Önceliğimiz, dünyanın her yerindeki hastalara fayda sağlayacak ilaçları araştırmak ve geliştirmek

5 Mayıs 2021   |    17 Haziran 2021    |   Kategori: Sektör Print

Pfizer Türkiye Dahili Uzmanlıklar İş Birimi Lideri Elda Sevevi ile Pfizer’in dahili uzmanlıklar alanındaki vizyonu, tedavileri ve planları üzerine konuştuk.

Bize kısaca kendinizden ve profesyonel iş geçmişinizden bahseder misiniz?

Lisans eğitimimi Koç Üniversitesi İşletme Bölümü’nde tamamladıktan sonra 1998 yılında Pfizer ailesine ürün müdürü olarak katıldım. Bu sürede ürün müdürü, proje yöneticisi, satış temsilcisi ve pazarlama müdürü gibi pek çok görev üstlendim.

8 yıl tam zamanlı çalışmanın ardından, çocuklarımı okul çağına gelene kadar kendim büyütmek için Pfizer Türkiye’de bir süre yarı zamanlı çalıştım. Bu yenilikçi yaklaşım hem kendim hem de şirketim adına verimli oldu ve tüm sektör için de bir örnek çalışma modeli oluşturdu. Beş yılın ardından, Pfizer’de tam zamanlı çalışmaya döndüm. 2016 yılından bu yana Dahili Uzmanlıklar İş Birimi bünyesinde hastalarımızın yaşamlarına yıl, yıllarına yaşam katmak için çalışıyoruz. 80 kişilik satış ve pazarlama ekibimiz ile birlikte özellikle kardiyovasküler alandaki yenilikçi ilaçlarımızın tedavi sonuçlarını hekimlerimiz ile paylaşarak hastaların hayatını değiştiren çığır açan yenilikler sunmayı hedefliyoruz.

Hangi alanlarda tedavi seçenekleri sunuyorsunuz, Dahili Uzmanlıklar alanına Pfizer’de ne giriyor tam olarak bilgi verebilir misiniz?

Dahili Uzmanlıklar olarak, kardiyoloji alanından sigara bırakmaya, ürolojiden kadın sağlığına kadar birçok farklı alanda ve çok sayıda tedavi sunuyoruz. Dünya çapında 59 milyon hasta tedavilerimiz ile daha sağlıklı bir yaşama kavuşuyor.

Atriyal fibrilasyon, venöz tromboemboli önemli, yaşamı ve yaşamsal fonksiyonları ciddi anlamda tehdit eden sağlık sorunlarıdır. İş birimimiz bünyesindeki NOAK (non-vitamin K oral antikoagülan) tedavisi ile bu önemli sağlık sorunu alanında yoğun çalışmalarımız mevcut. Sigara bırakma tedavisi, bebeklerde yaşanan gaz sancısı tedavileri gibi gerek birey gerek ailenin tamamını ilgilendiren sağlık konuları da odaklandığımız başlıklar arasında.

Atriyal fibrilasyon (AF), dünya çapında 33,5 milyondan fazla insanı etkileyen, en yaygın kardiyak aritmidir.1 Türkiye’de de önemli sayıda hastamızı etkileyen atriyal fibrilasyon, iskemik inme riskinde 5 kat artış ile ilişkilidir.2 Yaklaşık olarak üç iskemik inmeden 1’i AF ile ilişkilidir.3 Ayrıca, AF ile ilişkili felçler, AF ile ilişkili olmayan felçlere kıyasla daha şiddetlidir ve daha yüksek hastalık ve ölüm riskleriyle ilişkilidir.2 Bu yüzden inme geçirme riski yüksek atriyal fibrilasyon hastalarının bu riski azaltmak için düzenli olarak antikoagülan tedavisi almaları gerekmektedir.3

Venöz tromboemboli (VTE) derin ven trombozu (DVT) ve pulmoner tromboembolizm (PTE) hastalıklarını da içeren, potansiyel ölümcül bir hastalıktır. Venöz tromboembolizmin (VTE) nedeni, çoğunlukla bacak damarlarında oluşan pıhtılardır.4 Bu pıhtıdan bir kısmı koparak dolaşım yolu ile akciğerlere gelirse ölümcül pulmoner tromboembolizme yol açabilir.

Tütün kullanımı dünyanın karşılaştığı en büyük halk sağlığı tehditlerinden biridir ve dünya çapında 1.3 milyar, Türkiye’de yaklaşık 18 milyon sigara kullanıcısı bulunmaktadır.6,7 Sigara, yılda dünyada yaklaşık 8 milyon, Türkiye’de ise 100.000 insanın ölümüne neden olmaktadır.6,8 

Sigara içen ve bırakmaya motive kişilerin bırakma süreçlerini kolaylaştıran ilacımızla 2008’den beri 1.400.000 vatandaşımızın yanında olduk.

Pfizer Dahili Uzmanlıklar olarak hastaların hayatına dokunan projelerinizi dile getirebilir misiniz?

COVID-19 ile birlikte hasta-hekim iletişiminin, hastaneye erişimin zorlaştığı dönemde, AF başta olmak üzere kronik kalp rahatsızlığına sahip tüm hastaların tedavilerine düzenli devam etmesi ve yaşam tarzları ile alakalı dikkat etmesi gereken konuları vurgulayan farklı şehirlerde farkındalık odaklı çalışmalar yaptık.

AF tedavisi gören hastalarının tedavilerini takip etmesini kolaylaştırmak, tedavi boyunca dikkat etmesi gereken konuları vurgulamak ve eğer herhangi bir komplikasyon yaşarsa bunu nasıl yöneteceği hakkında bilgilendirmek amacıyla Türk Kardiyoloji Derneği ile beraber “Yeni Nesil Pıhtı Önler İlaç Kullanan Kılavuzu” hazırladık ve hekimler aracılıyla hastalara ulaşmasını sağladık.

Diğer yandan sigara bırakma konusunda da birçok projeye imza attık. 9 Şubat Dünya Sigara Bırakma gününde sosyal medyada kişiselleştirilmiş paylaşımlarımızla halkı sigarasız yaşamla buluşmaya teşvik edecek içerikler paylaştık. 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü’nde “Hayata Yeniden Başlamanın Tam Zamanı” sloganımız ile gerçekleştirdiğimiz sosyal medya kampanyası ve ulusal/yerel basılı medya iletişimleri aracılığıyla toplamda 100.000 kişiye ulaşarak sigarayı bırakmanın önemini anlattık.

Sigara içmenin COVID-19’a yakalanmanın risklerini artırdığını ortaya koyan çalışmaların yayınlanması sonrasında kapsamlı bir sosyal medya kampanyası ile aylık 1 milyon kişiye ulaşarak halkı bu konuda bilinçlendirdik.

COVID dönemi öğrenimleriniz ve işinize etkileri neler oldu? / Dahili Uzmanlıkların geleceği bu deneyim sizce nasıl şekillendirecek?

Tedaviler anlamında; akut gelişen durumlar ile ilgili hastaların hastane ortamına girmeden çözüm üretmeye çalıştıklarını gözlemledik. Kronik hastaların ise bu dönemdeki en önemli konusu öncelikle tedaviye erişim ve akabinde tedavi devamlılığı oldu. Hastane yoğunluğunun arttığı dönemde hastaların hekim erişimi oldukça azaldı. Mevcut raporları ile eczaneden tedavilerini temin eden hastalarımızın, eczacılarımıza tedavilerimiz ile ilgili yöneltebilecekleri sorular ile alakalı bilgilendirme platformları oluşturduk.

Zaman içerisinde süreç yönetiminin de düzene girmesi ile kronik hastalığı bulunan hastaların, COVID-19 öncesi noktasında olmasa da hekimlerine erişmeye başladığını söyleyebiliriz. Biz de hekimlerimizle iletişimlerimizi pandeminin seyrine göre yüz yüze ve dijital olarak aktif bir şekilde sürdürdük. Yaşanan süreçte, özellikle hastaların sıklıkla hekim kontrolüne gidemiyor ve gitmeyi tercih etmiyor olmaları nedeni ile etkili ve emniyetli tedavilerin önemini bir kez daha deneyimlemiş olduk.

Dijital dönüşüm anlamında ise Türkiye’de ilk hastanın teşhis edilmesinden hemen sonra Pfizer olarak evden çalışma kararı aldık. Bu dönemi eğitimlerimiz için kullanmayı planladık. Pandeminin hemen bitmeyeceği anlaşıldıktan sonra ise dijital dönüşüm, işimizin ana parçalarından biri oldu.

Ekibimiz dijital araçlarla hekimler ve eczacılara tanıtım faaliyetlerini yürütüyorlar. Bu sebeple, 80 temsilcimize pandeminin başından itibaren yoğun eğitimler verdik. Uyguluyor, öğreniyor, daha iyiye götürmek için eğitimlerimize devam ediyoruz. Bu iletişimlerde en önemli hedefimiz, hekim ve eczacılarımızın iletişim ve bilimsel tartışma platformlarını canlı tutmak, yapılan güncel paylaşımlar ile hastaların doğru tedavilere ulaşması ve özellikle pandemide hekimlerine daha az sıklıkta ulaşırken tedavilerine en doğru şekilde devam etmelerini sağlayarak halk sağlığını korumak. Alandaki derneklerle de hekimlerimizin en güncel bilimsel verilere ulaşabilmesi ve deneyim paylaşım platformlarının oluşturulması için işbirlikleri yapıyoruz.

Pfizer’deki tüm iş birimlerimizin odaklı dijital yaklaşımıyla, Ipsos’un 2020 yılında bağımsız yaptığı bir araştırmada Pfizer, etkin dijital tanıtımda, özellikle kardiyoloji alanında ilk akla gelen firma oldu.

Ürünleriniz üretim noktaları nerelerdir? Türkiye’de üretilen ürününüz var mı?

Türkiye’de piyasada bulundurulan 22 ürünümüz var ve 12 ürünümüzü Türkiye’de üretiyoruz. Adet olarak baktığımızdaysa toplam ürünlerin %70’inin lokal üretildiğini gururla paylaşabiliriz. Türkiye’de üretilen ürünlerimiz 4 farklı üretim tesisinde üretilmektedir.

Portföyünüzdeki ARGE çalışmalarınız hangi alanlardadır?

Önceliğimiz, dünyanın her yerindeki hastalara fayda sağlayacak ilaçları araştırmak ve geliştirmektir. Önümüzdeki dönemde Dahili Uzmanlıklar alanına birçok yeni ürün eklenecek. Portföyümüze eklenecek olan 13 ürünümüzden 2021 yılı itibarı ile 2 tanesi ruhsat aşamasında iken, faz çalışmaları devam eden 11 ürünümüz mevcut. Orta-şiddetli düzeyde osteoartrit tedavisi, uterin fibroid, karaciğer fibrozisi ile birlikte NASH (alkoloik olmayan steatohepatit), şiddetli hipertrigliseridemi, tip 2 diyabet, obezite, kaşeksi, pulmoner arteriyel hipertansiyon gibi günümüz toplumunun karşı karşıya olduğu en yaygın sağlık sorunlarından bazılarına yönelik tedavileri geliştirmek ve hastalara yenilikçi ürünler sunmak amacıyla çalışmalarımız devam ediyor.

YAZIYI PAYLAŞ

YORUMUNUZ VAR MI?

guest
0 Comments
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
Araç çubuğuna atla