Kalp hızı azaltmak klinik açıdan fayda sağlıyor!

22 Aralık 2010   |    2 Nisan 2013    |   Kategori: Kardiyoloji Print

Türk Kardiyoloji Derneği tarafından düzenlenen 26. Ulusal Kardiyoloji Kongresi’nde gündeme gelen ilgi çekici konulardan birisi de yakın zaman önce sonuçları açıklanan SHIFT Çalışması oldu. Servier sponsorluğunda düzenlenen ‘Değişmeye değiştirmeye hazır mısınız?’ başlıklı uydu sempozyumda konuşan uzmanlar kalp hızının ve kalp hızını İvabradin tedavisi ile azaltmanın KV mortalite ve morbiditeye olan etkilerini tartıştılar. Sempozyuma katılan Avrupa Kardiyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Michel Komajda konuşmasına SHIFT çalışmasına katkıda bulunan Türk hekimlerine teşekkür ederek başladı.

Kalp hızının düşürülmesi gerçekten fayda sağlıyor mu?

Kalp atım hızı yüksekliğinin pek çok kardiyovasküler koşulda ve özellikle kalp yetersizliğinde kötü sonuçlara neden olduğunu söyleyen Avrupa Kardiyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Michel Komajda, “Avrupa’daki epidemiyolojik verilere bakacak olursanız şöyle bir gerçekle karşılaşırsınız. Betabloker tedavilerine rağmen birçok hastanın kalp atım hızı hala yüksek kalmaktadır. Bu konuda son yıllarda Avrupa’da yapılmış üç önemli çalışma bulunuyor. Buna göre kalp yetersizliği hastalarının yaklaşık yarısında kalp hızı hala dakikada 70’in üzerinde seyretmektedir” dedi.

SHIFT çalışması ile çok önemli bulgulara ulaşıldığını dile getiren Prof. Dr. Komajda, sözlerini şöyle sürdürdü: “SHIFT çalışmasında incelenen İvabradin’in tek bir genel etki mekanizması vardır. Bu da kalp atım hızının azaltılmasıdır. Bunun dışında ne kontraktilite ne de kan basıncı üzerinde bir etkisi bulunmakatadır. Peki İvabradin’in bu etkisi nereden kaynaklanıyor. İvabradin aslında tek bir kanalı bloke ediyor. Burada baktığımız ilk şey kalp atım hızı üzerindeki etkisidir. İvabradin uygulanmasından sonra kalp atım hızında çok ciddi bir düşüş görülmektedir. Aslında çalışamaya dakikada 80 gibi oldukça yüksek bir kalp hızından başladık ve bir ay içerisinde kalp atım hızı dakikada 16 atımlık bir azalma gösterdi. Bu değerleri plecebo’da görülen düşüşlerle düzelttiğimizde, dakikada 11 atımlık bir düşüş olduğunu görmekteyiz.”

Shift çalışmasının ana sonucu nedir?
Çalışmadan elde edilen veriler ışığında birincil sonlanma noktasına bakıldığında önemli yararlar sağlandığını belirten Prof. Dr. Komajda, “Kardiyovasküler mortalite ve kalp yetersizliğinin kötüleşmesinden dolayı hastaneye yatışlarda İvabradin tedavisi ile % 18 gibi ciddi bir azalma sağlanır. Bu olumlu etki tedavinin çok erken aşamasından itibaren kendini gösteriyor ve ilk 3 aydan itibaren iki eğiri birbirinden ayrılıyor. Ötesinde aynı sonuçlar İvabradin tedavisinin KY nedeniyle hastaneye yatış konusunda oldukça açık şekilde fayda sağladığını gösteriyor; %26 oranında risk azalması sağlar. Üstelik bu faydanın da yine tedavinin çok erken aşamada belirdiği saptanıyor. Birincil noktanın diğer bileşeni olan kardiyovasküler mortalitede İvabradin tedavisi % 9’luk bir azalma sağlamıştır. KY ile ilgili önemli bir sonuç ise mortalitede görülmektedir. İvabradin uygulandığı zaman KY’ne bağlı ölüm riskinde % 26 gibi ciddi bir azalma sağlandığı gösterilmiştir. Burada plecebo ve İvabradin grubu eğrileri grafik üzerinde çok erken aşamada birbirinden ayrılmaya başlamaktadır. Özet olarak ivabradin tedavisi ile çalışmanın primer ortak sonlanma noktası %18, bütün sebeplerden kaynaklı mortalite %10, KY ve diğer bütün nedenlerden dolayı hastaneye yatışta %11 ila 15 arasında azalma saptanmıştır. Dolayısı ile bütün araştırmalardan elde edilen veriler bizi önemli bir yere götürüyor” diye konuştu.

Alt gruplarda durum
SHIFT çalışmasında önceden belirlenmiş bazı alt grupların da incelendiğini dile getiren Prof. Dr. Komajda, şu bilgileri verdi: “Genel popülasyonda gözlemlenen etkilerin aslında bütün alt gruplardaki sonuçlarla tutarlı olduğu ortaya çıktı. Yaş cinsiyet, betablokorlerin kullanılıp kullanılmaması, ya da KY etyolojisi iskemik olsun olmasın, EF’u ya da NYHA sınıfı ne olursa olsun, diyabet öyküsü olsun yada olmasın, hipertansiyon olsun yada olmasın, bütün bu gruplarda genel bir tutarlılık görülmektedir. Ek olarak yaşam kalitesine baktığımızda İvabradin kullanıldığı zaman KY hastaların yaşam kalitesinde ciddi bir artış olduğu da görülmektedir. Bu çok büyük olmasa da kayda değer oranlardadır. Hastaların genel değerlendirmesine baktığımızda yine aynı sonuçla karşılaşıyoruz. İvabradin kolunda bulunan hastaların çok büyük bir bölümü araştırmacılara kendilerini daha iyi hissettiklerini belirtmişler. Yine betabloker hedef dozunun yarısını alan alt grupla ilgili sonuçlara baktığımızda da genel popülasyonla benzer sonuçlarla karşılaşılmıştır.”

İvabradin’in primer sonuçlar üzerindeki etkisi
Betabloker hedef dozunun yarısını alan alt grupta gözlenen etkilere bakıldığında verilerin genel popülasyondaki sonuçlarla uyumlu olduğunun görüldüğünü söyleyen Prof. Dr. Komajda, “Bu grupta birincil ortak sonlanım noktasında % 10, KY nedeniyele hastaneye yatış oranında ise %19 azalma elde edilmiştir. Peki bu hasta grubunda ivabradin tedavisinin güvenirliliği ile ilgili ne söyleyebiliriz? İvabradin tedavisi güvenli midir? SHIFT çalışmasının sonuçları, bu hassas hasta grubunda da İvabradin tedavisinin güvenli ve iyi tolere edildiğini teyit etmiştir. İstenmeyen majör KV olay oranlarına bakacak olursanız İvabradin grubunda oranların plasebodan çok daha düşük olduğu görülmektedir. Bilinen yan etkiler açısında ise İvabradin grubunda hastaların sadece %1’inin semptomatik etkilerden dolayı tedaviden çekildiği görülmüştür. Özetle İvabradin kullanımı özellikle KY olan bu hasta grubunda KY den kaynaklanan risklerde %10 azalma sağlamış, KV ölümlerde ve KY’den hastaneye yatışlarda %18 azalma görülmüştür. Bunun dışında kalp yetersizliğinden kaynaklanan ölümlerde %26 ve kalp yetersizliğinin kötüleşmesinden dolayı hastaneye yatışlarda %26 azalma saptanmıştır. Bu olumlu etkiler araştırmanın ilk aşamalarından itibaren ortaya çıkmaktadır. Alt gruplarda şu anda olası tedavilerin en iyisi olarak görülmektedir” şeklinde konuştu.

Shift’in klinik etkileri ne olacak?
İvabradin’in tavsiye edilen tedavilere eklenmesi sonucunda ölüm ve hastaneye yatışta ciddi yararlar sağladığını belirten Prof. Dr. Komajda, sözlerini şöyle noktaladı: “Özellikle kalp atım hızı dakikada 70 vurunun üzerinde olan hastalarda önemli yararlar sağlanıyor. 28 günde İvabradin grubunda kalp atım hızında ulaşılan sonuçlar incelendiğinde dakikada 60 yada daha düşük atım hızına ulaşan hastalarda en iyi sonuçları göstermişlerdir. İvabradin etki mekanizmasını söyle özetliyorum. Kalp hızında bir risk sınırı var. İvabradin kalp atım hızında bir düşüş sağlıyor ve dolayısıyla bu hastalardaki hızı azaltıyor. Bu pratik acıdan şu anlama geliyor. KY’de kalp atım hızına artık daha fazla önem vermemiz gerekiyor. Yani kalp atım hızı dakikada 70vurunun üzerinde ise İvabradin’in tedaviye eklenmesini özellikle öneririm. Bence KY’de optimum kalp atım hızı dakikada 60 civarında olmak durumundadır.”

YAZIYI PAYLAŞ

YORUMUNUZ VAR MI?

avatar
Sıralama:   En Yeniler | Eskiler
Sinan YILDIZ
Sinan YILDIZ

Merhaba ben 40 yasindayim eve gelirken kendimi iyi hissetmedim basim dönmeye başladı oncesinde bir kalp sorunum yok ama cogu zaman nabiz atisim 90 in uzerinde tansiyonum 14,9 gibi bugün ise tansiyonum normal ama nabzim 127 sizce ne yapmaliyim teşekkür ederim

Araç çubuğuna atla