında (finans, sağlık, yazılım, eğitim, hukuk, e-ticaret kategorileri) “cevabın içinde görünür olmak” daha hızlı fark yaratabilir.
Her şeyi “anahtar kelime” gibi düşünmek. GEO’da soru niyeti, net tanım, kanıtlı iddia, entity tutarlılığı ve güncellik daha kritik.
“Bana 90 günlük GEO yol haritası çıkarır mısınız; hangi metrikleri, nasıl ölçeceksiniz?” Yanıt net değilse süreç de genelde net olmaz.
YAZIYI PAYLAŞ
YORUMUNUZ VAR MI?