Kanser hastalarında yan etki yönetimi; bulantı ve kusma tedavileri

29 Mayıs 2015   |    5 Ocak 2020    |   Kategori: Kanser, Onkoloji Print

kanser-bulanti-kusma

Kanser hastalarında kombinasyon tedavileri iyi kullanılmalı! Kanser tedavisinde bulantı ve kusmanın önemli bir sorun olduğunu söyleyen Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Medikal Onkoloji Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Özlem Er, “Büyük boyutlu epidemiyolojik çalışmalar palyatif tedavi ve bakım gören kanser hastalarında % 40 oranında bulantı kusma görüldüğünü gösteriyor. Kemoterapi veya radyoterapiye bağlı BK önlenebilecek yan etkiler arasında bulunduğu için ayrıntılı olarak üzerinde durulması gereken bir konudur” dedi.

Bulantı kusma karşı klinik yaklaşımda birinci adımın kanser tedavisi görecek hastanın ilk başvurduğunda atılması gerektiğini dile getiren Doç. Dr. Er, “Hasta tedavi öncesinde mutlaka bulantı kusma açısından değerlendirilmelidir. Kemoterapi uygulanan hastalarda akut ve gecikmiş bulantı kusma için profilaksi uygulaması bir standarttır.

Mide bulantısı neden olur? Bulantı ve kusmaya ne iyi gelir?

 

Ayrıca bulantı kusma tedavi edildikten sonra da hasta izlemine devam etmek gerekir. Ayaktan ve yatarak izlenen hastaların ilk başvurularında bulantı kusma açısından değerlendirilmesi çok önemlidir. bulantı kusmanın gelişim mekanizmasına baktığımızda kemoterapinin sinir sistemi ve gastroentestinal sistem üzerindeki etkilerini görürüz. Kusma kemoterapinin neden olduğu uyarılar sonucunda gelişiyor” diye konuştu.

Bulantı kusma tedavisinde 5HT-3 reseptör antagonistleri

5HT-3 reseptör antagonistlerinin randomize kontrollü çalışmalarda eşit etkinlik ve güvenlilikte bulunduğunu belirten Doç. Dr. Er, şu bilgileri verdi: “Palonosetron 3 registrasyon çalışmasında Ondansetron ve Dolasetron’a karşı üstün bulunmuştur. Ancak bu çalışmalar eşdeğerlik üzerine yapılandırıldığı için ASCO önerilerinde 5HT-3 reseptör antagonistleri içinde tercih yapılmamıştır. Yan etki profilleri benzerdir. Baş ağrısı, konstipasyon, ve serum aminotransferazlarda geçici yükselme görülür. Tek doz uygulama tercih edilmektedir.

Kanser tedavisinde kalbi korumak hayati öneme sahip!

Biyolojik eşdeğer dozlarda oral formlar IV formlar kadar etkili ve güvenilirdir. İlaçların birlikte kullanımı söz konusu olduğunda dikkat etmemiz gereken bazı noktalar var. Kombine kullanımında kortikosteroidlerde doz azatlımı gerekiyor. Kortikosteroidleri uzun süredir kullanıyoruz ve etkin olduğunu biliyoruz. Düşük teropatik indeksteki ilaçlar etkinlik olarak daha düşüktür ve yüksek riskli hastalarda ilk seçenek ilaçlar değildir. Yinede daha düşük riskli hastalarda özellikle metokloromin sıklıkla kullandığımız bir ajan ve kemoterapi tedavisinde uygun bir seçenektir.”

Kanser tedavisinde beklentiye bağlı bulantı kusma

Kemoterapi öncesi görülen beklentiye bağlı bulantı kusmanın farklı başlıklar altında incelenebileceğini dile getiren Doç. Dr. Er, “Akut bulantı kusma kemoterapi uygulamasından ilk 24 saat sonra gelişen kusmadır. 24 saatten 5 güne kadar olan sürede ise gecikmiş bulantı kusma görülebilmektedir. Kemoterapi öncesi daha önceki deneyimlerde yaşanmış olumsuz deneyimler nedeniyle görülmektedir. Bulantı ve kusmanın en önemli nedenleri arasında uygulanan kemoterapatik ilaç bulunuyor.

Kemoterapi nedir? Nasıl uygulanır, yan etkileri nelerdir?

Uygulama yolu, dozu, hangi kombinasyonda kullanıldığı ve risk düzeyi önemli faktörlerdir. Yüksek riskli grupta bulantı kusma tedavisi verilmediğinde hastaların % 90’nında bulantı kusma görülür. Yüksek risk grubundaki hastalar için yapılan ilaç önerilerini özetlemek gerekirse Akut uygulamada, kemoterapi öncesi bulantı kusma önlemede Seratonin reseptör antagonistleri, kortikosteroidler, Dexametazon ve Aprepitant birlikte uygulanmaktadır. Bunlar arasında bir tercih yapılmıyor ancak uygun dozlarda uygulanması öneriliyor. Çalışmalar tek doz uygulamasının bölünmüş dozlara göre daha iyi sonuçlar verdiğini gösteriyor” dedi.

Bulantı kusma için diğer risk grupları

Akut ve gecikmiş bulantı kusmayı önlemek için uygulanan protokollere Aprepitant eklenmesi durumunda önemli yarar sağlandığını söyleyen Doç. Dr. Er, “Bu nedenle burada da tedaviye Aprepitant eklenmesi öneriliyor. Orta risk grubunda seratonin reseptör antagonistlerinin plesebo ile karşılaştırıldıkları çalışma sonuçları anlamlıdır. Meta-analizlerde bunların hepsinin benzer etkinlik ve güvenlikte olduğu belirtilmiştir. Düşük risk grubunda randomize kontrollü çalışma bulunmuyor.

Radyoterapi nedir, nasıl uygulanır? Yan etkileri nasıl azaltılır?

Bu nedenle hasta ile ilgili veriler göz önüne alınmalıdır. Eğer risk yüksek görülüyorsa Dexametazon 8 mg olarak önerilebilir. Yüksek risk grubunda % 90 fazla BK görme riski olan hasta grubunda Antrasiklin ve Siklofosfamid alınırsa seratonin reseptör antagonistleri, Dexametazon ve Aprepitant ilk gün uygulanmalıdır. Orta risk grubunda ise seratonin reseptör antagonistleri ve Dexametazon birlikte ilk günde verilmelidir. Düşük risk grubunda Dexametazon uygun bir seçenek olabilir” diye konuştu.

Bulantı kusma tedavisinde non-farmakolojik uygulamalar

Bulantı kusmanın önlenmesinde tek seçeneğin farmakolojik uygulamalar olmadığını belirten Doç. Dr. Er, sözlerini şöyle noktaladı: “Bu konuda rehberlerin bize net önerileri bulunmuyor ama yapılmış çok sayıda çalışma var. Bunların başında akupunktur tedavisi geliyor. Yapılan bir çalışma akupunkturla kusmanın azaldığı ancak bulantıda önemli bir değişim olmadığı görülmüş. Yine randomize yapılan başka bir çalışmanın sonuçlarına göre yüksek doz kemoterapi uygulanan meme kanseri hastalarında elektro-akupunktur uygulamasının kusmayı azalttığı gösterilmiştir.

Uygulanan tedaviye rağmen bulantı kusma devam ediliyorsa tedavide birlikte kullanılan ilaçların ve eşlik eden sorunların tekrar değerlendirilmesi gerekmektedir.”

Doğru beslenme kanser tedavisinde başarıyı arttırıyor

Kanser hastalarında bulantı kusma nedenleri

  • Barsak obstrüksiyonu
  • Konstipasyon
  • Vestibüler disfonksiyon
  • Beyin metastazı
  • Elektrolit imbalansı
  • Üremi
  • Eşlik eden tedaviler (opiat)
  • Gastroparezi
  • Psikofizyolojik nedenlerbulanti-kusma3

Bulantı kumsa tedavisinde antiemetik ilaçlar

  • Yüksek terapötik indeks
  • 5HT-3 reseptör antagonistleri
  • Dolasetron, Granisetron, Ondansetron, Palonosetron, Tropisetron
  • NK -1 reseptör antagonistleri
  • Aprepitant, Fosaprepitant
  • Kortikosteroidler
  • Dexametazon, Metilprednison
  • Düşük terapötik indeks
  • Dopamin reseptör antagonistleri
    > Benzamidler
    > Bütirofenonlar
    > Fenotiazinler –
  • Kannabinoidler
     Nabilon, Dronabilon
  • Düşük emetik riskli kemoterapi uygulanan hastalar için uygun seçenek
  • Metoklopramid yüksek dozlarda 5HT -3 reseptörünü de bloke eder
  • Yan etki spektrumu geniş
    > Metoklopramid: Akatizi
    > Kannabinoidler: Postural hipotansiyon, disfori
  • Adjuvan Antiemetik ilaçlar
  • Benzodiazepinler
    > Lorazepam
    > Alprazolan
  • Antihistaminikler
    > Difenhidraminbulanti-kusma13

Bulantı kusma tedavisinoe NK -1 Reseptör Antagonistleri

  • Aprepitant, emetik merkez ve GIS’te bulunan NK-1 reseptörlerini bloke eder. Fosaprepitant ise parenteral formudur.
  • APR+DEX+5HT-3 kombinasyonu DEX+5HT-3’den daha etkili bulunmuştur
  • CYP3A$ orta derece inhibe ederbulanti-kusma14

Kortikosteroidler

  • Kemoterapiye bağlı BK önlenmesinde yüksek terapötik indekse sahiptir ve en sık
    kullanılan antiemetik ilaçlardır
  • Eşdeğer dozlarda etkinlik ve güvenlilikleri benzer
  • Tek doz uygulaması önerilmekte
  • Kemoterapi öncesi DEX tek doz uygulama bölünmüş dozlara kıyasla etkin bulunmuşturbulanti-kusma16

YAZIYI PAYLAŞ

YORUMUNUZ VAR MI?

guest

0 Comments
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
Araç çubuğuna atla